Safari’ye çıkmak size göre mi?

Serra GÜRÇAY – Afrika’yı uzun zamandır merak ediyor fakat tanımadığınız bu kıtaya gitmekten çekiniyorsanız… Eğer safariye çıkmak istiyor, fakat sizi nelerin beklediğinden habersizseniz… Merak etmeyin Afrika’ya ayak bastığınız andan...

Serra GÜRÇAY – Afrika’yı uzun zamandır merak ediyor fakat tanımadığınız bu kıtaya gitmekten çekiniyorsanız… Eğer safariye çıkmak istiyor, fakat sizi nelerin beklediğinden habersizseniz…

Merak etmeyin Afrika’ya ayak bastığınız andan itibaren bu kıta sizi etkisi altına alacak ve çok geçmeden vahşi hayvanlar ve doğal yaşamın cazibesine kapılacaksınız… Afrika öyle bir yer ki, insanda kolaylıkla bağımlılık yaratıyor, çoğu batılı bu topraklara bir kez adım attıktan sonra tekrar dönme yollarını arıyor.

Afrika deyince insanın aklına farklı şeyler gelse de… Bu kıtaya gelip de safariye çıkmadan dönmek olmaz… Swahili dilinden alınan “safari” kelimesinin kökeni bizim de pek yabancı olmadığımız “seferi” kelimesinden geliyor.

Safari, ilk olarak Avrupalı keşifler tarafından avlanma amacıyla yapılan gezilere takılan bir isimmiş. Günümüzde, safari kavramı, avlanma anlamını kaybetmiş ve yerine “Vahşi hayvanları doğal ortamında izlemek, iz sürmek, fotoğraf çekmek, vahşi doğanın sesini dinlemek, tabiatın kokusunu ve dokusunu incelemek” anlamlarını kazanmış. Afrika bozkırlarında güneşin doğuşunu seyretmek, başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz muhteşem gökyüzünde renklerin değişimine tanık olmak, vahşi hayvanlarla burun buruna gelip avlanmalarını izlemek, hayvanlar arasındaki hiyerarşiye ve uyuma tanık olmak…İşte gerçek safari izlenimleri. Seyrettiğiniz belgesel ve filmlerde benzer sahneleri görmüş olsanız da, bir leoparla göz göze gelmek ve soluğunu hissetmedikçe, o hayranlık… korku… heyecan duygularını bir arada yaşamadıkça safariyi anlamak çok zor.

Bu yazıda ben size safaride görülen hayvanlar ve doğal yaşamdan bahsetmeyeceğim. Safariye gitmeyi planlıyorsanız bunları yerinde tecrübe edeceksiniz ve emin olun şimdiye kadar yaptığınız tatiller ve keşfettiğiniz ülkeler, safari tecrübesinin yanında sönük kalacaklar. Bu yazıda safariye gitmeden önce bilmeniz gereken pratik bilgilere yer vereceğim… Sürprizlerden pek hoşlanmayanlar için işte safari macerası…

Safari’de sizi bekleyenler…

Baştan belirtmek gerekir ki, eğer tatilde ki amaçlarınızdan biri de dinlenmek, uyumak ve mükellef sofralarda lezzet arayışında bulunmaksa “Safari Tatili” sizi hayal kırıklığına uğratabilir…Bir kere safari tatilinde eğer hayvan görmek istiyorsanız, gününüzü hayvanların avlandığı ve güneşin henüz doğmadığı zamanlara göre planlamanız gerekiyor…Güneşin görünmesiyle birlikte, özellikle etoburlar kendilerini bozkırın içinde, insan gözünden uzak gölgelere saklıyorlar. Sabahın beşinde başlayan normal bir safari gününde, Afrika’nın ayazını yememek için yanınıza sıkı battaniyeler ve rüzgarlık almayı unutmayın. Genellikle üstü açık jeep’lerle yapılan safarilerde, bazı noktalara dikkat edildiği taktirde herhangi bir tehlike ile karşılaşmak mümkün değil.

