<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uzaklar.com</title>
	<atom:link href="http://www.uzaklar.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uzaklar.com</link>
	<description>keşfetmeyi bilenlerin adresi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Apr 2012 19:40:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Deniz kenarında 5 köy: Cinque Terre</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/deniz-kenarinda-5-koy-cinque-terre/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/deniz-kenarinda-5-koy-cinque-terre/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Apr 2012 11:01:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Remzi Gökdağ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kentler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinque Terre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=15247</guid>
		<description><![CDATA[Remzi Gökdağ &#8211; 8 Nisan 2012 günü İtalya’nın La Spezia kasabasında güneşli bir Akdeniz sabahına merhaba dedik. Burada konaklama nedenimiz sabah erken saatlerde yapacağımız yürüyüşün başlama noktasına mümkün olduğunca yakın olmaktı. Bugünkü programımızda İtalya’nın incisi 5 köy  var. Rotamız sırasıyla Riomaggiore, Manarola, Corniglia, Vernazza ve Monterossoolacak, yani güneyden başlayıp kuzeye doğru ilerleyeceğiz. Dün gece etkili olan şiddetli yağış bu sabahki programımızın değişmesine neden oldu. İlk plana göre La Spezia’dan Cinque [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Remzi Gökdağ &#8211; 8 Nisan 2012 günü İtalya’nın <strong><a href="http://g.co/maps/fnjng" target="_blank">La Spezia</a></strong> kasabasında güneşli bir Akdeniz sabahına merhaba dedik. Burada konaklama nedenimiz sabah erken saatlerde yapacağımız yürüyüşün başlama noktasına mümkün olduğunca yakın olmaktı. Bugünkü programımızda İtalya’nın incisi 5 köy <span class="cosmo-highlight">(Cinque Terre)</span> var. Rotamız sırasıyla <strong><a href="http://g.co/maps/ztu7h" target="_blank">Riomaggiore</a>, <a href="http://g.co/maps/j588v" target="_blank">Manarola</a>, <a href="http://g.co/maps/kmd93" target="_blank">Corniglia</a>, <a href="http://g.co/maps/yqst3" target="_blank">Vernazza </a></strong>ve<strong> <a href="http://g.co/maps/53y9p" target="_blank">Monterosso</a></strong>olacak, yani güneyden başlayıp kuzeye doğru ilerleyeceğiz. Dün gece etkili olan şiddetli yağış bu sabahki programımızın değişmesine neden oldu. İlk plana göre La Spezia’dan Cinque Terre’nin ilk köyü Riomaggiore&#8217;ye deniz yoluyla geçecektik. İlk sefer 9:15’teydi. İskeleye gittiğimizde aşırı dalga nedeniyle tüm seferlerin iptal olduğunu öğrendik. Planı değiştirip Riomaggiore’ye trenle gitmeye karar verdik.</p>
<div id="attachment_15249" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_01.jpg"><img class="size-large wp-image-15249" title="LaSpezia" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_01-650x487.jpg" alt="Yağmur sonrası La Spezia sahilleri" width="600" height="449" /></a><p class="wp-caption-text">Yağmur sonrası La Spezia sahilleri</p></div>
<p>La Spezia’dan 10 euro&#8217;ya günlük tren bileti (<a href="http://www.cinqueterre.com/eng/information/card/" target="_blank">Cinque Terre Card</a>) aldık. Bu bilet 24 saat süresince 5 köy arasında geçerliydi. Kart sahipleri ayrıca İtalyanların <em>Via Dell&#8217;Amore</em> dedikleri köyleri birbirine bağlayan patika yola giriş ücreti ödemiyor.</p>
<div id="attachment_15250" class="wp-caption alignright" style="width: 160px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/cique_terre_train_ticket.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-15250" title="cique_terre_train_ticket" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/cique_terre_train_ticket-150x150.jpg" alt="Ciqueterre Card" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">Ciqueterre Card</p></div>
<h2>Riomaggiore</h2>
<p><span class="dropcap">L</span>a Spezia’dan bindiğimiz tren yaklaşık 5 dakika sonra Riomaggiore vardı. Trendeki yolcuların tamamına yakını burada indi. Kalabalık nedeniyle tren istasyonunu köye bağlayan tünelden zorlukla çıkabildik. Sabahın erken saatleri olmasına karşın köy esnafı oldukça meşgül görünüyordu. Günün ilk turist kafilesinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlardı.</p>
<p>Köyün merkezindeki Via Colombo caddesinde biraz ilerledik. Birbiri üstüne gelişigüzel inşa edilmiş izlenimi bırakan tarihi apartman blokları yan yana rengarenk bir görüntü oluşturuyor. İtalya’nın bu bölgesinde sıkça rastladığımız dar ve karmaşık sokaklar Riomaggiore’da yine karşımıza çıktı. Sonu nereye çıkacağını bilmeden bu dar basamaklarda yürümek bu köyde yapılacak en güzel faaliyetlerden… Köyü oluşturan binaların büyük bölümü otel ya da pansiyon olarak kullanılıyor. Binaların geri kalanları da restorant, café ya da turistik eşya satan dükkanlardan oluşuyor. Köydeki tarlalarda yetişen ürünler taze taze alıcılara sunuluyor. En çok alıcı bulan ürünler arasında zeytin, limon, mevsimine göre meyve ve zeytinyağı bulunuyor. Tabii şarap, grappa, limonçello ve pesto soslarını da unutmamak lazım.</p>
<div id="attachment_15251" class="wp-caption alignright" style="width: 160px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/La_Spezia_Bus_Ticket.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-15251" title="La_Spezia_Bus_Ticket" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/La_Spezia_Bus_Ticket-150x150.jpg" alt="La Spezia tren bileti" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">La Spezia tren bileti</p></div>
<p>Riomaggiore’nın küçük limanında rengarenk sandallar uzanıyor. Balık ağları, balıkçıların eldivenleri, rengarenk su leğenleri, mavi sandallar bu küçük limanın vazgeçilmez manzaralarından. Limanın sol tarafından kayalıklar arasında yükselen basamaklarla çıkılan alan gelenlere köyün en güzel görüntüsünü sunuyor. Buradan merdivenlerle sahile inilebiliyor. Akdenizin mavi suları eşliğinde köyün manzarasına doyum olmuyor.</p>
<p>İstasyonun hemen altındaki uzun bir tünelden sonra ünlü Via Dell&#8217;Amore başlıyor. Bu güzergahla beş köyü yürüyerek gezmek mümkün. Oldukça düz ve geniş sayılabilecek bu yürüyüş yolundan ilerlerken bir sonraki köy Manarola’nın silueti beliriyor. Geride kalan Riomaggiore’ya bir kez daha bakmayı unutmayın!</p>
<h2>Manarola</h2>
<p><span class="dropcap">R</span>iomaggiore ile Manarola arasındaki yürüyüşümüz 20 dakika sürüyor. Hattın en kolay bir yürüyüşü kabul ediliyor. Manarola’ya ulaştığımızda köyün rengarenk binalarıyla karşılaşıyoruz. Bir önceki köye oranla daha küçük ve sakin olan Manarola’nın ana sokağında yeterince café ve restorant var. Buralarda köyde üretilen taze yiyecekleri tadmayı ihmal etmeyin! Manarola’nın küçük rıhtımında dar bir yüzme alanı bulunuyor. Yaz aylarında bu güzergahta yürüyenlerin serinlemek için mola verdikleri bir nokta. Köyün en güzel manzarasını yakalamak istiyorsanız kuzeydeki mezarlığa tırmanmanız gerekecek. Yüksekçe bir noktadan Manarola’yı tam cepheden izleme imkanınız var.</p>
<div id="attachment_15252" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_10.jpg"><img class="size-large wp-image-15252" title="Cingue-Terre_Riomaggiore" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_10-650x435.jpg" alt="Riomaggiore rıhtımı" width="600" height="401" /></a><p class="wp-caption-text">Riomaggiore rıhtımı</p></div>
<h2>Corniglia</h2>
<p><span class="dropcap">M</span>anarola’yı geride bırakıp bir sonraki köy Corniglia’ya ilerlerken bir sürprizle karşılaşıyoruz. Dün geceki şiddetli yağış nedeniyle patika yolun bu bölümü kapanmış. Corniglia’ya tek ulaşım imkanı tren&#8230;</p>
<p>Corniglia istasyonunda indiğimizde bu köyün diğerlerinden farkını anlıyoruz. Etrafta köy yok. Corniglia yüksek bir kayalığın zirvesine kurulmuş. Tepeye ulaşabilmek için yaklaşık <span class="cosmo-highlight">385 basamaktan</span> oluşan merdiven yolunu tırmanmak gerekiyor. Yorulmak istemeyenler otobüsü kullanabilir. Aslında 15 yolcu kapasiteli küçük bir minibüs de denebilir araca. İstasyondan aldığı yolcuları yaklaşık 5 dakika içinde tepedeki köy merkezine ulaştırıyor.</p>
<div id="attachment_15253" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_27.jpg"><img class="size-large wp-image-15253 " title="Cinque-Terre_Corniglia" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_27-650x434.jpg" alt="Cinqueterre'de kayalar arasındaki Corniglia köyü" width="600" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Cinqueterre&#39;de kayalar arasındaki Corniglia köyü</p></div>
<p>Corniglia geride bıraktığımız diğer iki köye göre daha sakin ve küçük ama en az onlar kadar büyüleyici. Dar sokaklarında sürprizlere hazır olun. Zamanınız varsa sevimli cafelere ve küçük dükkanlara uğrayın. İtalya’nın başka bir bölgesinde bulamayacağınız tadları burada keşfedebilirsiniz. Köyün zirvesinde genişçe bir alandan Akdeniz’i seyretme imkanınız var. Zamanınız varsa sahildeki koya da inebilirsiniz. Güneydeki Manarola’yı en iyi gören nokta yine burada. Yorgunluğunuzu giderirken bir yandan da Akdenizin mavi sularını izleme imkanınız var.</p>
<div id="attachment_15254" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_34.jpg"><img class="size-large wp-image-15254" title="Cinque-Terre_34" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_34-650x435.jpg" alt="Corniglia'dan bir sokak" width="600" height="401" /></a><p class="wp-caption-text">Corniglia&#39;dan bir sokak</p></div>
<h2>Vernazza</h2>
<p><span class="dropcap">İ</span>stasyona limon ağaçları üzüm bağları ve leylaklar arasındaki merdivenlerden inerek ulaştık. Yürüyüş yolunun kapalı olması neneiyle Vernazza’ya da trenle gittik. Vernezza’nın geçmişi 1000 yıl öncesine dayanıyor. Zamanın güçlü ailelerinden birine ait köy, daha sonra bu ailenin özgürlüğünü kazanan esirlerinin yönetimine geçmiş. İlk bakışta diğer köylerle benzer bir görüntü sergilese de detaylara girdiğimizde köyün yakın bir tarihte geçirdiği doğal felaketin yaralarını hala kapatamadığı görünüyor.</p>
<div id="attachment_15255" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/DSC_9336.jpg"><img class="size-large wp-image-15255" title="Vernezza" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/DSC_9336-650x465.jpg" alt="Vernezza felaketinin ardından köy yaralarını sarmaya çalışıyor" width="600" height="429" /></a><p class="wp-caption-text">Vernezza felaketinin ardından köy yaralarını sarmaya çalışıyor</p></div>
<p>25 Ekim 2011 günü burada büyük bir <a href="http://savevernazza.com/" target="_blank">felaket</a> yaşanmış. Birden başlayan sağanak yağış köy merkezine inen derenin taşmasına neden olmuş. Toprak kayması nedeniyle çok sayıda bina yıkılmış. Sel suları altında kalan binaların büyük bölümü kullanılamaz hale gelmiş. Vernazza ve Monterosso’yu etkileyen felakette 4 kişi ölmüş, 100 milyon euro dan fazla hasar meydana gelmiş. Bu sevimli kasaba o günden bu yana uğradığı hasarı kapatmaya çalışıyor. Aradan yaklaşık 5 ayı aşkın bir zaman geçse de Vernazza’nın merkezinde yıkımın izlerini görmek mümkün. Bu konuda çok yol alınmış ama herşey bitmemiş. Köyün rıhtımını kaplayan çamurun izlerini hala görmek mümkün. Merkezdeki binaların bir bölümünde hala onarım çalışmaları devam ediyor.</p>
<div id="attachment_15256" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_51.jpg"><img class="size-large wp-image-15256" title="Cinque-Terre_Monterosso" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_51-650x434.jpg" alt="Monterosso sahilleri" width="600" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Monterosso sahilleri</p></div>
<h2>Monterosso</h2>
<p><span class="dropcap">M</span>onterosso’yu diğer dört köyden ayıran en önemli özelliği geniş denebilecek kumsalı. Yaz aylarında Cenova’dan buraya ulaşanların ilk durağı olan köy diğer dört köye oranla cazibesini fazlasıyla yitirmiş görünüyor. Köyün merkezindeki sokaklar da diğerlerine oranla daha yapay. Karşılaştırma yapacak olursak beş köyün liste sonunda yer alanı diyebiliriz. Zeytin ağaçları ve üzüm bağlarının bulunduğu yamaçlarla kuşatılmış köy geçmişte surlarla korunuyormuş. Bu surların üç kulesi günümüze dek ayakta kalmayı başarmış. Diğer 10 kule zamana dayanamayıp yıkılmış.</p>
<p>Cinque Terre’ye aşağıdan başlayıp yukarı doğru hareket ediyorsanız Monterosso son durağınız. Bölgeden ayrılmadan önce alışveriş yapabileceğiniz son şansınız da denebilir. Bölgeye özel pesto sosları, doğal sabunlar ve zeytinyağlardan taşıyabileceğiniz kadarını almanızda fayda var.</p>
<div id="attachment_15257" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_56.jpg"><img class="size-large wp-image-15257" title="Cinque-Terre_Monterosso" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_56-650x434.jpg" alt="Monterosso yerel ürünleri almak konusunda son şansınız olabilir" width="600" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Monterosso yerel ürünleri almak konusunda son şansınız olabilir</p></div>
<h2>Levanto&#8217;da gün batarken</h2>
<p>Cenova’ya uğramadan önce Levanto’da son molamızı verdik. Tren istasyonu ile sahil arasında uzunca sayılabilecek bir yürüyüşten sonra güneşi batırmak için sahile vardık. Dalgaları ve bölgenin en geniş kumsalıyla ünlü Levanto sahili oldukça kalabalıktı. Banklarda oturacak yer kalmamıştı. Güneşin keyfini çıkaran İtalyanlar kendilerini bu şirin sahil kasabasının kumsalına atmıştı.</p>
<div id="attachment_15258" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_59.jpg"><img class="size-large wp-image-15258" title="Cinque-Terre_Levanto" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cingue-Terre_59-650x434.jpg" alt="Levanto sahilinde gün batımına hazırlanan İtalyanlar" width="600" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Levanto sahilinde gün batımına hazırlanan İtalyanlar</p></div>
<p>Sahilde bir saat kadar zaman geçirdikten sonra istasyona doğru ilerlemeye başladık. Geldiğimiz yolu kullanmak yerine farklı bir yolu seçtik. Bu sırada tesadüfen bir focaccia fırınıyla karşılaştık. Dışarda küçük bir masası olan fırından yükselen peynir ve zeytinyağı kokularına daha fazla dayanamayıp içeri girdik. İtalya’da yediğimiz en güzel focacciaların tadına burada bakmanın keyfiyle istasyona geri döndük.</p>
<p>Trenimiz Cenova’ya geldiğinde hava çoktan kararmıştı. Geride bıraktığımız yorgun ama unutulmaz günün keyfiyle otelimize girdik.</p>
<div class="cosmo-hr">&nbsp;</div>
<div class="cosmo-box info medium "><div class="fl"><span class="cosmo-ico"></span><h5>Neresi?</h5><p>Cinque Terre, İtalya’ nın Liguria adıyla anılan kuzey batı bölgesinde bulunuyor. 5 küçük köyden oluşuyor. İlk yerleşimin 1000 yıl öncesine dayandığı biliniyor. 1997 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirasları listesine girdi.5 köy arasında 15 kilometrelik bir yürüyüş yolu var.</p></div><div class="fr arrow green"><a href="" class="button medium rectangle blue">Cinque Terre - <span class="desc">5 küçük köy</span></a></div> </div>
<div id="attachment_15260" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cinque-Terre-map-Map.jpg"><img class="size-large wp-image-15260" title="Cinque-Terre-map-Map" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Cinque-Terre-map-Map-650x472.jpg" alt="Cinqueterre Yürüyüş Haritası" width="600" height="435" /></a><p class="wp-caption-text">Cinqueterre Yürüyüş Haritası</p></div>
<h2>Yürüyüş Mesafeleri</h2>
<ul>
<li><span class="cosmo-highlight">Monterosso &#8211; Vernazza</span> 90 dakika. Dar patikada zaman zaman basamaklar karşınıza çıkıyor. Vernazza’nın en güzel göründüğü nokta.</li>
<li><span class="cosmo-highlight">Vernazza &#8211; Corniglia</span> 90 dakika. Vernazza’nın muhteşem manzarası bu hattın en çarpıcı anı. Corniglia’nın zirvede olması nedeniye yaklaşık 377 basamak tırmanmanız gerekecek. Yolun bazı bölümlerindeki taşların şekli adım atışlarınızı zorlayabilir, dikkatli olun.</li>
<li><span class="cosmo-highlight">Corniglia &#8211; Manarola</span> 45 dakika. Deniz seviyesine yakın bir hat. Yürüyüş oldukça kolay. Corniglia’dan ayrılırken 385 basamak ineceğinizi unutmayın.</li>
<li><span class="cosmo-highlight">Manarola &#8211; Riomaggiore</span> 20 dakika. Ünlü Aşıklar Yolu Via dell&#8217;Amore’nin en kolay parkuru. Diğer hatlara oranla düz ve geniş. m</li>
</ul>
<blockquote><p>Her köyü terkederken sadece önünüzdeki yola bakmakla yetinmeyin. Geride bıraktığınız köylerin eşsiz manzaraların kaçırmayın.</p></blockquote>
<div class="cosmo-hr">&nbsp;</div>
<h2>Rotamız</h2>
<p><iframe src="http://maps.google.com/maps?f=d&amp;source=s_d&amp;saddr=Riomaggiore,+Italy&amp;daddr=Manarola,+Riomaggiore,+Italia+to:Corniglia,+Vernazza,+Italy+to:Vernazza,+Italy+to:Monterosso+al+Mare,+Italy&amp;geocode=FTfloAIdEqKUAClfjCKpjvrUEjEvoiFAIvqgDA%3BFWYLoQIdZIOUACkrUR80kPrUEjHkGlxnx4FSLA%3BFew4oQIdYCWUACmpH3NWDvDUEjFDoHcwfx8JcQ%3BFUN3oQIdGsiTACk5aH_u3u_UEjGg2DxHfeYFBA%3BFdSeoQIdrFWTACknGvg0I-7UEjFkaurh9MY1Ag&amp;aq=0&amp;oq=Monterosso+&amp;sll=44.125796,9.693718&amp;sspn=0.205778,0.445976&amp;hl=en&amp;dirflg=w&amp;mra=ltm&amp;ie=UTF8&amp;t=p&amp;ll=44.143783,9.692345&amp;spn=0.14782,0.20565&amp;z=12&amp;output=embed" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" width="600" height="600"></iframe><br />
<small><a style="color: #0000ff; text-align: left;" href="http://maps.google.com/maps?f=d&amp;source=embed&amp;saddr=Riomaggiore,+Italy&amp;daddr=Manarola,+Riomaggiore,+Italia+to:Corniglia,+Vernazza,+Italy+to:Vernazza,+Italy+to:Monterosso+al+Mare,+Italy&amp;geocode=FTfloAIdEqKUAClfjCKpjvrUEjEvoiFAIvqgDA%3BFWYLoQIdZIOUACkrUR80kPrUEjHkGlxnx4FSLA%3BFew4oQIdYCWUACmpH3NWDvDUEjFDoHcwfx8JcQ%3BFUN3oQIdGsiTACk5aH_u3u_UEjGg2DxHfeYFBA%3BFdSeoQIdrFWTACknGvg0I-7UEjFkaurh9MY1Ag&amp;aq=0&amp;oq=Monterosso+&amp;sll=44.125796,9.693718&amp;sspn=0.205778,0.445976&amp;hl=en&amp;dirflg=w&amp;mra=ltm&amp;ie=UTF8&amp;t=p&amp;ll=44.143783,9.692345&amp;spn=0.14782,0.20565&amp;z=12">Harita</a></small><br />
<div class="cosmo-hr">&nbsp;</div></p>
<h2>Fotoğraflar</h2>

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-17-15247">

	<!-- Slideshow link -->
	<div class="slideshowlink">
		<a class="slideshowlink" href="http://www.uzaklar.com/deniz-kenarinda-5-koy-cinque-terre/?show=slide">
			[Gallery not found]		</a>
	</div>

	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.uzaklar.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=17&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-381" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_01.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_01" alt="Cingue-Terre_01" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_01.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-382" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_02.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_02" alt="Cingue-Terre_02" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_02.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-383" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_03.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_03" alt="Cingue-Terre_03" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_03.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-384" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_04.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_04" alt="Cingue-Terre_04" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_04.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-385" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_05.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_05" alt="Cingue-Terre_05" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_05.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-386" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_06.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_06" alt="Cingue-Terre_06" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_06.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-387" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_07.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_07" alt="Cingue-Terre_07" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_07.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-388" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_08.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_08" alt="Cingue-Terre_08" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_08.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-389" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_09.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_09" alt="Cingue-Terre_09" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_09.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-390" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_10.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_10" alt="Cingue-Terre_10" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_10.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-391" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_11.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_11" alt="Cingue-Terre_11" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_11.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-392" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_12.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_12" alt="Cingue-Terre_12" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_12.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-393" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_13.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_13" alt="Cingue-Terre_13" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_13.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-394" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_14.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_14" alt="Cingue-Terre_14" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_14.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-395" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_15.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_15" alt="Cingue-Terre_15" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_15.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-396" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_16.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_16" alt="Cingue-Terre_16" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_16.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-397" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_17.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_17" alt="Cingue-Terre_17" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_17.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-398" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_18.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_18" alt="Cingue-Terre_18" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_18.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-399" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_19.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_19" alt="Cingue-Terre_19" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_19.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-400" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_20.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_20" alt="Cingue-Terre_20" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_20.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-401" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_21.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_21" alt="Cingue-Terre_21" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_21.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-402" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_22.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_22" alt="Cingue-Terre_22" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_22.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-403" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_23.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_23" alt="Cingue-Terre_23" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_23.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-404" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_24.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_24" alt="Cingue-Terre_24" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_24.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-405" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_25.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_25" alt="Cingue-Terre_25" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_25.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-406" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_26.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_26" alt="Cingue-Terre_26" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_26.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-407" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_27.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_27" alt="Cingue-Terre_27" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_27.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-408" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_28.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_28" alt="Cingue-Terre_28" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_28.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-409" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_29.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_29" alt="Cingue-Terre_29" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_29.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-410" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/Cingue-Terre_30.jpg" title=" " class="shutterset_set_17" >
								<img title="Cingue-Terre_30" alt="Cingue-Terre_30" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Cingue-Terre/thumbs/thumbs_Cingue-Terre_30.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-navigation'><span class="current">1</span><a class="page-numbers" href="http://www.uzaklar.com/deniz-kenarinda-5-koy-cinque-terre/?nggpage=2">2</a><a class="page-numbers" href="http://www.uzaklar.com/deniz-kenarinda-5-koy-cinque-terre/?nggpage=3">3</a><a class="next" id="ngg-next-2" href="http://www.uzaklar.com/deniz-kenarinda-5-koy-cinque-terre/?nggpage=2">&#9658;</a></div> 	
</div>


]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/deniz-kenarinda-5-koy-cinque-terre/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pisa Kulesi’nin sırrı</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/pisa-kulesinin-sirri/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/pisa-kulesinin-sirri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Apr 2012 09:51:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Remzi Gökdağ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoldan Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[italya]]></category>
		<category><![CDATA[Pisa Kulesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=15228</guid>
		<description><![CDATA[Remzi Gökdağ &#8211; Pisa Kulesi’ni  gününe kadar sadece fotoğraflardan tanıyordum. Eğik olduğunu, düzeltilmesi için çalışmalar yapıldığını biryerlerden okumuştum. Bu genel bilgiler dışında bugün göreceğim bu ilginç yapı hakkında hiçbir fikrim yoktu. Milan’dan 4.5 saatlik tren yolculuğundan sonra öğle saatlerinde Pisa tren istasyonuna vardık. Paskalya tatili neniyle İtalyanlar yollardaydı. Trende boş koltuk yoktu. Zaman kaybetmeden ünlü kuleye ulaşmak istiyorduk. İstasyonun hemen dışında bulunan kent haritasından yönümüzü belirleyip zaman kaybetmeden yürümeye başladık. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Remzi Gökdağ &#8211; Pisa Kulesi’ni <span class="cosmo-highlight">7 Nisan 2012</span> gününe kadar sadece fotoğraflardan tanıyordum. Eğik olduğunu, düzeltilmesi için çalışmalar yapıldığını biryerlerden okumuştum. Bu genel bilgiler dışında bugün göreceğim bu ilginç yapı hakkında hiçbir fikrim yoktu.</p>
<p>Milan’dan 4.5 saatlik tren yolculuğundan sonra öğle saatlerinde Pisa tren istasyonuna vardık. Paskalya tatili neniyle İtalyanlar yollardaydı. Trende boş koltuk yoktu. Zaman kaybetmeden ünlü kuleye ulaşmak istiyorduk. İstasyonun hemen dışında bulunan kent haritasından yönümüzü belirleyip zaman kaybetmeden yürümeye başladık. <em>Corso Italia</em> caddesini takip edip <em>Ponte di Mezzo</em> köprüsünden sonra trafiğe kapalı Borgo Stretto ile kuleye ulaştık. Yaklaşık yarım saat süren bu zevkli yürüyüş sırasında Pisa kentinin renkli mimarisiyle tanışma fırsatımız oldu. <em>Via Cardinale Pietro Maffi</em> sokağından sola saptığımızda yolun sonunda kulenin ilk görüntüsüyle karşılaştık.</p>
<div id="attachment_15232" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Pisa_02.jpg"><img class="size-large wp-image-15232" title="Pisa_02" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Pisa_02-650x440.jpg" alt="Binaların üstüne yıklacak gibi..." width="600" height="406" /></a><p class="wp-caption-text">Binaların üstüne yıklacak gibi...</p></div>
<p>Uzaktan bakıldığında sokağın başlangıcındaki binaların üstüne devrilecekmiş gibi görünüyordu. Kuleye yaklaştıkça bu garip yapının güzelliği belirmeye başladı. Tatil, gezi ya da İtalya denince hemen hemen her ilanda yer alan bu görüntünün aslını görmek değişik bir duygu. Yamukluğuyla ün yapan kulenin gerçekten bu kadar eğik olacağını beklemiyordum. Bizim gibi <div class="cosmo-blockquote  right "><p>En az kule kadar çevresinde biriken turistlerin garip davranışları da ilginçti.</p></div>bu garip kulenin sırrını çözmeye çalışan yüzlerce turist sabahın erken saatlerinden itibaren kulenin bulunduğu alana toplanmıştı. En az kule kadar çevresinde biriken turistlerin garip davranışları da ilginç, bir o kadar da görülmeye değerdi. Buna benzer bir manzarayı Paris’te Eyfel kulesi yakınlarında gördüğümü hatırlıyorum ancak Pisa’daki görüntü başlıbaşına bir olaydı. Önünüzde eğik bir kule, yanınızda yola çıktığınız arkadaşınız ya da aile üyeleri ve bir de footoğraf makinanız varsa siz de bir anda kendinizi bu manzaranın içinde bulabilirsiniz.</p>
<h2>Çok güzel hareketler</h2>
<div id="attachment_15230" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Pisa_08.jpg"><img class="size-large wp-image-15230" title="Pisa_Pozu" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Pisa_08-650x434.jpg" alt="Pisa Kulesi ile fotoğraf çektiren turistlerin sevdiği poz." width="600" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Pisa Kulesi ile fotoğraf çektiren turistlerin sevdiği poz.</p></div>
<p>Kuleyi çevreleyen yeşil alanda sıralanmış onlarca turist hemen hemen aynı pozun peşindeydi. Hepsi eğilen kuleye elleriyle destek vermenin peşindeydi. Fotoğrafı çekenler poz verenlerin en uygun açısını yakalayabilmeleri için durmadan komutlar veriyor, <em>‘Biraz yukarı, hafifçe sola doğru&#8230; Tamam hiç bozma.’</em> Benzeri konuşmalar hafif bir gürültü şeklinde etrafa yayılıyordu. Poz verenler en iyi açıyı yakalamanın peşindeydi, bunun için banklara, parkı çevreleyen demir parmaklıklara hatta birbirlerinin omuzlarına çıkmaktan çekinmiyorlardı.</p>
<div id="attachment_15235" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/DSC_8344.jpg"><img class="size-large wp-image-15235" title="touristic_shots_for_pisa" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/DSC_8344-650x464.jpg" alt="Poz vermek için sırada bekliyorlar" width="600" height="428" /></a><p class="wp-caption-text">Poz vermek için sırada bekliyorlar</p></div>
<p>Biraz <em>“yaratıcı”</em> olanlar ise takla atıp, başlarının üstünde dikilerek poz verme telaşındaydı. Kuleyi kavramaya çalışanların yanı sıra en yaygın <em><strong>“yaratıcı”</strong></em> görüntülerin başında ağızlarını açıp kule karşısında poz verenler de vardı. Tek beklentileri fotoğrafı çeken kişinin uygun açıyı yakalayıp kendilerini kuleyle yan yana yakalayabilmeleriydi. En az kule kadar ilginç bu davranışları seyretmeye gerçekten doyum olmuyor.</p>
<div id="attachment_15231" class="wp-caption alignright" style="width: 160px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/pisa_tower_ticket.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-15231" title="pisa_tower_ticket" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/pisa_tower_ticket-150x150.jpg" alt="Pisa'ya çıkış biletimiz" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">Pisa&#39;ya çıkış biletimiz</p></div>
<p>Çevreyi seyretmeye ara verip kulenin yakınlarındaki tarihi eserlere yöneldik. Kuleye çıkmak için önceden bilet almak gerekiyor. Biz bu işlemi yapmaya önceden fırsat bulamadığımızdan Pisa’ya geldiğimizde kuleyi dışardan izlemekle yetineceğimizi sanıyorduk. Geç saatlerde de olsa bilet bulabiliriz umuduyla bilet ofisine girdiğimizde saat 17:40 için bilet olduğunu öğrendik. Hemen iki bilet alıp parka geri döndük. Yaklaşık 4 saatimiz vardı. Bu süre içinde kulenin hemen yanında yükselen katedrali gezme fırsatımız oldu. Park etrafında uzun bir tur yaptıktan sonra dinlenmek ve açlığımızı gidermek için bir restorant aramaya başladık. Seçenekler çoktu, yaklaşık yarım saatlik arayıştan sonra kuleyi tam cepheden gören ama ayak altı olmayan tenha bir restorant bulduk. Adı La Buca. Çıkmaz bir sokağın sonunda bulunan <span class="cosmo-highlight"><em><strong>La Buca</strong></em></span>’nın bahçesine girdiğimizde garsonlar masaların üstündeki örtüleri topluyorlardı. Saat 15:30 olmasına rağmen restoran kapanmak üzereydi. Ancak garson bizi geri çevirmedi. Restoranın bomboş bahçesinde Pisa Kulesi manzarasıyla karnımızı doyurduk.</p>
<div id="attachment_15234" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Pisa_17.jpg"><img class="size-large wp-image-15234" title="Pisa_17" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Pisa_17-650x487.jpg" alt="La Buca’nın bahçesinden Pisa" width="600" height="449" /></a><p class="wp-caption-text">La Buca’nın bahçesinden Pisa</p></div>
<p>Bilet saatimiz yaklaştığında kulenin yanındaki bekleme salonuna geçtik. Kuleye çıkanlar çantalarını aşağıda bırakmak zorunda. Çantalarımızı bize özel kilitli bölümlere koyduktan sonra kulenin dibinde beklemeye başladık. Saat 17:40’ı gösterdiğinde grubumuzun kuleye girişine izin verildi. Zirveye çıkarken merdiven basamaklarının durumu dikkat çekiciydi. Yüzlerce yıl kuleye çıkanların adımlarıyla basamaklar çukurlaşmıştı. Kıvrıla kıvrıla yükselen merdivenlerde bu çukurlar eğime göre sağda ya da solda yoğunlaşmıştı. Merdivenlerden çıkarken dışarıyı göremesek de kulenin hangi tarafında olduğumuzu yılların etkisiyle aşınan bu basamaklardan anlayabiliyorduk. 56 metrelik kulenin zirvesine 294 basamakla ulaştık.</p>
<div id="attachment_15233" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Pisa_09.jpg"><img class="size-large wp-image-15233" title="Pisa_09" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Pisa_09-650x434.jpg" alt="Pisa Kulesi ve fayton" width="600" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Pisa Kulesi ve fayton</p></div>
<p>Zemin  kat üstünde inşa edilen 6 yuvarlak sütun ve üst kattan oluşan kulenin zirvesine ulaştığımızda aslında bu kulenin yapım amacı olan dev çanlarla karşılaştık. Pisa kentinin manzarasına kulenin yanındaki katedralin kubbeleri karışıyordu. Bir yandan güneş batmaya hazırlanırken tam karşımızdan yağmur bulutları yaklaşmaya devam ediyordu.</p>
<p>Pisa Kulesi, kendisini çevreleyen <strong>Piazza dei Miracolo</strong>’nun sadece bir yapısı. Mucizeler Meydanı’nda görülmeye değer diğer bianalar da var. Bunların başında Pisa Katedrali Duomo di Pisa, vaftizhane Battistero ve mezarlık Campo Santo Monumentale’nin yanı sıra opera binası Museo del Opera del Duomo da bulunuyor.</p>
<p>Pisa’nın zirvesinde yeterince kaldıktan sonra aşınmış merdivenlerden aşağı indik. Saat 19:00’a yaklaşırken Pisa turumuzu tamamlamıştık. Bir sonraki durağımız La Spezia’ya yetişmek için tren istasyonuna geri döndük.</p>
<div id="attachment_15236" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Pisa_05.jpg"><img class="size-large wp-image-15236" title="Pisa_Tower_black_white" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Pisa_05-650x434.jpg" alt="Kulenin eğimi katedralin yanından daha iyi görünüyor" width="600" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Kulenin eğimi katedralin yanından daha iyi görünüyor</p></div>
<div class="cosmo-hr">&nbsp;</div>
<div class="cosmo-box info medium "><div class="fl"><span class="cosmo-ico"></span><h5>Eğime çözüm</h5><p>10 yıl süren restorasyon çalışmasından sonra yıkımdan son anda kurtulmuş. Kulenin yapımına 1174 yılında başlanmış. Henüz yapım aşamasındayken eğriliği anlaşılan kule bütün olumsuzluklara karşın 1399 yılında bitirilmiş. Mimar Bonanno Pisano, Gherardo di Gherardo, Giovanni Pisano, Giovanni di Simone tarafından inşa edilen kule 1990 yılında başlayan ve yaklaşık 10 yıl süren restorasyon çalışmasından sonra yıkımdan son anda kurtulmuş. Bu çalışmalarla eğrilik 45,72 santimetre kadar düzeltilmiş ve yapı 1838&#8242;deki konumuna geri döndürülmüş.</p></div><div class="fr arrow green"><a href="" class="button medium rectangle blue">Pisa Kulesi - <span class="desc">Dik durmaya çalışıyor</span></a></div> </div>
<div class="cosmo-hr">&nbsp;</div>
<h2>Teknik Bilgiler</h2>
<div class="cosmo-unorderedlist arrow">
<ul>
<li>Miracoli Meydanı Yüksekliği : Yaklaşık 2 metre (6 feet)</li>
<li>Yükseklik: 55,863 metre (183 ft 3 inc), 8 kat</li>
<li>Dış Çap: 15,484 metre.</li>
<li>İç Çap: 7,368 mrtre</li>
<li>Eğim açısı: 5.5° derece veya 4.5° derece (düşeyden)</li>
<li>Ağırlık: 14.700 ton</li>
<li>Duvar kalınlığı : 2,4 metre (8 ft)</li>
<li>Toplam Çan sayısı: 7, Gamlı tuned, saat yelkovanı yönünde.</li>
<li>1.nci çan: L&#8217;assunda 1564 dökümü,yapan Giovani Pietro Orlandi ağırlık 3.620 kg (7.981 lb)</li>
<li>2.nci çan: il crocifisso 1572 dökümü, yapan vincenzo Possenti ağırlık 2.462 kg (5.428 lb)</li>
<li>3.ncü çan: san Ranieri, 1719-1721 dökümü, yapan Giovanni Andrea Moreni ağırlık 1.148 kg (3.192 lb)</li>
<li>4.ncü çan : La Terza (birinci küçük) 1473 dökümü,ağırlık 300 kg (661 lb)</li>
<li>5.nci çan: La Dasquereccio, 1262 dökümü, yapan Lattering ağırlık 1.014 kg (2.235 lb)</li>
<li>6.ncı çan : il Vespruccio (ikinci küçük) 14.nci yüzyıl dökümü tekrar 1501, yapanNicola di Jacobo ağırlık 1.000 kg (2.205 lb)</li>
<li>7.nci çan: Del Pozzetto, 1606 dökümü ağırlık 652 kg (1.437 lb)</li>
<li>Çan kulesine adımlar: 294</li>
</ul>
</div>
<div class="cosmo-hr">&nbsp;</div>
<h2>Pisa Rotamız</h2>
<p><iframe src="http://maps.google.ch/maps?f=d&amp;source=s_d&amp;saddr=Stazione+Pisa+Centrale,+Piazza+della+Stazione,+Pisa,+Italy&amp;daddr=43.71619,10.40209+to:43.7177701,10.4021558+to:43.72187,10.40212+to:43.72316,10.39646+to:Pisa+Tower,+Pisa,+Italy&amp;hl=en&amp;geocode=FUbymgIdPqueACkZaZfunJHVEjFp9rxf41zm5w%3BFV4OmwIdKrmeACnjT4-ZmJHVEjGRmA3TkCwIEw%3BFYoUmwIda7meACl9ZwhpopHVEjEAfEXokCwIEw%3BFY4kmwIdSLmeACm3AEZxpJHVEjEAyIbRkCwIEw%3BFZgpmwIdLKOeACkLwbIZp5HVEjFh0f_pkCwIEw%3BFeoomwIdCJ2eACED_FTVsansMg&amp;aq=0&amp;oq=Pisa+cen&amp;sll=43.719582,10.401735&amp;sspn=0.012949,0.027874&amp;dirflg=w&amp;mra=dpe&amp;mrsp=4&amp;sz=16&amp;via=1,2,3,4&amp;ie=UTF8&amp;t=m&amp;ll=43.719567,10.401735&amp;spn=0.03722,0.051413&amp;z=14&amp;output=embed" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" width="600" height="600"></iframe><br />
<small><a style="color: #0000ff; text-align: left;" href="http://maps.google.ch/maps?f=d&amp;source=embed&amp;saddr=Stazione+Pisa+Centrale,+Piazza+della+Stazione,+Pisa,+Italy&amp;daddr=43.71619,10.40209+to:43.7177701,10.4021558+to:43.72187,10.40212+to:43.72316,10.39646+to:Pisa+Tower,+Pisa,+Italy&amp;hl=en&amp;geocode=FUbymgIdPqueACkZaZfunJHVEjFp9rxf41zm5w%3BFV4OmwIdKrmeACnjT4-ZmJHVEjGRmA3TkCwIEw%3BFYoUmwIda7meACl9ZwhpopHVEjEAfEXokCwIEw%3BFY4kmwIdSLmeACm3AEZxpJHVEjEAyIbRkCwIEw%3BFZgpmwIdLKOeACkLwbIZp5HVEjFh0f_pkCwIEw%3BFeoomwIdCJ2eACED_FTVsansMg&amp;aq=0&amp;oq=Pisa+cen&amp;sll=43.719582,10.401735&amp;sspn=0.012949,0.027874&amp;dirflg=w&amp;mra=dpe&amp;mrsp=4&amp;sz=16&amp;via=1,2,3,4&amp;ie=UTF8&amp;t=m&amp;ll=43.719567,10.401735&amp;spn=0.03722,0.051413&amp;z=14">Harita</a></small></p>
<div class="cosmo-hr">&nbsp;</div>

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-15-15228">

	<!-- Slideshow link -->
	<div class="slideshowlink">
		<a class="slideshowlink" href="http://www.uzaklar.com/pisa-kulesinin-sirri/?show=slide">
			[Gallery not found]		</a>
	</div>

