Metroda sergi

13 Mart 2013

Seden Sezer – Şu sıralar Moskova Metrosunda yolcuları değişik bir sürpriz bekliyor. Aynı sürpriz geçenlerde beni de vurdu. Sıradan bir metro istasyonunda sıradan bir treni bekliyordum ama hoş ve ilginç bir metro treni günümü renklendirdi. Renklendirdi derken, mecazi anlamda değil gerçekten rengarenk bir neşe kattı. Çünkü gelen trenin dışı olduğu gibi, tamamen çiçekli bir desenle kaplanmıştı. Uzaktan bakınca sanki tren çiçek desenleri ile boyanmış gibi görünüyordu. Ama asıl sürpriz vagonun içine binince karşıma çıktı.

Kievskaya metro istasyonundan Maladojnaya yönüne doğru gitmek üzere bekliyordum ve bilindiği gibi Ocak ayından itibaren bu hatta bazı değişiklikler oldu. Daha önce 4 numaralı hatta olan ve Kuntsevskaya metrodan Krılatskayaya kadar olan bölümdeki bazı istasyonlar artık 3 numaralı hatta geçti. Aslında bu oldukça da iyi olmuş, en başta Kievskaya’daki yığılma artık olmuyor. Anladığım kadarıyla bu değişimin şerefine olsa gerek bu tren hazırlanmış.

Trenin dışının canlı renkleri başta insanın yüzünde anlayamadığı hoş bir gülümsemeye neden oluyor. Ardından vagonlardan birine binince bir an kendinizi nerede olduğunuzu şaşırıyorsunuz. Çünkü vagonlarda bazı koltukları kaldırmış, pencerelerin olması gerektiği yerlere tablolar asılmış. Çünkü bu metro treni aynı zamanda bir sergi salonu. Benim denk geldiğim vagonda Moskova’nın en bilindik resim okullarınmdan birisi olan Sergey Andriyaki’nin çğrencilerinin suluboya çalışmaları yer alıyordu. Tabi bir sonraki istasyonda hemen yan vagona geçip oradaki bazı yağlıboya tabloları görme imkanım oldu.

Metroda sergi 1

İşin hoş kısmı, vagona binen çoğu insanın aynı tepkiyi vermesi. Önce geri inecek gibi oluyorlar. Ne düşündüklerini tahmin edebiliyorum, yanlış bir şeye bindiklerini. Aynı hisse ben de kapıldıö. Daha sonra resimlere bakmaya başlıyorlar ve herkesin yüzünde hoş bir gülümseme yayılıyor. Ardından telefonlar çıkmaya başlıyor. Herkes elinden geldiğince görüntülemeye çalışıyor bu değişik olayı.

Aslında sanatla iç içe yoğrulmuş bu şehirde böyle bir olayla karşılaşmak çok da şaşırtıcı bir durum olmasa gerek. Bir defa daha bir sanat şehrinde yaşadığımı hissettiren bu olay şunu düünmeme neden oldu. “Dünyanın kaç yerinde böyle bir şeyle karşılaşabilirim?” Sanırım Türkiye’de zor görünüyor. Yani malesef bizde birbirinden sevimsiz reklam panolarının dışında birşeye rastlamak pek mümkün değil. Umarım bu konuda yanılıyorumdur. Çünkü yorgun ve stresli geçmiş bir iş gününden sonra eve dönüş yolunda insanı böylesine rahatlatan bir olayla karşılaşmak gerçekten hoş oluyordur.

Dikkat kapılar kapanıyor…. Bir sonraki istasyona kadar iyi seyirler…

 

Metroda sergi

Moskova Metrosu,Metroda sergi,Moskova,Rusya

Başka Şehirler - Remzi Gökdağ
Başka Şehirler - Remzi Gökdağ
Sevgili İstanbul - Remzi Gökdağ
Sevgili İstanbul - Remzi Gökdağ
Next Story

Londra Günlüğü

Latest from İzlenimler

Gönül ne kahve ister ne kahvehane…

Dubai’nin en işlek bulvarı üzerinde geçenlerde yeni bir kafe açıldı. 40 metrekarelik dükkânı tasarlayanlar, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Mars’a gönderdiği uydudan esinlenmiş. Şehrin
Remzi Gökdağ - Pazar Yazıları

Hayat, devam eden bir yolculuksa eğer…

“Farklı yolculuklarda, bilinmeyen duraklarda yollarımızın tekrar kesişmesi dileğiyle…” Altı yıl önce Zürih’ten Cumhuriyet’e gönderdiğim son yazımı böyle noktalamıştım. Alplerin soğuk rüzgarlarından sonra

Küba Gezi Notları

Deniz Alsaç Yıldırım – 25.09.08 / İstanbul-Madrid-Havana Emre ve Hasan’la yıllardır hayal ettiğimiz Küba seyahatini gerçekleştirmek üzere, 25 Eylül 2008 sabahı, saat

Yosemite’nin Zirvesinden

Yelda Horozoğlu – Yosemite, ABD’de uzun süredir gitmeyi planladığım bir mekandı. Pek çok kez hazırlık yapıp yola koyulmaktan son anda vazgeçmiştim. Ancak

Don't Miss