Safari turu sırasında sizin için en büyük tehlike, güneş yanığı, göze kaçan toz ve toprak, eğer jeep’in kenarında oturuyorsanız çalı ve dikenlerin sizi çizmesi ve bir de tuvalet ihtiyacı…Eğer aslanların avlandığı bir mekanda çalıların arasında ihtiyaç molası vermek istemiyorsanız (Vermeseniz daha iyi olur tabi !) kendinizi tutma alıştırmalarına önceden başlasanız iyi olur.

Vahşi Hayvanlara yem olmamak için…

Sanılanın aksine safari’de vahşi hayvanlara yem olmak pek sık rastlanılan bir durum değil. Çok meraklı birkaç Japon turist gibi, leoparı görünce jeep’den fırlayıp fotoğraf çekmeye kalkmazsanız başınıza bir şey gelmez.

Üstü açık jeep’lerle safariye çıkmadan önce işin püf noktasını bilmekte yarar var. Vahşi hayvanlar sizi Jeep ile birlikte bir bütün olarak görüyorlar. Safari yapılan bir mekanda vahşi hayvanlar için, içi dolu bir jeep aslında sık sık gördüğü ve hızlı kaçtığına inandığı bir hayvan anlamını taşıyor. Bu yüzden ani hareketler, jeep’den inmek, ses yapmak veya çok renkli giyinmek sizi hayvanın gözünde “bütün”den ayıran özellikler ve dolayısıyla bir “av” niteliğini kazandırıyor. Safari’de atıştırmak da pek akıl karı değil, kokular o günkü avından yeterince tatmin olmamış bir aslanı baştan çıkarabilir !!!İştahınızı safari kampında sizi bekleyen kahvaltıya saklamanızda yarar var.

Safarinin en önemli özelliklerinden biri de göreceğiniz hayvan çeşidi ve sayısını önceden belirleyememiş olmanız. En az dört saat süren bir safari turunda aslan, leopar, çita gibi yırtıcı hayvanları görmek biraz da şans meselesi…Tabi bir de sizi gezdiren “ranger”ın tecrübe ve iz sürme yeteneğine bağlı. Eğer fazla hayvan göremiyorsanız, doğayı, manzarayı ve cüsselerinden dolayı saklanamayan fil, zürafa, gergedan gibi iri kıyım hayvanları seyretmekten zevk almayı öğrenmelisiniz. Bazen de hayvanlar sizi şaşırtabilir, tüm gün peşinde koşup göremediğiniz aslan ailesi, akşam odanızın önündeki su birikintisine gelip soluklanırken size de “tatlı” bir sesle iyi geceler dileyebilir !!!

Safarinin sosyal tarafı…

Unutmayın ki safariye çıkmak dünyanın bin bir ucundan gelen çeşitli insanla gününüzü geçirip bir tür kamp hayatı yaşamak anlamına geliyor. Bozkırın ortasında yer alan “Game Lodge’lar (Safariye çıktığınızda konakladığınız yerlere verilen genel isim) doğal dokuyu bozmamak için küçük ölçekli tutuluyor. En iyi “Game Lodge”larda müşteri sayısı otuzu pek geçmiyor, bu da demek oluyor ki, tüm gününüzü ve gecenizi aynı insanlarla geçiriyorsunuz.

Diğer tatil seçeneklerinde olduğu gibi sıkılınca spor yapmak, yürüyüşe veya alışverişe çıkmak safarinin genel kültürüne uymuyor. Bir kere “Game Lodge”dan kendiniz çıkamıyorsunuz etraf bozkır ve vahşi hayvan kaynıyor. Hava karardığında odanızdan restorana gitmeniz ve karanlıkta dönmeniz için bile size eşlik eden ranger’larınız var (rehber). Etraftaki vahşi hayvanlarla aranızda sadece ve sadece bir su birikintisi, tel veya görüntüyü bozmayacak alçak bir duvar olduğunu unutmayın…Her an bir kükreme duyabilir veya balkonunuza gelen maymunların elinden eşyalarınızı kurtarma çabasına girebilirsiniz.