	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.uzaklar.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=15&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-318" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_01.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_01" alt="Pisa_01" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_01.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-319" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_02.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_02" alt="Pisa_02" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_02.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-320" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_03.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_03" alt="Pisa_03" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_03.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-321" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_04.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_04" alt="Pisa_04" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_04.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-322" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_05.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_05" alt="Pisa_05" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_05.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-323" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_06.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_06" alt="Pisa_06" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_06.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-324" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_07.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_07" alt="Pisa_07" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_07.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-325" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_08.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_08" alt="Pisa_08" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_08.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-326" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_09.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_09" alt="Pisa_09" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_09.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-327" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_10.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_10" alt="Pisa_10" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_10.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-328" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_11.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_11" alt="Pisa_11" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_11.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-329" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_12.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_12" alt="Pisa_12" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_12.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-330" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_13.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_13" alt="Pisa_13" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_13.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-331" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_14.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_14" alt="Pisa_14" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_14.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-332" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_15.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_15" alt="Pisa_15" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_15.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-333" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_16.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_16" alt="Pisa_16" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_16.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-334" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_17.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_17" alt="Pisa_17" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_17.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-335" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_18.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_18" alt="Pisa_18" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_18.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-336" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_19.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_19" alt="Pisa_19" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_19.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-337" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_20.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_20" alt="Pisa_20" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_20.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-338" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_21.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_21" alt="Pisa_21" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_21.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-339" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_22.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_22" alt="Pisa_22" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_22.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-340" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_23.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_23" alt="Pisa_23" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_23.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-341" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_24.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_24" alt="Pisa_24" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_24.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-342" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_25.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_25" alt="Pisa_25" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_25.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-343" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_26.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_26" alt="Pisa_26" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_26.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-344" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_27.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_27" alt="Pisa_27" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_27.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-345" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_28.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_28" alt="Pisa_28" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_28.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-346" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_29.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_29" alt="Pisa_29" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_29.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-347" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/Pisa_30.jpg" title=" " class="shutterset_set_15" >
								<img title="Pisa_30" alt="Pisa_30" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Pisa/thumbs/thumbs_Pisa_30.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-navigation'><span class="current">1</span><a class="page-numbers" href="http://www.uzaklar.com/pisa-kulesinin-sirri/?nggpage=2">2</a><a class="next" id="ngg-next-2" href="http://www.uzaklar.com/pisa-kulesinin-sirri/?nggpage=2">&#9658;</a></div> 	
</div>


]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/pisa-kulesinin-sirri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milano’da 1 gün</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/milanoda-1-gun/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/milanoda-1-gun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 21:52:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Remzi Gökdağ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoldan Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[Milano]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=15201</guid>
		<description><![CDATA[Remzi Gökdağ &#8211; Milano’ya Zürih&#8217;ten trenle geldik. Bu nedenle kentle ilgili ilk izlenimimiz tren istasyonu Milan Centrale’di. Diğer Avrupa kentlerindeki benzerlerinden bir farkı yok Milano Garı&#8217;nın. Gideceği yere ulaşmanın telaşındaki yolcular dört bir yana koşturuyor. Giden ve gelen yolcular istasyonun ana giriş kapısında birbirine karışmış durumda. Kentte 24 saatten az bir zamanımız var. Her anı tasarruflu kullanmak zorundayız. Santa Maria delle Grazie - Last Supper Milan denince ilk akla gelen kuşkusuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Remzi Gökdağ &#8211; Milano’ya Zürih&#8217;ten trenle geldik. Bu nedenle kentle ilgili ilk izlenimimiz tren istasyonu <a href="http://g.co/maps/ctv7w" target="_blank">Milan Centrale</a>’di. Diğer Avrupa kentlerindeki benzerlerinden bir farkı yok Milano Garı&#8217;nın. Gideceği yere ulaşmanın telaşındaki yolcular dört bir yana koşturuyor. Giden ve gelen yolcular istasyonun ana giriş kapısında birbirine karışmış durumda. Kentte 24 saatten az bir zamanımız var. Her anı tasarruflu kullanmak zorundayız.</p>
<h2>Santa Maria delle Grazie - Last Supper</h2>
<p>Milan denince ilk akla gelen kuşkusuz <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Leonardo_da_Vinci" target="_blank">Leonardo da Vinci</a>. Ünlü heykeltraşın kente en büyük armağanı ise <a href="http://g.co/maps/gx5ec" target="_blank">Santa Maria delle Grazie</a> Kilisesi’nin yemekhanesinin duvarına boyadığı ünlü<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Son_Ak%C5%9Fam_Yeme%C4%9Fi_(tablo)" target="_blank"> Last Supper</a> tablosu.</p>
<p>Tren garından Last Supper freskinin bulunduğu Santa Maria delle Grazie Kilisesi’ne kırmızı hatta bulunan metroyla ulaşmak mümkün. Arada 7 durak var. Conciliazione istasyonunda indikten sonra 5 dakikalık yürüme mesafesinde bulunuyor kilise.</p>
<div id="attachment_15203" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/milan_metro_map.jpg"><img class="size-large wp-image-15203" title="milan_metro_map" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/milan_metro_map-650x463.jpg" alt="Milano Metro Haritası" width="600" height="427" /></a><p class="wp-caption-text">Milano Metro Haritası</p></div>
<p>Leonardo&#8217;nun 3 yılda tamamladığı bu çalışması yıllara meydan okuyamamış. Zaman içinde doğal etkenlerle özelliğini yitirmiş. Doğal nedenlere bir de savaşlar eklenince fresk özelliğini tamamen yitirmiş. İtalyan hükümetinin çabalarıyla aslına uygun yenilenen eser günümüzde milyonlarca turistin kentte ilk uğradığı nokta olarak biliniyor.</p>
<div id="attachment_15204" class="wp-caption alignright" style="width: 160px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Milan_metro_ticket.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-15204" title="Milan_metro_ticket" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Milan_metro_ticket-150x150.jpg" alt="Milan metro ticket" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">Milan metro ticket</p></div>
<p>Kiliseye girebilmek için önceden bilek almak şart. Kapıya gelip içeri girmeniz olanaksız. Burayı ziyaret etmek isteyenler aylar önce<a href="http://www.tickitaly.com/galleries/davinci-last-supper.php" target="_blank"> rezervasyon</a> yaptırıp bilet alması gerekiyor. Orjinal boya zamana yenik düşüp buharlaşsa da gelenler Leonardo’nun dahi çizimine bakıp büyülenebilir. Burada saatlerce zaman geçirmeniz sözkonusu değil. Ziyaret için 15 dakikanız var. Giriş saatinden 20 dakika önce kapıda olmanız gerekiyor. 25 kişilik gruplar halinde salona girilebiliyor. Fotoğraf ve video çekimi ise kesinlikle yasak.</p>
<p>Kilisenin arka bölümünde Leonardo&#8217;nun eşsiz tasarımlarının orjinal çizimleri bulunuyor. Salonun her iki yanında bulunan çizimlerin zarar görmemesi için bütün camlar siyah örtüyle kaplanmış. Da Vinci’nin zamanının ötesinde düşünebilme kabiliyetini bu endüstriyel çizimlerden görmek mümkün. Bu çizimler içinde uçaklar, trenler ve otomobiller, gemiler, radyolar, eski müzik aletleri, bilgisayar, pil, telefon, ilk transatlantik kablo parçaları, interaktif bilim atölyelerinin tasarımları da yer alıyor.</p>
<div id="attachment_15225" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/DSC_8017.jpg"><img class="size-large wp-image-15225" title="TheLastSupper" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/DSC_8017-650x464.jpg" alt="The Last Supper Leonardo da Vinci Milano" width="600" height="428" /></a><p class="wp-caption-text">The Last Supper Leonardo da Vinci Milano</p></div>
<p>Yaklaşık iki saat süren bu ziyaretlerin ardından kendimizi kentin sokaklarına attık. Havanın güzelliğinin de yardımıyla saatlerce yürüdük. Önce Corso Magenta caddesiyle kent merkezine yöneldik. Hoşumuza giden sokaklara girdik. Elimizde takip etmemiz gereken sabit bir güzergah yoktu ve biz bu hakkımızı en iyi bir biçimde değerlendirdik.</p>
<h2> Luini ve panzerotto</h2>
<div id="attachment_15205" class="wp-caption alignright" style="width: 160px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/milan_map.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-15205" title="milan_map" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/milan_map-150x150.jpg" alt="Milano haritası" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">Milano haritası</p></div>
<p>Kentin kalbi sayılan Duomo Meydanı’na ulaştığımızda karşımıza çıkan ilk bina <a href="http://g.co/maps/upamj" target="_blank">Duomo Katedrali</a> oldu. Ancak katedrali detaylı bir biçimde ziyaret edebilmemiz için önce karnımızı doyurmamız ve biraz dinlenmemiz gerekiyordu. Duomo meydanı yakınlarında daha önceden belirlediğimiz bir mekana uğradık. En az turistler kadar yerlilerin de akınına uğrayan bu fast food cafenin adı <a href="http://g.co/maps/wphp5" target="_blank">Luini</a>’ydi. Milano’ya gelip uğramadan geçilemeyecek bir nokta. Kapıda uzunca bir kuyruk vardı ama hızlı ilerliyordu. Luini’den içeri girdiğimizde siparişimize de hazırdık. Birkaç metrekarelik alanda aynı anda 5 kasadan sipariş verilebiliyor. Burada yenen en ünlü yiyecek panzerotto. Fiyatı 1.5 euro. Tadı ise fiyatıyla karşılaştırılamayacak oranda lezzetli. İçine mozerella konmuş ve yağda kızartılmış pizza hamurunu düşünün. Biraz domates sosuyla tadlandırılmış. En önemli özelliği de sıcak sıcak servis ediliyor olması. Elinize aldığınızda yemeden önce biraz beklemek gerekebilir. Bizim gibi zamanı dar turistler için ideal bir öğle yemeği. Çeşitleri de var. Çilekli, muzlu tatlı örnekleri girişteki menüde ve vitrinde olmasına karşın buraya her giren elinde klasik yağda kızarmış panzerotto ile çıkıyor. Milano’ya yolu düşenler için adresi <em><a href="http://g.co/maps/wphp5" target="_blank">Via Santa Radegonda, 16 20121 Milano</a>.</em></p>
<div id="attachment_15219" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/DSC_8041.jpg"><img class="size-large wp-image-15219 " title="Luini Milano" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/DSC_8041-650x435.jpg" alt="Luini Milano" width="600" height="401" /></a><p class="wp-caption-text">Luini Milano</p></div>
<p>İtalya’nın kuzeyindeki Lombardiya bölgesinin başkenti Milano’da yaklaşık 1.5 milyon kişi yaşıyor. Kent, dünya modasının merkezi olarak biliniyor. Aynı zamanda ülkenin bankacılık ve medya sektörünün de merkezi. Kentin önemi yüzyıllar öncesinden geliyor. Milattan önce üçüncü yüzyılda Romalılar buraya yerleşmiş. MS 4. yüzyıla gelindiğinde Roma İmparatorluğu&#8217;nun başkenti olmuş. Ortaçağ boyunca ünlü Visconti ve Sforza ailelerinin etkisinde kalan kent Rönesansla Yeni Atina olarak adlandırılmış. 2. Dünya Savaşı’nda ağır bombardımana uğrayan kent, kısa sürede enkaz haline gelmiş. İtalyanların başarılı restorasyon çalışmalarından sonra taş üstünde taş kalmayan kent günümüzdeki halini almış.</p>
<p><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Milano_29.jpg"><img class="size-large wp-image-15206 alignnone" title="Milano_29" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Milano_29-650x434.jpg" alt="" width="600" height="400" /></a></p>
<h2>Milano Katedrali</h2>
<p>Kentin en gösterişli yapısı olan katedralin gölgesinde panzerottolarımızı yedikten sonra sıra katedralin içini görmeye geldi. Hava biraz bulutlanmaya başlamıştı. Yağmur her an yağmaya hazır gibi görünüyordu. Bu nedenle ilk tercihimizi yağmura yakalanmadan önce katedralin tepesinde geçirmekten yana kullandık. 5 euro’luk biletlerle katedralin zirvesine asansörle çıkmak mümkün. Dileyen yürüyerek de merdivenleri çıkabiliyor. Biz merdivenlerde harcayacağımız enerjiyi kentin görmediğimiz sokaklarına saklamak için asansörü tercih ettik. 6 kişilik küçük bir asansörle zirveye ulaştık. Kenti ziyaretimiz paskalya tatiline rastladığından çok sayıda İtalyan katedralin tepesindeydi. Yerli ziyaretçilerin sayısı turistlerden fazlaydı.</p>
<div id="attachment_15207" class="wp-caption alignright" style="width: 160px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Milan_cathedral_lift_ticket.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-15207" title="Milan_cathedral_lift_ticket" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Milan_cathedral_lift_ticket-150x150.jpg" alt="Milano katedral bileti" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">Milano katedral bileti</p></div>
<p>45 metrelik yükseklikten kenti görmek güzel bir tecrübe olsa da asıl güzellik hemen katedralin önündeki meydanda toplanan insanları izlemekteydi. Milano&#8217;nun merkezinde aynı adı taşıyan Piazza Del Duomo meydanında bulunan katedral, Roma&#8217;daki Aziz Petrus Bazilikası, Londra&#8217;daki Aziz Paulus ve Sevilla kiliselerinden sonra Avrupa&#8217;nın dördüncü büyük katedrali ünvanını taşıyor. 11.700 metrekare yüzey alanı ve 10 bin kişilik hacmiyle İtalya Cumhuriyeti&#8217;nin en büyük Vatikan&#8217;da bulunan Aziz Petrus Bazilikasından sonra İtalya yarımadasının en yüksek ikinci kilisesi olan katedralin zirvesinde yaklaşık 1 saat kaldıktan sonra içini gezmeye başladık. Dini gün olduğundan içerde tören vardı. Turistler sessiz bir şekilde katedrali gezerken ibadet için gelenler de aynı sessizlikte dua ediyorlardı.<br />
Katedralin hemen yanında bulunan cam kubbeli çarşı Galleria Vittorio Emanuele imzasını taşıyor. 1870’lerde İtalyan birleşmesinin şerefine inşa edilen yapı aynı zamanda kentte ilk elektrik ışığının görüldüğü yer olarak da biliniyor. Gösterişli bina, İtalya’nın bu ünlü kentinin pırıltısını yansıtan en önemli yapılardan biri.</p>
<p>Cam kubbeli çarşının diğer kapısından çıktığımızda kendisiyle aynı adı taşıyan meydandaki La Scala opera binasıyla karşılaştık. La Scala (ya da Teatro alla Scala) İtalya&#8217;nın ve dünyanın en tanınan opera binalarından biri. 3 Ağustos 1778&#8242;de Nuovo Regio Ducal Teatro alla Scala adı altında Salieri&#8217;nin Europa riconosciuta operası ile açılmış.</p>
<p>Operanın girişindeki Museo Teatrale alla Scala (La Scala Müzesi) kapalıydı. Müzede operanın tarihine ait izler taşıyan heykellerin, resimlerin, kostümler ve belgelerin sergilendiğini duymuştum. Verdi, Requiem, Toscanini, Riccardo Muti adlarıyla birlikte anılan bu güzel yapıyı gezme imkanımız olmasa da etrafında bir tur attık.</p>
<h2>Pietro Verri ve Monte Napeolone</h2>
<p>Moda merkezine gelip merkezde neler yaşandığını görmeden dönmek olmaz. Kentin moda merkezi olarak bilinen bölgesi katedralden birkaç dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Quadrilatero d’Oro diye anılıyor. Bölgenin her sokağı başlı başına bir hikaye. Alışverişe meraklıların burada saatler geçirmesi mümkün. En önemli caddeleri Pietro Verri ve Monte Napeolone. Dar sokaklardaki ve caddelerdeki büyük markalar adeta birbirleriyle yarışıyor. Alışverişten ziyade sadece alışveriş edenleri izlemenin keyfine diyecek yok. Ellerindeki marka çantaları birbirlerine gösterme telaşındaki kadınlar kadar erkekler de bu sokakların müdavimlerinden. Burada karşılaştığımız insanların en önemli özelliği de son derece şık olmaları ve giyimlerine özen göstermeleri. Neden acaba?</p>
<p><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Milano_20.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-15208" title="Milano_20" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Milano_20-650x434.jpg" alt="" width="600" height="400" /></a></p>
<p>Milano sokaklarında dolaşıp gelatoların tadına bakmamak olmaz. Biz bu kuralı en sık uygulayanlardandık. Her fırsatta değişik gelatoculardan değişik tadları denedik. Sonuç: Tadı damağımızda kaldı!</p>
<h2>Sforzesco Şatosu</h2>
<p>Son durağımız Castello Sforzesco ve çevresindeki parklar oldu. Sforzesco Şatosu olarak bilinen bu tarihi bölge günümüzde Antik Çağ Sanatları Müzesi, Müzik Aletleri Müzesi ve Resim Galerisi gibi bölümlerde sergilenen çeşitli sanat koleksiyonlarını barındırıyor. Andrea Mantegna, Giovanni Bellini, Fra Filippo Lippi, Correggio ve Pontormo gibi Rönesans ve 17. yüzyıl İtalyan ustalarına ait yapıtların yer aldığı Resim Galerisi&#8217;nde, Fransız ve Flamenk yapıtlarından oluşan güzel bir koleksiyon da bulunuyor. Biz şatoya vardığımızda saat 18:00’i geçiyordu ve adını andığımız galeri ve müzelerin hepsi kapalıydı. Zaten Milano’da müze veya galeri gezmek gibi bir amacımız olmadığından bu durum bizi hiç etkilemedi. Şatonun tam arkasında yer alan Parco Sempione dinlenmek ve Milanoluları seyretmek için ideal bir duraktı. Baharın ilk günlerinde kendilerini parkın yeşil çimlerine atan gençler kentin gürültüsü ve trafiğinden uzak birbirlerini keşfetmenin tadını çıkarıyordu.</p>
<p><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Milano_24.jpg"><img class="alignright size-large wp-image-15214" title="Milano_24" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/Milano_24-650x434.jpg" alt="" width="600" height="400" /></a></p>
<h2>Gay Odin</h2>
<p>Dönüşte hava kararmaya başlamıştı. Castello Sforzesco’nun içinden tekrar geçerek geldiğimiz alana çıktık. Saate bakarken dikkatimi bir tabela çekti. Hemen saatin altındaydı ve kahverengi zemine beyaz harflerle (tarihi mekanları gösteren tabelalar bu renk) <a href="http://www.gay-odin.it/" target="_blank">Gay Odin</a> ve altında sadece ‘cioccolato’  kelimesini anlayabildiğim birşeyler yazıyordu. En altta da adres ve bir ok.</p>
<div id="attachment_15209" class="wp-caption alignright" style="width: 160px"><a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/DSC_8213.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-15209" title="Gay Odin Cioccolato" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2012/04/DSC_8213-150x150.jpg" alt="Gay Odin Cioccolato" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">Gay Odin Cioccolato</p></div>
<p>Elimizdeki harita fazla detaylı olmadığından adresi bulamadık ama yakınlarda bir yer olmalıydı. Şansımızı denemekte yarar var diye düşündük ve adresi aramaya başladık. Neyle karşılaşacağımızı bilmiyordum ama tahminim çikolatalarıyla ünlü bir mağaza ya da cafeydi. Girdiğimiz ana caddede uzun süre ilerlememize karşın adrese ulaşamamıştık. Az önce gördüğümüz tabelayı fotoğraf makinamla kaydettiğimden adrese bir kez daha baktım. Yürüdüğümüz cadde uzundu ve şansımızı fazla zorlamadan geri dönerek tabeladaki ok istikametindeki başka sokaklara girmeyi denedik. Aslında neyle karşılaşacağımızı bilmeden bu kadar zamanı boşa harcama riski de kafamızı kurcalıyordu. Şansımızı üzerinde sokak adı olmayan bir caddede kullandık. Biraz ilerde tabelayı bulduk. Doğru yoldaydık. 19 numaraya ulaştığımızda hedefimize varmıştık. Cadde üzerindeki diğer mağazalar kapalı olmasına rağmen Gay Odin açıktı ve vitrininde sergilenen çikolatalar bize ‘merhaba, içeri buyrun’ diyordu. Girdik. Gözlerimiz tezgahtaki ve raflardaki çikolatalardaydı. Görevli kadın içerdeki tek müşteriyle ilgileniyordu. Bu ilgi biraz ileri gitti bize zaman gelmiyordu. Biz de bunu fırsat bilip raftaki bütün çikolataları incelemeye başladık. Önümüzdeki müşteri alışverişini nihayet tamamladı ve kartını tezgahtara uzattı. Kart çalışmadı. Bir süre daha beklemeye başladık, önümüzdeki adam dönüp birşeyler söylese de anlamadık ama ona ‘acele etme, biz bekleriz’ dedik. Bu sırada ikinci tezgahtar alt kattan çıktı ve yanımıza geldi. Gözüme kestirdiğim bir çikolatayı gösterdim ama onun yemeklerde kullanılan şekersiz bir tür olduğunu öğrenince önceden seçtiğim çikolatalardan birine geçtim. İtalyan müşteri hala parasını ödeyememişti. Ürünleri tek tek gözterip neler olduğunu sorduk. Genç tezgahtar sabırla her sorumuzu yanıtladı. Yarım İngilizcesiyle bu mekanın tarihçesini anlattı. Merkezi Napoli’de olan yüz yıllık bir çikolatacıymış. Aldıklarımızı hemen denemeye başladık. Çıkarken, burayı aramaktaki ısrarımızın bu tada değer olduğunu anladık.</p>
<p>Dante caddesinde ilerlerken gözümüze kestirdiğimiz bir restoranda Milano’nun ünlü risotosunun ve pizzalarının tadına baktık.</p>
<p>Hava karardıktan sonra katedralin çevresi hareketleniyor. Zaman geçirmek için yolu buraya düşenlerin yanı sıra, buluşmaya gelenler, spor yapanlar, alışverişten dönenler ve katedralin sütunlarına bakanlar meydanın renkleri arasında yer alıyor.</p>
<h1>Milano TOP 10</h1>
<ol>
<li><strong>The Last Supper</strong>: Santa Maria delle Grazie Kilisesi’nde da Vinci’nin duvara boyadığı dünyaca ünlü tablosu.</li>
<li><strong>Sacrestia del Bramante:</strong> Da Vinci’nin çizimlerinin bulunduğu müze.</li>
<li><strong>Katedral:</strong> Milano’nun simgesi. Üst katına çıkıp Duomo Meydanı’nı ve kenti görebileceğiniz en iyi yer.</li>
<li><strong>Panzerotto:</strong> Luini’de tadına bakın. Pişman olmayacaksınız.</li>
<li><strong>La Scala Müzesi:</strong> Ünlü opera binasının başka bir yerde göremeyeceğiniz ayrıntıları.</li>
<li><strong>Sforzesco Şatosu:</strong> Binayı ve içindeki müzeleri kaçırmayın.</li>
<li><strong>Monte Napeolone Caddesi:</strong> Moda merkezinin kalbinin attığı cadde.</li>
<li><strong>Gay Odin:</strong> Merkezi Napoli’de bulunan çikolata dükkanında zevkinize uygun ürünleri bulabilirsiniz.</li>
<li><strong>Parco Sempione:</strong> Kentin gürültüsünden kurtulup dinlenebileceğiniz büyük park.</li>
<li><strong>Cam kubbeli çarşı:</strong> Duomo Meydanı’nda café ve mağazalarıyla ünlü çarşıda yürüyüş.</li>
</ol>
<h1>Güzergahımız</h1>
<p><iframe src="http://maps.google.ch/maps/ms?msa=0&amp;msid=200602312150614877360.0004bdf13b352ce1c234f&amp;ie=UTF8&amp;t=m&amp;ll=45.474457,9.186115&amp;spn=0.036112,0.051413&amp;z=14&amp;output=embed" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" width="600" height="600"></iframe><br />
<small><a style="color: #0000ff; text-align: left;" href="http://maps.google.ch/maps/ms?msa=0&amp;msid=200602312150614877360.0004bdf13b352ce1c234f&amp;ie=UTF8&amp;t=m&amp;ll=45.474457,9.186115&amp;spn=0.036112,0.051413&amp;z=14&amp;source=embed">Milan</a> </small></p>
<p>&nbsp;</p>

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-14-15201">

	<!-- Slideshow link -->
	<div class="slideshowlink">
		<a class="slideshowlink" href="http://www.uzaklar.com/milanoda-1-gun/?show=slide">
			[Gallery not found]		</a>
	</div>

	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.uzaklar.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=14&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-282" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_01.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_01" alt="Milano_01" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_01.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-283" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_02.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_02" alt="Milano_02" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_02.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-284" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_03.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_03" alt="Milano_03" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_03.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-285" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_04.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_04" alt="Milano_04" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_04.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-286" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_05.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_05" alt="Milano_05" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_05.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-287" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_06.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_06" alt="Milano_06" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_06.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-288" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_07.JPG" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_07" alt="Milano_07" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_07.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-289" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_08.JPG" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_08" alt="Milano_08" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_08.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-290" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_09.JPG" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_09" alt="Milano_09" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_09.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-291" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_10.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_10" alt="Milano_10" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_10.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-292" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_11.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_11" alt="Milano_11" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_11.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-293" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_12.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_12" alt="Milano_12" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_12.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-294" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_13.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_13" alt="Milano_13" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_13.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-295" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_14.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_14" alt="Milano_14" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_14.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-296" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_15.JPG" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_15" alt="Milano_15" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_15.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-297" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_16.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_16" alt="Milano_16" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_16.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-298" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_17.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_17" alt="Milano_17" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_17.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-299" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_18.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_18" alt="Milano_18" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_18.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-300" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_19.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_19" alt="Milano_19" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_19.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-301" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_20.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_20" alt="Milano_20" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_20.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-302" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_21.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_21" alt="Milano_21" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_21.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-303" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_22.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_22" alt="Milano_22" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_22.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-304" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_23.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_23" alt="Milano_23" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_23.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-305" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_24.JPG" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_24" alt="Milano_24" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_24.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-306" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_25.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_25" alt="Milano_25" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_25.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-307" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_26.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_26" alt="Milano_26" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_26.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-308" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_27.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_27" alt="Milano_27" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_27.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-309" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_28.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_28" alt="Milano_28" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_28.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-310" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_29.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_29" alt="Milano_29" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_29.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-311" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/Milano_30.jpg" title=" " class="shutterset_set_14" >
								<img title="Milano_30" alt="Milano_30" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/Milano/thumbs/thumbs_Milano_30.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-navigation'><span class="current">1</span><a class="page-numbers" href="http://www.uzaklar.com/milanoda-1-gun/?nggpage=2">2</a><a class="next" id="ngg-next-2" href="http://www.uzaklar.com/milanoda-1-gun/?nggpage=2">&#9658;</a></div> 	
</div>


<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/milanoda-1-gun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Singapur ve Batam Notları</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/singapur-ve-batam-notlari/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/singapur-ve-batam-notlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Feb 2012 13:31:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoldan Notlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=15190</guid>
		<description><![CDATA[2010 Şubat ayında ben ve oğlum Demir, bir haftalığına Uzakdoğu’nun İsviçresi denilen Singapur ve komşu Endonezya adası Batam’da tatil yaptık. Ben Singapur’la ilgili önceki gezi izlenimlerimi daha öncesinde çeşitli gezi portallarına yazmıştım. Bu nedenle tekrara düşmemek için, bu kez oğlumdan gezimizi kaleme almasını istedim. Beni kırmadı, aklıma gelemeyecek ayrıntılarla dolu bir yazı yazdı. Eşim olmadan çıktığımız gezilerde maceranın dozu biraz yükseliyordu, Demir bunları biraz vurgulamış, ben de bir kez daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>2010 Şubat ayında ben ve oğlum Demir, bir haftalığına Uzakdoğu’nun İsviçresi denilen Singapur ve komşu Endonezya adası Batam’da tatil yaptık. Ben Singapur’la ilgili önceki gezi izlenimlerimi daha öncesinde çeşitli gezi portallarına yazmıştım. Bu nedenle tekrara düşmemek için, bu kez oğlumdan gezimizi kaleme almasını istedim. Beni kırmadı, aklıma gelemeyecek ayrıntılarla dolu bir yazı yazdı. Eşim olmadan çıktığımız gezilerde maceranın dozu biraz yükseliyordu, Demir bunları biraz vurgulamış, ben de bir kez daha elden geçirip; bu uzak, egzotik, enerjik, sıcak adaları merak eden siz okuyucular için, aşağıdaki gezi anı ve öyküsü olarak toparladım.(Cengiz Özder) </em></p>
<h3>Demir E.Özder</h3>
<p>Uzun olduğu için yorucu bir uçak seyahatinden sonra Singapur Changi havalimanına inmiştik. Orkideli merdivenlerden inip, bizden vize istemeyen ve Türk pasaportlarına şüpheyle bakmayan güleryüzlü ve hızlı çalışan bir kontrolden geçip, otelimize gitmek üzere taksiye bindik. Çift yönlü ama trafiğin soldan ve hızlı seyrettiği bir otoyoldan şehir merkezine doğru yol aldık. Yolun üzerini şemsiye gibi kapatan görkemli tropikal ağaçlar, ortadaki refüjdeki rengarenk çiçekleri kızgın güneşten koruyordu..</p>
<p>Şehir varoşları bile, aynen önceki seyahatlerimizde olduğu gibi tertipli idi. İlk izlenimimiz dünyanın yaşadığı krize rağmen, bu ülkede ekonomik kriz yaşanmıyor oluşuydu, çünkü hala sağda solda yeni gökdelenlerin inşa halindeydi. Sonradan görecektik, şehirde olağanüstü büyük ve görkemli bir çok yeni yapılar yapılmıştı ve bu küçük ada ülkesi aslında bir ekonomi devi idi!</p>
<p>Otelimiz Çin mahallesinin hemen kenarında, Japon kökenli bir oteller zincirine aitti. 20 küsür kattaki odamızdan Singapur nehrinin ağzı, Marina Bay ve yeni inşa edilmiş olan üçüz kule gökdelenlerin üzerine büyük bir gemi yerleştirilmiş izlenimi veren o tuhaf mimarisi ile, yeni yapılmış olan kumarhane ve otel kompleksi (Marina Bay Sands) görünüyordu.</p>
<p>Dışarı çıktık, Singapur’un en hareketli noktasındaydık. “Chinatown” denilen bu mahalle, geleneksel Çin ve koloni dönemi mimarisini yer yer koruyabilmiş, ucuz çin malı ürünler satan dükkanlar, gece pazarları, yeme içme noktaları, Hint ve Çin tapınakları ile hareketli bir turistik merkez. Seyahat tarihimize denk gelen Çin yeni yıl bayramı nedeni ile, çevre kırmızı ve altın rengi süslenmişti ve gerçekten görülmeye değerdi.</p>
<p>Hemen daha ilk ara sokaklarda sokak büfecileri çeşitli Çin yemekleri yaparlardı ve babam orada sabah akşam farklı bir Çin yemeğini denerken, ben yanında ona eşlik etmeden oturduğum için, bana içerlerdi! Ne yapacaktım? Örneğin hamburgercilerde sabahları öyle değişik ve kuvvetli kahvaltı menüleri çıkıyordu ki, ben oraları tercih ediyordum! Çin mahallesini dikey kesen kalabalık sokağın en ucunda, girişi boyalı heykellerle çok belirgin olan bir Hint tapınağı vardı ki, eğer Pazar günleri ayin zamanı denk gelmişseniz, içeri girdiğinizde çok yabancı farklı ama renkli bir dünyaya girmiş oluyordunuz. Tertemiz tören sarilerini giymiş Hintli kadınlar sarı çiçekler ve çeşitli meşrubat, çerez vs. oluşan adaklarını kafalarının üzerinde ön plandaki süslü sunağa taşırken, yan avludan gelen davul sesleri ve ilahiler tapınağın içini doldururdu. Heryerde yakılmış binbir çeşit tütsünün sarhoş edici kokusu, dua nidaları, yerlerde sürünerek ibadet edenler! Kimse kimse ile ilgili değildi, burası sanki bir mahşer yeriydi!</p>
<p>Singapur’da genelde heryerden heryere ulaşım kolaydı. Chinatown metro istasyonuna indik, aynı yerli halk gibi ulaşım kartı edindik. Sonra bütün ziyaretçilerin durağı, ünlü alışveriş caddesi Orchard Road’a geçtik. Her iki tarafında her biri İstanbul’un büyük AVM’ leri boyutunda sayısız alışveriş merkezi, restaurantlar ve gece klüplerinin bulunduğu bu şehrin en haraketli yeri olan caddesinde, alışveriş merkezlerinin serinliğinden yararlandık. Daha önceki tecrübelerimizden de bildiğimiz için Suntec City alışveriş merkezine geçip burada mağazaları gezdik, buradaki tüm Asya mutfağından yemekler bulabileceğiniz şık büfelerde, yağda kızartılmış dim-sum ve çin böreği yedik. Oradan çıktık, karşı tarafındaki duryan meyvası biçiminde inşa edilmiş opera binasından geçip, başka bir kültür merkezinin içinden marina koyuna indiğimizde, artık inmekte olan akşamla birlikte ışıklanmaya başlamış muhteşem bir manzara ile karşılaştık! Kapitalizmin heykelleri dev gökdelenler bütün ihtişamıyla görüş alanınıza sığamıyorlardı. Kafamızı sola çevirdiğimiz anda ise devasa 3 lü kumarhane ve otel inşaatını görüyorduk. Bir turist kalabalığı içinde yavaş yavaş yürüyerek, nehirin üzerindeki kemerli köprüye çıktık. Sağda nehir boyunca şehrin eğlence merkezi, kafeteryalar, restoranlar ışıl ışıldı. Dev gökdelenlerin arasından yaya yürürken kafamızı kaldırdığımızda binalar üzerinize doğru geliyor, başımız dönüyor, düşecek gibi oluyorduk! Otelimizin önünden geçip tekrar Çin mahallesine geldik. Çin mahallesi deyince Çinlilerin sadece bu mahallede yaşadığını sanmayın, ülkenin %70 nüfusu Çinli ve kendi aralarında Kanton Çincesi konuşuyorlar. Nüfusun kalan kısımı Malay ve Hintliler. Sokaklarda o yoğun yemek kokusu içinde dayanamadık, bu yörelerin en ünlü yemeği kebabı satay kebabı ısmarladık. Çöp şiş benzeri olduğu için kuzu etinden satay bana yabancı gelmedi, yavan yedim. Babam ise şişleri ezilmiş yer fıstığı sosuna bandırarak, yanında soya sosu döktüğü haşlanmış pirinçle birlikte aynen yerlilerin yediği gibi yerdi.</p>
<p>Ertesi gün, fotoğraf makinemizin Singapur’un temposuna ayak uyduramayıp bozulduğunu fark ediyoruz. Önceki gezimizde aldatmaya yatkın tüccarlarla olumsuz tecrübe yaşadığımızdan(büyük pazarlık yapmamıza rağmen, iki adım ötede aldığımızın aynısını yarı fiyatınına görmüştük!) yine de Orchard caddesine gittik, bu kez yine sıkı bir pazarlığın ardından beğendiğimiz fotoğraf makinesini bizce(!) uygun bir fiyata alıyoruz.</p>
<p>Singapur bu dönemde Yeni yıl tatilinde; çoğu yer kapalı, şehir durgun, tatil havasında. Anlıyoruz biz burada vakit geçiremeyiz. Zaten aklımızda Malezya’nın Tioman adasına gitmek vardı, ama ne mümkün. Bütün seyahat acentaları kapalı; açık olan birisine giriyoruz, Türkiye’de çalışmış bir Almanla sohbet ederek tam bir saat sıra bekliyoruz. Hangi ada ve tatil merkezini sorduysak dolu çıkıyor, ya da günü bize uymuyor.</p>
<p>Otele döndüğümüzde otelin havuzunda kendimizi serinletip, jakuzide rahatlattıktan sonra ertesi gün için Endonezya’nın yakın adalarına gitmek üzere karar alıyoruz. Bilgisayar odasına gidip kendi turumuzu kendimiz aramaya koyulduk. Yakınlarda Batam adasında üç günlük bir paket var, gerçi planımızda olan Tioman adasının yerini tutmaz ama tek seçenek! ‘Zaten bu mevsimde Tioman denizi berrak değilmiş!’ diye avunuyoruz. Ertesi gün erkenden Endonezya’nın Batam adasına gitmek üzere yola koyulduk, Harbour bölgesindeki Vivo alışveriş merkezinden kalkan ferry’ lerle yaklaşık 1 saat 15 dakikalık bir yolculuğun ardından, Batam adasına ulaştık.</p>
<p>İlk başta deniz üzerindeki balıkçı köyleri incecik kayıklar üzerinde balık tutan gençler gelen gemilere yaklaşan satıcılar dikkatimizi çekiyor. Denizin ise oldukça kirli olduğunu görüyoruz. Bu cennet gibi adanın denizi nasıl bu denli pis olabilirdi? Cevabını almak için çok kafa yormadık, çünkü her şey gün gibi açıktı. Bir tarafta Singapur, güneş gibi parlayan bir devlet, diğer tarafta kalabalık ve izafi olarak fakir bir Endonezya. Singapur kapitalizmi Endonezyadaki ucuz iş gücünden yararlanıp, bütün kirli ağır sanayini bu ülkenin yakın adalarına kurduğundan, çevre kirleniyor olmalıydı. Adanın tropikal sahil dokusunun güzelliğine tezat, yer yer dev tersaneler ve fabrika binaları görüntü kirliliği de yaratmaktaydı.</p>
<p>Terk edilmiş gibi duran, şimdilerde bakımsız kalmış ama karakterli bir yerel ahşap mimarisi örneği iskele terminalinde indik. Herkes geçti, görevli bizim pasaportumuzu bir yerlere sordu. Bize vize uygulanmadığını düşünen babam görevliye:’ on sene önce Endonezya’ya geldim. Türklere vize uyguluyor olmamanız gerek!’ türünden bir şeyler söyledi. Neyse adam sonunda giriş mührünü vurdu, adaya ayak bastık. Kalabalıktan yoksun ve Hindistan cevizi ağaçlarıyla bezenmiş sahil, balta girmemiş ormanlar ve insanın gözünü yoran kuvvetli ekvator güneşi! İskelede bizi otelimize götürecek servis bizi bekliyor ve gelmemizle birlikte bizi kaptığı gibi otele götürüyor. Otelde bize odaklanan bir ilgi var, güleryüzlü otel çalışanları getirdikleri kokulu havlular ve hoş geldin içkileri ile bizleri şımartıyorlar. Odamızın manzarası güzel, turkuvaz havuz ve etrafındaki mamur bahçelerin ötesinde, otelin dışında tepelerle birlikte tropikal cangıl yani yağmur ormanı görülüyordu.</p>
<p>Havuza indik, beyaz bulutlarla süslenmiş mavi göğün altında, gölge bir yerde uzandık, zaman kavramını kaybettik. Bir suni göl gibi büyük ama girift şekilli havuza girdim, saatlerce yüzdüm. Havuzda bir köşede Türk’e benzeyen otel müdürü ile sohbet ettim, Kıbrıs Rum kökenli ve hayret ki güleryüzlüydü. Sonra bir İngiliz çift ile tanıştım, uzun uzun sohbet ettik. Babamın yanına döndüğümde, uzun süreli ingilizce konuşma cesaretim yüzünden takdir aldım!</p>
<p>Sonra babam kalktı dolaşmaya gitti. Karşılardan bana el sallayıp; ‘gelsene!’ işareti yaptığını gördüm. Gittim, çiçek meraklısı olan babam, arkalardaki bir orkide yetiştirme kameriyesinde bir şeyi işaret ediyordu. İşaret ettiği yere baktım, orkide çiçeklerinden başka bir şey göremedim. ‘Dikkatli bak!’ diye parmağını uzattı. Baktım ki, incecik,alacalı yeşil renkte bir yılan, yaprakların içinde kamufle olmuş, hareketsiz duruyordu. Babam en sakin ve yavaş haliyle parmağını dikkatle yaklaştırıp, sırtına dokundurdu. Yılan ise aniden atak yapıp, yüzüne doğru saldırdı ve neyse ki aradaki mesafe yetmediğinden ısıramadı! Ama ya yüzüne saldırmak yerine geri gönüp babamın eline saldırsaydı ne olurdu? Kesin oraya yetişirdi. İşte babamın böyle saçma maceracı yönleri de vardır!</p>
<p>Gün batımı yaklaşırken kuru elbiselerimizi giyip çevreyi keşife çıktık.Tesislerin denize bakan tarafı çok daha güzeldi, bu kesimde denize bakan begonvil ve hibiskusların içine gizlenmiş bungalowlar vardı. Önlerinde durunca zarif hindistan cevizleri arasından denize bakılıyordu. Solda ufak bir marina, daha ötelerde güneşin batmakta olduğu burunda ise yüksek hindistan cevizi ağaçları profil veriyordu. Alçak gelgit yüzünden denizin çekilmiş olduğu kumsal çamurdu, kötü kokuyordu. Biraz ileri yürüdük, görüntü bozuldu, kumsalda atık sandalyeler vardı. Otel sınırındaki bekçi kulübesini deniz devirmiş, kunsala yatırmıştı. Kendimi lost dizisi setinde gibi hissettim. Bu his hele yemeğe kadar vakit geçirmek için girdiğimiz bowling salonunda daha da kuvvetlendi. Salon 70 li yıllardan kalmaydı.(Ne yazık ki bowling ayakkabıları da öyleydi!) Aynı ‘Lost’ sahnesinde olduğu gibi konsolda siyah beyaz monitörler ve eski tip puşbutonlar vardı. Aydınlatma ise loş ve donuk beyazdı!</p>
<p>Ertesi gün kahvaltıdan sonra sıcak bastırmadan broşürlerde çok övdükleri büyük alışveriş merkezine gidelim dedik. Otelin servisine atladık, şartların oldukça kötü olduğu köylerden geçip, hiçbir kuralın olmadığı trafiğin kargaşası içindeki şehire geldik. Bizi getirdikleri alışveriş merkezinde verilen süreyi geçirmek mümkün olmadı. Dışarı çıktık, Tahtakale sokaklarını andırır sokaklarda sürekli müşteri arayan korsan taksicilerin ve bir şeyler satmak isteyen satıcıların peşimizde dolaşmasından bunalıp, tekrar AVM’ye döndük, bir kahve salonuna girdik oturduk. Bir turist çiftten başka kimse yoktu. Sonra karşımıza pilot gözlükleri takmış üç adam geldi oturdu. Hiç konuşmadıkları gibi, birisi kulağına cep telefonunu dayamış ama yine hiç konuşmadan dinliyor gibi yapıyordu. Kahve içip, pasta yiyecek tipler değildi. Babam güldü: ‘Bunlar sivil polise benziyor!’ dedi. Hayret, acaba bizi mi izliyorlardı? Sokakta dolaşan iki Batılı dikkatlerini mi çekmişti?</p>
<p>İlk otel servisi ile geri döndük, soyunduk otel broşüründe gördüğümüz skiboard(kablolu deniz kayağı) tesisine yollandık. Yol üzerinde bir köy bakkalından su ve oda buzdolabında çok pahalı fatura edilen diğer bazı içeceklerden almak için durduk. İngilizce bilmeyen kadınlar çok meraklı ve konuşkandılar. Ama ne Türk kimdir? İstanbul nerededir? Bir fikirleri yoktu. Bizlere sadece Amerikano! Diyorlar bizse: ‘no, no, Törk!’ diyorduk. Demek ki onlar için bütün yabancılar Amerikano’ydu! Adalı gençlerin yanımızdan süratle tozu dumana katarak motosikletlerle ulaştıkları bir göle gitmek için yürüdük. Hipodrum büyüklüğünde çamur renkli suni gölde sporcular board üzerinde su kayağı yapıyorlardı. İki saatlik spor için kılavuzda yazan fiyattan fazla fiyat istediler. Benim İngilizce seviyem yetmedi. Babam işletme müdürü gibi duran gürültücü adamla pazarlık etti.’Otelin broşürü beni bağlamaz! Biz otele bağlı değiliz türünden bir şey söylüyordu. Neyse sonunda lütfetti; ‘Bir kerelik olmak üzere kabul!’ dedi. Yarım neopren elbiseyi ve can yeleğini taktım. Adalı yaşıt gençlerle konuşarak olayı öğrenmeye çalıştım. Onları izledim, sıra bana gelince denileni ve gördüğümü yapmaya çalıştın ama nafile. Önce beş on, sonra otuz-kırk metre gidebildikten sonra yüzüstü kapaklanıyordum. Ne yaparsam yapayım, kablonun çekiş gücü beni suya kapaklıyordu. Uzun çabalardan sonra ayakta ski yapmaktan vaz geçtim, dizüstü oturup, öyle skiboard yapmayı becerdim. Öyle yorucuydu ki, düşerek, sonra geri yüzerek bitkin düştüm. Çok keyifli bir spordu ama o esnada fark etmediğim, gölün suyunun büyük olasılıkla devretmediği ve kirli olduğuydu. Her düştüğümde genizime ve burnuma kaçan sular, sonradan bende sağlık problemi yarattı. Dönüş yolunda tesisin maymun kafesinin yanında durduğumuzda, içerideki makak maymunlarını çok aç olduklarını gördük. Babam daha çantasında kraker paketini ararken, o kadar uzak bir mesafeden bir maymunun aniden kolunu uzanıp çantanın ağzından paketi kaptığında gerçekten ürktü. Yiyecek kapmak için insana zarar verebilirlerdi. Ormanın hemen kenarında ama kafeste tutulan bu maymunların birçok insandan daha anlamlı hareketler edip, içlerinde bulundukları kafesin onları ne denli bunalttıklarını anlatan hareketlerinin ardından ise, Darwine selam edip davasında ona bir kez daha hak verdim.</p>
<p>Batam’da iki gece üç gün kaldık. Sonra tekrar Singapur’a dönmek üzere iskeleye döndük. Herkes’den önce gelmiştik, vapur saati açıldığında ilk biz kontuara gittik. Ama bir sorun vardı, görevli ‘durun kenarda!’ işareti yaptı. Ne oluyor dedik, anlamadı. Sonra İngilizce bilen birisi geldi. ‘Sizin giriş vizeniz yok, nasıl girdiniz?’ diye sordu. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına Endonezya vize uygulamıyor!’ diye konuştu babam. Görevli ‘Hayır!’ dedi. Vize var! Ama bizi içeri alan sizsiniz!’ Adam sıkıntıyla sigara yaktı. Daha üst rütbeli olduğu otoritesinden anlaşılan bir adam daha geldi. Kendi dillerinde konuştular. O da sıkıntıyla sigara yaktı. Vapurun kalkma saati gelmişti, babam tur rehberi aradı, sonunda İngilizce bilen vapur görevlisi geldi. Ondan yardım istedik, bizim herhangi bir suçumuz olmadığını, tatilimizi bitirdiğimizi ve tek istediğimizin dönmek istediğini söyledik. Konuştular ama tam ümidimizi kaybetmek üzereyken amir pozisyonundaki adam bu kez İngilizce konuştu: ‘Girişte görevlinin bir hata yaptığını, aslında vizesiz giremeyeceğimizi bu nedenle giriş vizemizi iptal etmek zorunda olduğunu’ söyledi. İtiraz edemezdik. Vizeye iptal kaşesi vurup, çıkmamıza izin verdiler. Koşa koşa vapura kalkmak üzereyken yetiştik. İyi insanlardı, Endonezya yine de dost ülkeydi. Bu kapıdan pek TC pasaportlu geçmiyordu anlaşılan!</p>
<p>Dönüşte Singapur kontrolünde yine sorun çıktı, iptal mührünü görünce huylandılar, babam uzun uzun olayı anlattı, Endonezya tarafında, Türklere vize olup olmadığını bilmediklerini anlattı. İkna oldular, onlar da anlayışlı davrandılar.</p>
<p>Tekrar otelimize dönüşümüzden mutlu, akşam yerli halkın yeni yıl kutladığı bir panayıra katıldık. Ses ve ışık gösterilerini izledik.</p>
<p>Ertesi gün otelimizden sabah saatlerinde kendimizi dışarı attık. Bayramın son günüydü, boş caddelerin birisinden merkeze doğru giderken, ejderha davullarını işittiğimiz bir yere yöneldik. Şık bir tapınağa girdik, revaklı avlunun sonunda davulların ve zillerin çılgınça çaldığı tapınak girişinde tüylü, aslan kafalı kırmızı çin ejderhasıyla fotoğraf çektirdik. Bir mihmandar bize içecek ikram ettikten sonra bizi üst katlarda bayramlaşma odası olması gereken bir yerlere çıkardı. Dile ve konuşmaya ihtiyaç yoktu, kalabalıkla kaynaştık. İnsanlar etrafımızı sardı, ejderha ise bir yılan gibi aniden aramızda bitti, grupla birlikte fotoğraflar çektirdik; melek tavırlı mihmandarımızla ve bu güler yüzlü insanlarla selamlaşıp, ayrıldık.</p>
<p>Öğlen sıcağını nehir kenarında İngiliz tarzı bir pub’ın loşluğunda geçirdikten sonra, Hint mahallesine alışverişe geçtik. Oradan Müslüman Malay’ların caddesi Arap Street’e geçtik. Altın kubbeli Sultan Cami’i gördük. Lokantalarda ‘Turkish Buryan kebab’ yazıları gördük ama ne yazık ki tok olduğumuzdan giremedik. Sonra aniden yağmur başladı, nereye gittiğine pek bakmadan ilk yakaladığımız otobüse atladık, ters yöne gidiyormuş, birkaç durak sonra anlayıp, otobüs değiştirdik ama caddeyi geçinceye kadar da su gibi olduk.</p>
<p>O son gecemizde tekrar marina tarafına döndük. Şık otelin yanındaki köprüden şehir ışıklarını seyrederek geçtik, nehrin karşı yakasında Singapur’un genç, modern ve sosyetik insanlarının gittiği KlarkeQuay’e gittik. Tarzı olan şık bir kafede, Singaporean Sling denen dünyaca meşhur bir yerel içeceği yudumlayarak oturduk.</p>
<p>Ertesi günün sabahı, bunca güzellikten sonra, kar serpintili bir İstanbul’a ayak bastık. Nasıl gece yarısı uçağa binip, ertesi gün ulaştınız derseniz; yine 12 saat uçtuk ama sonuçta Batı yönüne uçmakla, yerel saat olarak sekiz saat kazandığımızdan derim! Ve ne yazık ki, bu yolculuğun bedelini sinüs ve kulak enfeksiyonlarından ötürü en az on gün süren bir hastalık dönemi ve antibiyotik tedavisi ile ödedim!</p>
<p>Yine de Singapur’u ve Endonezya adasını çok sevdim! Umarım size de kısmet olur!</p>
<h3>Demir E.Özder- Mart 2011</h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/singapur-ve-batam-notlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş Şehrine Yolculuk</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/gunes-sehrine-yolculuk/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/gunes-sehrine-yolculuk/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2005 22:04:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kentler]]></category>
		<category><![CDATA[Sun City]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=1230</guid>
		<description><![CDATA[Serra GÜRÇAY &#8211; Belki duymuşsunuzdur, Afrika&#8217;nın güneyinde &#8220;Güneş Şehri&#8221; ve bu şehrin içinde &#8220;Kayıp Şehir&#8221; isimli bir masal sarayı var&#8230; Sadece ismini duyduğunuzda bile sizi hayal alemine götüren ve gerçekten de güneşin hiç eksik olmadığı bu şehir aynı zamanda güzellik yarışmalarıyla da ünlü&#8230; Güneş ve güzellik birleşince bu mekanın ilgi çekmemesi mümkün değil&#8230;Vahşi hayvanların soluğunu ensenizde hissederken, gözlerinizle insan ırkının en güzel örneklerini incelemek ve ardından lüks odanızda nefes kesen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Serra GÜRÇAY &#8211; Belki duymuşsunuzdur, Afrika&#8217;nın güneyinde &#8220;Güneş Şehri&#8221; ve bu şehrin içinde &#8220;Kayıp Şehir&#8221; isimli bir masal sarayı var&#8230;<br />
Sadece ismini duyduğunuzda bile sizi hayal alemine götüren ve gerçekten de güneşin hiç eksik olmadığı bu şehir aynı zamanda güzellik yarışmalarıyla da ünlü&#8230; Güneş ve güzellik birleşince bu mekanın ilgi çekmemesi mümkün değil&#8230;Vahşi hayvanların soluğunu ensenizde hissederken, gözlerinizle insan ırkının en güzel örneklerini incelemek ve ardından lüks odanızda nefes kesen manzarayı seyretmek&#8230; Kabul edersiniz ki bunlar pek küçümsenecek ayrıcalıklar değil.</p>
<p>İlgilenmişe benziyorsunuz&#8230; Gelin o zaman birlikte Güney Afrika Cumhuriyeti topraklarında bulunan ve Johannesburg şehrine bir adımlık mesafede olan &#8220;Güneş şehrini&#8221;(veya Sun City&#8221;i) keşfe çıkalım&#8230; Aynı coğrafya içinde ülkenin en popüler milli parklarından Pilanesberg&#8217;de safariye çıkıp, gün boyu Afrika bozkırlarının sessizliğini içinize çekip, vahşi hayvanları yakından gördükten sonra, gününüzü &#8220;Güneş Şehrinin&#8221; sunduğu şovları izleyerek bitirmek &#8230; İşte sıkılmaya hiç vaktinizin olmayacağı kıpır kıpır bir tatil örneği.</p>
<p>Eğer bu masal şehrini gezmeye karar verdiyseniz, büyük ihtimalle kendinizi Johannesburg havaalanında bulacaksınız, buradan yapacağınız iki saatlik otobüs yolculuğu sizi  &#8220;Güneş şehrine&#8221; götürecek&#8230;</p>
<p>Sun City Yolunda Giderken&#8230;</p>
<p>&#8220;Güneş şehrine&#8221; giden yolda hayal alemine dalmışken geçtiğiniz yollar sizi bu kıtanın gerçekleri ile de yüzleştirmeyi ihmal etmiyor. Sun City&#8217;e giden yolda ilerlerken bu ülkenin farklı dokularını bir arada görme şansına sahipsiniz.Yolunuz başta Johannesburg&#8217;un zengin ve yeşil kuzey mahallelerinden geçiyor. Sokakta yürüyen yoksul siyahları saymazsak her yer  bakımlı ve zevkli, geniş yollar ve son model arabalar size Afrika&#8217;da olduğunuzu unutturuyor. Kuzeye doğru yol alırken pencerede şehir görüntüleri yavaş yavaş kayboluyor&#8230;Bu sefer de ortaya Afrika&#8217;ya özgü bitki örtüsü, palmiye ağaçları ve kaktüslerle bezenmiş tepeler, suyu kurumaya yüz tutmuş &#8220;Timsah Nehri&#8221;, &#8220;Fil Barınağı&#8221; ve &#8220;Devekuşu Sirki&#8221; çıkıyor&#8230;Arada sokak pazarları ve dört yol ağzında meyve satan siyah çocuklar, köyün futbol takımına para toplayan delikanlılar derken&#8230;yol küçük bir Afrika köyünün içine doğru kıvrılarak uzuyor&#8230;Geçilen köy sefalet izleri taşımasına rağmen neşeli bir dokuya sahip, yol kenarında görülen çocukların yüzü gülüyor, açık hava berberlerinde müşteriyle muhabbet koyulaşmış&#8230;&#8221;Güneş Şehri&#8221; belli ki buraları kalkındırıyor. Köyün caddeleri reklam billboard&#8217;larıyla bezenmiş, her ne hikmetse dünyaca ünlü bir cep telefonu markası, yeni metalik modelini buralarda tanıtmaya heves etmiş&#8230;</p>
<p>Aids öldürür&#8230;</p>
<p>Çeşitli billboard&#8217;ların arasında dolaşırken tüm ülke çapında yayılmış olan Aids ile ilgili bilinçlendirme kampanyası burada da dikkati çekiyor. Sloganlardan bazıları &#8221; Aids öldürür, yola prezervatifle çık&#8221;tipinde önlem niteliğinde&#8230; Fakat bir o kadarı da yüksek sayıdaki Aids&#8217;li nüfusu düşünerek &#8220;Sen benim dostumsun başına ne gelirse gelsin hep yanında olacağım&#8221; tarzında hastalıktan mustarip olanlara moral verme niteliğini taşıyor.</p>
<p>Sönmüş bir volkanın eteklerinde&#8230;</p>
<p>Derken&#8230;manzara iyice ıssızlaşmaya ve etraf sessizleşmeye başlıyor. Sanki birden Afrika&#8217;nın fotoğraflarda gördüğümüz şemsiye biçimli ağaçlarının hemen gölgesinde bir aslan yelesi görecek gibi oluyoruz&#8230;Coğrafyada görülen dağlık ve kayalık alan aslında sönmüş volkanik bir yapı, bu manzaraya Afrika&#8217;ya özgü bitki örtüsü, dikenli çöl bitkileri de eklenince etraf büyüleyici bir görüntüye bürünüyor. İşte böyle bir ortamda &#8220;Sun City&#8221; tabelalarını görmeye başlıyorsunuz ve Afrika kırlarına dökülmüş turist otobüsleri manzaranın değişmez bir parçası halini alıyor.</p>
<p>Güneş Şehrine Hoş geldiniz !</p>
<p>&#8220;Sun City&#8221; aslında tamamen yapay bir cennet. 1970&#8242;lerde çılgın yatırımcı Sol Kelzner tarafından yapılmış, bir başka örneği olmayan bir rüya kenti&#8230;Bir vahayı andıran mekanda eğlence merkezi, çeşitli oteller, &#8220;Dalga Vadisi&#8221; isimli yapay dalgaların çarptığı dev havuzlar, Las Vegas&#8217;ı aratmayan kumarhaneler, şov merkezleri, dünyaca ünlü iki golf sahası, timsah çiftliği ve unuttuğum bir sürü başka mekan var&#8230;Bunların arasında en meşhuru ve &#8220;Güneş Şehrinin&#8221; sembolü haline gelmiş olanı ise &#8220;The Palace of the Lost City&#8221; (Kayıp Şehir Sarayı)&#8230;Ünlü şarkıcı Michael Jackson&#8217;un da ortağı olduğu bu sarayda yüklüce bir geceleme ücreti karşılığında masallardaki Afrika&#8217;yı yaşayabilirsiniz. Dev fil ve leopar heykelleri arasında dolaşırken dekoru süsleyen dev fildişleri, zebra postları ve dur durak bilmeyen bir ihtişamın içinde buluyorsunuz kendinizi&#8230;Sınırsız bir hayal gücü ve masal dünyası hizmetinize sunulmuş sizi bekliyor&#8230; Michael Jackson&#8217;un servetine biraz katkıda bulunmakta işin cabası&#8230;</p>
<p>Etraf çoğu Amerikalı, bin bir ülkeden gelmiş turist kaynıyor, eğer The Palace of the Lost City&#8217;de kalmıyorsanız, bu mekana adım atmanız ancak organize tur eşliğinde veya daha önceden yaptırdığınız bir yemek rezervasyonu sayesinde olabiliyor. Müze gezer gibi otel gezseniz de, masal meraklılarının kaçırmaması gereken bir gezi.</p>
<p>Sarayı gezdikten sonra, ister dev dalgalı havuzda ve etrafındaki jungle da serinleyin, ister kendinizi tek kollu canavarlara emanet edin.. Kumar oynayanların en büyük tesellisi kaybettikleri paraların civardaki köylere veya bölgedeki &#8220;Milli Park&#8221;ta ki hayvanlara gitmesi&#8230;ne kadarı gider belli değil!!! Ama en azından para kaybedenlerin, Afrika&#8217;ya yararda bulunduklarını düşünmeleri onları rahatlatıyor besbelli !</p>
<p>Güneş Şehri aynı zamanda bir Golf cenneti</p>
<p>Eğer hem güneşli havadan yararlanayım hem de biraz kaslarımı çalıştırayım diyorsanız o zaman aynı mekanda bulunan ve dünyaca ünlü iki golf parkurundan birinde soluğunuzu alabilirsiniz. Güney Afrika&#8217;nın bir numaralı Golf sahası Gary Player&#8217;da 18 delik oynayabilir veya &#8220;The Palace&#8221;ın hemen yanı başındaki &#8220;Lost City&#8221; parkurunda hem etrafın güzelliğini seyredip hem de &#8220;swing&#8221;inizi ilerletebilirsiniz. Aman etrafa bakayım derken topunuzu 13.delikteki &#8220;Timsah gölüne&#8221; düşürmeyin, düşürürseniz de almaya kalkışmayın gölün sakinlerinin huzurunu kaçırabilirsiniz !</p>
<p>Afrika&#8217;ya gelip de Safari yapmadan gitmeyin !!!</p>
<p>Eğer Afrika&#8217;nın gerçek yüzüne daha yakın olayım, doğanın içinde kalıp &#8220;Sun City&#8221;e günübirlik gideyim diyorsanız bu da çok isabetli bir karar. Sun City&#8217;nin hemen 10 dakika mesafesinde Pilanesberg milli parkında Afrika şıklığının yalın halini temsil eden çeşitli Safari otelleri de emrinize amade sizi bekliyor. Buralarda sabah erkenden safariye çıkabilir, daha sonra öğleye doğru otelinize gelip dinlenip soluğu Sun City&#8217;de alabilirsiniz.</p>
<p>Eğer hem gece hayatından vazgeçemiyor, hem masalsı mekanlardan hoşlanıyor, hem de doğa ve hayvanları görmek istiyorsanız. Sun city&#8217;de her üçünü de bir arada bulabilirsiniz.<br />
Ama eğer hayaliniz Afrika&#8217;nın vahşi doğal yaşamını daha detaylı ve eksiksiz görmekse o zaman Güney Afrika seyahatinize kuzeydeki Kruger Milli Parkını da eklemeyi unutmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/gunes-sehrine-yolculuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güney Afrika&#8217;da Olmak</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/guney-afrikada-olmak/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/guney-afrikada-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 11:19:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoldan Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[güney afrika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=14607</guid>
		<description><![CDATA[AYÇA KANGAL &#8211; Sadece belgesellerde gördüğümüz vahşi hayvanların orada sürüler halinde yaşadığı, kaliteli ve lezzetli şaraplara can veren üzümlerin orada bolca yetiştiği, doğduğu topraklara özgürlük getiren Nobel Barış Ödüllü lider Nelson Mandela’nın orada efsaneleştiği, kaderleri kan ve gözyaşı ile yazılmış olan sıcakkanlı ve misafirperver insanların vatanının orada olduğu yer Güney Afrika&#8230; Uçak penceresinden bakıldığında saatlerce devam eden, uçsuz bucaksız kuraklığın su, bitki ve insan yokluğunu haykırdığı Afrika kıtasında Atlas’ın soğuk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AYÇA KANGAL &#8211; Sadece belgesellerde gördüğümüz vahşi hayvanların orada sürüler halinde yaşadığı, kaliteli ve lezzetli şaraplara can veren üzümlerin orada bolca yetiştiği, doğduğu topraklara özgürlük getiren Nobel Barış Ödüllü lider Nelson Mandela’nın orada efsaneleştiği, kaderleri kan ve gözyaşı ile yazılmış olan sıcakkanlı ve misafirperver insanların vatanının orada olduğu yer Güney Afrika&#8230;</p>
<p>Uçak penceresinden bakıldığında saatlerce devam eden, uçsuz bucaksız kuraklığın su, bitki ve insan yokluğunu haykırdığı Afrika kıtasında Atlas’ın soğuk ve Hint’in sıcak okyanus akıntılarını birleştiren, siyah adamla beyaz adamın yollarını kesiştiren ve beyaz adamın siyah adamın kaderini yeniden yazmasına tanıklık eden yer Güney Afrika…</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_13.jpg" alt="" width="620" height="473" /></p>
<p>İstanbul’dan uçağa binip açık bir semada ve türbülânsız bir atmosferde kâh uyuyarak, kâh bakınarak, kâh film izleyip bir şeyler yiyerek geçen yaklaşık 13 saatlik uzun ama daha önce hiç görmediğin ve keşfetmek için seni bekleyen bir yere varmanın verdiği heyecan ile çabuk geçen bir uçuşun ardından Afrika kıtasına ayak basabilirsiniz. Eğer Johannasburg’a yani Afrikalıların tabiriyle Joburg’a indiyseniz ve mevsim yaz ise çok sıcak ve güneşli bir hava size merhaba derken, Cape Town’a indiyseniz nispeten daha ılıman bir hava size hoş geldin diyecektir. Artık üç ayrı başkenti olan, parası Güney Afrika Randı üzerinde önemli bir şahsiyet yerine fil, aslan, leopar, bufalo gibi hayvanların resmi olan ve bu özellikleriyle ilklere imza atan bir ülkedesiniz. Cape Town, Johannasburg, Pilanesberg, Sun City, Pretoria ilk başta görülebilecek şehirlerarasında. Rotayı çizmek size kalmış.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_14.jpg" alt="" width="620" /></p>
<p>Güney Afrika’nın yasama başkenti olan Cape Town ülkenin en turistik şehirleri arasında yer alıyor. Lila, sarı ve narçiçeği renginin sadece çiçeklerin taç yapraklarında olmadığı, caddeleri ve yolları saran ağaçlardan öbek öbek fışkırdığı, şehirdeki parklarda sincapların insanlara yanaşıp yiyecek beklediği, Cape Dağları’nın, okyanusun ve sislerin sarıp sarmaladığı bir şehir Cape Town. Yolunuz oraya düştüğünde; şehir merkezini dolaşabilir, tekne turu ile Fok Balıkları Adasında (Seal Island) fokları, Penguenler Plajında (Boulders Beach) Jackass Penguenleri doğal yaşam alanlarında görebilirsiniz. Waterfront marina tarafındaki AVM’de küresel markalara ait mağazalardan alışveriş yapabilir, deniz ürünlerini ister fast food ister a la carte restoranda Masa Dağı ve okyanus manzarası eşliğinde yiyebilirsiniz. Oraya özgü zincir fast food restoranlarda lezzetli deniz ürünlerini, büyük porsiyonlarda ve uygun fiyatlarda alabilirsiniz. Yerel ezgileri tınlatan sokak çalgıcıları görmenizde geziye renk katacaktır. Yolunuz Stellenbosch’a düşerse şarap çiftliklerini gezebilir, mahzenlere inebilir, tadım yapabilir ve tattığınız şarabı yerinde satın alabilirsiniz. Tabiat ana izin verdiği ölçüde Masa Dağı’nı teleferikle gezebilir ya da en güneye Ümit Burnu’na giderek dünyaya bir de uç bir noktadan bakabilirsiniz. Mandela’nın yıllarca hapis yattığı Robben Adası da görülebilecek yerler arasında.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_11.jpg" alt="" width="620" /></p>
<p>Pilanesberg’e yolunuz düştüğünde bu safariye çıkıyorsunuz ve Babunlarla kaynaşıyorsunuz anlamına geliyor. Babunlar mekân ve sınır tanımayan hayvanlar olarak kaldığınız odanın balkonuna tırmanabilir, hatta içeri girip masanın üzerinde duran yiyecek poşetini alıp gidebilir ve hatta canı istemezse gitmeyip sizi çıldırtabilir. O nedenledir ki, otel odalarında balkon camlarında “Dikkat! Kapıları kapalı tutun, Babun girebilir” uyarısı mevcut. Eğer kahvaltı yaptığınız açık büfenin önündeki masalarda tepişen bir hayvan görürseniz bilin ki o bir Babun. Pilanesberg’de görüceğiniz tek hayvan Babun değil elbette. Ülkenin en büyük ikinci safari parkı olarak Pilanesberg Milli Parkında Afrika Beşlisi (Africa Big 5) diye adlandırılan Aslan, Leopar, Fil, Gergedan ve Bufaloyu doğal ortamında avlanırken, dinlenirken ama çoğu kez tembellik yaparken gözleyebilirsiniz. Öyle ki, safarinin ilk başında yanından geçtiğiniz bir Güney Afrika Tilkisini safarinin sonunda aynı yerde ve aynı pozisyonda görebilirsiniz. Ayrıca Zebra, Zürafa, İmpala, Deve Kuşu da mutlaka kamera kadrajına girecek olan hayvanlar arasında. Kurallara uyduğunuz sürece safari tehlikeli olmaktan çıkıyor. Vahşi hayvanlar üstü açık safari arabalarını hareket eden diğer bir büyük vahşi hayvan olarak algılıyor ama ne zaman ki dışarı doğru sarkar, araçtan iner ya da çok gürültü yaparsanız işte o zaman algıları sizi bir hedef olarak belirleyebiliyor. Safariye gece hariç farklı zamanlarda çıkılıyor ama en ideal vakit sabah çok erkenden, tabi bir mont ya da ceketle birlikte çıkmakta fayda var. Safariye çıkmakta sakınca görmeyin, hatta birden fazla kez farklı rotalarda dolanın, nereden ne çıkacağı belli olmaz, eve döndüğünüzde çektiğiniz en güzel fotoğraflar arasında mutlaka safari fotoğrafları da olacaktır. Pilanesberg’e çok yakın olan Sun City ise içinde kumarhaneleri, golf sahaları, yapay gölleri, eğlence merkezi, dalga havuzlarıyla birbiri içinden geçilebilen, mesafe olarak çok uzak olmayan ve ulaşımın hem yürüyerek hem servis aracı ile sağlandığı farklı otel ve apartların olduğu bir yer.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_08.jpg" alt="" width="620" /></p>
<p>Sabah uyandığında gözünü farklı bir kıtada açmak istediğinde, keşfedilmemiş uzaklar çağırdığında, merak dürttüğünde, son ana kadar karar verme özgürlüğünü yaşamak ve vize ile uğraşmak istemediğinde, içindeki hayvansever ortaya çıktığında, safariye çıkmak istediğinde, insanları ve havasıyla sıcak bir yerde olmak istediğinde gidebileceğin en eşsiz destinasyonlardan bir tanesi Güney Afrika’dır. Bir maniniz yoksa Güney Afrika gezmek, görmek ve keşfetmek için sizi bekliyor. Bu seyahatte bol bol okyanus balığı yemeniz, dumanlı dağların çevrelediği kartpostallık manzaralar görmeniz, güney enlemlerinde yetişen üzümlerin şaraplarını içmeniz, vahşi hayvanları doğal yaşam alanında görmeniz, çita ve aslanları ellerinizle sevmeniz, yerin 1.400 metre aşağısına altın madenine inmeniz, hiç de uzak bir ihtimal değil.</p>

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-13-14607">

	<!-- Slideshow link -->
	<div class="slideshowlink">
		<a class="slideshowlink" href="http://www.uzaklar.com/guney-afrikada-olmak/?show=slide">
			[Gallery not found]		</a>
	</div>

	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.uzaklar.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=13&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-280" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_17.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_17" alt="Güney_Afrika_17" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_17.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-275" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_12.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_12" alt="Güney_Afrika_12" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_12.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-277" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_14.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_14" alt="Güney_Afrika_14" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_14.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-267" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_04.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_4" alt="Güney_Afrika_4" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_04.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-274" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_11.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_11" alt="Güney_Afrika_11" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_11.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-279" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_16.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_16" alt="Güney_Afrika_16" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_16.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-278" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_15.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_15" alt="Güney_Afrika_15" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_15.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-281" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_18.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_18" alt="Güney_Afrika_18" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_18.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-269" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_06.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_6" alt="Güney_Afrika_6" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_06.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-271" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_08.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_8" alt="Güney_Afrika_8" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_08.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-270" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_07.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_7" alt="Güney_Afrika_7" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_07.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-264" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_01.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_1" alt="Güney_Afrika_1" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_01.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-265" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_02.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_2" alt="Güney_Afrika_2" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_02.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-266" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_03.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_3" alt="Güney_Afrika_3" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_03.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-268" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_05.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_5" alt="Güney_Afrika_5" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_05.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-272" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_09.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_9" alt="Güney_Afrika_9" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_09.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-273" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_10.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_10" alt="Güney_Afrika_10" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_10.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-276" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/guney_afrika_13.jpg" title=" " class="shutterset_set_13" >
								<img title="Güney_Afrika_13" alt="Güney_Afrika_13" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/gafrika/thumbs/thumbs_guney_afrika_13.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-clear'></div>
 	
</div>


]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/guney-afrikada-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fransa&#8217;nın Loire Vadisi</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/fransanin-loire-vadisi/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/fransanin-loire-vadisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2011 05:35:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoldan Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[Loire Vadisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=14588</guid>
		<description><![CDATA[Loire nehrinin yüzyıllar öncesinden taşıdığı öykülerle ağır ağır aktığı, zamanın rönesansta donup kaldığı, alabildiğine yeşil, yağışı bol, verimli topraklar, yaşamda acelesi olmayan insanların vatanı. Loire vadisi. Fransızcasıyla Val de Loire. Çoğu başka yere nasip olmayan bu doğurganlığının, verimliliğinin sonucu olsa gerek, her zaman uğrunda büyük savaşlar, ölümüne mücadeleler yaşanmış. Tarihi kanla yazılmış. Kimsenin kendisini güvende hissetmediği o ortamın gereği olarak, korunaklı şatolarla donatılmış. Tüm bölge, bu özellikleriyle 2000 yılında Unesco’nun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Loire nehrinin yüzyıllar öncesinden taşıdığı öykülerle ağır ağır aktığı, zamanın rönesansta donup kaldığı, alabildiğine yeşil, yağışı bol, verimli topraklar, yaşamda acelesi olmayan insanların vatanı. Loire vadisi. Fransızcasıyla Val de Loire. Çoğu başka yere nasip olmayan bu doğurganlığının, verimliliğinin sonucu olsa gerek, her zaman uğrunda büyük savaşlar, ölümüne mücadeleler yaşanmış. Tarihi kanla yazılmış. Kimsenin kendisini güvende hissetmediği o ortamın gereği olarak, korunaklı şatolarla donatılmış. Tüm bölge, bu özellikleriyle 2000 yılında Unesco’nun dünya mirası listesine alınmış. Korunmayı hak ettiğinde kuşku olmaması bir yana, zaten gerçekten de ayrı bir koruma kararı olmadan da , sakinleri tarafından titizlikle korunduğu anlaşılıyor. Yalnızca şatoların değil, mahallelerin, evlerin de insanı geçmişte yaşadığı zannına kapılacağı kadar geçmişe ait olması insanı şaşırtıyor. </p>
<p>Bölgede Orleans ve Tours gibi iki büyük şehirden ayrı, Blois, Amboise, Angers, Chinon gibi küçük şehir ve kasabalar bulunuyor. Yapılacak gezide bölgenin herhangi bir şehri merkez alınarak çevre gezilere çıkılabileceği gibi, bunlardan her birisinde bir veya ikişer gün konaklayarak da bölge sindirerek ve zamanın oradaki ağır, acelesiz akışına uygun olarak da gezilebilir. Fazla zamanı olmayanlar için, Paris’ten hareket eden günlük gezilere katılmak da düşünülebilir. Bu günlük gezilerde sabah erken saatte Paris Montparnasse garından hızlı trenle hareket edilerek Tours’ da özel otobüse geçiliyor ve gün içinde gezi tamamlanıp akşama tekrar Paris’e dönülüyor. </p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2011/10/Loire_Vadisi_003.jpg" alt="" title="Loire_Vadisi_003" width="620" height="313" class="alignnone size-full wp-image-14591" /></p>
<p>Biz gezimizi Loire odaklı olarak planladığımızdan Paris’te geçirdiğimiz iki günün ardından Austerlitz garından (Gare d&#8217;Austerlitz) hareketle yaklaşık birbuçuk saate yakın bir yolculuktan sonra Orleans’a ulaştık. Adı Jeanne D’arc ile birlikte anılan bu şehrin, Fransa tarihindeki önemli yeri her köşede hissediliyor.</p>
<p>Kentin kalbi sayılabilecek bir noktadaki Place du Martroi’ da Jeanne D&#8217;arc&#8217;ın at üstündeki heykeli bulunuyor.</p>
<p>Din savaşları sırasında Kalvinistler (Huguenot’lar) tarafından yıkılıp yüzyıllar sonra tekrar yapılan, Orleans Katedrali olarak da adlandırılan Sainte-Croix Katedralinin Paris’teki Notre Dame ile yarışan görkemi , Orleans’ın geçmişte Fransanın en önemli şehirlerinden biri olduğunun somut işareti. </p>
<p>Katedralin nehir tarafında Old Town ve yine yakınlardaki St.Aignan kilisesi civarındaki ara sokaklar özellikle gezilmeli.</p>
<p>Bölgenin hakimiyeti için İngilizlerle Fransızlar arasında yaşanan (1337-1453 yılları arasında yaşanan) 100 yıl savaşları sırasında, Orleans’ın Azize Jeanne d&#8217;Arc ‘ın komutasındaki Fransız birlikleri tarafından İngiliz kuşatmasından kurtarılması Fransa’nın bugün bile yıldönümleri kutlanan önemli tarihsel dönemeçlerinden. </p>
<p>1550 lerden kalma eski belediye binası, Orleans’ da ziyaret edilmesi tavsiye edilebilecek yerler arasında. Nehir kıyısının tenhalığı küçük bir şehir için şaşırtıcı sayılmamalı. Karşı tarafta genellikle bahçeler bulunuyor.</p>
<p>Blois, Orleans’la karşılaştırılamayacak kadar küçük bir şehir ama o derece güzel ve sevimli. Arduvaz kaplı çatılı binaları ile Loire Vadisinin karakteristik yapısını yansıtıyor, şehri ve gezginleri eskiçağlara taşıyor. Bir dönem Fransa krallarının ikametgahı da olması sebebiyle kraliyet şatosu olarak anılan Blois şatosu şehrin merkezinde. Loire manzaralı teraslardan diğer anıtsal binaları izlemek mümkün. </p>
<p>Blois şatosu 13. ile 16.yüzyıllar arasında yapılıp eklenen binalarla sürekli olarak büyümüş. 1.François’ nın döneminde ön cepheye eklenen, 5 katı birbirine bağlayan sekizgen sarmal merdiven özellikle etkileyici.</p>
<p>Şatoda her gün izleyicilere ilginç gelebilecek gösteriler ile geceleri ışık gösterileri düzenleniyor. </p>
<p>Şatonun tam girişinden hareket edip aynı noktaya dönen atlı arabalarla Blois’nın merkezinde küçük keyifli bir tur atılabiliyor.</p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2011/10/Loire_Vadisi_001.jpg" alt="" title="Loire_Vadisi_001" width="620" height="388" class="alignnone size-full wp-image-14593" /></p>
<p>Blois kenti, vadinin en ünlü şatolarından üçüne son derece yakın. Bunlardan en büyüğü, tarihimizde Kanuni Sultan Süleyman ile yakın ilişkileri dolayısıyla bizde de çok tanınan 1.Francoise ‘ nın yaptırdığı Chambord şatosu. (The royal Château de Chambord ) Françoise’ nın av partilerine ev sahipliği yapmak üzere, bir güç göstergesi olarak çok büyük maliyetlerle, krallığa gerçekten yakışır şekilde inşa edilmiş. İki taraftan tırmanmaya başlayan iki kişinin, birbirini görmeden en üst kata kadar çıkabileceği ikili sarmal merdivenlerini Leonardo da Vinci’nin tasarladığı söyleniyor. Bulutlu bir gökyüzü altındaki görünüşü daha da heybetli Çevresindeki kanalda kayıkla da gezilebiliyor. Blois’dan Chambord’a giderken yol üzerinde Loire’ın karşı kıyısında uzaktan gördüğümüz etkileyici bir şatonun, Amerika’lı bir ailenin özel mülkü olduğunu öğrendiğimizde oldukça şaşırıyoruz.</p>
<p>Blois yakınındaki İkinci ünlü şato, Cheverny şatosu. (Le château de Cheverny) Çok büyük bir bahçeye sahip ve bahçe ziyaretçilerin uzun zaman geçirebileceği şekilde düzenlenmiş. Şatoda özel eğitimli yüzlerce av köpeği bulunuyor ve beslenme saatlerinde izleyicilere gösteriler sunuyorlar. Tenten’in çizeri Belçika’lı Herge’nin, çizgi romanlarında da Tenten’in yakın arkadaşı Kaptan Haddock’un evi olarak Moulinsart ismiyle karşımıza çıkan şatoda, ayrı bir bölüm Tenten temalı olarak düzenlenip bir Tenten (orijinalinde Tintin) müzesi olarak düzenlenmiş. Şatonun girişinde, şatonun bağlarında üretilen şarapların uygun fiyatlarla alınabileceği bir şarap mahzeni de bulunuyor. Özellikle rose’leri çok beğendik.</p>
<p>Bu şatolardaki ziyaretçi sayısının çokluğu gerçekten şaşırtıcıydı. Ve bizi asıl şaşırtan bu kadar çok turistin içinde tek bir Türk’e rastlamayışımız oldu. Oysa Paris’te ne kadar çok Türk’le karşılaşmıştık.</p>
<p>Beuregard şatosu ilk ikisi kadar yoğun ziyaretçi çekmemekle birlikte porte tablolar koleksiyonu ile ünlü. “Günümüzün popüler kişiliklerinden” Kanuni Süleyman’ın bir portresi de koleksiyonda yer alıyor.</p>
<p>Blois’te bir gece olarak planladığımız kalışımızı iki geceye çıkardık. İyi de öyle yapmışız. Zira gezinin temposunu, bölgedeki yaşamın akışına uydurmakta fayda var. İnsanların gerçekten hiç aceleleri yok. Buna bağlı olarak, akşam restoranlar 10 dedi mi kapanıyor. O saatten sonra ancak barlar açık kalıyor ki onların da fazla sayıda olmadığını belirtmek gerek. Yemek için mümkünse en geç 20,30-21.00 de gidip oturmak gerekiyor, zira daha geç kaldığınızda , masalarda oturanlar olsa da servisin kapandığı cevabını alabiliyorsunuz.</p>
<p>Bölgenin önemli merkezlerinden birisi Amboise. Burası Loire’ a hakim bir şatonun çevresinde oluşmuş küçük bir yerleşim. Amboise şatosu da bir kraliyet şatosu.</p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2011/10/Loire_Vadisi_002.jpg" alt="" title="Loire_Vadisi_002" width="620" height="413" class="alignnone size-full wp-image-14594" /></p>
<p>En önemli özelliği de Leonardo da Vinci’nin ömrünün son üç yılını geçirdiği yer olması. Leonardo, 1516 da 1.Françoise’nin daveti üzerine buraya geliyor ve şatonun çok yakınında kendisine tahsis edilen “Château du Clos Luce” ismiyle anılan çok büyük bir bahçeye sahip özel konutunda ömrünün son üç yılını geçiriyor. Mezarı da şatonun içindeki şapelde yer alıyor. </p>
<p>Clos Luce özellikle Leonardo’nun teknik çalışmalarının, maketlerle ve video gösterileriyle canlandırılıp sergilendiği kapalı ve açık mekanlarıyla ilgiyi hak ediyor. Burası da bir hayli kalabalık ve yine hiç Türk’e rastlayamıyoruz. Şaşırtıcı şekilde uzakdoğulu turistler de yok denecek kadar az sayıdalar.</p>
<p>Amboise sevimli bir kasaba, ara sokakları keşfe çıkmaya değer. Kuşkusuz, büyük bir şehir, örneğin Paris gibi, bir cihan imparatorluğunun başkenti ile karşılaştırılamaz ama bölgenin karakteristik kasabalarından birisi. Şehri üçe bölen Loire nehri kıyısında yemyeşil (ve şaşırtıcı olarak çöp barındırmayan) alanlarda kasaba sakinlerinin piknik yapıp, gençlerin nehre girmelerini izlemek de zevkliydi. (biz cesaret edemedik) İstenirse yelkenli teknelerle nehirde gezinti de yapılabiliyor.<br />
Vadinin en ünlü şatolarından bir diğeri Chenonceau, Amboise’den 13 km mesafede. Chenonceaux komünü sınırları içindeki Chenonceau Şatosu (Le château de Chenonceau) , Loire’nin bir kolu olan Cher nehri üzerinde inşa edilmiş. Önce nehrin kıyısında yer alan şato, sonradan eklenen galeri ile nehrin tam üzerine taşınmış. Şatoya giderken içinden geçilen ormanın ağaçların yoğunluğu sebebiyle neredeyse günü geceye çevirir niteliği gerçekten son derece etkileyici. Farklı tekniklerle düzenlenmiş üç büyük bahçesi bulunuyor. Şatonun içinden karşıya geçilerek ulaşılan karşı yakadaki orman da şatonun en güzel görünümlerini sunması bakımından mutlaka gidilmesi gereken yerlerden. Şatoyu, yaşamı boyunca üç krala hizmet etmiş üst düzey bir maliye görevlisi, karısı için yaptırmış. Kral 2.Henry, şatoyu metresi Diana de Poiters’e hediye olarak vermiş. Kralın ölümüyle şatonun hakimiyeti, karısı Catherine de Medici’ye geçmiş. Daha sonraki yıllarda, ülkenin ünlü kadınları Louise de Lorraine ve Madam Duphin de şatonun sahipleri arasında yer almış. Bu yüzden şatoya kadınlar şatosu da deniliyor.</p>
<p>Tours bölgenin diğer bir büyük şehri. Ortaçağdan kalmış binaların çevrelediği, kafe ve restoranların yoğun olarak yer aldığı, gece yaşamının en canlı olduğu bölgelerden birisi Place Plumereau ve civarı. Old Town olarak da adlandırılıyor. Loire kıyısındaki dans kulüpleri de geceleri oldukça hareketli. Bölgenin küçük yerleşimlerinin sessiz sakin ortamında sıkılabilecekler için bir ferahlama fırsatı veriyor.</p>
<p>Güzel sanatlar müzesi bahçesindeki Lübnan sedirinin altındaki levhaya 1806 da ekildiğini yazmışlar. Bizdeki 300 -400 yıllık çınarlar yanında çocuk sayılacak yaşta olmasına rağmen son derece heybetli oluşu bize tuhaf geliyor. Sonra, bu ağacın dikilişinin yazılı olarak kayıtlı olmasına karşın, bizdeki çınarlar için böyle kayıtlar olmadığını fark ediyor ve levhalara yazılan yaşlarının neye göre belirlendiğini merak ediyoruz.</p>
<p>Saint Gathien Katedrali, Tren garı, Hotel de Ville, Wilson Köprüsü, Büyük Tiyatro, Tours Şatosu, Adliye Sarayı, Vinci Kongre Merkezi de (Centre De Congress Vinci) şehirdeki görülmesi gereken diğer yerler arasında sayılabilir.</p>
<p>Rue Nationale , aralarında La Fayette’nin de bulunduğu mağazaların sıralandığı en büyük caddesi ve alışveriş merkezi.</p>
<p>Tours’un, Endülüs Emevileri’nin Avrupa içlerine doğru ilerlemelerinin durduğu bölge olarak da tarihi bir önemi bulunuyor. Abdurrahman El Gafıki kumandasında, Tours’ u hedef alan Emevi ordusu, Charles Martel kumandasındaki Frank savaşçıları tarafından 732 yılında Tours’un güneyindeki Poitiers’de gerçekleşen Puvatya (Poitiers) muharebesinde durdurulmuş.</p>
<p>1562 yılında Fransız Kalvinistleri (Huguenots) tarafından yakılarak yıkılan Saint Martin Bazilikası’nın günümüzde ayakta kalmış iki kulesi ve arasında yer alan binalar ve yollar, halen mevcut olmasa bile geçmişteki büyüklüğünü , ihtişamını ortaya koyuyor. Bazilikanın yıkıntıları arasında 1860 yılında keşfedilen Saint Martin’in mezarının üzerine inşa edilen yeni bazilika da turistlerin ilgi gösterdikleri yerlerden.</p>
<p>Tours’ da geçirdiğimiz iki günün ardından, Loire vadisine, her yerde hissetmediğimiz bir “tekrar gelme” isteği ile veda edip Paris’e dönüyoruz.</p>
<p><strong>Yazan: Cem Koç</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/fransanin-loire-vadisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanal şehir Dubai</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/sanal-sehir-dubai-ve-colun-ortasinda-bir-vaha-abu-dhabi/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/sanal-sehir-dubai-ve-colun-ortasinda-bir-vaha-abu-dhabi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Aug 2011 23:49:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kentler]]></category>
		<category><![CDATA[Dubai]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=673</guid>
		<description><![CDATA[Dilek Meşe &#8211; Emirates’le gerçekleşen konforlu uçak yolculuğundan sonra gayet merkezi bir yerde bulunan otelimize yerleştik ve önümüzdeki 4 gün içinde bizi nelerin beklediğini merak ederek rahat yataklarımızda uykuya daldık. Ertesi sabah kahvaltıya inen herkesin yüzünde bir hayal kırıklığı vardı. Çünkü hiçbirimiz kahvaltıda yiyecek doğru dürüst birşey bulamamıştık. Fakat acentamızın rehberi bu ihtimali düşünmüş ve yanında Türkiye’den beyaz peynir ve zeytin getirmişti. Peynir ve zeytinleri görenlerin yüzündeki mutluluğu görmeliydiniz.. Eee [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dilek Meşe &#8211; Emirates’le gerçekleşen konforlu uçak yolculuğundan sonra gayet merkezi bir yerde bulunan otelimize yerleştik ve önümüzdeki 4 gün içinde bizi nelerin beklediğini merak ederek rahat yataklarımızda uykuya daldık. Ertesi sabah kahvaltıya inen herkesin yüzünde bir hayal kırıklığı vardı. Çünkü hiçbirimiz kahvaltıda yiyecek doğru dürüst birşey bulamamıştık. Fakat acentamızın rehberi bu ihtimali düşünmüş ve yanında Türkiye’den beyaz peynir ve zeytin getirmişti. Peynir ve zeytinleri görenlerin yüzündeki mutluluğu görmeliydiniz.. Eee Türk insanı peynir ve zeytinsiz yapamazdı nede olsa<br />
Kahvaltıdan sonra hep birlikte şehir turuna çıktık. Bu tur esnasında Burj el Arab (yelken otel), Jumeirah Camii, Saat Kulesi, Emirates Kuleleri, Dünya Ticaret merkesi, Dubai Körfezi, Rüzgar Kuleleri, altın ve baharat çarşılarını görme fırsatını bulduk. Bu tur sayesinde benim en önemli gözlemim şu oldu: Reklamın Önemi!<br />
Dünya güzeli ülkemizi doğru tanıtamadığımız için ne kadar çok turist kaçırdığımızı esefle gördüm. Çölün ortasına kurulmuş bence sanal bir şehir gibi duran Dubai doğru ve etkili tanıtımla dünyanın en zengin turistlerini çekiyor. Her yerde yüksek, çılgın mimariye sahip binalar, geniş çok düzgün otoyollar, saygılı ve düzenli trafik (özellikle Mısır’dan sonra bir Arap ülkesinde böyle olabileceğine  inanmak çok zor oldu ama) Bunun nedenlerinden biri: Dubai’de devlet vergi almıyor ama o kadar yüksek trafik cezaları varki insanlar trafik suçu işleyemiyor. Ayrıca ülke islami koşullara göre yönetilen bir krallık.. Zaten bu nedenle suç oranı neredeyse sıfır! Hırsızlık, kapkaç vb. suçlar hiç işlenmiyor. Çok çok fazla güvenli bir ülke o kadar ki inanamıyorsunuz dünyada böyle bir şey olabileceğine; özellikle İstanbul’da yaşayan benim gibi biri için..</p>
<p>Dubai bir alışveriş cenneti.. Zaten turistlerin çoğunu bu şekilde çekiyorlar. Yılın belli zamanlarında alışveriş fuarları düzenleniyormuş. Devlet bir indirim oranı belirliyor ve tüm alışveriş merkezleri bu indirime katılıyormuş (ama eminim bu dönemlerde otel fiyatları da aynı oranda artıyordur).<br />
2. gün yine kahvaltının ardından, 2 saat süren bir otoban yolculuğundan sonra Abu Dhabi şehrine ulaştık. Abu Dhabi, Dubai’ye göre çok daha oturmuş, daha zengin, daha yeşil ve modern bir emirlik. Aslında her iki emirlikte çok modern.. Yabancılar istedikleri kıyafetlerle istedikleri gibi dolaşıyorlar. Kimsenin dönüp baktığı bile yok. Bir yanda yüzü peçeli, kara çarşaflı bayanlar, bir yandan da şortlu, mini etekli yabancılar..<br />
Ayrıca, Abu Dhabi daha zengin bir emirlik. Çünkü burada çok fazla petrol var. Dolayısıyla, paranın yaptırabileceği herşeye sahip olmuşlar. Özellikle gezdiğimiz yerler arasında bulunan Emirates Palace Otel’ini görmelisiniz. Yapımının maliyeti tahmin bile edilemeyen, yıllarca odalarını en yüksek fiyatla satsa bile maliyetini karşılayamayacak, krallığın zenginliğini dünyaya göstermek için yapılmış, gösterişli kelimesinin anlatmak için az geleceği bir şaheser..Bu otelin yapılış amaçlarından biri de; Dubai’deki Burj el Arab’ın çok ünlenmesi ve bir nevi biz daha iyisini yaparız diyebilmek. Biliyorsunuz Dubai son dönemde moda deyimiyle “in”. Abu Dhabi daha zengin olmasına rağmen biraz geri planda kalmış. Mevcut petrol rezervlerinin de maximum 100 yıl içinde tükeneceğini bildiklerinden, geleceğe bir nevi yatırım yapmak istiyorlar. Sarayın bu kadar reklamını yaptıktan sonra, gelelim diğer gezdiğimiz yerlere; İttihat Caddesi, Volkan çeşmesi, dünyanın 2.büyük camisi olan Abu Dhabi camisi ve marina..</p>
<p>Hilton otelinde aldığımız lezzetli öğle yemeğinden sonra, şehri yukarıdan görmek için otelin terasına çıktık. Manzara enfesti. Çölün ortasında böylesine bir vaha kurmak inanılmaz bir iş. İnanılmaz çünkü ülkemizde bolca bulunan bir çok şey burada çok değerli; ağaçlar, çiçekler, bunları dikmek için gerekli toprak, meyve, sebze.. en önemlisi de SU. Su kaynakları olmadığı için tüm ihtiyaçları için gerekli olan suyu deniz suyunu arıtarak elde ediyorlar. Bunun da maliyeti tabi ki çok yüksek. İnsan düşünmeden edemiyor, güzelim ormanlarımız, su kaynaklarımız aslında o kadar değerli ki, böyle bir yere gelince daha da iyi anlıyorsunuz. Bunları düşünerek geçirdiğimiz yolculuktan sonra Dubai şehrine geri dönüyoruz.</p>
<p>Mısır’daki gibi burada da yemek yemek için tur yapan tekneler var. Yanlız bunların farkı daha küçük ve daha orjinal olmaları. Bizde akşam yemeğimizi bu tipik tahta teknelerinden birinde Dubai körfezinde yapılan tekne turu esnasında alıyoruz. Bu sayede Dubai şehrini körfezden de görme olanağı buluyoruz. Yanlız bu tekne turlarının Mısır’dakinden bir farkı da malesef yemek üstüne burada dansöz çıkmıyor <img src='http://www.uzaklar.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Yemeğin ardından otele dönüş yolculuğunu istisnasız herkes ertesi gün saat 15:00’e kadar olan boş vakti geçireceği alışveriş merkezini planlamakla geçirdi. Sabahleyin otobüstekiler kendilerini bekleyen alışveriş macerası için heyecanla yerlerinde duramıyorlardı sanki (tabi ki erkekler hariç:) Yaklaşık 4 saat süren alışveriş turundan sonra saat 15:30 civarı bizi otelin önünden alan jeeplerle safari turuna çıktık. Hepimiz merak ediyorduk, çölde safari turu nasıl olacaktı? Yaklaşık 45 dakikalık yolculuk esnasında filmlerdeki çöl sahnelerini andırırcasına, dağları arkada bırakarak çöle doğru yol aldık. Biranda yolun her iki tarafıda uçsuz bucaksız çöl ile kaplandı. Jeepler küçük ve büyük kum tepelerinden bir iniyor bir çıkıyor adrenalinimiz sürekli yükseliyordu. Kendimizi bir Amerikan filminin içinde gibi hissediyorduk. Jeep her an kuma saplanacak ya da yan yanatacak gibiydi. Bu macera dolu safarinin devamında bir çöl kampına vardık. Değişik Arap yemeklerini tattık. Kampın ortasında yer alan sahnede müzik eşliğinde ortaya çıkan dansöz herkesin keyfine daha da bir keyif kattı. Gecenin bitiminde yorgun ama mutlu bir şekilde otelimize döndük.<br />
Ertesi sabah kahvaltıdan sonra otobüse binip havaalanına gitmek için lobide toplanılmaya başlandığında yüzler bir seyahatin daha bitmiş olması sebebiyle hüzünlüydü. Çok güzel anılarla evlerine döndüklerini, yeni bir seyahatte yine buluşmak istediklerini söyleyerek herkes birbirinin telefonlarını alıyor, yine görüşelim sözleri veriliyordu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/sanal-sehir-dubai-ve-colun-ortasinda-bir-vaha-abu-dhabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sofya&#8217;dan Notlar</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 14:29:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kentler]]></category>
		<category><![CDATA[Sofya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1813</guid>
		<description><![CDATA[Çiğdem Ülker &#8211; Doksanlı yılların başında sık sık geçtiğim ve Kapitan Andreov sınır kapısından başlayıp Makedonya’yaki Kriva Palanka’ya kadar giden yol, başkent Sofya’ya da teğet geçerdi ama ülkeyi kaplayan o gri sessizlik ve içe kapanıklık hiçbir yerde değişmezdi. Sadece tam sınırda kaşkaval peyniri satan derme çatma dükkânlarda birkaç tezgâhtar olurdu. 1994 yılbaşında, Sofya’da Nedelya’da yeni açılan gösterişli Hotel Sheraton, ülkede bir şeylerin değişeceğinin ilk habercisiydi ama öyle belirgin bir yoksulluk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çiğdem Ülker &#8211; Doksanlı yılların  başında sık sık geçtiğim ve Kapitan Andreov sınır kapısından başlayıp Makedonya’yaki Kriva Palanka’ya kadar giden yol, başkent Sofya’ya da teğet  geçerdi ama ülkeyi kaplayan o gri sessizlik ve  içe kapanıklık hiçbir  yerde değişmezdi.  Sadece  tam sınırda  kaşkaval peyniri satan derme  çatma dükkânlarda  birkaç tezgâhtar olurdu.  1994 yılbaşında, Sofya’da Nedelya’da yeni açılan gösterişli Hotel   Sheraton, ülkede bir şeylerin değişeceğinin  ilk habercisiydi ama öyle belirgin bir yoksulluk vardı ki bunun işaretleri pek de kolay görülemezdi. Otelin   önündeki kaldırımda yüz görümlülüğü antika kolyelerini ve bakır alyanslarını  satmaya çalışırdı  yaşlı kadınlar.   </p>
<p>Zaten  hiçbir şey olmayan devlet mağazası TSUM’daki  nemrut tezgâhtarlar, naylon poşetten de ayrı para alırdı. Kocaman  piyanolar, sadece bin dolara müşteri beklerdi ve sanıyorum  Sofyalılar için hayat o yıllarda  çok zor geçerdi. </p>
<p>2009’un son gününde gittiğim  Bulgaristan’da her şey tamamen değişmiş, artık Sofya’daki marketler, fransız peynirlerle, pahalı şaraplarla, uzak denizlerin balıklarıyla dolup taşıyor ama sıra naylon torbaya gelince her şey yine eskiye dönüyor. Bir toplum yokluk günlerinin korkularından  kolay kolay vazgeçmiyor. Öte yandan küresel kapitalizm, Bulgaristan’ın geniş otobanlarında müthiş bir  süratle koşuyor,dünyanın bütün  ünlü markaları fabrikalarını, gökdelenlerini çoktan dikmiş bir milyon nüfuslu bu küçücük Balkan kentini bir dev metropole  dönüştürmüşler. Avrupa Birliği de bu  yeni üyesine belli ki iyice  cömert davranmış; Devlet mağazası TSUM şimdilerde Akmerkez’in kopyası ve Sofya  ışıklar içinde bir kent olmuş&#8230; </p>
<p>Bulgar komünizminin  ikonları yerle bir olurken Ortodoks  hristiyanlığın  mabetleri,  neo klasik devlet  yapıları, Avusturya mimarili dev binalar, yeni çağın modern ve renkli  makyajıyla  Sofya’nın yeni çehresini oluşturmuş. Anılarımdaki solgun, soğuk ve yaşlı yüzlü kent, yeni bir slogan da bulmuş kendine: “Büyüyor ama eskimiyor” </p>
<p>Çehre ve slogan tamam ama belli ki 2010 Sofya’sının  kafası  hayli karışık. Kırk yıllık komünizm, ardından  Todor Jivkov döneminin  Türk komşularını dışarı atan sert  milliyetçiliği ve  şimdilerde Avrupa Birliğinde üye olma heyecanı… Eski doğu bloku ülkelerinin hepsinde olduğu gibi Bulgaristan’da da hıristiyanlık  çok  moda  ve bu yılbaşı günü Sofya kiliseleri tıklım  tıklım dolu… Nitekim  yılbaşı gecesi  Aleksandar Batenberg meydanında konser veren Goran Bregoviç, beyaz ceketinin  yakasında sallanan  kocaman gümüş bir  haçla sahneye çıkıyor ve müziğiyle üç saat boyunca çıldırtıyor Sofyalıları. Kendini “Osmanlı’nın eski bir vilayetindenim” diye tanımlayan ve karısı da  Bosnalı bir Müslüman olan Goran Bregoviç, Sofyalılarla Boşnakça konuşuyor ve on binlerce kişi onun  Balkan folklorundan esintiler taşıyan pop-rock şarkılarına eşlik ediyor.  Bregoviç’in  “Düğün ve Cenaze Orkestrası” nın ritmleri bize de hiç  yabancı değil; aynı çoşku, aynı hüzün aynı neşe ve  şarkılarda aynı çocuksu sözler… Son albümü Alkohol’den okudukça, Arizona Dream, Underground, Crna Maçka, Dom Za Vesanje dedikçe bütün  Sofyalılar  ona katılıyor.  Goran Bregoviç sahneden “Haydee!” diyor, meydan yanıtlıyor:  Haydeee!  Bulgarlar, Boşnakçayı  kolayca anlıyor ama zaten bu topraklarda dil hiç sorun değil. Bulgarca,  geniş  Balkan  coğrafyasında  ortak olan Slavcanın bir varyantı;  Sırpçaya, Boşnakçaya Hırvatçaya çok yakın, Rusça’yla   çok  benzer bir alfabe kullanıyor. Bütün Balkanlar neredeyse aynı dili konuşarak  ve ufak tefek aksan farklılıklarıyla birbirini anlıyor. </p>
<p>Ülkenin  büyük gazetelerinden Dnevnik’in yazarı Yulian  Popov ise  Bulgarca ile ilgili başka bir konuya dikkat çekiyor ve “Bulgaristan’ın Türkiye Ufku” adlı  yazısında şöyle diyor. “Evet dilimiz Türk dilinin istilasına uğramıştır ve bugün de dilimizde bol sayıda Türkçe sözcük vardır. Bu sözcükleri dilimizden çıkaracak olursak raflardaki edebiyat eserlerimizden yarısını çıkarıp atmamız gerekir, muhtemelen tam yarısını.” Popov’un bu cümleleri  kaçınılmaz bir Balkan gerçeğini  ifade ediyor:  Balkan dillerinde, Bulgarcada, Sırpçada, Makedoncada  bugün hâlâ yaşayan, hayatın  her alanına ait binlerce Türkçe sözcük var. İşte bu Türkçe sözcükleri  ayırt edebildiğim ve  Bulgarcayı  anlayabildiğim için  doğrusu  Popov’un makalesini  seviyorum ama  herhalde ünlü Bulgar şairi İvan Vazov’un kemikleri sızlıyordur kentin kalbindeki kırmızı kiremitli  tarihi tiyatroya adını veren şair İvan Vazov, ömrünün çoğunu sürgünde geçirmiş. Osmanlı’ya ve onun kültürel etkisine karşı durduğu için  Sofya’dan Romanya’ya  sürgüne  gitmiş Bulgar yazarı. Garip ama bütün  milliyetçiliğine  rağmen Vazov’un eserlerinde o kadar çok Türkçe sözcük var ki, Bulgarlar bile onu zor anlıyor ama yine de Vazov, Bulgar edebiyatının  yapı taşlarından sayılıyor.  Eserlerinin adları bile onun Osmanlı’ya  muhalif ruh durumuna uygun düşüyor: Bulgaristan Hüzünleri(1877), Kurtuluş (1878), Unutulmuşların Epopesi (1881)  Aynı kırılganlığa günümüz Bulgar şairlerinde de rastlamak olası. Cevat Çapan’ın Çağdaş Bulgar şiirini yorumladığı ve Yordan Kırıçmarov’u (1948-86), Saşo Serafimov’u(1953), Krasimir Simeonov(1967) ve Dimitr Kalev’i tanıttığı yazısını dönüşte tekrar okuyorum .</p>
<p>Sofya’da dolaşıp da gençlik yıllarımızın  ünlü romanı “Sarı Dünya Tütün”ü ve adına bir de edebiyat ödülü konan yazarı  Dimitr Dimitrov’u hatırlamamak mümkün mü. Yanılmıyorsam; çevirmen Burhan Arpad, romanı orijinalinden değil Fransızca’dan tercüme etmişti; Bulgarca, Slav kökenli  Kiril alfabesiyle yazılıyor ve okumak da  öyle her yiğidin  harcı değil elbet. Bu alfabenin mucidi, bugün Sofya meydanında heykeli bulunan  Kiril ve Metodiy Kardeşler. Onlar, bütün Balkanlar’da aziz mertebesine taşınmış  iki bilim adamı. Üsküp’te dört yıl çalıştığım sevgili üniversitem de (Saint Kiril and Metodiy University) onların adını taşırdı.</p>
<p>Sofya’daki “Milli Kütüphane”nin ise sadece Kiril alfabesi ile değil  Osmanlı alfabesiyle yazılmış el yazmaları ve kayıtları ile dolu olduğunu  biliyorum Osmanlı arşivlerini barındıran en zengin kütüphanelerden biri Sofya Kütüphanesi. Eh;  kentin adı da “kutsal bilgelik” anlamına geliyor zaten, Sofya, İmparatorluğun Rumeli Beylerbeyinin Sancak Merkezi. Sofyalılar yakmamış, saklamışlar Osmanlı’nın  kayıtlarını ve eserlerinik … Bulgaristan, 1878’de  Berlin Antlaşması ile başkent İstanbul’a özerkliğini kabul ettirmiş anc bağımsızlığını tam  otuz yıl sonra 1908’de elde etmiş.</p>
<p>Osmanlı’nın Sofya’daki son mutasarrıflarından biri de  tanıdık bir isim. Ahmet Vefik Paşa. Türk tiyatrosunun babası… Kimbilir;belki de Paşa’nın  tiyatro sevdasının  temelleri  Sofya’da  atılmıştır, nitekim  sonraları Bursa valisi olunca ilk işi  kentte bir tiyatro binası kurmak olacaktır.  Çünkü Sofya bir tiyatrolar kenti ve belli ki konserler, oyunlar kentin karakteristiği. Biz bile, bu gerçekten kaçamıyoruz, kentteki her gecemizde  bir performans izliyoruz.</p>
<p>Şehir parkının içindeki Vazov Tiyatrosu küçük, klasik ve şık ama Ludmila Jıvkova meydanındaki modern Kültür Merkezi doğrusu akıllara ziyan büyüklükte, her yıl uluslar arası Kitap Fuarı burada  düzenleniyor.  Vitoşa’nın sonunda  tiyatro, sinema ve opera salonlarıyla  heybetle dikiliyor.</p>
<p>Mustafa Kemal’in de Sofya’da ateşe militer olarak görev yaptığı yıllarda  (1913-1915)  sık sık operaya gittiği, Verdi’nin Aida’sından çok  hoşlandığı anlatılır ya,  açıkça belli ki Sofya’da yaşayınca bu  kaçınılmaz bir şey.   2010’un ilk gecesi Kültür Sarayındaki Tosca gösterisi  tıklım tıklım, ertesi gece İtalyan Aryaları var ve sekiz bin kişilik salonda  yine tek bir boş koltuk  yok. </p>
<p>Büyük elçiliğimizin rezidansı da Vasil Levski caddesinde, Kristal Park’ın dibinde, pembe boyalı  biblo gibi bir bina.  Bulgaristan’daki baş konsolosumuz sevgili kuzenim Ahmet Ülker,  yeni bir binaya geçileceğini söyleyince  üzüldüm doğrusu. Burası Mustafa Kemal’den izler taşıyor, onun Sofya yıllarında  oturduğu  evin tam burada olduğu biliniyor. Sofya, sadece  tiyatrolar değil bir parklar şehri. Büyükelçiliğin  önündeki caddeden karşıya  geçince  o dev  parkın içinde kayboluyorum. Bu koyu yeşil ve yaşlı ağaçlarla dolu parklar ve  mesken olarak kullanılan aynı tip binalar bana hep Üsküp’ü hatırlatıyor. Komünizmin  klasik konut mimarisini hemen ayırt ediyorum. Hiçbir lüksü olmayan ama eksiği de olmayan  bir oda bir salonluk mini mini daireleri Makedonya’dan biliyorum. Bütün kent tek bir merkezden elektrikle  ısıtılıyor, sıcak su devamlı ve elbette  bu hizmetleri devlet çok  ucuza  sunuyor.  </p>
<p>Sekiz milyon nüfuslu ülkenin Türk soylu yurttaşları da her şeye ortak elbette; ama Bulgaristan Türklerinin 1989’daki zorunlu göçü ve Todor Jivkov’un ad değiştirme politikalarını da unutmayacağı muhakkak. Murat Bardakçı’nın yazısından öğreniyorum ki Jıvkov’un bu ad değiştirme harekatından sadece tek bir kişi kurtulmuş: </p>
<p>Sultan Abdülhamit’in torunu Alaettin Efendi, Sofya’da yaşamış ve orada ölmüş. Şehzade Abdülkaadir Efendinin  oğlu olan Alaettin Efendi, sonradan Türk vatandaşlığını almış ama hayatının son günlerine dek, kendi küçük elektrikçi dükkanında çalışmaya devam etmiş.  Başkan  Jivkov’un bizzat,  “Türk prensinin ismine dokunmayın” dediğini yazıyor Murat Bardakçı.</p>
<p>Şimdi düşünüyorum da, Şehzade’nin dükkânı mutlaka  Jenski Pazarot’daydı (Kadınlar Pazarı) diye  karar veriyorum.  Sofya’nın bu semt pazarında,  öyle tanıdık bir iklim hüküm sürüyor ki, mahzun ve temiz yüzlü bir İstanbul sürgününün adeta  fısıldayarak konuştuğunu,   henüz altı yedi yaşında bir çocukken  ayrıldığı Dolmabahçe’yi  sorduğunu duyar gibi oluyorum.  Jenski Pazar’da,  bir yaşlı çınar, Türk mallarıyla dolu tezgâhlar, havada eskimiş bir Bursa kokusu, meşhur Bulgar çömlekleri  ve yerde kırık dökük Arnavut kaldırımları. </p>
<p>Bütün  Sofya’nın bu tür kaldırım parkeleriyle döşendiğini fark etmemek zaten olanaksız.    </p>
<p>Tarihi barok binalarla aynı renkte olan pembe sarı parkelerle kaplı  kent merkezinden uzaklaşıp  kentin sınırlarına doğru yürüyorum. İşte “Gülüm Restoran” gerçek bir Türk lokantası ama yılbaşı sabahı ne yazık ki kapalı.  Küçük bahçesindeki gül  fidanları bu kentin bir başka gerçeğini,  Sofya’nın ve Bulgaristan’ın Türk nüfusunu işaret ediyor.  . Sekiz yüz bin Türk yaşıyor burada.   Ankara’daki Bulgaristan Büyükelçiliğinin kapısında karşılaştıklarım  artık Avrupa Birliği bir ülkenin yurttaşı olmaktan  hoşnut görünüyorlar. Sofya’da ise  otuz altı tarihi  camiden bugün sadece üçü ayakta.  Büyük Camii’yi de Arkeoloji Müzesi olarak kullanıyorlar. İbadete açık olan tek cami ise Kadı Seyfettin Camii, 1V. Yüzyıla ait bir Mimar Sinan eseri.  Gerçi 1989’daki büyük göçte  310 bin Türk soylu Bulgaristan vatandaşı Türkiye’ye göç etmiş ama bugün  Türk partisi Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH), ülkenin üçüncü büyük partisi. HÖH  de, otuz altı milletvekiliyle parlamentonun ağırlıklı üyesi.</p>
<p>Çağdaş Bulgar Şiiri, Cevat Çapan, Cumhuriyet Kitap, 12.05 2008				</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tolstoy&#8217;un konağı</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 15:03:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kentler]]></category>
		<category><![CDATA[Tolstoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1805</guid>
		<description><![CDATA[RAHMİ YAĞMUR &#8211; (MOSKOVA) Kropotskaya metrosundan çıkıldığında karşınıza Friedrich Engels’in uzun boylu, sakallı ve filozofik duruşuyla çevresindeki yollardan geçen insanları süzen büyük heykeli çıkıyor. Çevredeki gürültüden kaçan insanlar Engels’e sığınır gibi çevresindeki banklara otururken güvercinlerde heykelin çevresinde yemleniyorlar. Belki de kendisinin dışında başka hiç kimsenin bu denli yakıcı bir sorun olan aile ve devletin ölümcül kökenlerine bu denli açıklık getirmediği için elleri göğsünde kavuşturmuş şekilde yaşamı süzüyor. Heykelin hemen yanında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>RAHMİ YAĞMUR &#8211; (MOSKOVA) Kropotskaya metrosundan çıkıldığında karşınıza Friedrich Engels’in uzun boylu, sakallı ve filozofik duruşuyla çevresindeki yollardan geçen insanları süzen büyük heykeli çıkıyor. Çevredeki gürültüden kaçan insanlar Engels’e sığınır gibi çevresindeki banklara otururken güvercinlerde heykelin çevresinde yemleniyorlar. Belki de kendisinin dışında başka hiç kimsenin bu denli yakıcı bir sorun olan aile ve devletin ölümcül kökenlerine bu denli açıklık getirmediği için elleri göğsünde kavuşturmuş şekilde yaşamı süzüyor.</p>
<p>Heykelin hemen yanında parke taşlarla döşenmiş sokaktan yukarı doğru bir süre yürüdükten sonra Tolstoy’un evini aradığımızı söylediğimizde bize gösterdikleri iki katlı eve giriyoruz. Görevliyle yaptığımız kısa sohbette buranın aslında Tolstoy’un evi olmadığını ancak Lenin talimatıyla bir müzeye dönüştürüldüğünü anlatıyor. Tolstoy’un asıl evinin ise üç sokak ötede olduğunu belirtiyor. Bizde yazarın birkaç parça el yazması ve eşyasına baktıktan sonra asıl oturduğu eve doğru yola koyuluyoruz.</p>
<p>Park Kultura’dan biraz ilerdeki levhanın üzerinde Tolstoy Sokağı yazıyor. Sokağın hemen başındaki yeniden doğuş kilisesinin bahçesi birkaç yaşlı Rus ve birkaç da keşiş dolaşıyor. Sokağın tam ortasında üzerinde Tolstoy’un evi yazılı küçük bir levha bulunan duvarların arkasında turuncu ve yeşile boyanmış iki katlı bir konak duruyor. Bu konaklara özgü büyük kapı eşiğinden içeri girdiğimizde (belki de cumartesi olmasından) bahçede bizim dışımızda da çok sayıda ziyaretçisi olduğunu görüyoruz.</p>
<p><strong>NE YOKSUL NE ŞATAPATLI</strong><br />
<img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/tolstoy2-487x650.jpg" alt="" title="tolstoy2" width="487" height="650" class="alignnone size-large wp-image-1808" /><br />
Ünlü yazarın Kırım savaşından döndükten sonra yani 1882’lerden 1901’e kadar bu evde oturmuş. 1789–1795 arasında de yapılan konak 19. yy. Rus mimarisini yansıtıyor ve Moskova yangınından sonra yapılan kentin klasik mimarisinin iyi bir örneğini teşkil ediyor. Farklı yaşam arayışlarının maceracı rüzgârıyla gittiği savaştan dönen genç yazar, kiraladığı evde kız kardeşi Maria Nikolaevna ve çocukları Vera, Lisa, Nicholas ve kardeşi Sergey Nikolayeviç ile birlikte oturmuş. Rusların altın yüzük dedikleri Moskova’nın merkezinde yer alan ev Lev’in arkadaşları olan devrimcilerin dogmatik yazarı ve “Çeliğe Su Verildi” nin yazarı Nikolay Ostrovsky, ünlü şair Afanassi A. Fet, ünlü Rus hicivcisi Mikhail Saltykov-Shchedrin, şair ve yazar Sergey Aksakov, gibi ünlülerle görüşüp edebiyat üzerine eşsiz sohbet yaptığı anılarını taşıyor.</p>
<p>Evi gezmek için verdiğimiz fazla abartılı olmayan ücretten sonra bize verilen ve ayakkabı üzerine giyilen deri terliklerden dışı gibi içi de ahşap olan konağın ziyaretçilere ve zamana karşı iyi korunduğunu gösteriyor.</p>
<p>Sosyalist hükümet 1920’de konağı kamulaştırarak 1921’de Edebiyat ve Sanat Müzesine dönüştürmüş ve sadece yazarın burada kullandığı eşyaları değil Yasnaya- Polyana’ki çiftliğinden de getirilen bazı öteberileri ile birlikte 6 bin parça eşyası sergileniyor. Ancak getirilen eşyalarda konağı bir bazı eşyaların sergilendiği bir müze gibi değil hala içinde Tolstoy ve kız kardeşinin ailesi yaşıyormuşçasına canlı ve doğal hali korunmaya çalışılmış.</p>
<p><strong>BU EVDE BÜYÜYEN YA YAZAR YADA FİLOZOF OLUR</strong><br />
<img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/tolstoy3.jpg" alt="" title="tolstoy3" width="600" height="438" class="alignnone size-full wp-image-1810" /><br />
Elle yapılmış dantelle örülü kaplanan korkulukları olan dar merdivenle ikinci kata çıktığımızda sadece ünlü bir yazara ait bir konağın değil klasik Rus kültür ve yaşam tarza göre tasarlanmış bir konakta olduğumuzu anlıyoruz. Salonun girişindeki büyük siyah piyanonun altındaki büyük boz ayı bostu her an canlanıp yerinden kalkacakmışçasına duruyor. Salonun hemen ortasında sayıları çok olan bir aile için alındığı belli ceviz ağacından yapılmış masa ve üzerindeki sade desenlerden oluşan porselen yemek takımı evi canlı kılıyor.</p>
<p>Masanın hemen arkasındaki küçük müzik seti kutusundan Piyano ile çalınan nostaljik ve klasik bir Rus müziği var. Konağın loş ışığına ve nostaljik atmosferine eşsiz bir hava katan parçadan sonra yazarın yaşlılık çağından ve orijinal sesinden nereye yönelik yaptığı beli olmayan küçük bir söylevi var. Ancak yanımdaki tercüman arkadaş bile konuşmayı anlamıyor. Salonun diğer köşesinde ise Ruslar için olmazsa olmazlardan olan bir satranç takımı duruyor. Eski Rus evlerinde olduğunu hiç bilmediğimiz misafir odası konağın en zarif düzenlenmiş bölümünü oluşturuyor. Böylece Rusya’nın da diğer halkların feodal çağlarındakine benzer şekilde misafir kültürüne sahip olduğunu anlıyoruz.</p>
<p>Duvarlarda Lev’in kız kardeşi Maria Nikolaevna ve kızlarının birkaç zarif fotoğrafının resm edildiği tablolar yer alıyor. Konağın en dikkat çekici yanlarından bir ise güzel ve sade yeşil bahçeye bakan küçük ahşap pencerelerin hemen önüne ders çalışmak, okumak veya yazmak için konan küçük masa ve sandalyelerin oluşturduğu yerler. Bunların oluşturduğu bu ortama bakıldığında burada yaşayan herkesin ya yazar yada filozof olacağını düşünüyor.</p>
<p>Üst kattaki bu oturma salonlarının içinden çıkıp küçük uzun bir koridora girdiğinizde kenarda Nikolaevna’nın çocuklarının yatak odaları duruyor. Nedendir bilinmez ama Tolstoy yazı yazmak ve çalışmak için bu koridorun sonundaki kuytu odayı seçmiş. Oda köşede olduğu için tarafındaki pencerelerden de ışık alıyor. Pencerelerin küçük olmasından dolayı içerisi loj ışığı korumuş.</p>
<p>Yazar bu odada zengin yaşam tarzından çıkıp Kırım’da Türklere karşı savaşa gittiği zaman karşılaştığı yoksulluğun biçimlerini konu aldığı “Kazaklar” kitabını, “üç ölüm” hikâyesini ve birçok kısa yazıyı kalama aldı. Ama bu evde yaptıklarının ötesinde onun yaşamının ve düşüncelerinin şekillendiği bir çağındaki 20 yılını geçirdiği bir yerdi.</p>
<p>Ama evde ünlü yazarın felsefi düşünceleri konusunda insanda ciddi çelişkiler bırakan noktalar ortaya çıkıyor. Özellikle kişisel eşyaları ve sıradan yaşamını sürdürmek için yapılan küçük düzenlemeler ile düşünceleri bazen onda olmasa bile izleyende önemli çelişkilere yol açıyor. Alt kattaki uzun kürkü yukarıdaki odasının yanına asılı uzun cüppeleri küçük el yıkama tasları ve testileriyle tam bir sofi yaşamını sergiliyor. Gençliğinde yani kural tanımaz çağından hemen sonra halkı için yaşamın gerçek yüzüyle tanışması ile birlikte içine girdiği sesiz isyanın izleri var. Ama belki de yazarın kafasında ve yüreğinde kaynayan duygular ve düşünceler ne olursa olsun “Savaş ve Barış”, “Anna Karenina” ve daha birçok dev eseri yazma sabrını veren bu ağır başlı olgunluktu. Bu eve girildiğinde kalabalık bir ailenin yaşadığı yer olmasına rağmen sanki büyük ve yaşlı yazar odasında çalışıyormuş gibi ayak parmaklarına basarak yürünmesi gerektiği hissine kapılıyor insan.</p>
<p><strong>OLGUNLAŞMA, PASİVİZM VE BİTMEYEN ARAYIŞ</strong><br />
<img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/tolstoy4-487x650.jpg" alt="" title="tolstoy4" width="487" height="650" class="alignnone size-large wp-image-1811" /><br />
Lev Nikolayeviç Tolstoy’u realistleştiren kumar ve seks maceralarıyla geçirdiği gençlik yıllarından sonra gerek Kırım ve Kafkaslarda gerekse Moskova’ya yakın Kaluga bölgesinde Rus köylülerinin yoksul ve dramatik yaşamları karşılaşmasıydı. Yaşadığı dönemde de ünlü olmasına ve dolayısıyla da hayatı hakkında gerçekler de yazılı olmasına rağmen yaşamı konusunda diğer yazarlardan daha fazla şehir efsanelerinin söylenmesinin sebebi yaşadığı ağır duygusal çelişkilerden ve bunun oluşturduğu imajdan kaynaklanıyor. Yine savaşta karşılaştığı acımasızlıklar olsa gerek o gerçek bir pasifistti. Yani savaşa ve şiddete karşı barışı savunarak militarist kurumların ortadan kaldırılmasını savunuyordu. Onun tek anarşist durduğu yer ise Hıristiyanlıktı.</p>
<p>Zaten 18. ve 19 yy Rus edebiyatçılarının bu kadar evrensel ve klasik kılan herhalde kendi halkının içinde bulunduğu zorlukları ve çelişkileri kendi hayatlarında ve ruhlarında yaşamaları idi. İster Puşkin’in Çernişevski’nin, Lermontov gibi lirik davranışlı ister Tolstoy, Gogol, Dostoyevski gibi sofi isyancılar olsun hepside var olan olumsuz durumlara karşı itirazları, devrimci arayışlarla kendilerini gerçekleştirmişlerdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dansın ve sosyalizmin ülkesi: KÜBA</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 21:23:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoldan Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=645</guid>
		<description><![CDATA[Ebru Erdoğan &#8211; Che Guevara ve Fidel Castro &#8216;nun büyük ideallerinin ülkesi Küba&#8217;yla ilgili bir belgesel izlediyseniz, müziğin ve dansın Kübalıların yaşamında ne kadar önemli yer tuttuğunu görmüşsünüzdür. Tüm dünyanın gözünü diktiği, sosyalizmin son kalelerinden biri olan bu ülkeye ayak bastığınızda, belgesellerden ayrı olarak, eski arabaların, renkli duvarların büyüsüne kapılacak, bulutların bir yöne doğru değil, gökyüzünde daha da yükseğe çıkarak dağıldığını gördüğünüzde hayretler içinde kalacaksınız. 7&#8242;den 70&#8242;e herkesin bir dansçı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ebru Erdoğan &#8211; Che Guevara ve Fidel Castro &#8216;nun büyük ideallerinin ülkesi Küba&#8217;yla ilgili bir belgesel izlediyseniz, müziğin ve dansın Kübalıların yaşamında ne kadar önemli yer tuttuğunu görmüşsünüzdür. Tüm dünyanın gözünü diktiği, sosyalizmin son kalelerinden biri olan bu ülkeye ayak bastığınızda, belgesellerden ayrı olarak, eski arabaların, renkli duvarların büyüsüne kapılacak, bulutların bir yöne doğru değil, gökyüzünde daha da yükseğe çıkarak dağıldığını gördüğünüzde hayretler içinde kalacaksınız. 7&#8242;den 70&#8242;e herkesin bir dansçı kadar iyi dans edebilmesinin bu yeteneğin genetik olduğunu düşündürdüğü bu ülkede halkın, eğitim, sağlık ve kültürdeki üstünlüğüne imrenmemek mümkün değil.</p>
<p>Küba&#8217;da yaşam çok erken saatlerde başlıyor. Bunun nedeni işbaşı saatlerinin ve okulların saat 08.00&#8242;de başlıyor olması. O kadar erken kalkıp da nasıl o kadar güler yüzlü olduklarını düşünmeyi bıraktığınızda yoldan geçen herkese &#8221;günaydın&#8221; derken buluyorsunuz kendinizi. Küba&#8217;daki bir ayımı İspanyolca öğrencisi olarak geçirmem, Kübalıların yaşamlarını yakından tanımama yardımcı oldu.</p>
<p>Turistlere yasak olan 10 pezoluk, &#8221;makine&#8221; dedikleri o büyük Amerikan arabalarına bindim, 2 pezoya tiyatroya gittim, 9 pezoya romla yapılan en güzel kokteyllerden olan Mojito&#8217;dan içtim, daha da önemlisi Malecon&#8217;da Kübalılarla derin politik konuları tartıştım. Gördüğüm kadarıyla pek az olan sistem karşıtları, Türkiye&#8217;yi anlattığımda çok şaşırdılar ve kapitalist bir ülkede ihtiyaçların bu kadar az karşılanabilmesi onları hayal kırıklığına uğrattı.</p>
<p>Castro&#8217;nun haklı övüncü&#8230;</p>
<p>Küba&#8217;da eğitim ve sağlığın parasız olduğunu bilmeyen pek az insan vardır. Okuma yazma oranının yüzde 100, lise eğitiminin yüzde 98.5 olduğunu da Devlet Başkanı Fidel Castro neredeyse her konuşmasında, haklı bir övünmeyle dile getiriyor. Ama bu sadece Kübalılarla sınırlı değil. Küba&#8217;da öğrenciyseniz -ki çok sayıda yabancı öğrenci Küba&#8217;da eğitim görüyor- sağlık hizmetleri parasız.</p>
<p>Turistlere 20-25 dolar olan tiyatro, sinema biletleri 1-4 pezo arasında değişiyor. 3-8 dolar olan müze fiyatları ise yine 2-4 pezo arasında. Kültür faaliyetlerinin bu kadar yoğun ve ucuz olduğu, halkın da buna kayıtsız kalmadığı Küba&#8217;da insanların sonsuz yardım severliğinin bilgi ve kültürden mi kaynaklandığı hep aklımı meşgul etti.</p>
<p>İlk iki gün, yolunu bir türlü bulamadığım yurt için kafasını gözünü yararak konuştuğum İspanyolca&#8217;ya karşın, o sıcak güneşin altında sabırla dakikalarca beni anlamaya ve yol göstermeye çalıştılar. Saatlerce yürümeme karşın bulamadığım yurda iki gün boyunca bir Kübalı eşliğinde gitmek zorunda kaldım.</p>
<p>Salsa keyfi…</p>
<p>Genetik olduğuna kesinlikle inandığım Küba salsasını 7&#8242;den 70&#8242;e tüm Kübalılar layığıyla yapıyor. Türkiye&#8217;de bir erkeğin oturduğu masadan kadını dansa kaldırmak cinayet nedeniyken Küba bu konuda çok esnek. Birbirlerini tanımasalar da dans edip teşekkür ederek masalarına geri dönüyorlar. Tabii unutulmaması gereken bir şey var ki, birbirine yakın masalarda oturan Kübalıların birbirleriyle sohbet etmemesi mümkün değil. Bir ay boyunca benim de çok uğraşlar verdiğim dans konusunda Kübalıların bile sabrını taşıran tek şey, müziği dinlememek. Salsa bilmek zorunda değilsiniz, saatlerce size öğretebilirler. Ama salsa olmasa bile, müziğin ritmine uygun hareket etmek zorundasınız, aksi takdirde &#8221;önce müziği dinle!&#8221; uyarısıyla karşılaşırsınız. Fiesta…Haftanın son günü olan cuma Kübalılar için parti günü. &#8216;</p>
<p>&#8216;Fiesta&#8221; dedikleri bu partiler, evlerde ya da barlarda düzenlenebiliyor. Bunun yanı sıra, bizim de her zaman tercih ettiğimiz Malecon partileri hem daha ucuz hem de herkesle sohbet etme şansı bulabilirsiniz. Malecon, İzmir&#8217;deki Kordon&#8217;a benzeyen, uzun bir duvarın tüm deniz kenarını dolaştığı bölgenin adı. Havana&#8217;daki yolların neredeyse tamamı Malecon&#8217;a çıkıyor. Küba&#8217;da her restoranda, kafede, barda bulunan amatör müzik grupları Malecon&#8217;da da &#8221;sahne alıyor&#8221;. Burada hafta sonları, marketten aldığınız rom ve meyve suyuyla sabaha kadar müziğin, dansın ve sohbetin tadını çıkarabilirsiniz. İlk günlerimizde beni strese sokan Havana&#8217;daki cadde sistemini öğrendikten sonra, tahmin edemeyeceğiniz adres yok gibi. Habana Vieja (Eski Havana) dışında genellikle caddeler, sayıyla anılıyor ve birbirine paralel caddeler iki fazlası ya da iki eksiği olarak devam ediyor. Yani 32&#8242;nci caddeyi biliyorsanız 38&#8242;inci caddenin 32&#8242;ye paralel üçüncü cadde olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. Çift sayı olan caddeleri kesen caddeler ise tek sayı ve onlar için de aynı sistem geçerli. Küba&#8217;da üç televizyon kanalı bulunuyor.</p>
<p>Bunlardan en çok izlenen Cubavision&#8217;da, akşam haberlerine kadar çocuklar ve aileler için eğitici ve öğretici küçük jenerikler ve çizgi filmler bulunuyor. Örneğin benim de hep izlediğimiz bir çizgi filmde Kübalılar, CIA ajanlarıyla çatışıyor. Çizgi filmde göze ilk çarpan ise CIA ajanlarının heyecanla silahlarına sarılması, Kübalıların ise sakin olmaları ve akıllı tuzaklar kurmaları.</p>
<p>Söylemeye gerek bile yok, tabii ki her seferinde Kübalılar kazanıyor. Dünyada vizyonda olan tüm film ve çizgi filmlerde ABD&#8217;lilerin kazanmasına alışmışken bu çizgi filmleri ne yalan söyleyeyim keyifle izledim. Ailelerde çocuğun durumuna ilişkin küçük jeneriklerin yanı sına, sigaraya karşı her program arası yoğun bir kampanya yürütülüyor. Bir tütün ülkesi olan Küba&#8217;da 30 yaş altı gençliğin sigara içme yoğunluğunun düşük olması sanırız bununla yakından ilişkili.</p>
<p>Müzik dinlemeyen yok</p>
<p>Müziğin, Kübalıların hayatında çok önemli olduğunu Küba&#8217;ya gitmeden önce de az çok biliyordum. Fakat 1950&#8242;lerden kalma Amerikan arabalarına yerleştirdikleri o müzik sistemini gördükten sonra dehşete kapıldık. Arabanın penceresi ya da kapı kolu bozuk olabilir ama müzik, en iyi sesi vermek zorunda.</p>
<p>Bu arada Amerikan arabalarından söz etmişken taksi-dolmuş olarak kullanılan bu arabaların kapıları çok ağır olduğu için, sakın normal arabalar gibi kapatmaya kalkmayın. Kapıyı hızlı kapattığınızda, şoförün kötü bakışları karşısında, arabaya hiç binmemiş olmayı yeğlersiniz.</p>
<p>Kübalıların devlet tarafından sağlanan konutlarında en çok dikkati çeken şey de son model müzik setleri. İstediğiniz saatte, müziğin sesini istediğiniz kadar açabilirsiniz. Küba&#8217;da müzikten ya da müziğin sesinden rahatsız olan kimse görmedim. Hele ki hafta sonları, müziğin sesini açmamak ayıp gibi.</p>
<p>Bizde de hafta sonları kimse dinlemiyor olsa bile nedenini bilmediğim bir şekilde müzik seti ortaya çıkarılıyor ve sesi sonuna kadar açılıyordu.</p>
<p>Volveran-Dönecekler</p>
<p>Devrim Meydanı&#8217;na adım attığınızda sizi Jose Marti ve Che Guevara karşılıyor. Devlet Başkanı Fidel Castro &#8216;nun her eyleme önderlik ettiği bu meydanda, İspanyollara karşı ulusal mücadele veren Marti&#8217;nin &#8221;Onurumla yaşadım, yüzüm güneşe dönük öleceğim&#8221; sözleri sanki kulaklarınızda yankılanıyor.</p>
<p>Her ne kadar milyonların katılımıyla gerçekleştirilen eylemlerden televizyon sayesinde haberimiz olsa da, meydanın bu kadar büyük olabileceğini düşünmemiştim. Meydana çıkan geniş caddelerin, eylemlerde trafiğe kapatıldığını da düşünürsek, meydan, 11 milyonluk Küba halkının tamamı düşünülmüş de yapılmış gibi. Meydanın tam karşısında yer alan Jose Marti Müzesi&#8217;nde Marti&#8217;nin fotoğrafları, mektupları ve şiirleri yer alıyor. Marti&#8217;nin devasa bir heykelinin yer aldığı müze girişinde bir de anıt bulunuyor.</p>
<p>Anıtın üstüne çıktığınızda, Havana&#8217;nın tamamını ve meydanın ihtişamını daha iyi görmek mümkün.Havana&#8217;nın her yerinde, yollarda, bilbordlarda, tabelalarda, binaların duvarlarında, ya Castro&#8217;nun bir sözü, ya Che Guevara&#8217;nın resmi ya da devrimin nasıl yapıldığını ve nasıl sürdürüleceğini anlatan özlü sözler yer alıyor. Tüm işyerlerinde ve evlerin tamamına yakınının balkonlarında, pencerelerinde bir Küba bayrağı asılı.</p>
<p>Bu arada ABD&#8217;nin çeşitli hapishanelerinde esir tutulan 5 Kübalı devrimci de unutulmamış. Büyük bilbordlarda bulunan 5 Kübalı devrimcinin fotoğraflarının ve &#8221;Volveran&#8221; (Dönecekler) yazılarının yanı sıra turistlere yönelik bazı restoranlarda imza defterleri bulunuyor. Devrim şehitlerinin yol kenarlarında bile resimlerinin yer aldığı Küba&#8217;da, ABD darbesiyle öldürülen Şili Devlet Başkanı Salvador Allende &#8216;ye ait bir cadde, bir park ve büyük bir heykel de var.</p>
<p>Devlet Başkanı Castro&#8217;nun, konuşmalarında övgüyle bahsettiği Allende, 11 Eylül&#8217;de darbenin yıldönümünde Şili Komünist Parti yöneticilerinin de katılımıyla ve saatlerce süren bir programla anıldı. Küba halkının Allende ve devrime olan büyük bağlılığının da anlatıldığı programda, dakika dakika ABD darbesinin belgeseli de gösterildi. Kübalı kadınlar Küba&#8217;da kadınların tamamına yakını, erkekler gibi üretime katılıyor. Genellikle çok erken yaşlarda evlenen ve çocuk doğuran kadınlar, bir süre uzak kalsalar da tekrar işlerine geri dönüyor. Küba&#8217;da kadınlar için 15. yaş günü çok önemli.</p>
<p>15. yaş gününde gelinlik gibi çeşit çeşit elbiseler giydirilen kızların, şehrin önemli yerlerinde profesyonel fotoğrafçılar tarafından fotoğrafları çekiliyor. Akşam büyük bir partinin düzenlendiği yaş gününde, 15 yaşına giren kız önce babasıyla, daha sonra da 15 kavalyeyle dans ediyor. Yaş günü partisine katılanların hediye olarak para verdiği kız, yaş gününden sonra genç kadınlığa adım atıyor.</p>
<p>Cennette ABD üssü</p>
<p>Guantanamera (Guantanamo&#8217;dan gelen kız) şarkısıyla ünlenen Guantanamo kentini pek çoğumuz, ABD&#8217;nin Afganistan saldırısının ardından, Afgan esirlerinin götürüldüğü yer olarak tanıdı. Küba&#8217;daki en iyi kakaonun yetiştiği, nüfusun az olması nedeniyle yapılaşmanın da az olduğu bölge, yemyeşil ağaçları, nehirleri ve papağanlarıyla cennet gibi.</p>
<p>Santiago&#8217;ya 64, Havana&#8217;ya ise 920 km. uzaklıktaki Guantanamo Körfezi&#8217;nde bulunan Amerikan deniz üssü, 117.7 kilometrekarelik bir alanı ve 17.5 kilometrelik sahil hattını kaplıyor. 1903&#8242;te ABD, tek taraflı anlaşma ile Guantanamo Körfezi&#8217;nde ihtiyacı olan alanı aldığını ilan etti. 50 yıldan fazla süreyle, kumarhane ve fuhuşun merkezi olarak ABD tarafından kullanılan bölge, 1959&#8242;daki Küba Devrimi&#8217;nden sonra saldırı ve provokasyon için kullanılmaya başlandı.</p>
<p>Yalnız 1961 ile 1966 yılları arasında bir Kübalı işçi ile iki Kübalı asker öldürüldü, bir balıkçının kaçırılan çocuğu ise yapılan işkence sonucu yaşamını yitirdi. Bölgede bulunan ABD askerlerinin, nükleer bir denizaltı kullandıkları ve çevredeki ekolojik dengeyi bozucu deneyler yaptıkları da öne sürülüyor.</p>
<p>Küba Devrimi&#8217;nden sonra anayasanın değişmesine, Castro yönetimindeki devletin anlaşmayı tanımadığını ilan etmesine ve her fırsatta, her uluslararası görüşmede bunu kabul etmediklerini dile getirmelerine karşın ABD, Guantanamo&#8217;daki işgalci tutumunu sürdürüyor. Her ne kadar Guantanamo&#8217;da bir ABD işgali söz konusu ise de el değmemiş, kimsenin olmadığı eşsiz güzellikteki Baracoa plajına mutlaka gidin.</p>
<p>Dönüşte de yollarda satılan, &#8221;Cucuruchu de coco&#8221; denilen ve yaprak külahlarda 3 pesoya  satılan hindistancevizi ve ananas karışımı lezzetli şekerlemeden yemeyi unutmayın. Devrimin, dansın, müziğin ve puronun ülkesi Küba&#8217;ya gitmek isteyenlere bir önerim var: Turist olarak gidip otellerde, özellikle de Varadero’da kalmayın.</p>
<p>Öğrenci olmasanız bile aile yanında kalıp onların kültürlerini, yemeklerini, danslarını, müziklerini yakından görme şansına sahipsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yasak Şehir 1</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 13:30:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yasak Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Pekin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=1197</guid>
		<description><![CDATA[VOLKAN ACAR &#8211; Son İmparator filmini ilk kez 1987&#8242;de izlemiştim. Çin İmparatorluğu&#8217;nun son varisi Pu Yi&#8217;nin kişiliğinde, yüzyılın başından 1970&#8242;lere kadar Çin tarihinin kısa bir özetini de veren bu filmde en aklımda kalan sahne şu olmuştu: Küçük Pu Yi, Saray&#8217;da yaramazlık yapıp hizmetkarların elinden kaçarken, birden kendisini, altında dönüp durduğu sarı ipeklerle örtülü kapının dışında bulur. Dışarı çıktığında gördüğü sahne ise muhteşemdir: Devasa bir avluda, rengarenk giysilere bürünmüş binlerce görevli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>VOLKAN ACAR &#8211; Son İmparator filmini ilk kez 1987&#8242;de izlemiştim. Çin İmparatorluğu&#8217;nun son varisi Pu Yi&#8217;nin kişiliğinde, yüzyılın başından 1970&#8242;lere kadar Çin tarihinin kısa bir özetini de veren bu filmde en aklımda kalan sahne şu olmuştu: </p>
<p>Küçük Pu Yi, Saray&#8217;da yaramazlık yapıp hizmetkarların elinden kaçarken, birden kendisini, altında dönüp durduğu sarı ipeklerle örtülü kapının dışında bulur. Dışarı çıktığında gördüğü sahne ise muhteşemdir: Devasa bir avluda, rengarenk giysilere bürünmüş binlerce görevli kendisini selamlamaktadır. Yıllar sonra yolum Çin&#8217;e düşüp Pekin&#8217;de yaşamaya başlayınca, doğal olarak öncelikle adını çok duyup hakkında fazla birşey bilmediğim bu gizemli mekanı görmek istedim. Ancak Yasak Şehir&#8217;i ilk gezdiğimde edindiğim izlenim hiç de umduğum gibi değildi. Ne filmdeki o büyülü havayı yakalamıştım, ne de bu koca saray bende binlerce yıllık Çin İmparatorluğu&#8217;nun ihtişamına dair herhangi bir iz bırakmıştı.</p>
<p>Sonradan, sarayı birlikte gezdiğimiz tüm arkadaşlarımın ve misafirlerimin de aynı düşüncelerini paylaştıklarını gördüm: Bu muydu Yasak Şehir, Yasak Şehir dedikleri?<br />
Ama ne olursa olsun, yine de hiçbirşey Yasak Şehir&#8217;in Çin tarihindeki önemini ve konumunu gözardı ettiremez.</p>
<p>Bu nedenle, Ekim 2005&#8242;de müze olarak açılışının 80. yıldönümünü kutlayan Yasak Şehir&#8217;i isterseniz hep birlikte gezmeye başlayalım.</p>
<p>Yasak Şehir deyimi birçok Batı diline olduğu gibi bize de İngilizceden geçmiş. İmparatorluk döneminde halkın buraya girmesi yasak olduğu için Batılılar bu devasa büyüklükteki mekanı &#8220;Forbidden City&#8221; olarak isimlendirmişler. Bu yapının Çincedeki adı ise eski saray ya da antik saray anlamına gelen &#8220;Gu Gong&#8221;. Çinliler İngilizce kullandıklarında zaman da buraya &#8220;The Palace Museum&#8221; demeyi tercih ediyorlar.<br />
Türkçe kullanım açısından en uygunu ise galiba burayı İmparatorluk Sarayı olarak adlandırmak.</p>
<p>Bazı kaynaklarda buradan &#8220;Purple Forbidden City&#8221; diye bahsedildiğini de görebilirsiniz. Çünkü, 15. yüzyılda Pekin başkent olarak ilan edilip yeni şehrin imarı başlayınca Saray için en uygun yerin seçimi dönemin alimlerine bırakılmış. Bilim adamları da ölçüp biçmişler ve bugünkü yerin bu dünyanın ekseni, merkezi olduğunu saptamışlar! Ve Sarayın yapım alanı olarak burayı önermişler.</p>
<p>Çünkü Çinlilere göre, öbür dünyanın, göklerin ya da evrenin merkezinde Kutup Yıldızı yer alırken, bu dünyanın merkezinde de İmparator yani Tanrı&#8217;nın oğlu oturmalıdır. Kutup Yıldızı&#8217;nın rengi de mordur. Dolayısıyla; göklerin merkezi Kutup Yıldızı, yerkürenin merkezi ise İmparatorluk Sarayı: Ve işte size Mor Yasak Şehir!</p>
<p>Görüldüğü gibi, Yasak Şehir&#8217;e, Pekin&#8217;in, Çin&#8217;in ve hatta dünyanın merkezi demek çok da yanlış değil!</p>
<p>Zaten bu merkezilik deyimi coğrafi olarak da uygun düşüyor. Çünkü 500 yıl önce Saray&#8217;ı merkez kabul ederek onun çevresine büyüyen Pekin, bu anlayışı Çin Halk Cumhuriyeti&#8217;nin kurulduğu 1949&#8242;dan sonra da devam ettirmiş. Kentin imarı için yapılan çalışmalarda, Yasak Şehir çevresindeki su kanalları 1. çevre yolu olarak kabul edilmiş ve diğer yollar bunu saracak şekilde tasarlanmış.</p>
<p>Halen kullanılan ve bu merkezi saran dairevi çevre yollarına yakında 7. cisinin de ekleneceğini söylersem, herhalde kentin ne kadar santralize olduğu konusunda kafanızda bir fikir oluşur.</p>
<p>Bilmeyenler için ekleyelim. Çinliler kendi ülkelerine de Merkezdeki Ülke ya da Merkezi Krallık anlamında Conggo diyorlar.</p>
<p>Bir diğer önemli not: Yasak Şehir&#8217;in hemen batısında yeralan, neredeyse onun kadar bir alanı kaplayan ve Congnanhay diye bilinen kompleks ise bugünkü Çin&#8217;in kalbi, yani Çin&#8217;in devlet ve hükümet merkezi. Başka bir deyişle Çin&#8217;in Kremlin&#8217;i ya da 20. yüzyılın Yasak Şehir&#8217;i.</p>
<p>Yılda 7-8 milyon insanın ziyaret ettiği Yasak Şehir, halen dünyadaki en büyük &#8220;korunmuş antik ahşap yapılara sahip&#8221; kültürel miras olarak biliniyor. Toplam 720.000 m2&#8242;lik bir alanı kaplayan, içinde 800 bina ve 9999 oda barındıran bu Saray-Müze, 1987 yılında da UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine kaydedilmiş.</p>
<p>Tiananmen Meydanı&#8217;nın hemen kuzeyinde yeralan Saray&#8217;ın inşası 1406&#8242;da başlamış ve 1420&#8242;de sona ermiş. Çin İmparatorluğu&#8217;nun son iki hanedanının yani Ming ve Qing (Çing) hanedanlarının yönetim merkezi olan Saray, toplam 24 imparatora da evsahipliği yapmış.</p>
<p>1909&#8242;da henüz 3 yaşındayken tahta geçen son imparator Pu Yi ise, 1911&#8242;de bu şaşaalı emperyal geçmişin tarihe gömülüşüne sadece tanıklık edebilmiş. 1911&#8242;de İmparatorluk yıkılıp da, Sun Yat Sen önderliğinde Çin Cumhuriyeti ilan edilince Pu Yi&#8217;nin hayatı bağışlanarak, Saray&#8217;da yaşamaya devam etmesine izin verilmiş. Yani &#8220;Son İmparator&#8221; da, tahttan &#8220;feragat&#8221; ettiği yıldan, bir hükümet darbesinin gerçekleştiği 1924&#8242;e kadar yine burada yaşamış. Ama seleflerinden farklı olarak, bir cezaevi mahkumu şeklinde&#8230;</p>
<p>Sadece sembolik önemi olan bir tahtta oturan, İngiliz hocasının etkisiyle Batı yaşam tarzına hayranlık besleyen ve yüksek duvarların dışına çıkması yasak olan bir &#8220;İmparator&#8221;&#8230;</p>
<p>Yani İmparatorluk döneminde halkın Saray&#8217;dan içeri girmesi mümkün değilken, İmparatorluk yıkıldıktan sonra İmparatorun kendisi Saray&#8217;dan dışarı çıkamaz hale gelmiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Safari&#8217;ye çıkmak size göre mi?</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Apr 2010 14:14:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzlenimler]]></category>
		<category><![CDATA[Safari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=1245</guid>
		<description><![CDATA[Serra GÜRÇAY &#8211; Afrika&#8217;yı uzun zamandır merak ediyor fakat tanımadığınız bu kıtaya gitmekten çekiniyorsanız&#8230; Eğer safariye çıkmak istiyor, fakat sizi nelerin beklediğinden habersizseniz&#8230; Merak etmeyin Afrika&#8217;ya ayak bastığınız andan itibaren bu kıta sizi etkisi altına alacak ve çok geçmeden vahşi hayvanlar ve doğal yaşamın cazibesine kapılacaksınız&#8230; Afrika öyle bir yer ki, insanda kolaylıkla bağımlılık yaratıyor, çoğu batılı bu topraklara bir kez adım attıktan sonra tekrar dönme yollarını arıyor. Afrika deyince [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Serra GÜRÇAY &#8211; Afrika&#8217;yı uzun zamandır merak ediyor fakat tanımadığınız bu kıtaya gitmekten çekiniyorsanız&#8230; Eğer safariye çıkmak istiyor, fakat sizi nelerin beklediğinden habersizseniz&#8230;</p>
<p>Merak etmeyin Afrika&#8217;ya ayak bastığınız andan itibaren bu kıta sizi etkisi altına alacak ve çok geçmeden vahşi hayvanlar ve doğal yaşamın cazibesine kapılacaksınız&#8230; Afrika öyle bir yer ki, insanda kolaylıkla bağımlılık yaratıyor, çoğu batılı bu topraklara bir kez adım attıktan sonra tekrar dönme yollarını arıyor.</p>
<p>Afrika deyince insanın aklına farklı şeyler gelse de&#8230; Bu kıtaya gelip de safariye çıkmadan dönmek olmaz&#8230; Swahili dilinden alınan &#8220;safari&#8221; kelimesinin kökeni bizim de pek yabancı olmadığımız &#8220;seferi&#8221; kelimesinden geliyor.</p>
<p>Safari, ilk olarak Avrupalı keşifler tarafından avlanma amacıyla yapılan gezilere takılan bir isimmiş. Günümüzde, safari kavramı, avlanma anlamını kaybetmiş ve yerine &#8220;Vahşi hayvanları doğal ortamında izlemek, iz sürmek, fotoğraf çekmek, vahşi doğanın sesini dinlemek, tabiatın kokusunu ve dokusunu incelemek&#8221; anlamlarını kazanmış. Afrika bozkırlarında güneşin doğuşunu seyretmek, başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz muhteşem gökyüzünde renklerin değişimine tanık olmak, vahşi hayvanlarla burun buruna gelip avlanmalarını izlemek, hayvanlar arasındaki hiyerarşiye ve uyuma tanık olmak&#8230;İşte gerçek safari izlenimleri. Seyrettiğiniz belgesel ve filmlerde benzer sahneleri görmüş olsanız da, bir leoparla göz göze gelmek ve soluğunu hissetmedikçe, o hayranlık&#8230; korku&#8230; heyecan duygularını bir arada yaşamadıkça safariyi anlamak çok zor.</p>
<p>Bu yazıda ben size safaride görülen hayvanlar ve doğal yaşamdan bahsetmeyeceğim. Safariye gitmeyi planlıyorsanız bunları yerinde tecrübe edeceksiniz ve emin olun şimdiye kadar yaptığınız tatiller ve keşfettiğiniz ülkeler, safari tecrübesinin yanında sönük kalacaklar. Bu yazıda safariye gitmeden önce bilmeniz gereken pratik bilgilere yer vereceğim&#8230; Sürprizlerden pek hoşlanmayanlar için işte safari macerası&#8230;</p>
<p>Safari&#8217;de sizi bekleyenler&#8230;</p>
<p>Baştan belirtmek gerekir ki, eğer tatilde ki amaçlarınızdan biri de dinlenmek, uyumak ve mükellef sofralarda lezzet arayışında bulunmaksa &#8220;Safari Tatili&#8221; sizi hayal kırıklığına uğratabilir&#8230;Bir kere safari tatilinde eğer hayvan görmek istiyorsanız, gününüzü hayvanların avlandığı ve güneşin henüz doğmadığı zamanlara göre planlamanız gerekiyor&#8230;Güneşin görünmesiyle birlikte, özellikle etoburlar kendilerini bozkırın içinde, insan gözünden uzak gölgelere saklıyorlar. Sabahın beşinde başlayan normal bir safari gününde, Afrika&#8217;nın ayazını yememek için yanınıza sıkı battaniyeler ve rüzgarlık almayı unutmayın. Genellikle üstü açık jeep&#8217;lerle yapılan safarilerde, bazı noktalara dikkat edildiği taktirde herhangi bir tehlike ile karşılaşmak mümkün değil.</p>
<p>Safari turu sırasında sizin için en büyük tehlike, güneş yanığı, göze kaçan toz ve toprak, eğer jeep&#8217;in kenarında oturuyorsanız çalı ve dikenlerin sizi çizmesi ve bir de tuvalet ihtiyacı&#8230;Eğer aslanların avlandığı bir mekanda çalıların arasında ihtiyaç molası vermek istemiyorsanız (Vermeseniz daha iyi olur tabi !) kendinizi tutma alıştırmalarına önceden başlasanız iyi olur.</p>
<p>Vahşi Hayvanlara yem olmamak için&#8230;</p>
<p>Sanılanın aksine safari&#8217;de vahşi hayvanlara yem olmak pek sık rastlanılan bir durum değil.  Çok meraklı birkaç Japon turist gibi, leoparı görünce jeep&#8217;den fırlayıp fotoğraf çekmeye kalkmazsanız başınıza bir şey gelmez.</p>
<p>Üstü açık jeep&#8217;lerle safariye çıkmadan önce işin püf noktasını bilmekte yarar var. Vahşi hayvanlar sizi Jeep ile birlikte bir bütün olarak görüyorlar. Safari yapılan bir mekanda vahşi hayvanlar için, içi dolu bir jeep aslında sık sık gördüğü ve hızlı kaçtığına inandığı bir hayvan anlamını taşıyor. Bu yüzden ani hareketler, jeep&#8217;den inmek, ses yapmak veya çok renkli giyinmek sizi hayvanın gözünde &#8220;bütün&#8221;den ayıran özellikler ve dolayısıyla bir &#8220;av&#8221; niteliğini kazandırıyor. Safari&#8217;de atıştırmak da pek akıl karı değil, kokular o günkü avından yeterince tatmin olmamış bir aslanı baştan çıkarabilir !!!İştahınızı safari kampında sizi bekleyen kahvaltıya saklamanızda yarar var.</p>
<p>Safarinin en önemli özelliklerinden biri de göreceğiniz hayvan çeşidi ve sayısını önceden belirleyememiş olmanız. En az dört saat süren bir safari turunda aslan, leopar, çita gibi yırtıcı hayvanları görmek biraz da şans meselesi&#8230;Tabi bir de sizi gezdiren &#8220;ranger&#8221;ın tecrübe ve iz sürme yeteneğine bağlı. Eğer fazla hayvan göremiyorsanız, doğayı, manzarayı ve cüsselerinden dolayı saklanamayan fil, zürafa, gergedan gibi iri kıyım hayvanları seyretmekten zevk almayı öğrenmelisiniz. Bazen de hayvanlar sizi şaşırtabilir, tüm gün peşinde koşup göremediğiniz aslan ailesi, akşam odanızın önündeki su birikintisine gelip soluklanırken size de &#8220;tatlı&#8221; bir sesle iyi geceler dileyebilir !!!</p>
<p>Safarinin sosyal tarafı&#8230;</p>
<p>Unutmayın ki safariye çıkmak dünyanın bin bir ucundan gelen çeşitli insanla gününüzü  geçirip bir tür kamp hayatı yaşamak anlamına geliyor. Bozkırın ortasında  yer alan &#8220;Game Lodge&#8217;lar (Safariye çıktığınızda konakladığınız yerlere verilen genel isim) doğal dokuyu bozmamak için küçük ölçekli tutuluyor. En iyi &#8220;Game Lodge&#8221;larda müşteri sayısı otuzu pek geçmiyor, bu da demek oluyor ki, tüm gününüzü ve gecenizi aynı insanlarla geçiriyorsunuz.</p>
<p>Diğer tatil seçeneklerinde olduğu gibi sıkılınca spor yapmak, yürüyüşe veya alışverişe çıkmak safarinin genel kültürüne uymuyor. Bir kere &#8220;Game Lodge&#8221;dan kendiniz çıkamıyorsunuz etraf bozkır ve vahşi hayvan kaynıyor. Hava karardığında odanızdan restorana gitmeniz ve karanlıkta dönmeniz için bile size eşlik eden ranger&#8217;larınız var (rehber). Etraftaki vahşi hayvanlarla aranızda sadece ve sadece bir su birikintisi, tel veya görüntüyü bozmayacak alçak bir duvar olduğunu unutmayın&#8230;Her an bir kükreme duyabilir veya balkonunuza gelen maymunların elinden eşyalarınızı kurtarma çabasına girebilirsiniz.</p>
<p>Odanızdan çıkıp akşam yemeğine geldiğinizde, masanızı Afrika tutkunu bir grup ile paylaşacaksınız. Safari&#8217;de akşam yemeklerinin bir diğer anlamı da diğer araçta safariye çıkmış gruplara gördüğünüz hayvanları ballandıra ballandıra anlatmak! &#8220;En fazla hangi grup hayvan gördü&#8221; karşılaştırması yapmak klasikleşmiş bir safari&#8217;de sosyalleşme örneği. Özellikle Afrika&#8217;ya özgü hayvan türlerini, kuş ve bitki çeşitlerini bildiğinizi kanıtlamak grup içindeki karizmanızı çok artırıyor! Eğer insanları etkilemekten hoşlanıyorsanız, safariye çıkmadan önce gideceğiniz bölgede bulunan hayvan ve bitkileri anlatan bir rehberi okuyup öğrenmekte yarar var !</p>
<p>Balayında safari&#8230;</p>
<p>Tüm bunları okuduktan sonra hala balayında safariye çıkmak isteyenler varsa şunu da belirtmekte yarar var: Safari&#8217;de baş başa kalmak, romantik akşam yemekleri yemek pek mümkün değil. Grup olarak dev bir ateşin etrafında (Boma fire) yenilen yemeklerde şarabınızı yudumlarken, ızgarada yapılmış timsah eti ve impala yahnisini yeterince romantik bulmazsanız, seçiminizi daha alışıla gelmiş etlerden kullanma şansınız da var tabi. Ama eğer cesur davranır da yeni tatlara yelken açarsanız, balayında sizi uyutmayanın midenize oturan bir timsah ızgarası olduğunu  fark edebilirsiniz!!! Bu durumda sabah beşte kalkıp tekrar safariye çıkmak kulağa pek cazip gelmeyebilir. Uyarmadı demeyin !</p>
<p>Bunlar biraz da işin şakası&#8230;Safari&#8217;ye çıkmak çok büyük bir ayrıcalık aslında&#8230; Eğer doğayı seviyor, can güvenliği konusunda aşırı &#8220;takıntılı&#8221; değilseniz ve değişiklikten hoşlanıyor, tatili bir dinlenme aracı olarak değil, öğrenmek ve dünyanın farklı coğrafyalarını yaşamak olarak görüyorsanız, şaşırmaktan, değişik yaşam tarzlarına tanık olmaktan heyecan duyuyorsanız&#8230; Daha ne bekliyorsunuz? Afrika&#8217;daki aslanların canı sıkılıyor, oynaşmak için sizi bekliyorlar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Victoria Falls&#8217;ta 72 saat</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 06:56:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoldan Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[Victoria Falls]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=763</guid>
		<description><![CDATA[Başar KURTBAYRAM &#8211; Günlük koşturmacadan bayıldığım bir anda yol kenarındaki bir reklam dikkatimi çekti, kocaman bir şelale fotoğrafı ve birkaç adamın keyifli yüzleri ile naneli bir şekerinin reklamı yapılıyordu. ImageGözüm ürüne değil ama şelaleye takıldı, geniş, büyük ve etkileyici gözüküyordu. Bu resme daha önce birkaç yerde daha rastladığım için neresi olduğunu biliyordum: Zambiya&#8217;daki Victoria şelalesi. Daha önce buraya gitmek aklıma hiç gelmemişti yolculuk etmek için her zaman bahane arayan ben, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başar KURTBAYRAM &#8211; Günlük koşturmacadan bayıldığım bir anda yol kenarındaki bir reklam  dikkatimi çekti,  kocaman bir şelale fotoğrafı ve birkaç adamın keyifli yüzleri ile naneli bir şekerinin reklamı yapılıyordu.</p>
<p>ImageGözüm ürüne değil ama şelaleye takıldı, geniş, büyük ve etkileyici gözüküyordu. Bu resme daha önce birkaç yerde daha rastladığım için neresi olduğunu biliyordum: Zambiya&#8217;daki Victoria şelalesi. Daha önce buraya gitmek aklıma hiç gelmemişti yolculuk etmek için her zaman bahane arayan ben, bu sefer naneli şeker reklamının hatırına kendimi Zambiya uçağında buldum.</p>
<p>Havaalanından otelin aracına atlayıp yola çıkıyoruz, otelimiz havaalanına 40 km kadar uzaklıkta. Yolun henüz yarısındayken  ileride beyaz garip şekilli yere yakın bir bulut dikkatimi çekiyor. Herhalde biraz uzun dalıp bakmışım ki şoför bilgi vermek ihtiyacı duydu: &#8220;Victoria şelalesi orası,  etrafa sıçrattığı sular 500-600 m yüksekliğe çıkar 20-30 kilometreden görülür. Şelalenin kenarında yılın her günü her dakikası bu yüzden yağmur yağarmış gibi olur&#8221; .</p>
<p>Otelimizin oldukça geniş bir bahçesi var, resepsiyondan odamıza gitmek için elektrikli arabalardan birine biniyoruz. Şoför ilerideki ağaçlarda oynayan 40-50 üyeli bir maymun sürüsünü işaret edip &#8221; üzerinizdeki ufak şeylere sahip çıkın, gözlük ve şapkaları çok çalıyorlar&#8221; diyor, sonra da yakındaki üniformalı bir görevliye kendi dilinde bir şeyler söylüyor. Duruyoruz. Üniformalı görevli bütün ciddiyetiyle arka cebinden sapan çıkartıp yerden bir taş alıyor ve en yakındaki maymuna atıyor. Maymunlar bağrış çağrış, ağacın dalları oynuyor, yapraklar yağıyor ve sürü ağaçtan ağaca geçerek sapandan kaçıyor. Odaya varıp bavulları attığımız gibi nehir kenarına fırlıyoruz: Zambezi nehri  herkeste hemen  hayranlık uyandıracak kadar  geniş ve heybetli.  Yağmur mevsiminin sonunda olduğumuz için nehir iyice bir yağızlaşmış, güç kuvvet gelmiş. Bu kuvvetle önüne çıkan her şeyi önüne katıp Victoria&#8217;ya önümüze kadar getiriyor: nehrin üzeri kim bilir nereden sürüklediği dallarla dolu, suları açık kahve. Nehrin karşı kıyısında suda güçlükle seçilen su aygırları arada kulaklarının oynatarak kuşkulu kuşkulu bize bakıyorlar.</p>
<p>Zambezi nehrinde birkaç saat gezinmek için &#8221; African Queen- Afrika Kraliçesi&#8221; gemisine atlıyoruz, kaptanımız bizlere Humprey Bogart&#8217;ın  bu seferlik geziye katılamayacağını bildiriyor. Ehh şansımıza küselim bu sefer. Gemi iki güverteden oluşuyor, üst güvertede köşede hasır bir koltuk bulup yayılıyorum. Gemi hareket ederken mangalları yakıp bira servisi yapıyorlar: keyif yapmak için iskeleden ayrılmamıza bile gerek yoktu çocuklar niye ayıp ettiniz. Nehrin kenarları göz alabildiğine yeşil, arada tek bir bina yada açık alan göze çarpmıyor. Akıntıya karşı geziye devam ediyoruz, kıyıda arada ağzını açmış timsahlara rastlıyoruz. Şanslı olanlarının dişçileri de orada: nehir kenarında yaşayan bir tür kuş yemek aramak yerine, ağzını açmış timsahların diş aralarındaki kırıntılardan geçiniyor. Timsahların ise buna itirazı yok, niye olsun ki  dişleri bedavadan temizleniyor. Su aygırları topluluklar halinde suda oynaşıyorlar ama bunların oyunları biraz hoyratça.  Oyunları &#8220;Sen benim üzerime çık, ben sana diş geçireyim, sonra ikimiz şu köşedeki aygırını suya bastırıp eğleniriz&#8221; ekseninde geçiyor, dişleri de küçük değil hani, ağızlarının kenarında 30-40 santimlik kolum genişliğinde iki tane parlıyor. Bu dişler, küçük kulaklar, küçük ayaklar, patlak gözler  ve kendini zor kaldıran ağır bir vücut bir araya gelince en olmayacak formülle Afrika&#8217;nın en tehlikeli hayvanı ortaya çıkıyor: Afrika&#8217;da en fazla insan öldüren hayvan su aygırları. Su aygırına söyle bir bakınca hiçte öyle tehlikeli gözükmüyor: 3-4 tonluk bir gövde, çelimsiz bacaklar ve üstelik otobur!  Sevgili abimiz gündüzleri sudan çıkmıyor, maksat elin hayvanına yem olmamak. Ha bu arada kim yer su aygırı abimizi derseniz bilemem, kendileri biraz şizofren olabilirler mi? Geceleyin otlanmak için sudan çıkan aygırların sevdikleri ot cinslerine ulaşmak için 50 kilometreye kadar yolculuk ettiği biliniyor, hem de o ufak bacaklarla, hem de akşam karanlıkta yola çıkıp sabah gün ışırken geri dönmek kaydıyla. Açlık koskoca aygıra neler yaptırıyor. Bu arada karaya çıkan su aygırı kendini sudan çıkmış aygırdan beter, yok bu olmadı, sudan çıkmış balıktan beter görüyor. Kendisini suda güvenli gördüğü için tehlike sezdiğinde (mesela yakında bir insan gördüğünde) hemen suya koşmaya başlıyor. Diyelim adınız Niyazi ve diyelim ki canınız sıkıldı ve  gece Zambezi nehri kıyısında dolaşmaya çıktınız (istatiksel olarak  Zambezi nehri kenarında dolaşan  insan topluluğu pek büyük değil ama olsun), sonra gece otlanmaya çıkan bir su aygırını farkına varmadan rahatsız ettiniz, o 3 tonluk küçücük sevimli şey sizden ürktü ve doğrudan üzerinize gelmeye başladı ( sizden ürküp sizin üzerinize gelmesi garip bir mantık olayı tabii, ama böyle bir anda isterseniz onunla su arasında durmayın), kaçarsınız tabii, ama durun bir dakika,  (yok beni şimdi dinlemeyim arkanıza bakmadan kaçın) su aygırı birden hızlandı ve sizden hızlı koşmaya başladı (evet ayaklar küçük ama insandan daha verimli kullanıyor mereti) üzerinize saatte 30 km hızla gelirken küçük dişlerini gösterdi ve yeryüzünde balinadan sonra ikinci büyüklükte olan ağzını açıp 30-40 santimlik dişleriyle gövdenizi bir defada ikiye böldü. Yukarıdaki senaryonun olasılığı küçük gibi gözükse de yılda 25-30 kişi Niyazi&#8217;nin durumuna düşüyor.</p>
<p>Victoria şelalesi otele çok yakın yürüyerek gidiyoruz, şelaleye yaklaştığımızı uzaktan görünen duman müjdeliyor. Şelalenin olduğu bölgenin etrafı çevrilmiş ve kapıya sevgili bir gişe etrafına da bir sürü yapışkan satıcı konulması unutulmamış. Bunları aşıyoruz ama ileride daha da yapışkan bir grup satıcı daha var. Dışarıdaki satıcılar hediyelik eşya satıyorlardı, içeridekiler farklı bir konuda uzmanlaşmışlar: yağmurluk ve şemsiye. Şelaleden gelenlere bakınca aslında yağmurluk almanın mantıklı olduğunu görüyoruz, ancak tatilde olduğumuz ve mantığımız evde kaldığı için almıyoruz. Şelaleyi tam karşıdan görecek bir patikaya giriyoruz, birkaç dakika sonra yağmur çiselemeye başlıyor. Şelaleye ilerledikçe yağmur -aslında buna yağmur denmez çünkü  bizi ıslatan 100 metre ilerideki şelaleden sıçrayan su -ama dedim ya mantığımız evde- şiddetini arttırıyor. Şelalenin tam karşısına geçince göz gözü görmez oluyor. Harika bir görüntü. Yılda 365 gün sulanmaktan iyice azmanlaşıp şımarıklaşan ve oraya buraya sarkan devasa ağaçların altına giriyoruz. Su biraz azalıyor. Ortamda bol bulunan su zaten çok bol olan güneş ışınlarıyla birleşince bulunduğumuz yerden iki gökkuşağı birden gözüküyor, fotoğraf makinemi koyduğum naylon torbadan çıkarıp resim çekmeye başlıyorum. &#8221; Ehh artık makine bozulmuştur&#8221; diyene kadar da  ıslanıyor. Ama bozulmuyor, sen misin bozulmayan bir şekilde filmi değiştirip yine su testine tabi tutuyorum bana mısın demiyor. Keyfim yerinde, oradaki banklardan birine kuruluyorum. Bank ıslak ama artık ben ve üzerindeki herşey ondan daha ıslak. Karşımdaki görüntünün zevkini çıkarıyorum: şelalenin genişliği 1.5 km, yüksekliği 110 m yi buluyor. Yağmur mevsiminde dakikada 550 bin metreküp su akıtıyor (demin su faturasına baktım geçen ay 11 metreküp su kullanmışız, &#8220;vay be bu şelalenin 1 saniyede akıttığı suyu bizim  eve  musluklara bağlasak 50 bin ay su parası yok&#8221; geyiğini yapmadan duramıyorum. Yaptım işte, rahatladım). Düşen suyun gürültüsünden yanınızdakiyle bile konuşmanız güç, bağrışarak anlaşıyoruz, açık hava diskosu gibi. Biraz daha oturuyoruz,sonra su dolan ayakkabılarımdan komik sesler çıkararak otele yürüyorum. Yatmadan önce yarın sabah için fil sırtında safari için yer ayırtıyorum.</p>
<p>Sabahleyin kahvaltı bile etmeden yola çıkıyoruz, hareket edeceğimiz milli parka varıyoruz. Rehber filleri bize teker teker tanıtıyor, sonra yapmamamız gerekenleri sıralıyor: tiz ses çıkarmak, üzerlerine koşmak ve bu arada bağırmak, hortumlarına kol sokmak (niye ki??). Açıklamalar devam ediyor: filler, doğada 6-12 filden oluşan anaerkil sürüler halinde yaşıyorlar, dişiler arasında akrabalık ilişkileri güçlü. Erkek çocuklar 20-22 yaşına kadar sürüyle beraber hareket ediyorlar bu yaşa geldiklerinde sürüden ayrılıp diğer bekar erkeklerin oluşturduğu sürülere katılıyorlar. Dişiler ise sürü fazla büyümediği sürece sürüden ayrılmıyorlar. Fillerin de sağlak ve solak olanları var: dişlerini bizim elimiz gibi kullanıyorlar. Vücutlarındaki damarlar kulaklarından geçiyor ve aynen radyatör görevi görüyor. Bir filin hortumundaki kas sayısı insan vücudundaki toplam kasların 60 katı kadar.  Fillere atlıyoruz (daha doğrusu merdiven dayayıp tırmanıyoruz) ve düşüyoruz yola. File binme tecrübemi anlatmayayım, siz deneyin: salonun ortasına bir sandalye koyun, sonra her beş saniyede bir yerle neredeyse paralel hale gelecek kadar -sırayla- sağa sonra sola yatın. Sağdan sola yatarken tam ortaya geldiğinizde sıçramayı ihmal etmeyin, tam sıçrama esnasında mesela karşınızda açık olan televizyonun fotoğrafını çekin ama sakın hareketinizi durdurmayın  ve makineyi titretmeyin. Oldu işte. Ormanın içinden geçip ırmağın kenarına geliyoruz, filler hiç beklemeden doğru suya&#8230; da üzerinizde insan var be filcim huoop. Buradan geri dönmemiz yaklaşık bir saatimizi alıyor. Köpüklü ayrandan daha çok sallandıktan ve bir daha file binersem iki olsun dedikten sonra , fotoğraf makinesini görevlilerden birine veriyoruz ve filin üzerinde gayet muzaffer bir fotomuzu çekiyor. Böylece kutsal turist görevlerimizi bitiriyoruz. Ama durun  bir görev daha var: fil binmeden sonra sonra hiç vakit kaybetmeden yakındaki helikopter pistine geçiyoruz. Fiyat listesine daha önceden bakmadığım iyi olmuş: 15 dakikalık bir tur İstanbul-Ankara uçak bileti kadar. Ama fillerin sallamasından biraz da aptallaşmış durumdayken fiyat kötü durmuyor &#8211; du. Helikopterle Victoria şelalesi üzerinde birkaç tur atıyoruz, gerçekten çok ihtişamlı gözüküyor. Şelalenin büyüklüğünü daha iyi görüyoruz, hem yerden görülmeyen bir sürü adacık ta ortaya çıkıyor. Şelalenin kuzeyinde Zimbabwe-Zambiya sınırında bir köprünün üzerindeki kalabalık dikkatimi çekiyor: Bunjee Jumping yapıyorlar. Zambezi üzerinde biraz daha turlayıp iniyoruz. Sabah sabah bu kadar hareketin üzerine otele dönüp tembellik etmek şart artık deyip, otelde bahçedeki koltuğa bir yayılıyorum. Kucağımda kitap, hafif rüzgar, ağacın üstünde maymunlar ve elinde sapanıyla nöbet bekleyen üniformalı görevli&#8230; Aaa akşam olmuş&#8230; Gün batımını seyrederken son naneli şekerimi de ağzıma atıyorum.  İçime bir ferahlık yayılıyor. Yahu, bu şeker cidden ferahlatıyor mu ne?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyaz gecelerde St.Petersburg</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/beyaz-gecelerde-st-petersburg/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/beyaz-gecelerde-st-petersburg/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 03:57:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kentler]]></category>
		<category><![CDATA[St.Petersburg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=679</guid>
		<description><![CDATA[Rahmi Yağmur &#8211; Özgün Rus mimarisi ve maceralı  tarihiyle destansı bir kent olan St.Petersburg beyaz geceleri yaşıyor.  Osmanlıların Deli  dünyanın ise Büyük Petro  dediği Rus çarı 1 Piotır tarafından bir okyanusun üzerine kurulan ve Kuzey kutbu ile olan pozisyonundan dolayı yaz mevsiminin önemli bir kısmında beyaz geceleri yaşayan St. Petersburg  dünyanın önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor. Dünyanın çok az yerinde ki yerleşim yerlerinde rastlanan Beyaz geceler kentin sanatsal yapısına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rahmi Yağmur &#8211; Özgün Rus mimarisi ve maceralı  tarihiyle destansı bir kent olan St.Petersburg beyaz geceleri yaşıyor.  Osmanlıların Deli  dünyanın ise Büyük Petro  dediği Rus çarı 1 Piotır tarafından bir okyanusun üzerine kurulan ve Kuzey kutbu ile olan pozisyonundan dolayı yaz mevsiminin önemli bir kısmında beyaz geceleri yaşayan St. Petersburg  dünyanın önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor.</p>
<p>Dünyanın çok az yerinde ki yerleşim yerlerinde rastlanan Beyaz geceler kentin sanatsal yapısına ayrı bir romantizm katıyor. Tarihi ve sanatsal değerler açısından  UNESCO tarafından Dünya kültür Mirası Listesi de yer alıyor. Güzellikleriyle tüm insanlığın ortak değeri olan kent maalesef Sovyetlerin yıkılmasından sonra kontrolsüz özelleştirmelerden dolayı ulusal ve küresel ticari şirketlerin işgaline uğramış durumda. Pervasız özelleştirme sınırsız ticarileştirme kentin tarihi ve mimari dokusunu tehdit ediyor.</p>
<p>BİR ÇAR BİR İMPARATORLUK VE BİR KENT</p>
<p>1 Petro Denizçiliğe olan hevesinden dolayı çarlık  şanından öte bir gemide en alt rütbede çalışarak ilginç bir  kişilik sergilediği ve en güçlü dönemlerinde Osmanlı imparatorluğunun karşısına çıkıp meydan okuduğu için kendisine deli Petro denmiş.  Ama dağınık Rus beyliklerini toparlayıp  imparatorluğu güçlendirmesi ve yine  Rus aydınlanmasını başlatarak ülkesine saygın bir yer kazandırınca ismi büyük Petro olarak anılmaya başlar.<br />
Rus Çarı Batıda ortaya çıkar Rönesans ve reform hareketlerine kendi ülkesine taşırmak için dünyanın en iyi mimar ve sanatçılarını getirerek  Baltık Denizi kıyısı ile Neva Nehri üzerindeki bataklıklar halindeki adalar  üzerine bir şehir kurmak ister. Batıda Rönesans’la yükselen kentleri gördüğü için bu planını Rusya’nın geleneksel ağaç mimarisiyle yapamayacağını anlar ve  ülkedeki tüm yapıların ve evlerin inşaatlarını durdurarak taş işçilerini ve  mimarları buraya çağırır ve dünyanın en güzel kentlerinden birini imar eder. Her ne kadar  Hıristiyanların aziz kabul ettiği Peterburg ismi takılsa da;  çeşitli dönemler  St. Petersburg, Petrograd ve Leningrad olarak değiştirilmiştir.</p>
<p>TARİHİ İBARETHANELER</p>
<p>İmparator Batıda  yükselen Rönesans sanatına kafa tutarcasına her birini özenle planlayarak, işleyerek yaptırdığı  saraylar, kiliseler, katedraller, köşkler ve kanallar  kente eşsiz bir görünüm veriyor. Kent görenlerde ve yaşayanlarda silinmez bir iz  bırakmış olmalı ki; her ihtilalden, savaştan ve bombardımandan sonra deyim yerindeyse küllerinden yeniden yaratılırcasına geçmişinin bir kopyası gibi yeniden imar edilir.<br />
Kent Doğu ve Batı mimarisinin bir sentezi niteliğindeki Rus mimarisiyle örülmüş. XVII ve XVIII. yy. yapılan  Peter ve Paul Katedrali, İsak, Kazan ve diriliş Katetralleri ve kiliseleri kentin en iyi yerlerine serpiştirilmiş. Bu ibadethaneler bu günde mimarileri ve renkleriyle çevrelerindeki peyzajı tamamlıyor. Sadece güzellikleriyle değil aynı zamanda çevrelerinde yaşayan insanların ibaret ihtiyaçlarını da karşılıyor. Her kapısına gittiğimiz bu ibadethanelerin bir yanında insanlar ibadet ederken diğer yanları  içlerine kurulan birkaç parça tarihi eserler birer müze ve tarihi mekanlar niteliğinde. Ama katedral ve kiliselerin duvarlarını boydan boya kaplayan  resimler eşsiz birer sanat eseri.</p>
<p>Bunlar içerisinde Vlademirskiy kilisesi kentin en eski yapıları arasında yer alıyor. yine uzun süre aradıktan sonra eski St.Petersburgta bulduğumuz  Peter ve Paul Katedrali kentin ilk yapıları arasında yer alıyor. En yüksek tepesine yaptırılan katedralin kulesine çıkıldığında eski St.Petersburg’un  büyük kısmını görmek mümkün. Katedralin duvar ve tavanları İncilden alınan İsa Meryem ve havarilerini anlatan  mozaikler yada yağlı boya resimlerle süslenmiş. Her eser sanatçıların aylarca süren çalışmalarıyla ortaya çıkmış ve izleyenleri büyülüyor.</p>
<p>Yine bunlardan yeniden doğuş kilisesinin iç mekanı tamamıyla mozaiklerle kaplanmış. Mozaiklerin özel bir cilayla cilalanmış olması onların eskimesini önlediği gibi hep parlak kalmalarını da sağlıyor.  Yine Aziz İsaak Katedrali: Finlandiya&#8217;dan getirilen taşlarla inşa edilmiş. Yapımı 40 yıl süren ve yaklaşık 250 merdivenle tırmanılan  ve 100 kilogram saf altınla kaplı kubbesinden kenti başka bir yönden görebilmek mümkün.<br />
Kenttin sadece kilise ve katedralleri değil iki de cami var.  Tararskiy olarak isimlendirilen cami 1913 yılında yapılmış Alexander van Hohen tarafından Gur-eAmir modeline göre tasarlamış. Caminin , Semerkant&#8217;taki Timurlenk&#8217;in türbesinden esinlenerek yapıldığı söylenir.</p>
<p>DELİ PETRONUN ÇEŞMELERİ</p>
<p>Büyük Petro’nun Versailles Sarayından etkilenerek yaptırdığı meşhur sarayı eşsiz mimarisinin yanında özellikle bahçesi ve çeşmeleriyle de ünlü Petro sanat ve bilim dehasını çeşme ve havuz kompozisyonlarında ve mühendisliğinde göstermiş.<br />
Sarayın  balo ve resepsiyon salonları süslemeli büyük aynalar ve pencereler ile çevrili. Resepsiyon ve yemek odalarında sergilenen yemek takımları aynı zamanda sarayda uzun bir hayat süren  Katarina’nın şatafatlı yaşamını sergiliyor. Sarayın içinde çok sayıda tablo var. Sarayın diğer bir ilginç yanı ise hizmetçilerin servis yapması hem de saray erkanının görünmeden ziyaretçilerle buluşması için gizli geçit ve koridorlar bulunuyor<br />
Yatak odaları, salonlar, ziyaretçi kabul odaları, koridorlar, avizeler, yemek takımları, çar ailesinin ziynet eşyaları insanın çocukluğunda dinlediği masallardaki sarayları gerçek bir versiyonu gibi. Belki de bu saraylar masallardaki saraylardan bire daha güzel.<br />
Peterhof Sarayı’nın  çeşmeleri ve havuzları dünyanın en ilginç tasarımları arasında.  Nehirden borularla getirilen temiz su üst bahçenin altındaki depoda toplanıyor ve her sabah hiç bir pompa ve elektrik gücü kullanılmadan tamamen su ve yerçekimi kuvveti ile bu muhteşem çeşmelere getirilip harika manzarayı oluşturuyor. Özellikle havuzdaki  çeşmelerin her biri tunçtan yapılmış birer heykel.  Sarayın her yanında Osmanlıların deyimiyle Deli Petro’nun dahiliğini görebiliriz. Aslında Denizi ve suyu çok seven çar   Peter sarayının bahçesinde hemen deniz kenarında sadece 8 odalı bir köşk yaptırıp zamanının çoğunu burada geçirmiş. Gezilmesi bile saatler alan sarayın sık sık yeniden düzenlenen bahçesi bir bitki müzesi gibi.</p>
<p>Kentin diğer bir temel tarihi mimarisini tamamlayan saraylarıdır. Her biri çarların gücünü ve kudretini  sergilemeleri açısından özenle yapılmış ve imparatorluğun ihtişamını sergiliyor. Bunlardan ve bu gün Pek çok sanatçının yıllarını almış olan Katarina Sarayı, Büyük Petro nun  Versailles Sarayından etkilenerek yaptırdığı meşhur sarayı  Ermitaş müzesi olarak kullanılan  Kışlık Saray, Donanma binası eşsiz birer sanat eseri.<br />
Kentin sadece kilise ve sarayları değil cadde ve kanalları da eşsiz güzellikte. Deniz kıyısı Neva nehrinin yanı sıra  içinden kanal geçirilen Nevsky Prospekt caddesi ve kenarlarını dizilen heykel kabartmalarla süslü yapılar gezenleri hayrete düşürüyor. Bu kadar çok heykeli kim, hangi sanatçılar, ne kadar zaman, ve  ne kadar emek sarf ederek yapmış? Sayısız tarihî bina, meydan ve kanallar tarafından sağlı sollu olarak çevrelenmiş bu sokak hala romantizmin merkezi olarak biliniyor.  Türkçe, Yenice anlamına gelen Nevsky özellikle beyaz gecelerde adım atılamayacak kadar kalabalık. .<br />
Sadece Nevski değil şehrin her yanı heykellerle dolu. Kente egemen olan her bir rejim kendi ideolojik mantığına ve dünya görüşüne göre yaptırdığı heykellerin hepside sanat açısından eşsiz bir eser. Çarların kendi aile heykellerini yaptırırken Sovyetler  kendi kahramanları ölümsüzleştiren heykeller yaptırmış. Zaten en çok dikkat çekende bu. Yani özel sadece sokaklarda yada meydanlarda değil  kentin kınarlarında yükselen bazı  sitelerin dışında hemen hemen her yapıda birkaç heykel olması. Her evin her yapının üzerine yapılan bu heykellerin sadece kendileri değil üzerine yapıldıkları bu yapılara da hayat veriyor. Kendilerini yapıları kenti de hep canlı tutuyor. Belki de bu yüzdendendir hiçbir rejim kendisine ters gelen kodları taşıyan bu heykellere ve sembollere zarar vermemiş. Bu aynı zamanda sanata saygı duyan uygar bir zihniyete işaret ediyor. Ama maalesef ticaret mantığı aynı saygıyı uygarca yaklaşımı göstermiyor.</p>
<p>BEYAZ GECELER</p>
<p>Kent Kuzey kutbuna olan yakınlığı yeni coğrafik pozisyonundan dolayı her yılın iki ayında beyaz geceleri yaşıyor. Mayıs aylarının ortalarından Temmuzun ortalarına kadar süren beyaz gecelerde güneş saat 03 doğuyor ve 24. 00 batıyor. Ancak güneş battıktan sonrada uzun süre karanlık olmuyor. Sada gece saat 01.30 ile 02.30 arasında havanın hafif karardığı görülür..<br />
Şehrin bu beyaz gecelerinde  turistlerin akınına uğruyor. Her yıl gibi bu aylarında  kentin sokakları turist kaynıyor.<br />
Beyaz gecelerde tek dolaşamayanlar ise siyahi yabancılar. Yükselen milliyetçiliğin en fazla etkilediği kentlerden biri olan St. Petersburg da  esmer tenli yabancılar ırkçı saldırılardan dolayı gece sokağa çıkamıyor</p>
<p>KAHRAMAN KENT</p>
<p>Monarşi ve toprak köleliğine karşı yarı anarşist dekaprist ayaklanması ve ardından 1988’lerde çara karşı yapılan başarısız suikast girişimleriyle maceralı bir siyasal yaşama başlayan kent savaşların ve ihtilallerin başkenti. Monarşiye karşı durmak bilmeyen ayaklanmalar bir katliama dönen 1905 teki “Kanlı Pazar”  olayına yol açar.  Parke taşlarla dizili alan ve hala saraya meydan okuyan baldırı çıplakların isyanın izlerini taşıyan alan bu gün fotoğraf çekmeye çalışan turistlerin uğrak yeri.<br />
Bir asır boyunca dünya siyasal tarihine damgasına vuran 17 Ekim devriminin mekanı kent hala bu olaylara tanıklık eden eserlerini koruyor.<br />
Yine hem şehrin kendisi hem de dünya için bir felaket olan ikinci dünya savaşını yaşayan kent bu yıkımın izlerini çoktan silmiş. Alman orduları tarafından  29 ay kuşatmaya alınan ve sürekli olarak  top ateşine tutulan kentte 53.000 de fazla insan ölür. Bu kuşatma sırasında bir günlük tutan 11 yaşındaki  Tanya Savicheva kuşatma trajedisinin sembolü olmuş.<br />
Kent ve varoşları savaşı takip eden on yıllık sürede eski kroki üzerinde yeniden inşa edildi.<br />
Elbetteki bu kente düşen bombalar erkek ve kadın ayrımı yapmadı, ama şehrin tüm erkekleri yada kenti savunurken yada diğer yerlerdeki çatışmalarda hayatını kaybetti. Bu gün hala kentin sokaklarında kadınlar belirgin bir biçimde erkeklerden daha fazladır .<br />
St.Peteresburg bu direnişinden dolayı  SSCB tarafından Kahraman kent ismiyle ödüllendirildi.</p>
<p>RUS EDEBİTININ ANAVATANI</p>
<p>Tamda bu kenti, buraya emek verenleri, burayı canı pahasına savunanları, yada bu kentindin caddalerinde ve sokaklarında yaşanan aşkları kim anlatabilir ki  diye düşündüğüm bir sırada aklıma gelen Rus edebiyatçıları benim bu konuya araştırmama yol açıyor. Evet bu kadar bu kenti anlatabilecek dünya edebiyat devleri de bu kentte yaşadı.<br />
Rusya’nın bir çok roman ve şairi bu kentten geçti hatta St.Petersburg için” rus edebiyatını yapan külliyatın oluşumuna yardım ve yataklık eden şehir” derler. Bu kent Rus edebiyatının anavatanı olarak ta bilinir. Dostoyevski, Puşkin, Anna Akhmatova ve Rimsky-Korsakov&#8217;un uzun süre bu kente yaşamıştır.  Puşkin bu kentte ölmüştür. Zaten bu şehri Puşkin’in bu mısralarının dışında kim bu kadar güzel anlatabilir ki Şair bu kent için<br />
Bir zamanlar doğanın hüzünlü üvey oğlu Finli balıkçıların,<br />
Dipleri bilinmez bu engin kıyılarda yapayalnız,<br />
Harap ağlarını attıkları yerlerde,<br />
Şimdi, sarayların ve kulelerin zarif kütleleri yükselmekte;<br />
der<br />
İçini gezerken çarların saraylarının aksine küçüklüğünden ve sadeliğinden gözlerimize inanamadığımız Fiyodor Dostoyevski’nin,  Dostoyevski sokağındaki müze haline getirilen evi halen bıraktığı gibi. Bu evde yazdığı “suç ve ceza”  nın karalamalarının yanında kitab eski ciltleriyle birlikte  masanın üzerinde duruyor. Yine yazar “Beyaz Geceler” kitabını da burada yazdı Dostoyevski bu kentin sokaklarında yaşayan insanların davranışlarından yola çıkarak Rus insanın ruh halini yazdı. Kim bilir belki de kendini yazdı.</p>
<p>KÜRESEL ŞİRKETLERİN  TEHDİTİ ALTINDA</p>
<p>Devrimlere ve savaşlara dayanan kent ulusal ve küresel şirketlerin tehdidi altında. Ticaretin içten fethine uğrayan kent hissedilmeden tüketiliyor. Her biri sanat eseri sayılan heykellerde süslenen yapıların içine bankalar, devlet kuruluşları, özel şirket ve Mc. Danıltslar yerleşmiş turumda. Kente hayat veren bu tarihi mimarisi, heykelleri ve kabartmaları hissetirilmeden  tahrip ediliyor. Kentin her yerinde kültürel ve sanatsal dokusunu kirleten, görüntüsünü bozan reklam tabelaları ve tüketim ikonaları ile dolu. Bu seferki kuşatma almanlar gibi dışardan dağil içeriden bir fetih.<br />
Şehir mimarisi monarşi ve dinsel yaşam biçiminin en yoğun kodlarına göre imar edilmiş ve ikinci dünya savaşında büyük oranda tahrip edilse bile Sovyet Rusyası tarafından  kendi geçmişine uygun bir biçimde yeniden onarılmış. Her sistem kendi  rejiminin karşıtı yapılar ve kodlara rağmen kendi tarih ve kültürel mirası olarak görmüş ve korumuştur. Örneğin kentin tüm kilise, Katedral ve camileri onarılmış ve korunmuş. Yine çarlara ait tüm yapılar ve eserler müze haline getirilmiş. Ancak ticaret mantığı ynı özeni göstermiyor. Müze haline getirilen tarihi yapıların ziyareti çok fazla ticarileşmiş. Yine  bu nitelikteki diğer yapılar  ticari mekanlar olarak kullanılabiliyor.<br />
Şehir tarihî, kültürel ve mimarî öneminden dolayı UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi &#8216;ne alınmış. Beklide bu kadar renkli ve çeşitli geçmişini  bir bütün olarak koruyan dünyanın tek kenti. Diğer taraftan Avrupa Mimarları Birliği&#8217;nin de koruması altında bulunmasına rağmen buna aldırış eden yok..<br />
Yeni şehir bir yandan restore edilirken bir yandan da tarihi yapıları ulusal ve küresel şirketlerin ticari mekanı olmaktan kurtulamıyor.</p>
<p>RAHMİ YAĞMUR</p>
<p>St.Petersburg 20.06.2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/beyaz-gecelerde-st-petersburg/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güney Amerika Serüveni</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/guney-amerika-seruveni/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/guney-amerika-seruveni/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 16:26:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güney Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[G.Amerika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1540</guid>
		<description><![CDATA[Erol Şahin 28 Aralık 2009 Pazartesi Sabah ilk uçak ile Brezilya’nın Parana eyaletinde bulunan Foz de İguaçu kasabasına hareket ediyorum. Aklımda hep o devasa büyüklükteki İguazu Şelalesi var. Masmavi bir gökyüzü, bembeyaz bulutlar arasından geçerek yemyeşil bir coğrafya’nın tam yakınına iniyoruz. Havalanındaki turizm ofislerinden ve tur firmalarından bölge hakkında harita ve daha detaylı bilgileri alıyorum. Keşifci ruhum bu kez havanında çok sıcak olmasından dolayı daha rahat etmek istedi ve 2 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erol Şahin </strong></p>
<p><em>28 Aralık 2009 Pazartesi</em></p>
<p>Sabah ilk uçak ile Brezilya’nın Parana eyaletinde bulunan Foz de İguaçu kasabasına hareket ediyorum. Aklımda hep o devasa büyüklükteki İguazu Şelalesi var.  Masmavi bir gökyüzü, bembeyaz bulutlar arasından geçerek yemyeşil bir coğrafya’nın tam yakınına iniyoruz.  Havalanındaki turizm ofislerinden ve tur firmalarından bölge hakkında harita ve daha detaylı bilgileri alıyorum. Keşifci ruhum bu kez havanında çok sıcak olmasından dolayı daha rahat etmek istedi ve 2 günlük paket bir tur almak en mantıklısı geldi.  Ne de olsa bölge o kadar geniş ki şelalelerin bir bölümü Brezilya’nın Parana Eyaletinde Foz de İguaçu şehri sınırlarında ve diğer kısmı Arjantin’in Misiones eyaletindeki Puerto Iguazu şehirlerinde bulunmakta.  Şelaleleri gezmek için Brezilya bölümüne yarım gün, Arjantin bölümünü gezmek tam bir gün gerektiği için 2 gece burada konaklama yapmayı uygun buluyorum.</p>
<p>Öğlen saatlerine kadar Tropik bir bölge olan harika iguazu Milli Parkında ilk fotoğraflarımı çekmeye başlıyorum. Bölgeye özgü birçok bitki, ağaç ile birlikte rengarenk kelebekler, kuş  ve diğer hayvanlar bana eşlik ediyor.  Özellikle Tukan kuşunun ve kelebeklerin renkleri buradan ayrılmayı hiç istememe sebep oluyor.  Ama şelalelerin o gürültülü coşku ile akmasını görmek ve bol bol fotoğraf çekmek için özel olarak hazırlanmış yürüyüş platformuna geçmem gerekiyor.   Bu yürüyüş parkurunda bile fare ile sincap benzeri rakun olarak tahmin ettiğim hayvanlar ayaklarınızın arasında dolanıyorlar. Bölgeye gelen insanlara o kadar alışmışlar ki hiç kaçmıyor tam tersine sizlere arkadaşlık etmek istiyor sanki.  Sesi çok uzaklardan duyulan devasa büyüklükteki İguazu Şelalesi,  bölgeye özgü birçok endemik hayvan eşliğinde bir bölümünü gösteremeye başlıyor.  275 şelaleden oluşan İguazu Şelalerinin  büyük bir bölümü Arjantin bölümünde olduğundan şuan bulunduğum alandan daha geniş bir bölümü görmek  ve panoramik olarak fotoğraflar çekme imkanı bulabiliyorum.</p>
<p><img class="size-full wp-image-1542 alignnone" title="foto4iguazu" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto4iguazu.jpg" alt="" width="460" height="308" /><br />
Tam bir şelaleler  vadisi olan İguazu, Dünyanın şelalelerine baktığımızda 979 metre ile en yüksekten akan Angel, en geniş şelaleler olan Niagara ve Victoria ile birlikte Dünyanın en büyük şelalelerinden biridir. Bölge 1934 yılında milli park ve 1984 yılından beride Unesco tarafından koruma altına alınmıştır. Tropik bir orman içinde bulunan İguazu Şelaleleri çevresinde 2000&#8242;den fazla bitki türü, 500 çeşit kuş ve memelinin yaşadığı, 70.000 hektara yayılmış tam bir doğa harikası. Yerli dilinde Büyük su anlamındaki Şelaleler 2.7 km uzunluğunda birçoğu 60-70 metreden aşağıya dökülmekte ve tam olarak ziyaretçilerine görsel bir şölen sunmakta.</p>
<p>Bölgeye gelen turistlerin gün geçtikçe artmasından dolayı şelalelerin neredeyse tümüne yürüyüş platformları  oluşturulmuş.  Haritalar yardımıyla çok kolay bir şekilde bir şekilde parkurlar gezilebilmekte.  Şelalelerin en büyüğü olan “Şeytan gırtlağı” ise 150 metre genişliğinde ve 700 metre uzunluğunda.  Buraya geldiğinizde ıslanmamak mümkün değil.  Tropik yağmurlar yerine devasa şelalelerin suyunda sırılsıklam olmak da ayrı bir keyif veriyor.  Platforma oluşturulmuş son noktada asansör ile çıkarak bu kez “Şeytan boğazı” diye tabire edilen bölüm ayaklarımızın altında kalıyor.<br />
Arjantin tarafında Şelalelerin %70’lik büyük bir bölümünü gezeceğimi düşünerek otele dönerek bu harika günü noktalıyorum.  Brezilya tarafından gördüğümüz geniş alanı bugüne göre daha çok yürüyüş yaparak ertesi gün daha yakından görme imkanı bulacağım….<br />
<img class="size-full wp-image-1543 alignnone" title="foto5iguazu" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto5iguazu.jpg" alt="" width="460" height="296" /></p>
<p><strong>3.Gün</strong></p>
<p><strong><em>29 Aralık 2009 Salı</em></strong></p>
<p>Sabah kahvaltının ardından yepyeni bir ülke’ye daha girmenin ve adım atmanın heyecanı içinde Misiones eyaletindeki Puerto Iguazu şehrine hareket ediyorum.  Yarım saatlik yolculuk sonrası Paraguay’dan doğup Brezilya ve Arjantin sınırından geçerek Bounes Aires te Rio de la Plata deltasında Atlantik okyanusuna dökülen Parana Nehrinin üstünden bir köprü ile geçiyoruz.  Paraguay ve Brezilya sınırında Parana nehri üzerinde  Dünya’nın en büyük barajı olan İtaipu yer almakta. Dünyanın en çok elektrik üreten ve üretim kapasitesi en büyük hidroelektrik santrali olan Itaipu adı Guarani dilinde “şarkı söyleyen taşlar” anlamına geliyor. Ancak ünvanını, Çinlilerin yakın zamanda  tamamlayacağı Tree Gorgos Barajı’na bırakacak.</p>
<p>Parana nehri üzerinden geçip, sınır karakolunda pasaport kontrolündeyim.  Yoğunluktan dolayı biraz bekledikten sonra Latince ‘’Argentum’’ (gümüş) kelimesinden adını alan tangonun anavatanı Arjantin’e geçiş yapıyorum.  Şelaleleri sınırında bulunduran Puerto İguazu şehir merkezi yerine Milli Park tarafına doğru hareket ediyorum. Brezilya tarafı gibi koruma altında olan, yüzlerce endemik ve farklı bitki türüne, kelebek, kuş, yabani hayvanlara ev sahipliği yapan Milli Park, Şelalelerin yaklaşık %70 ini kapsıyor. Haliyle gezmek için tam bir gün gerekiyor.  Brezilya tarafına göre daha çok aktivite de mevcut.  Bunlardan biri bot ile şelalelerin altına girerek ıslanma turu.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1546" title="foto6tren" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto6tren.jpg" alt="" width="460" height="308" /></p>
<p>Park içinde özel olarak döşenmiş raylar üzerinde ekolojik tren dedikleri sistemle şelalelerin ilk bölümünü gezmeye başlıyorum. Her şey o kadar düzenli ki, buraya gelen turistler sırasıyla bu trenlere binerek ulaşılması gereken noktalara ulaşıyor. Özel yürüyüş platformları ile şelalelerin büyük bir bölümünü geziyor ve diledikleri açıdan fotoğraflar çekebiliyor.    Tropik ormanların arasında rengarenk kelebeklerin eşliğinde hiç bitmesini istemediğim bu ufak tren yolculuğu sona eriyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1547" title="foto7arjantinpark" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto7arjantinpark.jpg" alt="" width="460" height="284" /></p>
<p>Şimdi yeniden yürüyüş ve keşif zamanı.  Nehrin üzerine oluşturulmuş köprüyü yürüyerek son noktada Şelalelerin en geniş ve büyüğü olan “Şeytan Boğazı” na bu kez neredeyse dokunacak kadar yaklaşıyorum.  Bir anda belirleşip kısa bir sürede kaybolan ve hep fotoğraflarda gördüğüm o rengarenk gökkuşağını görme imkanını burada buluyorum. Dün Brezilya tarafının son noktasında aşağıdan bakıp hayran kaldığım bu bölüm bu kez hemen yanı başımdaydı . Büyük bir gürültü ve coşku ile akan şelalelerde yine ıslanmamak imkansızdı.  Tabi burada fotoğraf çekmekte bir hayli zordu.  Hazırlıklı geldiğim için sualtı kılıfı ile yine onlarca fotoğrafı arka arkaya çekiyorum.  Islanmak kimsenin umurunda değil. Şelaleleri farklı açılardan görüntülemek için diğer noktalara hareket ediyorum. Yaklaşık 10 farklı noktayı gezmek için 2 ila 3 saatlik bir yürüyüş gerçekleştirmek gerekiyor.  Yürüyüşün son noktasında biraz daha macera diyor ve özel olarak hazırlanmış botların düzenlediği. Nehir ve Şelalelerin altına girme turlarına katılıyorum.  Kısa bir nehir gezisi ardından, birden farklı noktada şelalelerin üstümüze döküldüğü o  an maceranın ve keyfin tam anlamıyla doruklarındayım.  Yine burada ıslanmak kimsenin umrunda değil.  Bottan indikten sonra harika doğanının derinliklerinde ki maceramız bu kez üstü açık devasa arazi araçlarıyla devam ediyor. Jeep Safari rehberi Portekizce bölge hakkında birçok bilgi veriyor. Ama benim kulaklarım doğanın sesinde  ve gözlerim yeşilin canlılığında farklılığında. Elim her an deklanşöre basmak için hazır. Fotoğraf avcılığı bu olsa gerek…</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1548" title="foto8seyyah" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto8seyyah.jpg" alt="" width="460" height="308" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1549" title="foto9selalearjantin" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto9selalearjantin.jpg" alt="" width="460" height="308" /></p>
<p><strong>4.Gün</strong></p>
<p><em>30 Aralık Çarşamba</em></p>
<p>İki gün süren ve beni bu kıtaya çeken doğa harikası İguazu Şelalelerinden artık ayrılma zamanı . Aklım halen o büyük bir coşku ve gürültüyle akan rengarenk gökkuşağının daha bir süslediği “Şeytan Boğazı’nda”…</p>
<p>Yeni yıla, 7 milyon Rio’lu ve buraya akın eden turistler ile birlikte girmek için yeniden Foz de İguazu Havaalanına hareket ediyorum.<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-1553" title="foto10rioucak" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto10rioucak.jpg" alt="" width="460" height="308" /><br />
Brezilya’nın en büyük 2.kenti olan İngilizce &#8220;River of January&#8221; (Ocak Irmağı) anlamına gelen Rio de Janeiro, Şubat ayındaki karnavalı, devasa İsa heykelinin bulunduğu Corcovado ve plajlarıyla hep turizm konusunda talep gören yerlerden biri olmakta.  Buna birde 2016 yaz olimpiyatlarına ev sahipliği eklenince Rio daha uzun yıllar turizm konusunda adından sıkça söz ettirecektir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1554" title="foto11rio" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto11rio.jpg" alt="" width="460" height="323" /></p>
<p>Bu kente 30 derece tropik bir sıcakta yağmurlu bir akşam ulaşıyorum.  Yeni yılı burada karşılamak isteyen gezginler tüm otelleri doldurmuş ve fiyatlar neredeyse üç, dört katında. Tabiki konaklama şartları 4 günlük paket halinde sunulmakta. Planlarımda Rio da 3 gün kalmak son 2 gün Sao Paulo’da geçirmek var ama Rio da ilk günü  yağmurlu geçirince 4 gün kalmanın ancak yeteceğini anlıyorum.</p>
<p>Yılbaşında bu kadar talep gören bir yerin Karnaval zamanında ne derece daha kalabalık olabileceğini kestiremiyorum.  Genellikle Şubat ayında 4 gün süren Karnaval sırasında samba okullarının rengarenk kostümlü, kıvrak ve enerjik  kızları ziyaretçilerine güzel anlar yaşatmakta. 1723 yılından beri geleneksel bir hal alan karnaval dünyanın en ünlü ve çekici karnavalı durumunda.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1555" title="foto12rio_copacapana" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto12rio_copacapana.jpg" alt="" width="460" height="308" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1556" title="foto13rio_copacapana2" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto13rio_copacapana2.jpg" alt="" width="460" height="308" /></p>
<p><strong>5.Gün</strong></p>
<p><em>31 aralık Perşembe</em></p>
<p>Yılın son günü ülkemden kilometrelerce uzak ama İstanbul gibi enerjik bu şehirde, günümü dünyaca ünlü Copacabana, İpenama, Lebnon  plajlarına ayırıyorum.  Atlantik okyanusu’nun dalgalarıyla sürekli sörfçülere de ev sahipliği yapan plajlar, ortalama yedişer kilometre büyüklüğünde.  En kalabalığı Copacabana.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1559" title="foto14rio_spor" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto14rio_spor.jpg" alt="" width="460" height="613" /></p>
<p>Plajın hemen yanındaki geniş bulvarın arka tarafında yüzlerce otel ve onlarca pansiyon bulunmakta, tabii gökdelenlerin dibinde restoranlar, barlar, eğlence kulüplerin sıralandığı geniş caddeler yer alıyor. 1970 yılında Portekiz kaldırımlarına esinlenerek , siyah ve beyazlı taşlarla dalga desenleriyle süslenmiş ve  yürüyüş yapmak isteyenler için çok rahat bir o kadar da keyifli.  Yürüyüş yapanlar ile birlikte plaja paralel  şeklinde bisiklet ve kaykay kullananlara ayrı bir yolda mevcut.  Rio bu özellikleriyle bile siyahı, beyazı, meleziyle yıllardır birbirine saygılı bir şekilde turistlere rahat bir ortam sunuyor.  Tabii her büyük kentin sorunları olduğu eski ve tarihi bazı bölgelerde  bu kentin ara sokaklarında kapkaçcılık bir hayli yüksek.  Polis kontrolleri bu bölgelerde bir hayli fazla.</p>
<p>Yılbaşı hazırlıklarından dolayı öğle saatlerine doğru trafik tamamen kapatılıyor ve Copacabana plajı devasa bir meydana dönüştürülmeye başlanıyor.  Kumsal üzerinde devasa platformlar kuruluyor.  Samba ve farklı diğer müzik türlerini dinlemek isteyenler öğle saatlerinden itibaren buralara akın etmeye başladı bile. Her sene olduğu binlerce turist bekleniyor.  Öğleden sonra bu kez Copacabana plajının hemen devamındaki İpenama plajına geçiyorum. Burada da yine aynı hazırlıklar devam ediyor. Copacabana’dan bir farkı bulunmuyor.  Sörfçüler  artan dalgaların üzerinde kıvrak hareketler ederek dans etmeye devam ediyor.  35 derecelik kavurucu sıcağının altında serinlemek için ilk olarak burada kendimi Atlantik okyanusunun köpüklü dalgalarına bırakıyorum.  Brezilya ne de olsa yaklaşık 7500 km uzunluğunda kıyı şeridine sahip. ..</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1560" title="foto15kumdanheykel" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto15kumdanheykel.jpg" alt="" width="460" height="292" /></p>
<p>Akşam saatlerine doğru yeni yılı karşılamaya saatler kala,  copacabana plajı çevresindeki restoranlar ve mekanlar turistlerin iyiden iyiye arttığında rezervasyonlarını attırıyor ve fiyatlarını 2’ye hatta 3’e katlamaya başlıyor.  Plaj üzerinde oluşturulmuş dev sahne ve müzik platformlarında son provalar yapılmakta. Şimdiden en ön kısımlar Rio’lu ve eğlence sever turistlerle dolmaya başladı.  Copacapana açıklarına devasa mavi yolculuk gemileri yanaşıyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1561" title="foto16rio_2010" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto16rio_2010.jpg" alt="" width="460" height="345" /></p>
<p>İki gün öncesinde başlayan hazırlıklar ve öğleden sonra başlayan müzik eşliğinde bol alkol sonucu  herkes kendinden geçmiş durumda.  Ve beklenen an gelip müzik bir an kesildiğinde copacabana açıklarında havai fişek gösterileri başlıyor.  Saatler süren rengarenk hava fişek gösterileri eşliğinde yeni yılı bu enerji dolu şehirde karşılıyorum.  Son 2 yılda Fas ve Mısır gibi Afrika’nın egzotik ülkeleri ardından bu kez yine Egzotik bambaşka bir ülkede yeni bir güne merhaba demek üzere uykuya dalıyorum.  Aklımda yılın ilk gününde bu şehrin sembolü olmuş İsa Heykeli ile turistlerin akın ettiği yer olan Corcovado tepesi var…</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1562" title="foto17riohavafisek" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto17riohavafisek.jpg" alt="" width="460" height="308" /></p>
<p><strong>6.gün</strong></p>
<p><em>01 Ocak 2010 Cuma</em></p>
<p>Yeni yılın ilk günü Rio de Janeiro (Ocak Irmağı) da gün daha ağarmadan ,  copacabana  açıklarında güneşin doğumunu fotoğraflamak için  erken kalkıyorum.  Kaldığım otelin terasına çıkıyorum ve şansımdan güneş ufuk’dan doğmak üzere. Atlantik okyanusu üzerinden doğan güneş etrafına harika bir kızıllık yansıtıyor.  Benim gibi bu anı yaşamak isteyen birkaç Rio’lu plajda ve kum üzerinde, birkaç kişi  ise dalgaların arasında…</p>
<p>Gündoğumu fotoğrafları ardından bugünkü Rio gezi rotamda, İsa Heykeli  ile buranın sembolü olmuş Corcovoda tepesi var.  Fotoğraf makinamı ve küçük sırt çantamı sırtıma geçirip Copacabana’dan ayrılıyorum.  Rua Cosmo Velho sokağına taksi ile ulaşıyorum. Günün daha ilk saatleri olmasına rağmen bir hayli kalabalık ve 10.30’da kalkacak treni bekliyorum.  Corcovoda kambur demek ve Rio da tam bir  “kamburlu tepeler” şehri.  Bu tepelerin hemen eteklerinde birçok yağmur ormanı ve park bulunmakta. Corcovoda tepesi yamaçlarında Tijuka Milli Parkı bulunmakta. Gezi rotamda Amazon bölümü yer almasa da şu ana kadar gördüklerim doğa’nın Rio’yu çok güzel bir şekilde yarattığıdır. Yeşilin tüm tonlarına, okyanus dalgalarının dağlar ve tepelerle birleşerek birbirinden güzel plajlar oluşturmasına sebep olmuş.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1568" title="foto19corcovadotren" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto19corcovadotren.jpg" alt="" width="460" height="308" /></p>
<p>Yaklaşık yirmi dakika süren tren yolculuğu sırasında kıvrılarak Corcovoda tepesinin zirvesine doğru yaklaşıyoruz. Daha şimdiden her iki tarafta harika bir manzara bizlere eşlik ediyor.  Sol tarafımızda Rio’nun diğer bir kambur tepesi olan Pau de Acucar (Sugar loaf) ve eteklerindeki  Flamengo, Botofago gibi şehrin diğer merkezleri ve plajları. Sağ tarafımızda Copacopana, İpenama, Lebnon plajları ve uçsuz bucaksız gibi görünen Atlantik Okyanusu.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1567" title="foto20_isaheykeli_seyyaherol" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto20_isaheykeli_seyyaherol.jpg" alt="" width="260" height="389" /></p>
<p>7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası&#8217;ndan biri olarak seçilen,  Brezilya’nın ve Rio’nun sembolü Reedemer Heykeli  “Kurtarıcı İsa”  denizden 710 metre yükseklikte bulunmakta ve 38 metre uzunluğunda. Dokuz yıllık bir uğraş sonucu 1931 yılında yapımı tamamlanmış. Şimdilerde ise tam bir turist akınına uğruyor.  Heykeli ve bu harika manzarayı görmek için yılda yaklaşık 1 milyon ziyaretçi buraya çıkıyor.  Buraya çıkarken trenden gördüğümüz manzara, heykelin çevresindeki balkonlardan tam olarak 360 derecelik bir bakış sunuyor ziyaretçilerine.  Dünyaca ünlü, birbirinden önemli futbol karşılaşmaları yaşamış Maracana Stadyumunu buradan görmek bile ayrı bir keyif.  Hemen önümüzde “Lagoa Rodrigo de Freitas” lagünü ve biraz ilerisinde Copacopana ve İpenama  plajları bu kez ayaklarımızın altında. 2016 olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak olan Rio, Kürek ve kano yarışları bu lagün de yapılacak. Çevresindeki devasa gökdelenlerin altında parklar yer almakta. Saatlerce bu harika manzara eşliğinde akşama kadar kalabilir, panoramik fotoğraflar çekebilirsiniz ama  dakikalar ilerledikçe ziyaretçiler bu küçük alanı doldurmakta.  Rio’ya inen ve havalanan bir çok uçak Corcovoda tepesi ‘nin ve ziyaretçilerinin altında kalıyor…</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1565" title="foto21_isaheykeli_manzara" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto21_isaheykeli_manzara.jpg" alt="" width="460" height="308" /></p>
<p>Öğle’den sonra Rio’nun şehir merkezinde yer alan “downtown” bölgesindeki katedral, tiyatro, müze gibi mimari detaylarını gezmek için yeniden Cosmo Velho’ya trenle iniyorum.  Elimdeki Rio de Janeiro kültürel haritası yardımıyla otobüs ile öncelikle geniş bir meydan olan Cinelandia meydanına ulaşıyorum.  Brezilya ve Rio’nun en önemli tarihi ve kültürel miraslarından biri olan Tiyatro binası “Theatro Municipal” 1909 yılından beri ayakta. 1700 kişilik bir izleyici kapasitesine sahip, tiyatro ile birlikte opera ve konser organizasyonlarına da ev sahipliği yapmakta.  Tüm çevresini dolaşırken en etkili detayları çatı kısmında yer alan yeşil yuvarlak kubbeler oldu. Dört bir tarafı heykeller ile süslenmiş , arka tarafında iki de saat bulunmakta.  Bu yapının hemen yanı başında. Ulusal kütüphane ve Güzel Sanatlar Müzesi de yer almakta.  Bir diğer tarihi yapı olan Metropolitana  Katedrali , gökdelenlerin arasında kendini gösteriyor.  1676 yılından beri ayakta duran konik şeklinde yaklaşık 100 metre yüksekliğindeki yapı yaklaşık 20 bin kişilik. Corcovoda tepesinden  kuşbakışı gördüğüm Maracana Stadyumu’nu yakından görmek için metro istasyonuna yöneliyorum. Yol üstündeki kuleleri ve kızıl rengiyle hemen dikkat çeken tarihi itfaiye binası çevresindeki eski ve yıkık harabe şeklindeki evlere inat yepyeni bir şekilde ayakta duruyor. Sanki daha dün inşa edilmiş gibi.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1566" title="foto22_theatro" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto22_theatro.jpg" alt="" width="460" height="307" /></p>
<p>Brezilya’nın birçok spor dalında başarılı olmasının yanı sıra tartışmasız dünya futbolunda lider özelliğinden dolayı buraya kadar gelmişken 200 bin kişilik kapasitesi ile Dünyanın en büyük stadyumu ünvanını elinde bulunduran Maracana stadyumunu görmeden dönmek olmaz.  Temeli atıldıktan on yedi sene sonra tam olarak bitirilen ve 1965 yılında açılan stadyum, kim bilir bugünlere kadar nice önemli maçlara ve futbolculara ev sahipliği yapmıştır&#8230;</p>
<p><strong>7.Gün</strong></p>
<p><em>02 Ocak 2010 Cumartesi</em></p>
<p>Doğa’nın Rio’yu şekillendirken, buraya özgü birbirinden farklı bir çok “kambur tepeler” oluşturması ve Brezilya’lıların bu tepeleri turizm açısından en etkin bir şekilde kullanmak için ulaşım araçları yapması sonucu kenti bir kuş misali kanatlarınızın altında görebiliyorsunuz. Corcovoda tepesi’nin ardından bu günü Rio’nun bir diğer ünlü tepesi olan;  Portekizce “Pão de Açúcar”, İngilizce “Sugar Loaf” çıkmak üzere erken saatlerde otelden ayrılıyorum.</p>
<p>Sugar Loaf’a,  orijinal teleferik 1912 yılında inşa edilmiş ve 1972-73 yılları arasında mevcut haliyle restorasyon görmüş ve teleferikler yenilenmiş.  Sugar loaf tepesine ulaşmak için Urca kasabasına gelip, öncelikle denizden yüksekliği 220 metre olan Morro da Urca’ya teleferikle çıkıyorum. Burada Rio’nun harika manzarasını yeniden görebiliyorsunuz. Bu plato üzerinde, bir amfi tiyatro, restoran ve dükkanlar bulunmakta.  Rio’nun kambur tepelerinin eteklerine sıralanmış, Copacabana, İpenama, Lebnon, Flamengo ve Botafogo plajları yine ayaklarımın altında ve bir hayli kalabalık.  Daha uzaklara baktığımda. Guanabara Körfezi açıklarındaki beyaz tekneler ve yelkenliler fotoğraf açısından görsellik katıyor. Yaklaşık bir saat zaman geçirip, ikinci kez teleferiğe biniyorum. Bu kez 396 metre yükseklikteki Sugar Loaf tepesi beni bekliyor. Yine harika manzara eşliğinde teleferiğin sol ve sağından baktığımda uçsuz bucaksız Atlantik okyasunu kıyıları ve Rio’nun tüm güzellikleri gözlerimin önünde.</p>
<p><img class="alignnone size-large wp-image-1575" title="foto24sugarloaf2" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto24sugarloaf2-435x650.jpg" alt="" width="435" height="650" /></p>
<p>Dün gezdiğim Kurtarıcı İsa heykeli’ne bu kez tam karşıdan bakıyorum.  Rio’yu 360 derecelik bir açıdan görebilmek gerçekten keyif verici ve Rio’nun olmazsa olmazlarından ve şansımdan hava pırıl pırıl. Bu harika manzara eşliğinde yüzlerce fotoğraf çekiyorum.  Rio’ya inen uçaklar yine yanı başımdan geçiyor.  Kim bilir benim gibi daha kaç gezgin bu harika şehir olan  Rio de Janeiro’yu keşfetmeye geliyor.  Manzara’ya doymak imkansız ancak güneş tam zirvede.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1576" title="foto25sugarloaf_seyyah" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto25sugarloaf_seyyah.jpg" alt="" width="460" height="308" /></p>
<p>Teleferikler ile yeniden aşağıya iniyorum. Az önce kuşbakışı baktığım plajların kenarından ziyaretçilerine harika manzara sunan Sugar Loaf ve Marro Da Urca tepelerini fotoğraflıyorum.  Botafoto plajı’nın yanı başındaki yürüyüş yolunda koşan ve spor yapan  Rio’lular bana sokakların yaşamından güzel kareler sunuyor.  Copacapana ve İpenama plajlarına göre daha sakin olan plajlar çevresindeki deniz ve yelken kulüplerine ayrılmış durumda.   Bu kentin siluet’inde olmazsa olmazlarından biri kesinlikle  “tatlı gezinti” anlamındaki Sugar Loaf yani buranın adıyla “Pão de Açúcar”&#8230;</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1577" title="foto26sugarloaf_uzaktan" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto26sugarloaf_uzaktan.jpg" alt="" width="460" height="308" /><br />
Öğleden sonra gezi rotamda olmamasına rağmen küçük sarı tramvayı ile beni kendine çeken Santa Terasa kasabasına uğramak için otobüse biniyorum. Adeta kendin tüm sokaklarını dolaşarak, Santa terasa’ya ring servisi yapan minibüslere ulaşıyorum.  Yaklaşık 1 saatlik yolculuk sonrası  sandığımdan da kalabalık ve genelde grup halinde turisterin takıldığı küçük ve şirin cafe-bar’ların sıralandığı kasaba’ya ulaşıyorum.  Farklı mimarilerde ki rengarenk evlerin arasından arnavut kaldırımlı tramvay yolunu takip ederek başlangıç durağına doğru yürüyorum. Beyoğlu,  İstiklal Caddesi’nin adeta kıvrılmış ve daha sakin bir halini andırıyor burası.  Son kıvrıma geldiğimde ise, tıka basa sarkmış insanlarla dolu sarı tramvay tüm hızıyla yanı başımdan geçiyor…</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1578" title="foto27santaterasa" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto27santaterasa.jpg" alt="" width="460" height="326" /></p>
<p><strong>8.Gün</strong></p>
<p><em>03 Ocak Pazar</em></p>
<p>Sabah erken saatlerde uyanıp, Copacabana ’da  Atlantik Okyanusu açıklarından doğan güneşi son kez fotoğraflıyorum.  Bu harika şehir Rio’dan hiç istemesem de ayrılma zamanı geldi. Gezimin başlangıç noktası olan ancak bugüne bıraktığım Brezilya’nın en büyük kenti Sao Paulo’ya geçmek için havaalanına hareket ediyorum.</p>
<p>Brezilya’nın başkenti Brasilia’dan daha büyük ve turizm konusunda Rio ile hep yarış içinde olan Sao Paulo, 12 milyonu aşan nüfusu ile Güney Amerika’nın en büyük kenti durumunda.  Serra do Mar tepeleri üzerinde kurulu ve denizden 700 metre yükseklikte dev bir sanayi kenti.  Brezilya’nın birçok konudaki üretimi Sao Paulo’da.  Verimli topraklar ve kahve üretimi  kurulduğu yıl olan 1700’lerden itibaren hızlı bir şekilde büyümesini sağlamış.  Bugün  New york, Tokyo, Seul, Meksiko ile birlikte dünyanın en büyük beş metropolü arasında yer almakta. Bu kentin turizm ve kültürel açıdan da birçok zenginliği bulunmakta. Rotamın ilk durağında kentin kalbi sayılan “Praça da Republica”  Cumhuriyet Meydanı.  Bu meydan katedral meydanı diye de bilinmekte. İlk olarak bu meydanın çevresinde bulunan Cathedral Sé (São Paulo Katedrali),  Mercado Municipal (Tarihi Pazar) , Theatro Municipal (Tiyatro Binası) gezmeye başlıyorum.</p>
<p><strong><img class="alignnone size-large wp-image-1583" title="foto29saopaulo" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto29saopaulo-435x650.jpg" alt="" width="435" height="650" /></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İki kuleli Neo-gotik stiline sahip,  8 bin kişilik kapasiteli Cathedral da Sé, São Paulo’nun en büyük kilisesi. Yaklaşık kırk yıl süren inşaatı  1954 yılında tamamlanmış. Mimarisi her ne kadar neo-gotik tarzda olsa da kubbesinin yapımında Floransa Katedrali’nden esinlenilmiştir.  Rio da olduğu gibi turistlerin akın ettiği bu mekanın yanıbaşında evsizler yerlerde ve dilencilik yapmakta.  Katedral fotoğrafları ardından gökdelenlerin arasında sokak aralarında dolaşırken, şansımdan sadece pazar günleri açık olan ve buranın yerlilerinin elleriyle yaptıkları ağaç oyma ve yarı değerli taşları sundukları açık pazarın arasında buluyorum kendimi.  Brezilya’nın tropik meyvelerini, baharat  ve diğer ürünlerinin satıldığı Mercado Municipal yine buraya bir hayli yakın. Yine neo klasik ve 1933’lerden günümüze gelen bu yapı rengarenk camlarla çevrelenmiş.  2003 yılındaki restorasyonla bir etkinlik salonu ve asma kat eklenmiş.  Bu asma katta çok farklı tadları sunan restoranlar bulunmakta.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1584" title="foto30katedral" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto30katedral.jpg" alt="" width="460" height="334" /></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Sao Paulo’nun bir diğer sanat merkezi olan, Tiyatro, Opera, Konser etkinliklerinin sahne aldığı, tarihi “Theatro Municipal”  binası ve önündeki heykeller yine mimari açıdan güzel fotoğraf kareleri sunuyor.  1922 yılından bu yana Modern Sanat haftası’nda kullanılmakta.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1585" title="foto31theatro" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/02/foto31theatro.jpg" alt="" width="460" height="308" /></p>
<p>Latin Amerika’nın bu mozaikler sunan devasa gökdelenleriyle tam bir finans merkezi olan Sao Paulo kentini birde yukarıdan günbatımında fotoğraflamak için Edifîcio Itâlia Gökdeleni’ne çıkıyorum. Dünyanın en büyük metropollerinden olan bu Latin Amerika kentinin tüm güzellikleri gözlerimin önünde.  Tüm gezi boyunca  bana hep güzel imkanlar veren gökyüzü ve güneş ile burada vedalaşıyorum.  Fotoğrafın olmazsa olmazı ışık gezi boyunca hep yanımda olduğu için kendimi şanslı bir gezgin olarak hissediyorum.  Yepyeni bir yeri daha kendi gözümle keşfetmenin verdiği mutluluk ile   bir sonraki  yolculuğumun,  Himalayalar’ın eteklerindeki Nepal ve Hindistan mı? yoksa daha uzaklarda bulunan Tayland  ve Kamboçya mı? olacağını şimdiden düşünmeye başlıyorum. Sao Paulo’dan ayrılarak İstanbul semalarına doğru yola çıkıyorum…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/guney-amerika-seruveni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Buenos Aires izlenimleri</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/buenos-aires-izlenimleri/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/buenos-aires-izlenimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 15:46:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzlenimler]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1535</guid>
		<description><![CDATA[Ercan Toprakyaran &#8211; Acentaci olmanin verdigi avantajlari kullanip gezmek iyi oluyor. Hele son bir yildir iyice kurtlanmisim ki gezip duruyorum. Bu sefer hayran oldugum Asya ülkelerini birakip öbür tarafa, Buenos Aries’e gittik. Cok uzun kalamadik ama en azindan 5 gün gezdik, epey yer gördük. Aslinda Güney Amerika beni pek cekmezdi ama hem Türklerden vize istemeyen ülkelere öncelik verdigimden, hem de beraber gittigim arkadasim Metin’in yönlendirmesiyle Arjantin’i sectik. 28 Ocak 2010 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ercan Toprakyaran &#8211; Acentaci olmanin verdigi avantajlari kullanip gezmek iyi oluyor. Hele son bir yildir iyice kurtlanmisim ki gezip duruyorum. Bu sefer hayran oldugum Asya ülkelerini birakip öbür tarafa, Buenos Aries’e gittik. Cok uzun kalamadik ama en azindan 5 gün gezdik, epey yer gördük.</p>
<p>Aslinda Güney Amerika beni pek cekmezdi ama hem Türklerden vize istemeyen ülkelere öncelik verdigimden, hem de beraber gittigim arkadasim Metin’in yönlendirmesiyle Arjantin’i sectik. 28 Ocak 2010 da Frankfurt’tan kalkan ucagimiz 13 saat sonra Buenos Aires’e indi.</p>
<p>Havalimani sehir merkezine 25 km uzaklikta, bir kismi eski ama yeni bölümü de var. Neyse indik, taksiye bindik gidiyoruz..genc söför Türk oldugumuzu ögrenince basladi Galatasaray’dan, Hakan Sükür ve Hasan Sas’tan bahsetmeye…bakiyorum cocuk cok genc görünüyor, nereden biliyor bu isimleri diye düsünürken, adam megerse play station hastasiymis, oradaki oyunlardan biliyormus..<br />
Hemen belirteyim, Türk ve Türkiye deyince hemen &#8220;Lübnan´´ ile karistiriyorlar. Bunun sebebi, 1800lü yillarin sonu ve 1900lerin basinda daha iyi bir hayat kurmak icin Avrupa’dan(özellikle Ispanya ve Italya’dan) yasanan kitleler halindeki göclerin yaninda Lübnan gibi ülkelerden de göcmenler gelmis, bunlarda kendilerini o zaman Osmanliligin verdigi etkiyle &#8220;türk´´ olarak tanitmislar, bu böyle kalmis, adamlar da her lübnanliyi türk sanmis. Konustuklarimizin cogu bunu böyle biliyordu, ama dogrusunu bilen de cikti.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 370px"><img title="Arjantin" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/BuenosAires3.jpg" alt="" width="360" height="480" /><p class="wp-caption-text">Arjantin’e gidip te Tango izlememek olmaz, mutlaka gidin, bircok yerde ders te alinabiliyor. Ama o kadar vaktim yok diyorsaniz, hafta sonu La Boca semtindeki tango gösterisi olan restoranlardan birinde yemek yeyin orada izleyin derim.</p></div>
<p>Neyse otele yerlestik, yattik, kalktik,sabah kahvaltisi beklentimiz aslinda düsüktü ama yine de ne varsa yiyelim, kuvvetlenip öyle gezelim dedik. Kahvalti 07:00 de basliyormus, biz on dakika sonra indik, baktik, kahvalti salonu kapali, lobide bekleyin dediler, bes dakika sonra da cagirdilar, gittik, baktik bir masada üc-dört personel oturmus kahvalti ediyor. Yani önce personel, sonra müsteri felsefesini orda ilk kez görmüs olduk. Sonra &#8220;..acaba daha personel kalkmadan oturup yiyince ayip olmaz mi?´´ diye düsünsek te, büfeyi söyle bir gözden gecirince &#8220;..zaten yiyecek bisey yok, ayip olmaz..´´ deyip biz de yedik. Ama isyan edesim geliyor su kahvalti konusu acilinca. Tamam Türkiye’deki gibi sucuklu yumurta beklemiyoruz da, ne bu kardesim? Ne yiyor bunlar? Italya’da böyle, Ispanya’da yine ayni…bir kahve, birkac tussuz galete, kizarmis tost ekmegi, biraz yag ve recel(o da bazen!) Eger baba bir kahvaltiya rastladiysaniz tatli bir kruvasan da bulabilirsiniz bazen.<br />
Neyse..iyi kötü mideyi doldurup otelden ciktik..</p>
<p>Ilk intibam söyle oldu; Italya ve Ispanya’ya gideniniz varsa bilir, Buenos Aires’teki binalar, caddeler, insanlar da üc asagi, bes yukari oradakiler gibi..Ama saatler gecip daha cok yer görünce anliyorsunuz ki aslinda ekonomik olarak cökmüs, gelir dagilimi asiri bozuk bir ülkeye gelmissiniz.En güzel caddelerde, parklarda, kaldirimlarda bir sürü evsiz barksiz insan yasiyor. Isin üzücü yani bunlar Avrupa’daki gibi alkolikler degil, aileli, coluk cocuklu insanlar. Bebekler, kücük cocuklar…dilenenler de cok, ama tabii bunlarin bir kisminin aslinda organize ceteler oldugunu anlamak zor degil.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/BuenosAires4.jpg" alt="" width="640" height="480" /></p>
<p>Bir kismi geceleri cöp toplayarak gecimini sagliyor. Cöp deyince biraz acalim; aksam dokuz’dan sonra sokaklarin hali perisan. Insanlar siyah naylon cuvallardaki cöplerini kaldirimdaki agacin dibine koyuyor, sonra kismen köpekler, kismen cöp toplayicilari(cartoneros) gelip bu naylonlari parcaliyor, icindeki cöpler dagiliyor kaldirima. Iste ondan sonra kaldirimda ne ararsaniz var…kutular, karpuz kabugu, kagit parcalari…Ama sabahlari birsey kalmiyor(cöp kokusu haric), gece topluyorlar.</p>
<p>Sehirde ve insanlarinda biraz lackalik, biraz Avrupalilik var, karisik geldi bana. Bakiyorsunuz, insanlarin cogu beyaz, cok güzel giyimli bayanlar, iyi giyimli erkekler, ama onun yaninda parkta agac altindaki gölgede yatan cocuklu bir aile. Tüm zitliklar yan yana. Sehir gürültülü, ama Istanbul’da yasayanlar zorluk cekmez diye düsünüyorum.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/BuenosAires6.jpg" alt="" width="640" height="480" /></p>
<p>Yollari genelde düzgün, kaldirimlar genis, kismen bakimsiz, yaya gecidi var deyip sakin gecmeyin ezilirsiniz. Belediye otobüsleri sanki otoyolda gidiyor gibi hiz yapiyor, sakin yaklasmayin! Araclar geceleri de isiklarini ya acmiyor, ya da sadece –nasil yapiyorlarsa- bir tanesini ve park isiklarini acip öyle dolasiyor. Dikkatimizi cekince taksiciye soruyoruz:&#8220;pozisyona göre..´´ diye acikliyor. Yani &#8220;sehir icinde her yer isikli, gerek yok´´ demeye getiriyor.&#8220;Iyi sen bilirsin..´´ deyip iniyoruz.</p>
<p>Sehrin en ünlü caddesi, meshur Avenida 9 Julio. Bu cadde ne kadar genis yaa, gecene kadar tekrar kirmizi yaniyor. 3-7-7-3 olmak üzere toplam 20 seritli, arada da üc kez yesillik ve kaldirim var. Obelisk heykelinin oldugu yer sehrin merkezi. Florida ve Lavalle caddeleri sehrin trafikten arindirilmis carsi caddeleri. Özellikle Florida’da iyi alisveris imkanlari var.</p>
<p>Konaklamak icin kitlaplara bakinca Sehir merkezi, San Telmo, Recoleta ve Palermo gibi sehirleri yaziyor. Bence en iyisi sehir merkezinde kalmak, diger yerlere yürüyerek veya taksiyle ulasim cok kolay.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/BuenosAires1.jpg" alt="" width="640" height="480" /></p>
<p>San Telmo semti icin sehrin old city’si yaziyor, biz gittik, biraz yavan geldi, pek birsey yok, buradaki en önemli özellik, Pazar günleri Plaza Dorrego’daki antika esya pazari ve tango gösterileri. Biz pek birsey görmedik. Sonra bir de La Boca semti var. Buraya dogru gidince biraz isci kesiminin semtine geldiginiz belli oluyor.(Cantalara dikkat!) Buradaki Caminito Sokagindaki renkli evleri ve cevresini gezin, biraz tango dans gösterileri izleyin, her yerde para bayilin, hos bir yer.</p>
<p>La Boca’daki renkli evlerin hikayesi de ilginc. Burada eskiden beri oturan liman iscilerine o zamanlar para yerine artan mallardan verilirmis, en cok ta gemi boyasi verilirmis, onlar da ahsap ve sactan yapilmis evlerini rengarenk boyarmis, bu gelenek bu güne kadar kalmis, her yer rengarenk.</p>
<p>Futbol meraklilari icin ilave edeyim; Maradona’nin yetistigi Boca Juniors kulübünün ünlü stadi La Bonbonera’da hemen oracikta, gidin icini bir gezin ama 4-5.-€ civarinda giris ödeniyor. Turlu geziye katilmaya gerek yok, tur cok uzuyor, kendiniz gezin derim. Zaten stat ta biraz eskiymis.</p>
<p>Biz isi abarttik, bir de River Plate-Banfield macina gittik. River Plate’nin stadi El Monumental sehrin kuzeyinde, orada maci izledik, su andaki(Ocak 2010) Arjantin lig lideri kücük semt takimi Banfield, River Plate’yi 1-0 yendi,tüh dedik..eger Boca Juniors’un macina gitseydik, hem daha az ödeyecek, hem de 4 gol görecektik!! sanssizlik.</p>
<p>Ama maca rehber esliginde gidince Arjantin futboluyla ilgili epey bilgiler de edindik. Mesela artik simdi tüm iyi Arjantinli oyuncularin neden Avrupa’da oynadigini daha iyi anliyorum. Adamlar kendi liginde ortalama 200.000.-€ kazaniyorlarmis (1.ligdeki iyi bir oyuncu), Avrupada en az 5-10 mislini kazaniyorlar.  Dedim ya ülke ekonomik olarak cökmüs durumda…ama iyi semtler de yok degil mesela Recoleta cevresinde ve Tigre civarindaki semtlerde zenginler yasiyor. Recoleta deyince buranin da adi cok geciyor kitaplarda. En ünlü yeri sehrin ortasindaki mezarligi. Ilginc anit mezarlar var, cabuk gezip cikarsiniz, bizi pek acmadi. Eee..mezarlik iste hic acar mi insani? Evita Peron’un da mezari burdaymis, biz bulamadik. Onun disinda Recoleta güzel, Fransiz mimarisi, güzel sokaklar, ama normal yerlesim yeri, o kadar, yakinlarda da büyükelcilikler ve genis parklar var. Son olarak turist olarak gezebileceginiz Palermo semti var. Burasi da üc-dört bölümden olusuyor ama turist olarak en ilginci Palermo Viejo diye dilinen Dizayn butiklerin, ve sokak arasi cafelerin yogunlastigi semt. Özellikle aksam saatlerinde Plaza Serrano’yu bulun ve oradaki cafelerde biraz oturun derim.Cok hos bir yer.<br />
Tiyatro ve Opera severler icin Buenos Aires mutlaka ilginc bir sehir, bircok ihtisamli tiyatro binasi var(mesela Theatro Colon), ama bu konuda pek bilgim yok, o yüzden cabuk geciyorum.</p>
<p>Sahi bir de sehrin en modern semti Puerto Madero var. Burasi da cok modern olarak yeniden insaa edilmis liman semti. Kücük bir yat limani, restoranlar, uzun yürüyüs yollari…ile ilginc bir yer. Bir de onun da dogusunda, Buenos Aires’in acik denizle en yakin oldugu noktada cok büyük bir yesil alan var; Reserva Ecologica. Burada tamamen doga hakim, eger büyük sehir ortamini birakip fazla uzaga gitmeden yesillik ariyorsaniz, burasi tam aradiginiz yer. Yine haritadan bakinca bulursunuz, Puerto Madero’dan Reserva Ecologica’ya giderken, genis bir yaya yolu var, bunun üzerinde belli araliklarla büfeler var, buradan mutlaka biftekli bir sandvic alin, 30 cm uzunlugunda biftekli bir sandvic yaklasik 3.-€ ama iyi gidiyor dogrusu…</p>
<p>Gelelim et konusuna, malumunuz Arjantin dünyaya et ihracati ile ünlü. Nasil ünlü olmasin, 2,7 milyon km² büyüklügünde ülkede Türkiye’nin yarisi kadar insan yasiyor, onlarin da 10 milyonu zaten Buenos Aires’te. Geriye kalan arazilere de inekler ve koyunlar yayiliyor iste.<br />
Biftek ve bonfile burada cok ucuz. Bol bol yeyin. Yanliz sebzeli birsey de aramayin, hep et yiyor bunlar. Biz de ilk et siparisimizi yaptigimizda, heyacan icindeydik, ne gelecek diye..sonra kocaman bir kap icinde bir et geldi, sanki yarim kuzu..&#8220;ufff´´dedik, &#8220;nasil yiycez bunu?´´ Sonra kesmeye basladik ama o anda deri kemerimi kesiyorum zannettim, bir hayal kirikligi, bir hayal kirikligi, anlatamam. Gelenin ücte biri kemik, ücte biri yag, diger ücte biri de kan kirmizisi pismemis bir et.Ne bileyim ben, uzaktan iyi görünmüstü. Neyse ugrastik didindik ama olmuyor, kesemiyoruz, yiyemiyoruz bu eti. Zor bela geri yollayip, tekrar pisirttik, öylece biraz yiyecek et bulduk ama düsünsenize Arjantine gelmissiniz et yiycez diye, ilk yemekte karsiniza ne cikiyor. Bi de masaya geldiginde tabagin resmini cektik bosu bosuna. Göstercez ya dönüste herkese; &#8220;baak, nasil ama et ?´´.<br />
Neyse sonraki deneyimlerimiz genelde basarili oldu ve gercekten de bol et yedik.</p>
<p>Özellikle Lavalle Caddesinin dogusunda(Obelisk heykeline en yakin kisimlarinda) ucuz ve güzel restoranlar var.Buralara bir bakin derim.</p>
<p>Buenos Aires’lilerin bize en ilginc gelen özelliklerinden biri de aksam 22:00 den önce yemege oturmamalari oldu. Sehirde hersey gec saatte basliyor, ona göre. Gece yarisina dogru bakiyorsunuz insanlar tabagindaki eti kesmeye ugrasiyor hala. Arjantinlilerin Kalp-Damar hastaliklariyla aralarinin nasil oldugunu merak ediyorum dogrusu.</p>
<p>Cogu discolar gece 02:00 den önce acmiyor.&#8220;Bizim zamanimiz az, sabah erkenden gezmeye baslayayim, gece de ortama dalariz..´´ diyenlerdenseniz,o is kolay degil, aksama kadar 38 derece sicakta gezince yamuluyor insan. &#8220;gec kalkin, uykunuzu iyi alin, öyle cikin´´ derim.</p>
<p>Metro var ve cok ucuz, onun disinda taksiler de ucuz, Benzin Türkiye’nin yari fiyatina satiliyor, herhalde ondandir. Bir de bizim taksicilerimizin kulagi cinlasin, belki on kez taksiye bindik, bir tanesi bile kaziklamaya calismadi, numara yapmadi. Cok takdir ettim, bizim bu konudaki durumumuz cok rezil!!</p>
<p>Ne derseniz deyin, halkinin büyük bir kisminda Avrupalilik kültürü hakim, zaten cogu Arjantinli kendini Italyan veya Ispanyol kabul ediyormus.Eski görkemli yillarinda degiller ama yine de coguluk düzgün giyimli ve kibar. Tabii güvenlik sorunu var sehirde. O acidan sürekli tetikte olmakta yarar var. Belki Brezilya’nin büyük sehirleri gibi degil ama kapkac ve gasp olaylari nadir görülen olaylar degilmis.</p>
<p>Sahi gezilecek yerler arasina TIGRE’yi de mutlaka katin. Parana Nehrinin denize döküldügü yerde olusmus deltada kurulu bu kasabada nehirde bot turlari yapiliyor ve gitmeye deger.Buenos Aires’e 30 km mesafede, Retiro Tren garindan trenle gidebilirsiniz. Yanliz Buenos Aires deniz kenari olmasina ragmen hic sahili olmayan ilginc bir sehir. Parana ve Uruguay nehirlerinin deltaya getirdigi camurlu killi toprak, suyu sürekli kahverengi hale sokuyor. Hic mavi deniz görme imkani yok. Tüm körfez kahverengi.En yakin Sahiller sehrin 300 km güneydogusundaki Mar del Plata ve kuzeyinde mevcut. Yaz aylarinda buralar ana baba günü oluyormus, biz gitmedik. Yine eger zamaniniz yeterliyse yaklasik 1200 km kuzeydeki Iguazu Selaleleri asil görülecek yerler arasinda birinci sirayi aliyor ama biz gidemedik. Buenos airesin bir de sehir havaalani var buradan selalelere ic hat ucusu gidis dönüs 200.-€ civarinda ve 1,5 saat sürüyor.</p>
<p>Sahi biz bir de San Antonio de Areco’ya gittik ama o konudada size bir uyarida bulunayim. Burada Estancia lar var, buralar, eski ciftlik evleri, Gaucho denen kovboylar, at üzerinde gösteri yapiyor, ata binebiliyorsunuz, ve de tabiiki Asado(Mangalda Et) yeniyor. Güzel bir tur ama biz dedikki, ülkeyi tanimak icin otobüsle kendimiz gidelim. Neyse Retiro Tren Garinin kuzeyindeki otobüs garajina gittik( bizimkilere cok benziyor) , otobüsleri hep iki katli ve cogunda yanyana 4 degil, üc koltuk var. Neyse adam basi tek yön 5,5.-€ ya bilet aldik( tek yön 120 km), hem biraz sehir disini görüp, hem de güzel bir tur olacagi umuduyla yarim saat rötarla otobüse bindik. Iyi de oldu, biraz disarilari gördük. Disarilar daha issiz, Amerikanvari, genis yollar, genis araziler, tek katli, genis bahceli evler(Arazi bol ya!!), neyse vardik San Antonio de Areco’ya..ama megerse issizmi issiz bir kasabaya gelmisiz..git git yollarda allahin kulu yok, hepsi siestada..neyse sorduk sorusturduk, megerse bu Estancia’larda(Ciftlikler) gösteriler sadece belli günlerde oluyormus, o yüzden acentalarin turlari da belli günlerde oluyormus. Yine de girdik bir ciftlige, iki üc kisi var, uzaktan bize bakiyorlar&#8230;dedik&#8220;..abi biz bir bakip, cikcaz!´´ neyse 38 derece sicakta kimsenin bizi kovmaya &#8220;cikin lan ordan !!´´ demeye niyeti de yok, takati de..</p>
<p>Gelmisken biraz bakindik, bir iki Lama sevdik(bari lama gördük!!), gerci arkadasim Metin yaklasmadi tükürür diye. Ben yaklastim, sevdim biraz, , tükürmedi&#8230;türk oldugumu anladi herhalde.</p>
<p>Son olarak Arjantin’e gidip te Tango izlememek olmaz, mutlaka gidin, bircok yerde ders te alinabiliyor. Ama o kadar vaktim yok diyorsaniz, hafta sonu La Boca semtindeki tango gösterisi olan restoranlardan birinde yemek yeyin orada izleyin derim.</p>
<p>5 Günlük Buenos Aires izlenimlerim böyle, bilgi almak isteyenler etoprakyaran@gmail.com a yazabilirler.</p>
<p>Selamlar</p>
<p>Ercan Toprakyaran</p>

