Avustralya’yı Tanıyalım

Hulusi ŞENEL – Bugün Avustralya’da 150 bin Türk yaşamakta ve Türkiye’nin bu ülkeye yıllık ihracatı 300 milyon doların üzerinde. Yıllık kişi başına milli gelir 45.192 dolar. Haftalık ücret ise 500-600 dolar arasında. Avustralya, turist olsun, işadamı olsun veya başka bir ülkede yaşamak isteyen olsun herkesin merak edip gezip görmek, yaşamak istediği bir ülke. Avustralya’ya yerleşmek için müracaat edenlerin sayısı ise her yıl bir milyon!. İki ülke arasında yapılan göç andlaşması sonucu ilk resmi Türk göçü 1968 yılında başlar. Avustralya’ya göç eden Türklerle, onlardan oluşan ikinci ve üçüncü nesillerin sayısı bugün 150 bin civarında. Bu 150 bin Türk’ün arasında başarılı olmuş

Hulusi ŞENEL – Bugün Avustralya’da 150 bin Türk yaşamakta ve Türkiye’nin bu ülkeye yıllık ihracatı 300 milyon doların üzerinde. Yıllık kişi başına milli gelir 45.192 dolar. Haftalık ücret ise 500-600 dolar arasında. Avustralya, turist olsun, işadamı olsun veya başka bir ülkede yaşamak isteyen olsun herkesin merak edip gezip görmek, yaşamak istediği bir ülke. Avustralya’ya yerleşmek için müracaat edenlerin sayısı ise her yıl bir milyon!.

İki ülke arasında yapılan göç andlaşması sonucu ilk resmi Türk göçü 1968 yılında başlar. Avustralya’ya göç eden Türklerle, onlardan oluşan ikinci ve üçüncü nesillerin sayısı bugün 150 bin civarında. Bu 150 bin Türk’ün arasında başarılı olmuş işadamları ve siyasetçiler de bulunmakta.

Son yıllarda özellikle Türk işadamları bu ülkeye ilgi duymaya başladılar. Kimileri yatırım, kimileri de ihracat için sık sık bu ülkeyi ziyaret etmekteler. Bu arada ingilizce öğrenmek isteyen gençlerin ilk tercih ettikleri ülke de Avustralya olmakta.

Ticaret Ataşesi Alper Subaşı; “ Eğer Türk ihracatçıları ve yatırımcıları bu ülkeye ilgi duyarlarsa Avustralya’yı köprü yaparak yanı başında bulunan Yeni Zelanda ile de önemli ticari bağlar kurabilir ve bir taşla iki kuş vurmuş olurlar “ diyor.

Sydney Ticaret Ataşeliği tarafından hazırlanan son bir rapora göre, Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı yıllık 300 milyon doların üzerinde. Ancak ciddi bir şekilde ele alınırsa Türkiye’nin ihracatı Yeni Zelanda ile birlikte bir milyar doların üzerine çıkabileceği de söyleniyor.

Sydney Ticaret Ataşeliğimiz Türkiye’nin ihracatını arttırmaya katkıda bulunmak amacı ile Türk İhracatçıları ve yatırımcıları için çok geniş bilgilerin yer aldığı güzel bir rapor hazırlamış. Raporda ekonomik göstergeler, ekonomik-ticari ilişkilerle ilgili bölümler de bulunmakta.

Ticaret Ataşesi Alper Subaşı, özellikle işadamlarımıza Avustralya pazarı ile ilgili geniş bilgi içeren (mevzuat, bu kapsamda genel ithalat mevzuatı, Avustralya’ya ihracatta dikkat edilmesi gereken hususlar, tarım ürünlerinde ayrıca gıda standartları ve etiketleme konuları gibi) konularda ( www.musavirlikler.gov.tr ) adresindeki “ Avustralya” kısmına bakmalarını öneriyor.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Avustralya, sadece işadamları değil, gezip görmek ve yerleşmek iteyenler için de ilginç-cazip bir ülke. Bu nedenle yazımızda Avustralya’nın tarihini, coğrafyasını, nüfusunu, yönetim şeklini, siyasi durumunu, çalışma hayatını, eğitim sistemini hatta sosyal güvenliği ile yargı sistemini de anlatmakta fayda buluyoruz.

Avustralya’nın Tarihçesi

Avustralya, dünyanın en büyük adası ve en küçük kıtasıdır. Buraya ilk yerleşenler 30.000 yıl önce Asya’dan göç ederek adaya çıkan ve kısaca “ Aborijin” adı verilen yerlilerdir. Ancak Kıta’nın ilk sahipleri olan ada yerlileri, Aborijinler zamanla plânlı bir asimilasyona uğramışlardır.
İlk kez 1606 yılında Hollandalı keşif Williem Janszoon tarafından keşfedilen Avustralya kıtası’nın kıyı haritasını, daha sonraki yüzyılda Avrupa tacir ve kaşifleri çizmeye devam etmişlerdir. O zamanlar Yeni Hollanda ( New Holland) diye bilinen Avustralya’ya ilk kez William Dampier isimli bir ingiliz keşif ayak basmıştır.