Odanızdan çıkıp akşam yemeğine geldiğinizde, masanızı Afrika tutkunu bir grup ile paylaşacaksınız. Safari’de akşam yemeklerinin bir diğer anlamı da diğer araçta safariye çıkmış gruplara gördüğünüz hayvanları ballandıra ballandıra anlatmak! “En fazla hangi grup hayvan gördü” karşılaştırması yapmak klasikleşmiş bir safari’de sosyalleşme örneği. Özellikle Afrika’ya özgü hayvan türlerini, kuş ve bitki çeşitlerini bildiğinizi kanıtlamak grup içindeki karizmanızı çok artırıyor! Eğer insanları etkilemekten hoşlanıyorsanız, safariye çıkmadan önce gideceğiniz bölgede bulunan hayvan ve bitkileri anlatan bir rehberi okuyup öğrenmekte yarar var !

Balayında safari…

Tüm bunları okuduktan sonra hala balayında safariye çıkmak isteyenler varsa şunu da belirtmekte yarar var: Safari’de baş başa kalmak, romantik akşam yemekleri yemek pek mümkün değil. Grup olarak dev bir ateşin etrafında (Boma fire) yenilen yemeklerde şarabınızı yudumlarken, ızgarada yapılmış timsah eti ve impala yahnisini yeterince romantik bulmazsanız, seçiminizi daha alışıla gelmiş etlerden kullanma şansınız da var tabi. Ama eğer cesur davranır da yeni tatlara yelken açarsanız, balayında sizi uyutmayanın midenize oturan bir timsah ızgarası olduğunu fark edebilirsiniz!!! Bu durumda sabah beşte kalkıp tekrar safariye çıkmak kulağa pek cazip gelmeyebilir. Uyarmadı demeyin !

Bunlar biraz da işin şakası…Safari’ye çıkmak çok büyük bir ayrıcalık aslında… Eğer doğayı seviyor, can güvenliği konusunda aşırı “takıntılı” değilseniz ve değişiklikten hoşlanıyor, tatili bir dinlenme aracı olarak değil, öğrenmek ve dünyanın farklı coğrafyalarını yaşamak olarak görüyorsanız, şaşırmaktan, değişik yaşam tarzlarına tanık olmaktan heyecan duyuyorsanız… Daha ne bekliyorsunuz? Afrika’daki aslanların canı sıkılıyor, oynaşmak için sizi bekliyorlar…







Kategori
İzlenimler

Sitemizin içeriği tamamen okurlarımız tarafından bize gönderilen yazı ve fotoğraflardan oluşuyor. Siz de bu içeriğe yazı ve fotoğraflarınızla katkıda bulunabilirsiniz. Görüş ve önerileriniz bizim için çok önemli. Aklınıza gelen her konuda bize yazabilirsiniz.

Eski günlerin İstanbul’unu özleyenlere masal tadında bir kitap!

Unutulan İstanbul’un görgü tanıkları o günleri anlatıyor. Gerçek hayat hikayeleri eşliğinde bir İstanbul masalına ne dersiniz?
Detaylı bilgi...

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

  • Hutonglar: Pekin’in 700 Yıllık Mahalleleri

    Volkan ACAR – Bugünlerde Pekin’in her yerinde yoğun bir inşaat faaliyeti var. Hemen her semtte eski binalar yıkılıyor, yenileri ise büyük bir hızla yükseliyor. Bugünlerde dedik ama aslında bu...
  • İtalya turları denince ilk akla gelen İtalyan köyleri

    İtalya turları 2016 yılında da dünyada en çok insanın katıldığı yurtdışı turları arasında ilk sıradaki yerini korudu. İtalya gezisinin bu kadar popüler olmasının nedenleri arasında elbette ülkenin doğal güzellikleri,...
  • Şatoda tatil yapmak ister misiniz?

    Şatoda tatil yapmak ister misiniz? Geceliği 80 lira’ya şatoda tatil yapmak mümkün. Ortaçağ’da kralların ve derebeylerin, daha sonraki dönemde ise Avrupa’da asilzadelerinin yaşadığı şatolar bugün turistleri ağırlıyor. Pek çok...
  • Hangi ülkede, ne kadar bahşiş makbul?

    Gittikleri otellerden ya da yemek yedikleri restorandan memnun ayrılanlar genellikle bunu kendilerine hizmet verenlere bahşiş vererek ifade eder. Ancak bahşiş kültürü, verilen miktar, ülkeden ülkeye büyük farklılık gösteriyor. Örneğin...