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-12-1535">

	<!-- Slideshow link -->
	<div class="slideshowlink">
		<a class="slideshowlink" href="http://www.uzaklar.com/buenos-aires-izlenimleri/?show=slide">
			[Gallery not found]		</a>
	</div>

	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.uzaklar.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=12&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-262" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/BuenosAires5.jpg" title=" " class="shutterset_set_12" >
								<img title="BuenosAires" alt="BuenosAires" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/thumbs/thumbs_BuenosAires5.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-260" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/BuenosAires3.jpg" title=" " class="shutterset_set_12" >
								<img title="BuenosAires" alt="BuenosAires" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/thumbs/thumbs_BuenosAires3.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-261" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/BuenosAires4.jpg" title=" " class="shutterset_set_12" >
								<img title="BuenosAires" alt="BuenosAires" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/thumbs/thumbs_BuenosAires4.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-263" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/BuenosAires6.jpg" title=" " class="shutterset_set_12" >
								<img title="BuenosAires" alt="BuenosAires" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/thumbs/thumbs_BuenosAires6.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-259" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/BuenosAires2.jpg" title=" " class="shutterset_set_12" >
								<img title="BuenosAires" alt="BuenosAires" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/thumbs/thumbs_BuenosAires2.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-258" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/BuenosAires1.jpg" title=" " class="shutterset_set_12" >
								<img title="BuenosAires" alt="BuenosAires" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/BuenosAires/thumbs/thumbs_BuenosAires1.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-clear'></div>
 	
</div>


]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/buenos-aires-izlenimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fas&#8217;ta altı gün (1)</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 12:36:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fas]]></category>
		<category><![CDATA[Kazablanka]]></category>
		<category><![CDATA[Marakeş]]></category>
		<category><![CDATA[Rabat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1438</guid>
		<description><![CDATA[Hadi Yolda &#8211; İsviçre’nin soğuk ve kasvetli ortamından uzaklaşıp Fas’ın sıcak kenti Kazablanka’ya ulaştıklarında hava kararmıştı. Pasaport kontrolünden geçip tren istasyonuna yöneldiler. Kent merkezine ulaşabilmek için tren yolunu seçmişlerdi. Bilet gişesindeki görevliye gidecekleri yerin adını gösterdiler. Mesai saatinin bitmesini sabırla bekleyen görevli kendisine uzatılan adrese bakmadan eliyle üç işareti yaptı. Üçüncü durakta inmeleri gerektiğini anladılar. İstasyonda bekleyen birkaç kişi dışında tahmin ettikleri kalabalık yoktu. İstasyonun ucuna doğru yürüyüp bir pencere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hadi Yolda</strong> &#8211; İsviçre’nin soğuk ve kasvetli ortamından uzaklaşıp Fas’ın sıcak kenti Kazablanka’ya ulaştıklarında hava kararmıştı. Pasaport kontrolünden geçip tren istasyonuna yöneldiler. Kent merkezine ulaşabilmek için tren yolunu seçmişlerdi. Bilet gişesindeki görevliye gidecekleri yerin adını gösterdiler. Mesai saatinin bitmesini sabırla bekleyen görevli kendisine uzatılan adrese bakmadan eliyle üç işareti yaptı. Üçüncü durakta inmeleri gerektiğini anladılar. İstasyonda bekleyen birkaç kişi dışında tahmin ettikleri kalabalık yoktu. İstasyonun ucuna doğru yürüyüp bir pencere kenarında beklemeye başladılar. Kapının üstündeki saat 19:00’u gösteriyordu. Bu aynı zamanda trenin hareket saatiydi ama ortalıkta tren yoktu. İsviçre’nin dakik ulaşım sistemini hatırlayıp gülümsediler. Trenin gara gelmesi 19:30’u buldu. İlk vagona oturup beklemeye başladılar. Boş koltuklar bir anda doldu. Karşılarına bir turist oturdu. Birbirlerine tebessüm etmekle yetindiler. Adam kitabının işaretli sayfasını açıp okumaya başladığında treninin kapıları kapandı ve yaklaşık 45 dakikalık yolculukları başladı.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1441" title="fas_harita" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/fas_harita.jpg" alt="Fas Gezisi, Travel to Morocco" width="600"  /></p>
<p>İkisi de yanlış durakta inmemenin telaşını yaşıyorlardı. Pencereden dışarı baktıklarında gördükleri tek şey zifiri karanlıktı. Tren ilk iki istasyonda durdu. İnenler çoktu ancak yeni yolcu binmiyordu. Sırt çantalarını hazırlayıp kapıya doğru yöneldiklerinde karşılarındaki adam okuduğu kitabı kapadı ve <em>“Rabat’a gitmek için burada mı aktarma yapılıyor?”</em> diye sordu. Onlar da nerede olduklarını kestiremiyordu. Yapmaları gereken şey üçüncü durakta inip bir taksiye binmeleriydi. Tren yavaşlamaya başladı. Havaalanındaki görevlinin söylediği gibi üçüncü durakta trenden indiler.</p>
<div id="attachment_1442" class="wp-caption alignleft" style="width: 269px"><img class="size-full wp-image-1442 " title="marrakech_train_ticket" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/riyad3.jpg" alt="" width="259" height="172" /><p class="wp-caption-text">Tren Bileti</p></div>
<p>Küçük bir istasyon binasının içinden geçip caddeye çıktıklarında etrafları taksi şoförleri yarafından sarılmıştı. İçlerinden biriyle anlaşmaktan başka çareleri yok gibiydi. Başında gri bir kasket ve açık renk bir pardesüsü ile karşılarında dikilen birine adresi söylediler. Adam Fransızca konuşuyor, onlar İngilizce yanıtlıyor, vücut diliyle ortak noktada buluşuyorlardı. Kırmızı renkli taksinin yanına geldiklerinde şoför anahtarını çıkardı. Kapıyı açtığında ön koltukta bir başka kişiyi farkettiler. Araca binmeden önce pazarlık yapıldı. Şoför 50 dirhem istedi, bizimkiler kabul etti. Fas’ın ilk kuralı olan ‘pazarlık’ ilkesini o an unutmuşlardı. Yaklaşık yarım saat süren yolculukta ilk kez Kazablanka’nın ara sokaklarıyla tanıştılar. Loş sokak lambaları kaldırımları aydınlatmaya yetmiyordu. Trafik kurallarının rafa kaldırıldığı bir kentin kendine özgü kurallarını uygulayan taksici bir an önce yolcularını söylenen adrese ulaştırıp istasyona geri dönmeye çalışıyor gibiydi. Bir yandan keskin direksiyon hareketleriyle önündeki yaya ve araç engellerini bir bir aşıyor, bir yandan da ön koltukta oturan, kim olduğu ve nereye gittiği anlaşılamayan arkadaşına hararetle birşeyler anlatıyordu. Caddelerde araç trafiği yoğundu ancak ara sokaklar bomboştu. Kaldırımlarda yürüyen, sokak tezgahlarında yemek yiyen, apartmanların yüksek pencerelerinden sokağı izleyen insanları gördüler. Bir süre sonra kalacakları otele çıkan bir kavşağa yöneldiler. Şoför eliyle oteli gösterdi. Fas yolcuları 50 dirhemi uzatıp araçtan indi.</p>
<p>Otelleri kentin en kalabalık alanlarından biri olan Place des Nations Unies meydanındaydı. Kaldıkları oda meydana bakıyordu. Çantalarını yerleştirip hala kalabalık olan caddelerin dar sokaklarına karışmak için aşağı indiler. Otelin görevlisine akşam yemeği için önerebileceği birkaç restoran sordular. Görevli hiç tereddüt etmeden önündeki kağıda birşeyler yazdı: Imilchil… Söylediğine göre yakınlarda biryerdeydi bu restoran ve yerel yiyecekler için ideal bir mekandı. Otelin kapısından çıkıp kendilerine söylenen adresi bulmaya koyuldular. Bir süre sonra kaybolduklarını farkettiler. Bu kayboluş yolculuk boyunca peşlerini bırakmayacak kaybolmaların ilkiydi. Birkaç kişiye ellerindeki kağıdı gösterip restoranı sorsalar da çabaları yetersiz kaldı. Saat 21:00’i geçmişti. Sokaklardaki kalabalık hala azalmamıştı. Restoranı ararken otelden epeyce uzaklaştıklarını da farkettiler. Geldikleri sokakları izleyip geri döndüler. Dönüşte birkaç restoranla karşılaştılar ancak onların amacı kendilerine tavsiye edilen Imilchil’de yemekti. Otelin karşısındaki caddenin başına geldiklerinde kendilerine söylenen tarifi tekrar hatırladılar: <em>“İlk sokaktan düz git, ikinci köşeden sağa dön, havuzu görünce sola gir, karşındaki üçüncü bina…”</em> Tarifi aynen ikinci kez uyguladıklarında bu sefer bambaşka bir yere çıktılar. İlk kayboldukları mekandan farklı bir sokaktı burası. Etrafta gece kulüpleri, cafeler, mağazalar vardı ama aradıkları restoranı ikinci denemelerinde de bulamamışlardı. Ellerindeki notu gösterdikleri kişilerden de olumsuz yanıtlar alıyorlardı. Otelin karşısındaki sokağa tekrar geldiler ve arama çalışmalarına üçüncü kez başladılar. Bu sefer caddede bulunan bir otopark görevlisine danışmaya karar verdiler ve ellerindeki kağıdı uzattılar. Adam Imilchil’i telaffuz etti ve kağıdı alıp kendisini takip etmelerini istedi. Dar sokaklarda hızlıca yürüyüp daha önce girmedikleri karanlık bir sokağa daldılar ve sokak kadar karanlık bir binanın önünde durdular. Adam kapıyı açtı ve içerde restoranı andıran bir mekan belirdi. Duvarda Imilchil tabelasını okuduklarında kendilerine tarif edilen yerde olduklarını anlayıp rahatladılar.</p>
<p>Mozaiklerle kaplı duvarları, kuzey Afrika motifleriyle süslü tavanı, süslemeli elişi masa ve sandalyeleriyle hayal ettikleri bir ortamdı burası. Menüden ne seçeceklerine karar veremeyince garsonu çağırıp yenebilecek en ünlü ve lezzetli yiyeceklerini istediler. Yemekten önce gelen salata ve ekmek açlıklarını hafifletmeye yetti. Birazdan önlerine gelen iki güveçte hala kaynamakta olan yiyeceğin kokusuyla kendilerinden geçtiler. Fas’ın en ünlü yiyeceği kuskusun değişik bir sunumuydu bu. Yaklaşık yarım saat aradıkları bu restoranda bir saat kadar kalıp otellerine geri döndüklerinde saat 23:00’ü geçiyordu.</p>
<p><strong>Kazablanka sokakları</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<div id="attachment_1445" class="wp-caption alignnone" style="width: 660px"><strong><strong><img class="size-large wp-image-1445 " title="casablanca_1" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/DSC_02491-650x435.jpg" alt="" width="600"  /></strong></strong><p class="wp-caption-text">Kazablanka&#39;nın labirentleri</p></div>
<p><strong> </strong>Fas usulü krepli ve omletli güzel bir kahvaltıdan sonra Old Medina olarak bilinen tarihi kent merkezinden başladılar gezilerine. Mahalle sakinlerinin meraklı bakışları arasında dar ve oldukça karmaşık sokaklarda dolaştılar. Yerliler sanki her adımlarını izliyor gibiydiler. Video kamerasını doğrulttukları sokaklardaki insanlar bir anda yüzlerini kapatma telaşına giriyorlardı. Cami önünde bekleyen kalabalık bir kadın grubu da aynı tepkiyi verdi. Çekim yapmakta olan kahramanlarımızı yüksek sesle uyaran kadınların her halinden sinirli oldukları anlaşılıyordu. Belli ki görüntülerinin çekilmesini istemiyorlardı. Portre çekimlerini iptal edip genel görüntülerle yetindiler.</p>
<div id="attachment_1446" class="wp-caption alignnone" style="width: 660px"><img class="size-large wp-image-1446" title="casablanca_2" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/DSC_0300-650x464.jpg" alt="Fas Gezisi, Travel to Morocco" width="600" /><p class="wp-caption-text">Hassan II Camii </p></div>
<p>Old Medina’nın dar ve birbirine benzeyen sokaklarında saatler geçiren kahramanlarımızın yolu bir anda Kazablanka’nın en ünlü camisiyle kesişti. 5 yıllık inşaat çalışmalarının sonunda 1993 yılında biten Hassan II Camii dünyanın üçüncü büyük dini yapısı olarak biliniyor. Tasarımında yerden ısıtma, otomatik kapı ve sürme çatı gibi günümüz teknolojisi kullanılmış. Caminin çatısı kubbe şeklinde değil düz olarak tasarlanmış, minaresi de kare şeklinde.</p>
<div id="attachment_1447" class="wp-caption alignnone" style="width: 660px"><img class="size-large wp-image-1447" title="casablanca_3" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/DSC_0237-650x435.jpg" alt="Fas Gezisi, Travel to Morocco" width="600"  /><p class="wp-caption-text">Hassan II Camii </p></div>
<p>Camiyi ancak belirli saatlerdeki turlara katılarak gezmek mümkün. Cuma günü olduğu için turlar erken bitmişti. Birazdan Cuma namazı başlayacaktı. Camiyi gezmek isteyen turistlerden 120 dirhem alındığını öğrendiler. Bu ücreti ödemeye razıydılar ancak bir sonraki tur için yaklaşık 4 saat beklemeleri gerekecekti. Bu kadar zamanı cami avlusunda geçirmek istemediler. Cuma namazı kılarak hem dini ibadetlerini yerine getirmeye hem de camiyi yakından incelemeye karar verdiler. Yelda yanında taşıdığı beyaz şalı başına bağlayıp kadınlar için ayrılan bölümden içeri girdi. Remzi namaz kılmak yerine camiye akın eden kalabalığı görüntülemeye başladı. Bu sırada içeri giren Yelda takip edildiğinin farkında değildi. Üst kata çıkarken arkasından bir kadın yaklaştı. Aralarında şu diyalog geçti:</p>
<blockquote><p>Kadın: Pardon hanımefendi, Müslüman mısınız?<br />
Yelda: Müslümanım.<br />
Kadın: Nerelisin?<br />
Yelda: Türküm.<br />
Kadın: (Yol göstererek) Selamünaleyküm<br />
Yelda: Aleykümselam<br />
Bunun dışında Arapça bilmiyordu. Müslüman olduğunu söylemesi ve selam vermesi camiye girip namaz kılabilmesi için yeterliydi.</p></blockquote>
<p>Caminin üst katındaki bayanlara ayrılmış yere çıkan Yelda elinde taşıdığı ayakkabılarını raflardan birine koyup yere oturarak dua edenlere katıldı. Bir yandan da caminin duvarlarını ve görkemli tavanını incelemeye koyuldu. Namazı tamamladıktan sonra caminin alt katındaki abdesthaneyi de ziyaret eden Yelda cami avlusunda Remzi ile buluştu. Gökyüzünü kaplayan gri bulutlar yağmuru nihayet getirdi. Islanmamak için caminin avlusundaki bir yapının altına sığınıp yağmurun şiddetinin dinmesini beklediler. Bu bekleyişleri yaklaşık yarım saat sürdü.</p>
<div id="attachment_1448" class="wp-caption alignnone" style="width: 660px"><img class="size-large wp-image-1448" title="casablanca_4" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/DSC_0255-650x464.jpg" alt="Fas Gezisi, Travel to Morocco" width="500" /><p class="wp-caption-text">Kazablanka&#39;nın çıkmaz sokakları...</p></div>
<p>Tarihi kent merkezinin <em>(Old Medina)</em> köhne sokaklarına girdiklerinde saat 14:00’ü gösteriyordu. Cuma namazından dönen esnaf dükkanlarını yeniden açmıştı. Sabahki sessizlik yerini yoğun bir karmaşaya bırakmıştı. Yürüyüşleri sırasında bir turist danışma ofisiyle karşılaştılar. Kentin haritasını almak için içeri girdiler. Sonunda bu karmaşık kentin sokaklarında rahat iz sürebileceklerini düşünüyorlardı. Görevliden aldıkları yanıt onları hayal kırıklığına uğrattı. Danışma ofisinde harita yoktu. Hatta görevliler bu soruyu duyunca hayatlarında ilk defa kendilerinden kent haritası istenmiş gibi tuhaf bir şaşkınlığa büründüler. Zürih’ten yanlarında getirdikleri <a href="http://www.lonelyplanet.com/morocco" target="_blank">Lonely Planet’in Fas kitabıyla</a> yetinmek zorundaydılar.</p>
<p>Akşamüstü güzel bir kahve içmek için café aramaya başladıklarında ne kadar zorlu bir işe giriştiklerinin farkında değildiler. Erkek hakimiyetinin hüküm sürdüğü Kazablanka sokaklarında yoğun bir kahvehane kültürü vardı. Kimse kağıt ya da tavla oynamıyordu. Kahvelerini yudumlayıp sokağı seyrediyorlardı. Café ile kahvehanenin arasında birer mekandı bunlar. En önemli özelliği de oturanlar arasında kadın olmayışıydı. Bütün aramalarına karşın sokak üstünde bayan-erkek karışık müşterilerin oturduğu bir yere rastlayamadılar. Kahve içmeden yola devam edemeyeceklerinin de farkındaydılar. Sokaklardaki yürüyüşleri sırasında gözlerine kestirdikleri ve içinde hiç kadın olmayan bir cafeye daldılar. Siparişlerini verip beklemeye başladılar. Birazdan kahveleri geldi. Diğer müşterilerin bakışları altında kahvelerini içip yollarına devam ettiler.</p>
<p>Akşam otel çalışanları ile konuşurken laf arasında Marakeş’e gideceklerini ama her gezgin gibi plansız gezmeyi sevdikleri için rezervasyon yaptırmadıklarını söylediklerinde şaşkın bakışlarla karşılaştılar. Marakeş’in Noel ve Yeni Yıl nedeniyle çok kalabalık olduğunu, kalacak yer bulmanın zor olacağını o an farkettiler. Şanslarını denemekten başka yapacak fazla bir şey yoktu.</p>

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-11-1438">

	<!-- Slideshow link -->
	<div class="slideshowlink">
		<a class="slideshowlink" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun/?show=slide">
			[Gallery not found]		</a>
	</div>

	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.uzaklar.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=11&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-113" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0237.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0237" alt="DSC_0237" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0237.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-114" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0238.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0238" alt="DSC_0238" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0238.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-115" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0241.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0241" alt="DSC_0241" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0241.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-116" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0246.jpg" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0246" alt="DSC_0246" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0246.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-117" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0249.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0249" alt="DSC_0249" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0249.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-118" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0254.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0254" alt="DSC_0254" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0254.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-119" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0255.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0255" alt="DSC_0255" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0255.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-121" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0265.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0265" alt="DSC_0265" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0265.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-123" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0287.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0287" alt="DSC_0287" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0287.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-125" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0300.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to MoroccoFas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0300" alt="DSC_0300" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0300.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-128" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0330.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0330" alt="DSC_0330" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0330.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-130" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0335i.jpg" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0335i" alt="DSC_0335i" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0335i.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-131" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0338.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0338" alt="DSC_0338" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0338.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-132" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0341.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0341" alt="DSC_0341" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0341.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-133" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0343.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0343" alt="DSC_0343" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0343.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-136" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0346.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0346" alt="DSC_0346" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0346.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-137" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0360.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0360" alt="DSC_0360" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0360.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-139" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0380.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0380" alt="DSC_0380" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0380.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-140" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0385.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0385" alt="DSC_0385" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0385.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-142" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0405.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0405" alt="DSC_0405" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0405.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-143" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0414.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0414" alt="DSC_0414" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0414.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-146" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0433.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0433" alt="DSC_0433" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0433.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-147" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0442.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0442" alt="DSC_0442" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0442.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-148" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0445.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0445" alt="DSC_0445" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0445.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-150" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0462.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0462" alt="DSC_0462" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0462.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-153" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0471.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0471" alt="DSC_0471" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0471.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-154" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0483.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0483" alt="DSC_0483" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0483.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-157" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0488.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0488" alt="DSC_0488" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0488.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-158" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0492.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0492" alt="DSC_0492" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0492.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-159" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0505.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0505" alt="DSC_0505" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0505.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-navigation'><span class="current">1</span><a class="page-numbers" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun/?nggpage=2">2</a><a class="page-numbers" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun/?nggpage=3">3</a><a class="next" id="ngg-next-2" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun/?nggpage=2">&#9658;</a></div> 	
</div>


]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fas&#8217;ta altı gün (2)</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-2/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 12:21:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fas]]></category>
		<category><![CDATA[Kazablanka]]></category>
		<category><![CDATA[Marakeş]]></category>
		<category><![CDATA[Rabat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1466</guid>
		<description><![CDATA[Rabat yolunda Hadi Yolda &#8211; Ertesi güne Fas’ın başkenti Rabat’a giden trende merhaba dediler. Turistlerin çok fazla uğramadıkları Rabat, Kazablanka’ya trenle bir saat mesafede. Kent merkezinde trenden inip sokaklara karıştıklarında buranın Kazablanka’ya oranla daha temiz ve düzenli olduğunu farkettiler. Başkente yakışır geniş bulvarlarda, çiçeklerle bezenmiş kaldırımlarda Fransız kent planlamacılarının etkisi büyüktü. Rabat’taki Old Medina değişik bir mekan olmasa da temizdi. En güzel bölüm “Kasbah des Oudaias” denilen okyanusa nazır tepelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rabat yolunda</strong></p>
<p>Hadi Yolda &#8211; Ertesi güne Fas’ın başkenti Rabat’a giden trende merhaba dediler. Turistlerin çok fazla uğramadıkları Rabat, Kazablanka’ya trenle bir saat mesafede. Kent merkezinde trenden inip sokaklara karıştıklarında buranın Kazablanka’ya oranla daha temiz ve düzenli olduğunu farkettiler. Başkente yakışır geniş bulvarlarda, çiçeklerle bezenmiş kaldırımlarda Fransız kent planlamacılarının etkisi büyüktü.<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Rabat’taki Old Medina değişik bir mekan olmasa da temizdi. En güzel bölüm <strong>“Kasbah des Oudaias”</strong> denilen okyanusa nazır tepelik bir bölgeydi. Alt kısımları mavi boyalı evler ve dar sokaklar film setlerini andırıyordu. Bu evlerin çoğunun Müslüman İspanyol mülteciler tarafından yapıldığını ve halen onların torunları tarafından da kullanıldığını öğrendiler. Dar sokaklardan çıkıp okyanus kenarına ulaşmak istediklerinde değişik bir engelle karşılaştılar: Mezarlık. Kentin bu en değerli bölgesi mezarlık olarak kullanılıyordu.</p>
<div class="mceTemp">
<dl id="attachment_1451" class="wp-caption " style="width: 660px;">
<dt><img title="DSC_0360" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/DSC_0360-650x435.jpg" alt="Kasbah des Oudaias" width="650" height="435" /></dt>
<dd>Kasbah des Oudaias</dd>
</dl>
</div>
<p>Ellerindeki kitaptan yollarını bulmaya çalışan kahramanlarımız bir süre sonra sahile ulaşmayı başardılar. Karşılarında engin bir okyanus uzanıyordu. Okyanusun rengi koyu kahverengiyi andıran çamur tonundaydı. Kuvvetli esen rüzgara aldırmadan sahilde yürüdüler. Rabat’ın ünlü deniz fenerini seyrederken bir yandan da uzun süreden sonra tekrar gördükleri okyanusun o esrarengiz ritmini dinlemeye koyuldular. İlerde bir kale olduğunu farkedip o yöne doğru yürüdüler. Yaklaşık yarım saat sonra sahilden 50 metre yükseklikteki kalenin surlarına ulaşmışlardı. Basamakları ağır ağır çıkarken bir yandan da karşılarında yükselen eski çağların önemli bir korsan kenti olan Sale’yi izliyorlardı.</p>
<div class="mceTemp">
<dl id="attachment_1450" class="wp-caption " style="width: 660px;">
<dt><img title="DSC_0341" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/DSC_0341-650x435.jpg" alt="Sale" width="650" height="435" /></dt>
<dd>Sale</dd>
</dl>
</div>
<p>Kalede bir süre oyalandıktan sonra Hasan Kulesi ve Muhammed V Mozalesi’ni ziyaret ettiler. Yol boyunca peşlerini bırakmayan tuvalet ihtiyacı Rabat’ta da kendini gösterdi. Tuvalet bulmak kadar bulduktan sonra içine girmenin de başlı başına dert olduğu bu durum yolculukları boyunca kahramanlarımızın peşini bırakmayacaktı. Mozole yakınlarında yerel kıyafetlerle su satan bir Faslı her ikisinin de dikkatini çekti.</p>
<p><img class="alignnone size-large wp-image-1529" title="DSC_0405" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/DSC_0405-650x435.jpg" alt="" width="650" height="435" /></p>
<p>Yanına yaklaşan Remzi adamın fotoğraflarını çekmek için kendisinden izin istedi. Onay aldıktan sonra fotoğraflar çekildi fakat hemen ardından adam kendilerinden 100 dirhem fotoğraf parası istedi. Yoğun geçen pazarlıklar sonucu 2 dirhemde anlaşma sağlandı.</p>
<blockquote><p><strong>Yelda:</strong> “Bir pastanede sipariş vermek ne kadar zor olabilir? Hiç düşünmediğiniz kadar. Özellikle de dilini bilmediğiniz bir ülkedeyseniz. Karnınız acıkmıştır. Vitrindeki nefis manzarayı farkettiğinizde içerden gelen pasta börek kokusu aklınızı başınızdan almaya yeter. Bu durumda ne yapılır? İçeri girip sipariş verilir. Ancak bu sanıldığı gibi kolay bir işlem değildir. Rabat’ın ana caddelerinden birinde bir pastane görünce dayanamadık. İçeri girdiğimizde mis gibi pasta kokuları başımızı döndürdü. Remzi ile kasadaki görevli arasında ilginç bir diyalog da başlamıştı o sırada:<br />
R: (pasta ve börekleri göstererek) 2 tane şundan, 2 tane bundan, 1 tane de şundan. Bunları ısıtır mısınız?<br />
Pastaneci: Yukarıda<br />
R: (Tezgahın ardındaki mikrodalga fırını göstererek) Bunları orada ısıtır mısınız?<br />
Pastaneci: Yukarıda<br />
R: 2 tane de kahve istiyorum<br />
Pastaneci: Yukarıda<br />
R: (Yine anlamadıklarını düşünerek) 2 kahve<br />
Bu arada sıra uzamaya başladığı için sıradakilerde koro halinde seslenirler: Yu-ka-rı-da…<br />
Yukarıda bir kat olduğunun farkındaydık ancak biz beğendiğimiz yiyeceklerin hemen arkalarındaki fırında ısıtılıp, önlerindeki kahvelerden birer fincan istiyorduk. Ancak yoğun talep üzerine yukarıya yönelmek zorunda kaldık. Üst katta da ayrı bir mutfak ve çalışanların olduğunu o an farkettik. Yiyecekleri burada ısıtıyorlardı. Kahvenin de yine buradan sipariş edildiğini anladık. Alttaki fırın ve kahve ocağının ise ne işe yaradığını çözemedik.”</p></blockquote>
<p>Kahvenin ardından sokaklarda biraz daha dolaşıldıktan sonra istasyona dönmeye karar verdiler. Treni beklerken akıllarına bir soru takıldı: Bir bölümünün Fas’ta geçtiği ve Brad Pitt’in de oynadığı Oskar ödüllü filmin adı neydi? Her ikisinin de beğenerek izlediği bu filmin adını gün boyu hatırlamaya çalışsalar da bunda başarılı olamadılar. Fimin adını Fas yolculukları boyunca hatırlayamadılar.</p>
<p>Otele dönüşte Marakeş’te kalacak yer konusunda bir gelişme olup olmadığını öğrenmek için danışmaya gittiler, aldıkları yanıt olumsuzdu.</p>

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-11-1466">

	<!-- Slideshow link -->
	<div class="slideshowlink">
		<a class="slideshowlink" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-2/?show=slide">
			[Gallery not found]		</a>
	</div>

	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.uzaklar.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=11&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-113" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0237.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0237" alt="DSC_0237" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0237.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-114" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0238.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0238" alt="DSC_0238" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0238.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-115" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0241.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0241" alt="DSC_0241" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0241.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-116" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0246.jpg" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0246" alt="DSC_0246" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0246.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-117" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0249.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0249" alt="DSC_0249" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0249.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-118" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0254.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0254" alt="DSC_0254" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0254.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-119" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0255.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0255" alt="DSC_0255" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0255.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-121" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0265.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0265" alt="DSC_0265" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0265.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-123" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0287.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0287" alt="DSC_0287" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0287.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-125" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0300.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to MoroccoFas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0300" alt="DSC_0300" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0300.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-128" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0330.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0330" alt="DSC_0330" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0330.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-130" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0335i.jpg" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0335i" alt="DSC_0335i" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0335i.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-131" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0338.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0338" alt="DSC_0338" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0338.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-132" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0341.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0341" alt="DSC_0341" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0341.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-133" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0343.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0343" alt="DSC_0343" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0343.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-136" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0346.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0346" alt="DSC_0346" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0346.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-137" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0360.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0360" alt="DSC_0360" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0360.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-139" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0380.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0380" alt="DSC_0380" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0380.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-140" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0385.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0385" alt="DSC_0385" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0385.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-142" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0405.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0405" alt="DSC_0405" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0405.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-143" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0414.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0414" alt="DSC_0414" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0414.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-146" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0433.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0433" alt="DSC_0433" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0433.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-147" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0442.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0442" alt="DSC_0442" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0442.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-148" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0445.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0445" alt="DSC_0445" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0445.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-150" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0462.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0462" alt="DSC_0462" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0462.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-153" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0471.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0471" alt="DSC_0471" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0471.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-154" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0483.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0483" alt="DSC_0483" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0483.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-157" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0488.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0488" alt="DSC_0488" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0488.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-158" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0492.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0492" alt="DSC_0492" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0492.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-159" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0505.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0505" alt="DSC_0505" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0505.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-navigation'><span class="current">1</span><a class="page-numbers" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-2/?nggpage=2">2</a><a class="page-numbers" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-2/?nggpage=3">3</a><a class="next" id="ngg-next-2" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-2/?nggpage=2">&#9658;</a></div> 	
</div>


]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fas&#8217;ta altı gün (3)</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-3/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-3/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 12:13:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uzaklar Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fas]]></category>
		<category><![CDATA[Kazablanka]]></category>
		<category><![CDATA[Marakeş]]></category>
		<category><![CDATA[Rabat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1469</guid>
		<description><![CDATA[Marakeş&#8217;e doğru Hadi Yolda &#8211; 27 Aralık 2009, pazar gününe denk geliyordu. Güneşli sıcak bir sabah vakti otelin önünden bir taksiyle Casa Voyague tren istasyonuna gittiler. Marakeş’e ilk tren için 90 diremlik biletlerini alıp istasyonda yaklaşık bir saat beklediler. Oturdukları banktan tanıdık bir görüntüyü seyre başladılar. Kazablanka’ya gelen turistlerin çevresi bir anda taksi şoförlerince kuşatılıyordu. Deneyimli turistlerin şoförlerle pazarlığını seyretmeye koyuldular. Sistem kolay işliyordu. Önce gidilecek yer söyleniyor, ardından ödenecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Marakeş&#8217;e doğru</strong></p>
<p>Hadi Yolda &#8211; 27 Aralık 2009, pazar gününe denk geliyordu. Güneşli sıcak bir sabah vakti otelin önünden bir taksiyle Casa Voyague tren istasyonuna gittiler. Marakeş’e ilk tren için 90 diremlik biletlerini alıp istasyonda yaklaşık bir saat beklediler. Oturdukları banktan tanıdık bir görüntüyü seyre başladılar. Kazablanka’ya gelen turistlerin çevresi bir anda taksi şoförlerince kuşatılıyordu. Deneyimli turistlerin şoförlerle pazarlığını seyretmeye koyuldular. Sistem kolay işliyordu. Önce gidilecek yer söyleniyor, ardından ödenecek fiyat konusunda pazarlık başlıyordu. İki tarafın söylediği fiyatın ortasında bir anlaşma sağlanıp taksiye yönelen yolcular Kazablanka’ya merhaba diyorlardı.</p>
<p>Hareket saati yaklaştığında trene yöneldiler. İki kişinin olduğu tenha bir kompartmanı seçip oturdular. Faslı bir kadın ve ihtiyar bir yolcuyla selamlaşıp yerlerini aldılar. Az sonra genç bir Japon turist de yanlarına geldi. Yaklaşık 3 saat süren bir yolculuktan sonra saat 13:00 gibi Marakeş’e vardılar.</p>
<blockquote><p><strong>Yelda:</strong> “İstasyona indiğimizde taksi konusunda tecrübeli sayılırdık. Kazablanka’da olduğu gibi etrafımızı saran şoförlerden birini gözümüze kestirip gideceğimiz yeri söyledik. Adam 50 dirhem istedi. Biz 20 dirhemde ısrar ettik. Sonuçta 30 dirheme anlaştık. Taksici konuşkan biriydi. Önceleri bizle ısrarla Arapça konuşmayı tercih etti. Nedenini sonra öğrendik. Remzi’yi Faslı sanmış. Ona ‘Bizden biri gibisin, tipin yabancı değil’ dediğinde Türk olduğumuzu söyledik. Taksici gideceğimiz noktaya kadar götürdü bizi. Rezervasyonumuz olmadığından önce kalacak bir yer bulmak gerekiyordu. Remzi araçtan indi ve Marakeş’in tarihi kent merkezinde nereye gideceğini bilmeksizin etrafına bakınırken yanıbaşında iki genç beliriverdi. Kalacak yer mi arıyorsunuz gibilerinden birşeyler soruyorlardı ki Remzi elindeki adresi gösterdi. Adreste internetten rastgele belirlenen bir Riyad’ın adresi yazılıydı: Riyad Nimbus. Burada tarihi yapılardan bazıları restore edilip 8-10 yataklı çok şirin misafir evleri haline dönüştürülmüş. Kente gelen yabancıların çoğu klasik oteller yerine bu tür otantik riyadları tercih ediyor. Gençler <a href="http://www.ilove-marrakesh.com/darnimbus/index_en.html" target="_blank">Riyad Nimbus</a>’un yerini bildiklerini söyleyip Remzi’nin kendisini takip etmesini istediler.”</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Remzi:</strong> “<a href="http://www.ilove-marrakesh.com/darnimbus/index_en.html" target="_blank">Riyad Nimbus</a>’u yardımsız bulmak imkansızdı. Taksi belli bir noktaya kadar girebiliyor. Bundan sonra araç trafiğine kapalı dar sokaklardan oluşan labirentler dizisi başlıyor. Burada yabancı birinin bir adres bulması neredeyse imkansız. Sokakları ayıran belirli özellikler ya da isimler yok. Varsa da ben göremedim. Yardıma gelen gençleri bir adım geriden takip ediyordum. İzbe sokaklardan, iki kişinin yan yana geçemeyeceği boşluklardan geçip bir yerlere gittik. Çocuklar bir binanın önünde durdu ve tahta kapıyı yumruklamaya başladılar. Az sonra yaşlı bir adam beliriverdi kapının arkasından. Beni içeri aldı. Küçük bir avlu ve etrafında sıralanan odaların bulunduğu üç katlı bir binanın içindeydim. Birazdan 40 yaşlarında bir bayan geldi. Riyad’ın işletmecisiymiş. Yer olup olmadığını sordum. Bu gece gelmesi gereken iki misafiri rezervasyonlarını iptal etmiş. Bir gecelik yer olduğunu söyledi. Fiyat 50 euroydu. Tahmin ettiğim rakamın altında bir fiyattı bu. Odayı görmek istedim. Zemin katta tamamen yöresel renk ve eşyalarla düzenlenmiş son derece sıcak bir mekandı. Anlaştık. Taksiye dönüp Yelda’yı almak için dışarı çıktığımda iki genç kapıda beni bekliyordu. Geldiğimiz yoldan geri dönüp taksiye ulaştık. Gençler sırt çantalarımızı alıp bir el arabasına koydular. Amaçları vereceğimiz bahşişti. Onlar olmadan bu dar sokaklarda yolumuzu bulmamız zaten mümkün değildi.”</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Yelda: </strong>“Remzi döndüğünde kalacak yeri bulduğu izlenimi vardı yüz ifadesinde. Aramızda şöyle bir diyalog geçti:<br />
R: Bir iyi, bir kötü haberim var.<br />
Y: İyi olandan başla.<br />
R: Rezervasyon yaptıran biri son dakika iptal etmiş ve Riyad’da boş 1 oda var.<br />
Y: Süper. Kötü haber ne?<br />
R: Sadece bu gece yer var.<br />
En azından bu gece başımızı sokabilecek bir yer bulmuştuk. Taksiciyle vedalaşıp kendisine 30 dirhem yerine 50 dirhem verdik. Yaklaşık yarım saat bizi beklemişti. Riyad Nimbus’a tek kelimeyle bayıldım. Çok şirin bir yer ve UNESCO tarafından koruma altına alınan Old Medina’nın surlarının içindeki alanda. Kalacağımız oda yüksek tavanlı, küçük bir pencereyle arka bahçeye, bir başka pencereyle de avluya açılıyor. Tuvalet odanın dışında. Avluda Raşide’nin bizim için hazırladığı naneli çaylardan yudumlarken bir yandan da diğer turistlerle sohbete başladık. Çölde üç gece geçiren dört kişilik bir Fransız aile yaşadıkları tecrübenin heyecanını bize anlatmaya çalışıyordu. Marakeş’te kalacağımız gün sayısı sınırlı olduğundan böylesine bir geziye katılma imkanımız yoktu. Marakeş’i keşfe hazırdık. Riyad’dan çıkışımızda Remzi ana kapı yerine diğer turistlerin kaldığı bir odanın kapısını açmaya çalıştı. Doğrusunu söylemek gerekirse her kapı birbirine benziyordu ve çıkış kapısını ayırd etmek gerçekten güçtü.”</p></blockquote>
<p><img title="marrakech_6" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/DSC_0644-650x435.jpg" alt="Marakeş" width="650" height="435" /></p>
<p><a href="http://www.ilove-marrakesh.com/darnimbus/index_en.html" target="_blank">Riyad Nimbus</a>’a yerleştikten sonra hava kararmadan Marakeş’i keşfe başladılar. Riyadın işletmecisi Raşide’den Nimbus’un haritasını aldıktan sonra yolculuğa hazırdılar. Raşide onlara eşlik edip dar sokaklardan en yakın meydana kadar yol gösterdi. Bir yandan da <em>‘Geçtiğiniz her köşebaşını ezberleyin akşam dönüşte bu yoldan başka bir sokağa girerseniz Riyadı bulamazsınız’</em> diyordu.</p>
<div id="attachment_1457" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><img class="size-full wp-image-1457" title="bab_tagzut" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/01/bab_tagzut.jpg" alt="Raşide'nin Haritası" width="600" height="865" /><p class="wp-caption-text">Raşide&#39;nin haritası</p></div>
<p>Raşide’nin nasihatini bir kenara yazdılar ancak ne anlama geldiğini gece yarısı Riyad’a dönerken daha iyi anlayacaklardı. Raşide onları bir meydana kadar eşlik etti. Ayrılırken <em>‘Bu meydanın adını unutmayın. Bab Tagzut. Kaybolursanız önce bu sur kapısının bulunduğu meydanı soracaksınız’</em> diye nasihat etti.</p>
<blockquote><p><strong>Remzi:</strong> “Bab Tagzut ile tanışmamız böyle başladı. Adını ilk kez Raşide’den duymuştum. Marakeş’te kaldığımız süre boyunca bu adı sık sık kullanacağımızı tabii ki bilmiyordum. Küçük bir meydan ve tarihi bir kapıdan oluşuyor Bab Tagzut. Hemen ardında araç trafiğinin başladığı sokaklar var. Marakeş’in merkezi ile bu meydanın yürüme mesafesi yaklaşık yarım saat.”</p></blockquote>

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-11-1469">

	<!-- Slideshow link -->
	<div class="slideshowlink">
		<a class="slideshowlink" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-3/?show=slide">
			[Gallery not found]		</a>
	</div>

	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.uzaklar.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=11&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-113" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0237.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0237" alt="DSC_0237" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0237.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-114" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0238.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0238" alt="DSC_0238" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0238.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-115" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0241.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0241" alt="DSC_0241" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0241.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-116" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0246.jpg" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0246" alt="DSC_0246" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0246.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-117" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0249.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0249" alt="DSC_0249" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0249.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-118" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0254.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0254" alt="DSC_0254" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0254.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-119" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0255.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0255" alt="DSC_0255" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0255.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-121" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0265.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0265" alt="DSC_0265" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0265.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-123" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0287.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0287" alt="DSC_0287" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0287.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-125" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0300.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to MoroccoFas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0300" alt="DSC_0300" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0300.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-128" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0330.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0330" alt="DSC_0330" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0330.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-130" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0335i.jpg" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0335i" alt="DSC_0335i" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0335i.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-131" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0338.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0338" alt="DSC_0338" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0338.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-132" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0341.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0341" alt="DSC_0341" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0341.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-133" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0343.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0343" alt="DSC_0343" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0343.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-136" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0346.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0346" alt="DSC_0346" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0346.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-137" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0360.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0360" alt="DSC_0360" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0360.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-139" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0380.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0380" alt="DSC_0380" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0380.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-140" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0385.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0385" alt="DSC_0385" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0385.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-142" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0405.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0405" alt="DSC_0405" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0405.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-143" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0414.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0414" alt="DSC_0414" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0414.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-146" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0433.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0433" alt="DSC_0433" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0433.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-147" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0442.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0442" alt="DSC_0442" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0442.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-148" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0445.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0445" alt="DSC_0445" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0445.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-150" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0462.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0462" alt="DSC_0462" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0462.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-153" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0471.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0471" alt="DSC_0471" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0471.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-154" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0483.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0483" alt="DSC_0483" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0483.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-157" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0488.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0488" alt="DSC_0488" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0488.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-158" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0492.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0492" alt="DSC_0492" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0492.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-159" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/DSC_0505.JPG" title="Fas Gezisi, Travel to Morocco" class="shutterset_set_11" >
								<img title="DSC_0505" alt="DSC_0505" src="http://www.uzaklar.com/wp-content/gallery/fas/thumbs/thumbs_DSC_0505.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-navigation'><span class="current">1</span><a class="page-numbers" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-3/?nggpage=2">2</a><a class="page-numbers" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-3/?nggpage=3">3</a><a class="next" id="ngg-next-2" href="http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-3/?nggpage=2">&#9658;</a></div> 	
</div>


]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/fasta-alti-gun-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