1770 yılında İngiliz Donanması subaylarından Kaptan James Cook’un, İngiltere Krallığı adına bu kez Kıta’nın doğu kıyılarına çıkması ve o bölgeye “New South Wales” adını vermesiyle burası daha tanınmaya başlamıştır. İngiltere başlangıçta burayı bir ceza kolonisi olarak kullanmaya karar vermiş ve yarısı mahkumlardan oluşan yaklaşık 1500 kişiyi taşıyan 11 gemilik bir filo Sydney Limanına 26 Ocak 1788’de gelmiştir.

Bu tarihin anısına 26 Ocak günü Ulusal Gün olarak kutlanmaktadır.1788 tarihinden, Kıta’nın bir ceza kolonisi olarak kullanılması uygulamasına son verildiği tarih olan 1868 tarihine kadar buraya 160 000 kadın ve erkek mahkum gönderilmiştir. 1790’ların başından itibaren, mahkumlara; kendi istekleri ile gelen göçmenler de katılmışlardır.

Kıta, kürek mahkumlarının ve İngiltere’de istenmeyen diğer suçluların gönderildiği bir yerken, daha sonra 1850 ve 1860 yıllarında altın madenlerinin keşfedilmesi ve aynı zamanda yün sanayiinin gelişmesi İngiltere, ABD ve Çin’den göçlere neden olmuş ve Avustralya’da ilk koloniler oluşturulmuştur. İşgücünün azlığı, kıtanın büyüklüğü ve çiftçilik, madencilik ve ticaret; Avustralya’yı bir fırsatlar ülkesi haline getirmiştir. İngiltere ve İrlanda’dan göçmenlerin gelmesi ile birlikte ve New South Wales, Tasmanya, Batı Avustralya ve Queensland’de kurulan koloniler başta olmak üzere altı federasyonun tek bir anayasa altında birleşmesi ile 1901 yılında “Commonwealth of Australia “ kurulmuştur.

Böylece Avustralya ilk kez 1901 yılında, İngiltere İmparatorluğu Milletler Topluluğu’nun (Commonwealth) bir üyesi olarak Dünya Devletlerine katılmıştır. Özellikle ülkenin doğal kaynakları, tarım ve imalat sanayilerinin hızla geliştirilmesinde bir lokomotif olarak kullanılmış, bu yolla ayrıca İngiltere Krallığı’na I. ve II. Dünya Savaş’ları boyunca önemli destekler sağlanmıştır. Bu arada oluşturulmuş olan Commonwealth Parlamentosu’nun ilk çıkardığı yasalardan biri göçmen girişini kısıtlayan ve temel olarak Avrupa kökenli olanların göçmen olaral ülkeye gelmesine izin veren Göç Kısıtlama Yasası olmuş, ancak II. Dünya Savaşı’ndan sonra bu yasa kaldırılmıştır.

Bugün Avustralya bu konuda bir ayrımcılık politikası izlememekte, çok çeşitli ülkelerden gelen kişilerin yerleşmiş olduğu bir ülke konumunda bulunmaktadır. Ülke’nin uzun vadeli endişeleri arasında; kirlilik, ozon tabakasının zamanla yok oluşu ve sınırların uzunluğu dolayısıyla kıyı bölgelerinin idaresi ve korunmasındaki güçlükler gelmektedir.

Coğrafi Bilgiler

7.692.724 kilometrekare sahası ile yaklaşık Türkiye’nin on misli büyüklüğünde, Dünya’nın en büyük adası ancak en küçük kıtası olan bir ülkedir. Ortalama yükseklik 330 metredir. En yüksek noktası olan Kosciusko Dağının deniz seviyesinden yüksekliği 2228 metredir. Ancak yükseklik fakiri bir ülke olmasına karşın, dağları, plajları ve ormanları ile tabiatı oldukça farklılık göstermekte ve bu özelliği ile Avustralya her yıl çok sayıda turist çekmektedir.

Ülkenin en alçak yeri, deniz seviyesinden 15 metre yüksek olan Eyre Gölü, en yüksek bölgesi deniz seviyesinden 2.230 metre yüksek olan ve New South Wales (NSW) Eyaleti içinde yer alan Kosciusko Dağı olup tek kar yağışı alan yerdir. Ülkenin en uzun nehri 2.520 km uzunluğundaki Murray Nehri’dir.

İklim olarak genellikle kurak ve yarı kurak, güney ve doğusu ılık, kuzeyi tropikal özellik göstermekle birlikte bölgelere göre farklılık bulunmaktadır. Sydney’in de içinde bulunduğu New South Wales eyaleti nemli ve ılıman bir iklime sahiptir.Arazi yapısı olarak, çoğunlukla alçak plato ve çöllerle kaplı olup, güney doğusunda verimli topraklar bulunmaktadır. Ülke arazisinin %54’ünü mera, %19’unu orman ve çalılık, %6’sını ekilebililir alan ve %21’ini diğer kısımlar oluşturmaktadır. Sulanabilir arazisi 21.070 km2 olan ülkede muhtemel doğal tehlikeler olarak, kıyı bölgelerinde yaşanan fırtınalar, ciddi kuraklık, tabii su kaynaklarının yetersizliği ve mevcut tarım alanlarında görülen toprak kalitesi kaybı olarak belirtilmektedir.

Başka Şehirler - Remzi Gökdağ
Başka Şehirler - Remzi Gökdağ
Sevgili İstanbul - Remzi Gökdağ
Sevgili İstanbul - Remzi Gökdağ

OKUMA ÖNERİSİ