Zagreb’in orta yerinde futbol pikniği…

Hırvatistan'ın başkentinden "futbol sadece futbol değil, kof iddialar ve zıtlaşmalar değil hayatın neşesidir" dedirten bir günün izlenimleri

Zagreb katedralinin arkasındaki parkta çimlere yayıldılar…

Hem konser platformu, hem de dev TV ekranının çevresinde çoluk, çocuk yarım ay yaptılar…

Daha maçın başlamasına saatler vardı.

Kimisi evden piknik sepetini hazırlayıp gelmişti.

Parkın içinde sosisten Balkan köftesi cevapciciye kadar envayi çeşit “fast food”cu sıralanmıştı.

Yanlarında da biranın, şarabın su gibi aktığı kafeler.

Memeden kesilmemiş bebelerin üstünde bile kırmızı-beyaz damalı Hırvat formaları vardı.

İşte Euro 2016 heyecanını böyle yaşıyordu Zagrebliler.

Maçla birlikte coşku doruğa çıktı.

Kapalı açık her mekanda fosu fosur sigara içen Zagreblilerin ortalığı duman altı etmesi dışında şikayet edilecek hiç bir şey yoktu.

Hırvatistan, grubumuzda Çeklere karşı oynuyordu.

Allah var; çok da iyi oynuyorlardı. İki golle maçı koparır gibi oldular.

Çocukların sevinç çığlıkları büyüklerin tezahüratlarına karıştı. Ortalık bayram yeriydi.

Sonra Hırvatlar yoruldu. Sonlara doğru Çeklerin ilk golü geldi. Son dakikada da penaltı. Ve bayrama hazırlanmışken 2-2’lik beraberlikle maç pikniği bitti.

Ama hafif bir hayal kırıklığına rağmen genelde ortamın neşesine gölge düşmedi.

Ne küfür eden oldu ne ortalığı yıkıp döken…

Sadece bir genç gülerek bir şeyler bağırdı. “Ne diyor?” diye sordum. “Bu hakem kesin Sırp kökenli!” diyormuş. O da kahkahalarla alkışlandı.

 

Türk olduğumu söyledim.

“Neden bu kadar kötü oynuyorsunuz, hiç ummazdık” diye sordu yanımdaki Hırvat genç.

Ben kem küm ettim.

“Neyse” dedi, gruptan çıkamazsanız en kötü ihtimal 2018 elemelerinde aynı gruptayız, yine oynarız! Keyfini bozma.”

Futbolu bir şenlik gibi yaşayan güzel insanların şehrinde, hep birlikte pikniğe çıkmış gibi eğlendik.

Maç bitti, konser yeniden başladı.

Hayat aynı keyifli tempoda devam etti.

Futbolun da, başarının da, hayata pozitif pencereden bakan insanların memleketinde doyumsuz bir zevk olduğunu düşünüp müziğe tempo tuttum.

Hırvatistan kupayı kaldıracak olsa, bu insanlar kadar sevineceğimi düşündüm.







Kategori
Suat Taşpınar'ın Gezi Notları

Eski günlerin İstanbul’unu özleyenlere masal tadında bir kitap!

Unutulan İstanbul’un görgü tanıkları o günleri anlatıyor. Gerçek hayat hikayeleri eşliğinde bir İstanbul masalına ne dersiniz?
Detaylı bilgi...

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR