<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uzaklar.com</title>
	<atom:link href="http://www.uzaklar.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uzaklar.com</link>
	<description>keşfetmeyi bilenlerin adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 May 2010 22:29:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Sofya&#8217;dan Notlar</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 22:29:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uzaklar.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Kentleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sofya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1813</guid>
		<description><![CDATA[Çiğdem Ülker &#8211; Doksanlı yılların başında sık sık geçtiğim ve Kapitan Andreov sınır kapısından başlayıp Makedonya’yaki Kriva Palanka’ya kadar giden yol, başkent Sofya’ya da teğet geçerdi ama ülkeyi kaplayan o gri sessizlik ve içe kapanıklık hiçbir yerde değişmezdi. Sadece tam sınırda kaşkaval peyniri satan derme çatma dükkânlarda birkaç tezgâhtar olurdu. 1994 yılbaşında, Sofya’da Nedelya’da yeni [...]


İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/cezayirden-notlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Cezayir&#8217;den Notlar'>Cezayir&#8217;den Notlar</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çiğdem Ülker &#8211; Doksanlı yılların  başında sık sık geçtiğim ve Kapitan Andreov sınır kapısından başlayıp Makedonya’yaki Kriva Palanka’ya kadar giden yol, başkent Sofya’ya da teğet  geçerdi ama ülkeyi kaplayan o gri sessizlik ve  içe kapanıklık hiçbir  yerde değişmezdi.  Sadece  tam sınırda  kaşkaval peyniri satan derme  çatma dükkânlarda  birkaç tezgâhtar olurdu.  1994 yılbaşında, Sofya’da Nedelya’da yeni açılan gösterişli Hotel   Sheraton, ülkede bir şeylerin değişeceğinin  ilk habercisiydi ama öyle belirgin bir yoksulluk vardı ki bunun işaretleri pek de kolay görülemezdi. Otelin   önündeki kaldırımda yüz görümlülüğü antika kolyelerini ve bakır alyanslarını  satmaya çalışırdı  yaşlı kadınlar.   </p>
<p>Zaten  hiçbir şey olmayan devlet mağazası TSUM’daki  nemrut tezgâhtarlar, naylon poşetten de ayrı para alırdı. Kocaman  piyanolar, sadece bin dolara müşteri beklerdi ve sanıyorum  Sofyalılar için hayat o yıllarda  çok zor geçerdi. </p>
<p>2009’un son gününde gittiğim  Bulgaristan’da her şey tamamen değişmiş, artık Sofya’daki marketler, fransız peynirlerle, pahalı şaraplarla, uzak denizlerin balıklarıyla dolup taşıyor ama sıra naylon torbaya gelince her şey yine eskiye dönüyor. Bir toplum yokluk günlerinin korkularından  kolay kolay vazgeçmiyor. Öte yandan küresel kapitalizm, Bulgaristan’ın geniş otobanlarında müthiş bir  süratle koşuyor,dünyanın bütün  ünlü markaları fabrikalarını, gökdelenlerini çoktan dikmiş bir milyon nüfuslu bu küçücük Balkan kentini bir dev metropole  dönüştürmüşler. Avrupa Birliği de bu  yeni üyesine belli ki iyice  cömert davranmış; Devlet mağazası TSUM şimdilerde Akmerkez’in kopyası ve Sofya  ışıklar içinde bir kent olmuş&#8230; </p>
<p>Bulgar komünizminin  ikonları yerle bir olurken Ortodoks  hristiyanlığın  mabetleri,  neo klasik devlet  yapıları, Avusturya mimarili dev binalar, yeni çağın modern ve renkli  makyajıyla  Sofya’nın yeni çehresini oluşturmuş. Anılarımdaki solgun, soğuk ve yaşlı yüzlü kent, yeni bir slogan da bulmuş kendine: “Büyüyor ama eskimiyor” </p>
<p>Çehre ve slogan tamam ama belli ki 2010 Sofya’sının  kafası  hayli karışık. Kırk yıllık komünizm, ardından  Todor Jivkov döneminin  Türk komşularını dışarı atan sert  milliyetçiliği ve  şimdilerde Avrupa Birliğinde üye olma heyecanı… Eski doğu bloku ülkelerinin hepsinde olduğu gibi Bulgaristan’da da hıristiyanlık  çok  moda  ve bu yılbaşı günü Sofya kiliseleri tıklım  tıklım dolu… Nitekim  yılbaşı gecesi  Aleksandar Batenberg meydanında konser veren Goran Bregoviç, beyaz ceketinin  yakasında sallanan  kocaman gümüş bir  haçla sahneye çıkıyor ve müziğiyle üç saat boyunca çıldırtıyor Sofyalıları. Kendini “Osmanlı’nın eski bir vilayetindenim” diye tanımlayan ve karısı da  Bosnalı bir Müslüman olan Goran Bregoviç, Sofyalılarla Boşnakça konuşuyor ve on binlerce kişi onun  Balkan folklorundan esintiler taşıyan pop-rock şarkılarına eşlik ediyor.  Bregoviç’in  “Düğün ve Cenaze Orkestrası” nın ritmleri bize de hiç  yabancı değil; aynı çoşku, aynı hüzün aynı neşe ve  şarkılarda aynı çocuksu sözler… Son albümü Alkohol’den okudukça, Arizona Dream, Underground, Crna Maçka, Dom Za Vesanje dedikçe bütün  Sofyalılar  ona katılıyor.  Goran Bregoviç sahneden “Haydee!” diyor, meydan yanıtlıyor:  Haydeee!  Bulgarlar, Boşnakçayı  kolayca anlıyor ama zaten bu topraklarda dil hiç sorun değil. Bulgarca,  geniş  Balkan  coğrafyasında  ortak olan Slavcanın bir varyantı;  Sırpçaya, Boşnakçaya Hırvatçaya çok yakın, Rusça’yla   çok  benzer bir alfabe kullanıyor. Bütün Balkanlar neredeyse aynı dili konuşarak  ve ufak tefek aksan farklılıklarıyla birbirini anlıyor. </p>
<p>Ülkenin  büyük gazetelerinden Dnevnik’in yazarı Yulian  Popov ise  Bulgarca ile ilgili başka bir konuya dikkat çekiyor ve “Bulgaristan’ın Türkiye Ufku” adlı  yazısında şöyle diyor. “Evet dilimiz Türk dilinin istilasına uğramıştır ve bugün de dilimizde bol sayıda Türkçe sözcük vardır. Bu sözcükleri dilimizden çıkaracak olursak raflardaki edebiyat eserlerimizden yarısını çıkarıp atmamız gerekir, muhtemelen tam yarısını.” Popov’un bu cümleleri  kaçınılmaz bir Balkan gerçeğini  ifade ediyor:  Balkan dillerinde, Bulgarcada, Sırpçada, Makedoncada  bugün hâlâ yaşayan, hayatın  her alanına ait binlerce Türkçe sözcük var. İşte bu Türkçe sözcükleri  ayırt edebildiğim ve  Bulgarcayı  anlayabildiğim için  doğrusu  Popov’un makalesini  seviyorum ama  herhalde ünlü Bulgar şairi İvan Vazov’un kemikleri sızlıyordur kentin kalbindeki kırmızı kiremitli  tarihi tiyatroya adını veren şair İvan Vazov, ömrünün çoğunu sürgünde geçirmiş. Osmanlı’ya ve onun kültürel etkisine karşı durduğu için  Sofya’dan Romanya’ya  sürgüne  gitmiş Bulgar yazarı. Garip ama bütün  milliyetçiliğine  rağmen Vazov’un eserlerinde o kadar çok Türkçe sözcük var ki, Bulgarlar bile onu zor anlıyor ama yine de Vazov, Bulgar edebiyatının  yapı taşlarından sayılıyor.  Eserlerinin adları bile onun Osmanlı’ya  muhalif ruh durumuna uygun düşüyor: Bulgaristan Hüzünleri(1877), Kurtuluş (1878), Unutulmuşların Epopesi (1881)  Aynı kırılganlığa günümüz Bulgar şairlerinde de rastlamak olası. Cevat Çapan’ın Çağdaş Bulgar şiirini yorumladığı ve Yordan Kırıçmarov’u (1948-86), Saşo Serafimov’u(1953), Krasimir Simeonov(1967) ve Dimitr Kalev’i tanıttığı yazısını dönüşte tekrar okuyorum .</p>
<p>Sofya’da dolaşıp da gençlik yıllarımızın  ünlü romanı “Sarı Dünya Tütün”ü ve adına bir de edebiyat ödülü konan yazarı  Dimitr Dimitrov’u hatırlamamak mümkün mü. Yanılmıyorsam; çevirmen Burhan Arpad, romanı orijinalinden değil Fransızca’dan tercüme etmişti; Bulgarca, Slav kökenli  Kiril alfabesiyle yazılıyor ve okumak da  öyle her yiğidin  harcı değil elbet. Bu alfabenin mucidi, bugün Sofya meydanında heykeli bulunan  Kiril ve Metodiy Kardeşler. Onlar, bütün Balkanlar’da aziz mertebesine taşınmış  iki bilim adamı. Üsküp’te dört yıl çalıştığım sevgili üniversitem de (Saint Kiril and Metodiy University) onların adını taşırdı.</p>
<p>Sofya’daki “Milli Kütüphane”nin ise sadece Kiril alfabesi ile değil  Osmanlı alfabesiyle yazılmış el yazmaları ve kayıtları ile dolu olduğunu  biliyorum Osmanlı arşivlerini barındıran en zengin kütüphanelerden biri Sofya Kütüphanesi. Eh;  kentin adı da “kutsal bilgelik” anlamına geliyor zaten, Sofya, İmparatorluğun Rumeli Beylerbeyinin Sancak Merkezi. Sofyalılar yakmamış, saklamışlar Osmanlı’nın  kayıtlarını ve eserlerinik … Bulgaristan, 1878’de  Berlin Antlaşması ile başkent İstanbul’a özerkliğini kabul ettirmiş anc bağımsızlığını tam  otuz yıl sonra 1908’de elde etmiş.</p>
<p>Osmanlı’nın Sofya’daki son mutasarrıflarından biri de  tanıdık bir isim. Ahmet Vefik Paşa. Türk tiyatrosunun babası… Kimbilir;belki de Paşa’nın  tiyatro sevdasının  temelleri  Sofya’da  atılmıştır, nitekim  sonraları Bursa valisi olunca ilk işi  kentte bir tiyatro binası kurmak olacaktır.  Çünkü Sofya bir tiyatrolar kenti ve belli ki konserler, oyunlar kentin karakteristiği. Biz bile, bu gerçekten kaçamıyoruz, kentteki her gecemizde  bir performans izliyoruz.</p>
<p>Şehir parkının içindeki Vazov Tiyatrosu küçük, klasik ve şık ama Ludmila Jıvkova meydanındaki modern Kültür Merkezi doğrusu akıllara ziyan büyüklükte, her yıl uluslar arası Kitap Fuarı burada  düzenleniyor.  Vitoşa’nın sonunda  tiyatro, sinema ve opera salonlarıyla  heybetle dikiliyor.</p>
<p>Mustafa Kemal’in de Sofya’da ateşe militer olarak görev yaptığı yıllarda  (1913-1915)  sık sık operaya gittiği, Verdi’nin Aida’sından çok  hoşlandığı anlatılır ya,  açıkça belli ki Sofya’da yaşayınca bu  kaçınılmaz bir şey.   2010’un ilk gecesi Kültür Sarayındaki Tosca gösterisi  tıklım tıklım, ertesi gece İtalyan Aryaları var ve sekiz bin kişilik salonda  yine tek bir boş koltuk  yok. </p>
<p>Büyük elçiliğimizin rezidansı da Vasil Levski caddesinde, Kristal Park’ın dibinde, pembe boyalı  biblo gibi bir bina.  Bulgaristan’daki baş konsolosumuz sevgili kuzenim Ahmet Ülker,  yeni bir binaya geçileceğini söyleyince  üzüldüm doğrusu. Burası Mustafa Kemal’den izler taşıyor, onun Sofya yıllarında  oturduğu  evin tam burada olduğu biliniyor. Sofya, sadece  tiyatrolar değil bir parklar şehri. Büyükelçiliğin  önündeki caddeden karşıya  geçince  o dev  parkın içinde kayboluyorum. Bu koyu yeşil ve yaşlı ağaçlarla dolu parklar ve  mesken olarak kullanılan aynı tip binalar bana hep Üsküp’ü hatırlatıyor. Komünizmin  klasik konut mimarisini hemen ayırt ediyorum. Hiçbir lüksü olmayan ama eksiği de olmayan  bir oda bir salonluk mini mini daireleri Makedonya’dan biliyorum. Bütün kent tek bir merkezden elektrikle  ısıtılıyor, sıcak su devamlı ve elbette  bu hizmetleri devlet çok  ucuza  sunuyor.  </p>
<p>Sekiz milyon nüfuslu ülkenin Türk soylu yurttaşları da her şeye ortak elbette; ama Bulgaristan Türklerinin 1989’daki zorunlu göçü ve Todor Jivkov’un ad değiştirme politikalarını da unutmayacağı muhakkak. Murat Bardakçı’nın yazısından öğreniyorum ki Jıvkov’un bu ad değiştirme harekatından sadece tek bir kişi kurtulmuş: </p>
<p>Sultan Abdülhamit’in torunu Alaettin Efendi, Sofya’da yaşamış ve orada ölmüş. Şehzade Abdülkaadir Efendinin  oğlu olan Alaettin Efendi, sonradan Türk vatandaşlığını almış ama hayatının son günlerine dek, kendi küçük elektrikçi dükkanında çalışmaya devam etmiş.  Başkan  Jivkov’un bizzat,  “Türk prensinin ismine dokunmayın” dediğini yazıyor Murat Bardakçı.</p>
<p>Şimdi düşünüyorum da, Şehzade’nin dükkânı mutlaka  Jenski Pazarot’daydı (Kadınlar Pazarı) diye  karar veriyorum.  Sofya’nın bu semt pazarında,  öyle tanıdık bir iklim hüküm sürüyor ki, mahzun ve temiz yüzlü bir İstanbul sürgününün adeta  fısıldayarak konuştuğunu,   henüz altı yedi yaşında bir çocukken  ayrıldığı Dolmabahçe’yi  sorduğunu duyar gibi oluyorum.  Jenski Pazar’da,  bir yaşlı çınar, Türk mallarıyla dolu tezgâhlar, havada eskimiş bir Bursa kokusu, meşhur Bulgar çömlekleri  ve yerde kırık dökük Arnavut kaldırımları. </p>
<p>Bütün  Sofya’nın bu tür kaldırım parkeleriyle döşendiğini fark etmemek zaten olanaksız.    </p>
<p>Tarihi barok binalarla aynı renkte olan pembe sarı parkelerle kaplı  kent merkezinden uzaklaşıp  kentin sınırlarına doğru yürüyorum. İşte “Gülüm Restoran” gerçek bir Türk lokantası ama yılbaşı sabahı ne yazık ki kapalı.  Küçük bahçesindeki gül  fidanları bu kentin bir başka gerçeğini,  Sofya’nın ve Bulgaristan’ın Türk nüfusunu işaret ediyor.  . Sekiz yüz bin Türk yaşıyor burada.   Ankara’daki Bulgaristan Büyükelçiliğinin kapısında karşılaştıklarım  artık Avrupa Birliği bir ülkenin yurttaşı olmaktan  hoşnut görünüyorlar. Sofya’da ise  otuz altı tarihi  camiden bugün sadece üçü ayakta.  Büyük Camii’yi de Arkeoloji Müzesi olarak kullanıyorlar. İbadete açık olan tek cami ise Kadı Seyfettin Camii, 1V. Yüzyıla ait bir Mimar Sinan eseri.  Gerçi 1989’daki büyük göçte  310 bin Türk soylu Bulgaristan vatandaşı Türkiye’ye göç etmiş ama bugün  Türk partisi Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH), ülkenin üçüncü büyük partisi. HÖH  de, otuz altı milletvekiliyle parlamentonun ağırlıklı üyesi.</p>
<p>Çağdaş Bulgar Şiiri, Cevat Çapan, Cumhuriyet Kitap, 12.05 2008				</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a>
		</li>
		<li class="shr-digg">
			<a href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/&amp;title=Sofya%27dan+Notlar" rel="nofollow" class="external" title="Digg this!">Digg this!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/&amp;t=Sofya%27dan+Notlar" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Sofya%27dan+Notlar&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %C3%87i%C4%9Fdem%20%C3%9Clker%20-%20Doksanl%C4%B1%20y%C4%B1llar%C4%B1n%20%20ba%C5%9F%C4%B1nda%20s%C4%B1k%20s%C4%B1k%20ge%C3%A7ti%C4%9Fim%20ve%20Kapitan%20Andreov%20s%C4%B1n%C4%B1r%20kap%C4%B1s%C4%B1ndan%20ba%C5%9Flay%C4%B1p%20Makedonya%E2%80%99yaki%20Kriva%20Palanka%E2%80%99ya%20kadar%20giden%20yol%2C%20ba%C5%9Fkent%20Sofya%E2%80%99ya%20da%20te%C4%9Fet%20%20ge%C3%A7erdi%20ama%20%C3%BClkeyi%20kaplayan%20o%20gri%20sessizlik%20ve%20%20i%C3%A7e%20kapan%C4%B1kl%C4%B1k%20hi%C3%A7bir%20%20yerde%20de%C4%9Fi%C5%9Fmezd" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/&amp;title=Sofya%27dan+Notlar&amp;srcUrl=http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/&amp;srcTitle=Sofya%27dan+Notlar&amp;snippet=%C3%87i%C4%9Fdem%20%C3%9Clker%20-%20Doksanl%C4%B1%20y%C4%B1llar%C4%B1n%20%20ba%C5%9F%C4%B1nda%20s%C4%B1k%20s%C4%B1k%20ge%C3%A7ti%C4%9Fim%20ve%20Kapitan%20Andreov%20s%C4%B1n%C4%B1r%20kap%C4%B1s%C4%B1ndan%20ba%C5%9Flay%C4%B1p%20Makedonya%E2%80%99yaki%20Kriva%20Palanka%E2%80%99ya%20kadar%20giden%20yol%2C%20ba%C5%9Fkent%20Sofya%E2%80%99ya%20da%20te%C4%9Fet%20%20ge%C3%A7erdi%20ama%20%C3%BClkeyi%20kaplayan%20o%20gri%20sessizlik%20ve%20%20i%C3%A7e%20kapan%C4%B1kl%C4%B1k%20hi%C3%A7bir%20%20yerde%20de%C4%9Fi%C5%9Fmezd" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Reader">Add this to Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/&amp;title=Sofya%27dan+Notlar&amp;summary=%C3%87i%C4%9Fdem%20%C3%9Clker%20-%20Doksanl%C4%B1%20y%C4%B1llar%C4%B1n%20%20ba%C5%9F%C4%B1nda%20s%C4%B1k%20s%C4%B1k%20ge%C3%A7ti%C4%9Fim%20ve%20Kapitan%20Andreov%20s%C4%B1n%C4%B1r%20kap%C4%B1s%C4%B1ndan%20ba%C5%9Flay%C4%B1p%20Makedonya%E2%80%99yaki%20Kriva%20Palanka%E2%80%99ya%20kadar%20giden%20yol%2C%20ba%C5%9Fkent%20Sofya%E2%80%99ya%20da%20te%C4%9Fet%20%20ge%C3%A7erdi%20ama%20%C3%BClkeyi%20kaplayan%20o%20gri%20sessizlik%20ve%20%20i%C3%A7e%20kapan%C4%B1kl%C4%B1k%20hi%C3%A7bir%20%20yerde%20de%C4%9Fi%C5%9Fmezd&amp;source=uzaklar.com" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="mailto:?subject=%22Sofya%27dan%20Notlar%22&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %C3%87i%C4%9Fdem%20%C3%9Clker%20-%20Doksanl%C4%B1%20y%C4%B1llar%C4%B1n%20%20ba%C5%9F%C4%B1nda%20s%C4%B1k%20s%C4%B1k%20ge%C3%A7ti%C4%9Fim%20ve%20Kapitan%20Andreov%20s%C4%B1n%C4%B1r%20kap%C4%B1s%C4%B1ndan%20ba%C5%9Flay%C4%B1p%20Makedonya%E2%80%99yaki%20Kriva%20Palanka%E2%80%99ya%20kadar%20giden%20yol%2C%20ba%C5%9Fkent%20Sofya%E2%80%99ya%20da%20te%C4%9Fet%20%20ge%C3%A7erdi%20ama%20%C3%BClkeyi%20kaplayan%20o%20gri%20sessizlik%20ve%20%20i%C3%A7e%20kapan%C4%B1kl%C4%B1k%20hi%C3%A7bir%20%20yerde%20de%C4%9Fi%C5%9Fmezd" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Sofya%27dan+Notlar+-+http://b2l.me/wpdsn&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>



<p>İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/cezayirden-notlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Cezayir&#8217;den Notlar'>Cezayir&#8217;den Notlar</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/sofyadan-notlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tolstoy&#8217;un konağı</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 23:03:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uzaklar.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Kentleri]]></category>
		<category><![CDATA[moskova]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Tolstoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1805</guid>
		<description><![CDATA[RAHMİ YAĞMUR &#8211; (MOSKOVA) Kropotskaya metrosundan çıkıldığında karşınıza Friedrich Engels’in uzun boylu, sakallı ve filozofik duruşuyla çevresindeki yollardan geçen insanları süzen büyük heykeli çıkıyor. Çevredeki gürültüden kaçan insanlar Engels’e sığınır gibi çevresindeki banklara otururken güvercinlerde heykelin çevresinde yemleniyorlar. Belki de kendisinin dışında başka hiç kimsenin bu denli yakıcı bir sorun olan aile ve devletin ölümcül [...]


Benzer konu yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>RAHMİ YAĞMUR &#8211; (MOSKOVA) Kropotskaya metrosundan çıkıldığında karşınıza Friedrich Engels’in uzun boylu, sakallı ve filozofik duruşuyla çevresindeki yollardan geçen insanları süzen büyük heykeli çıkıyor. Çevredeki gürültüden kaçan insanlar Engels’e sığınır gibi çevresindeki banklara otururken güvercinlerde heykelin çevresinde yemleniyorlar. Belki de kendisinin dışında başka hiç kimsenin bu denli yakıcı bir sorun olan aile ve devletin ölümcül kökenlerine bu denli açıklık getirmediği için elleri göğsünde kavuşturmuş şekilde yaşamı süzüyor.</p>
<p>Heykelin hemen yanında parke taşlarla döşenmiş sokaktan yukarı doğru bir süre yürüdükten sonra Tolstoy’un evini aradığımızı söylediğimizde bize gösterdikleri iki katlı eve giriyoruz. Görevliyle yaptığımız kısa sohbette buranın aslında Tolstoy’un evi olmadığını ancak Lenin talimatıyla bir müzeye dönüştürüldüğünü anlatıyor. Tolstoy’un asıl evinin ise üç sokak ötede olduğunu belirtiyor. Bizde yazarın birkaç parça el yazması ve eşyasına baktıktan sonra asıl oturduğu eve doğru yola koyuluyoruz.</p>
<p>Park Kultura’dan biraz ilerdeki levhanın üzerinde Tolstoy Sokağı yazıyor. Sokağın hemen başındaki yeniden doğuş kilisesinin bahçesi birkaç yaşlı Rus ve birkaç da keşiş dolaşıyor. Sokağın tam ortasında üzerinde Tolstoy’un evi yazılı küçük bir levha bulunan duvarların arkasında turuncu ve yeşile boyanmış iki katlı bir konak duruyor. Bu konaklara özgü büyük kapı eşiğinden içeri girdiğimizde (belki de cumartesi olmasından) bahçede bizim dışımızda da çok sayıda ziyaretçisi olduğunu görüyoruz.</p>
<p><strong>NE YOKSUL NE ŞATAPATLI</strong><br />
<img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/tolstoy2-487x650.jpg" alt="" title="tolstoy2" width="487" height="650" class="alignnone size-large wp-image-1808" /><br />
Ünlü yazarın Kırım savaşından döndükten sonra yani 1882’lerden 1901’e kadar bu evde oturmuş. 1789–1795 arasında de yapılan konak 19. yy. Rus mimarisini yansıtıyor ve Moskova yangınından sonra yapılan kentin klasik mimarisinin iyi bir örneğini teşkil ediyor. Farklı yaşam arayışlarının maceracı rüzgârıyla gittiği savaştan dönen genç yazar, kiraladığı evde kız kardeşi Maria Nikolaevna ve çocukları Vera, Lisa, Nicholas ve kardeşi Sergey Nikolayeviç ile birlikte oturmuş. Rusların altın yüzük dedikleri Moskova’nın merkezinde yer alan ev Lev’in arkadaşları olan devrimcilerin dogmatik yazarı ve “Çeliğe Su Verildi” nin yazarı Nikolay Ostrovsky, ünlü şair Afanassi A. Fet, ünlü Rus hicivcisi Mikhail Saltykov-Shchedrin, şair ve yazar Sergey Aksakov, gibi ünlülerle görüşüp edebiyat üzerine eşsiz sohbet yaptığı anılarını taşıyor.</p>
<p>Evi gezmek için verdiğimiz fazla abartılı olmayan ücretten sonra bize verilen ve ayakkabı üzerine giyilen deri terliklerden dışı gibi içi de ahşap olan konağın ziyaretçilere ve zamana karşı iyi korunduğunu gösteriyor.</p>
<p>Sosyalist hükümet 1920’de konağı kamulaştırarak 1921’de Edebiyat ve Sanat Müzesine dönüştürmüş ve sadece yazarın burada kullandığı eşyaları değil Yasnaya- Polyana’ki çiftliğinden de getirilen bazı öteberileri ile birlikte 6 bin parça eşyası sergileniyor. Ancak getirilen eşyalarda konağı bir bazı eşyaların sergilendiği bir müze gibi değil hala içinde Tolstoy ve kız kardeşinin ailesi yaşıyormuşçasına canlı ve doğal hali korunmaya çalışılmış.</p>
<p><strong>BU EVDE BÜYÜYEN YA YAZAR YADA FİLOZOF OLUR</strong><br />
<img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/tolstoy3.jpg" alt="" title="tolstoy3" width="600" height="438" class="alignnone size-full wp-image-1810" /><br />
Elle yapılmış dantelle örülü kaplanan korkulukları olan dar merdivenle ikinci kata çıktığımızda sadece ünlü bir yazara ait bir konağın değil klasik Rus kültür ve yaşam tarza göre tasarlanmış bir konakta olduğumuzu anlıyoruz. Salonun girişindeki büyük siyah piyanonun altındaki büyük boz ayı bostu her an canlanıp yerinden kalkacakmışçasına duruyor. Salonun hemen ortasında sayıları çok olan bir aile için alındığı belli ceviz ağacından yapılmış masa ve üzerindeki sade desenlerden oluşan porselen yemek takımı evi canlı kılıyor.</p>
<p>Masanın hemen arkasındaki küçük müzik seti kutusundan Piyano ile çalınan nostaljik ve klasik bir Rus müziği var. Konağın loş ışığına ve nostaljik atmosferine eşsiz bir hava katan parçadan sonra yazarın yaşlılık çağından ve orijinal sesinden nereye yönelik yaptığı beli olmayan küçük bir söylevi var. Ancak yanımdaki tercüman arkadaş bile konuşmayı anlamıyor. Salonun diğer köşesinde ise Ruslar için olmazsa olmazlardan olan bir satranç takımı duruyor. Eski Rus evlerinde olduğunu hiç bilmediğimiz misafir odası konağın en zarif düzenlenmiş bölümünü oluşturuyor. Böylece Rusya’nın da diğer halkların feodal çağlarındakine benzer şekilde misafir kültürüne sahip olduğunu anlıyoruz.</p>
<p>Duvarlarda Lev’in kız kardeşi Maria Nikolaevna ve kızlarının birkaç zarif fotoğrafının resm edildiği tablolar yer alıyor. Konağın en dikkat çekici yanlarından bir ise güzel ve sade yeşil bahçeye bakan küçük ahşap pencerelerin hemen önüne ders çalışmak, okumak veya yazmak için konan küçük masa ve sandalyelerin oluşturduğu yerler. Bunların oluşturduğu bu ortama bakıldığında burada yaşayan herkesin ya yazar yada filozof olacağını düşünüyor.</p>
<p>Üst kattaki bu oturma salonlarının içinden çıkıp küçük uzun bir koridora girdiğinizde kenarda Nikolaevna’nın çocuklarının yatak odaları duruyor. Nedendir bilinmez ama Tolstoy yazı yazmak ve çalışmak için bu koridorun sonundaki kuytu odayı seçmiş. Oda köşede olduğu için tarafındaki pencerelerden de ışık alıyor. Pencerelerin küçük olmasından dolayı içerisi loj ışığı korumuş.</p>
<p>Yazar bu odada zengin yaşam tarzından çıkıp Kırım’da Türklere karşı savaşa gittiği zaman karşılaştığı yoksulluğun biçimlerini konu aldığı “Kazaklar” kitabını, “üç ölüm” hikâyesini ve birçok kısa yazıyı kalama aldı. Ama bu evde yaptıklarının ötesinde onun yaşamının ve düşüncelerinin şekillendiği bir çağındaki 20 yılını geçirdiği bir yerdi.</p>
<p>Ama evde ünlü yazarın felsefi düşünceleri konusunda insanda ciddi çelişkiler bırakan noktalar ortaya çıkıyor. Özellikle kişisel eşyaları ve sıradan yaşamını sürdürmek için yapılan küçük düzenlemeler ile düşünceleri bazen onda olmasa bile izleyende önemli çelişkilere yol açıyor. Alt kattaki uzun kürkü yukarıdaki odasının yanına asılı uzun cüppeleri küçük el yıkama tasları ve testileriyle tam bir sofi yaşamını sergiliyor. Gençliğinde yani kural tanımaz çağından hemen sonra halkı için yaşamın gerçek yüzüyle tanışması ile birlikte içine girdiği sesiz isyanın izleri var. Ama belki de yazarın kafasında ve yüreğinde kaynayan duygular ve düşünceler ne olursa olsun “Savaş ve Barış”, “Anna Karenina” ve daha birçok dev eseri yazma sabrını veren bu ağır başlı olgunluktu. Bu eve girildiğinde kalabalık bir ailenin yaşadığı yer olmasına rağmen sanki büyük ve yaşlı yazar odasında çalışıyormuş gibi ayak parmaklarına basarak yürünmesi gerektiği hissine kapılıyor insan.</p>
<p><strong>OLGUNLAŞMA, PASİVİZM VE BİTMEYEN ARAYIŞ</strong><br />
<img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/tolstoy4-487x650.jpg" alt="" title="tolstoy4" width="487" height="650" class="alignnone size-large wp-image-1811" /><br />
Lev Nikolayeviç Tolstoy’u realistleştiren kumar ve seks maceralarıyla geçirdiği gençlik yıllarından sonra gerek Kırım ve Kafkaslarda gerekse Moskova’ya yakın Kaluga bölgesinde Rus köylülerinin yoksul ve dramatik yaşamları karşılaşmasıydı. Yaşadığı dönemde de ünlü olmasına ve dolayısıyla da hayatı hakkında gerçekler de yazılı olmasına rağmen yaşamı konusunda diğer yazarlardan daha fazla şehir efsanelerinin söylenmesinin sebebi yaşadığı ağır duygusal çelişkilerden ve bunun oluşturduğu imajdan kaynaklanıyor. Yine savaşta karşılaştığı acımasızlıklar olsa gerek o gerçek bir pasifistti. Yani savaşa ve şiddete karşı barışı savunarak militarist kurumların ortadan kaldırılmasını savunuyordu. Onun tek anarşist durduğu yer ise Hıristiyanlıktı.</p>
<p>Zaten 18. ve 19 yy Rus edebiyatçılarının bu kadar evrensel ve klasik kılan herhalde kendi halkının içinde bulunduğu zorlukları ve çelişkileri kendi hayatlarında ve ruhlarında yaşamaları idi. İster Puşkin’in Çernişevski’nin, Lermontov gibi lirik davranışlı ister Tolstoy, Gogol, Dostoyevski gibi sofi isyancılar olsun hepside var olan olumsuz durumlara karşı itirazları, devrimci arayışlarla kendilerini gerçekleştirmişlerdi.</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a>
		</li>
		<li class="shr-digg">
			<a href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/&amp;title=Tolstoy%27un+kona%C4%9F%C4%B1+" rel="nofollow" class="external" title="Digg this!">Digg this!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/&amp;t=Tolstoy%27un+kona%C4%9F%C4%B1+" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Tolstoy%27un+kona%C4%9F%C4%B1+&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A RAHM%C4%B0%20YA%C4%9EMUR%20-%20%28MOSKOVA%29%20Kropotskaya%20metrosundan%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20kar%C5%9F%C4%B1n%C4%B1za%20Friedrich%20Engels%E2%80%99in%20uzun%20boylu%2C%20sakall%C4%B1%20ve%20filozofik%20duru%C5%9Fuyla%20%C3%A7evresindeki%20yollardan%20ge%C3%A7en%20insanlar%C4%B1%20s%C3%BCzen%20b%C3%BCy%C3%BCk%20heykeli%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor.%20%C3%87evredeki%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BCden%20ka%C3%A7an%20insanlar%20Engels%E2%80%99e%20s%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1r%20gibi%20%C3%A7ev" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/&amp;title=Tolstoy%27un+kona%C4%9F%C4%B1+&amp;srcUrl=http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/&amp;srcTitle=Tolstoy%27un+kona%C4%9F%C4%B1+&amp;snippet=RAHM%C4%B0%20YA%C4%9EMUR%20-%20%28MOSKOVA%29%20Kropotskaya%20metrosundan%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20kar%C5%9F%C4%B1n%C4%B1za%20Friedrich%20Engels%E2%80%99in%20uzun%20boylu%2C%20sakall%C4%B1%20ve%20filozofik%20duru%C5%9Fuyla%20%C3%A7evresindeki%20yollardan%20ge%C3%A7en%20insanlar%C4%B1%20s%C3%BCzen%20b%C3%BCy%C3%BCk%20heykeli%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor.%20%C3%87evredeki%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BCden%20ka%C3%A7an%20insanlar%20Engels%E2%80%99e%20s%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1r%20gibi%20%C3%A7ev" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Reader">Add this to Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/&amp;title=Tolstoy%27un+kona%C4%9F%C4%B1+&amp;summary=RAHM%C4%B0%20YA%C4%9EMUR%20-%20%28MOSKOVA%29%20Kropotskaya%20metrosundan%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20kar%C5%9F%C4%B1n%C4%B1za%20Friedrich%20Engels%E2%80%99in%20uzun%20boylu%2C%20sakall%C4%B1%20ve%20filozofik%20duru%C5%9Fuyla%20%C3%A7evresindeki%20yollardan%20ge%C3%A7en%20insanlar%C4%B1%20s%C3%BCzen%20b%C3%BCy%C3%BCk%20heykeli%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor.%20%C3%87evredeki%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BCden%20ka%C3%A7an%20insanlar%20Engels%E2%80%99e%20s%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1r%20gibi%20%C3%A7ev&amp;source=uzaklar.com" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="mailto:?subject=%22Tolstoy%27un%20kona%C4%9F%C4%B1%20%22&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A RAHM%C4%B0%20YA%C4%9EMUR%20-%20%28MOSKOVA%29%20Kropotskaya%20metrosundan%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20kar%C5%9F%C4%B1n%C4%B1za%20Friedrich%20Engels%E2%80%99in%20uzun%20boylu%2C%20sakall%C4%B1%20ve%20filozofik%20duru%C5%9Fuyla%20%C3%A7evresindeki%20yollardan%20ge%C3%A7en%20insanlar%C4%B1%20s%C3%BCzen%20b%C3%BCy%C3%BCk%20heykeli%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor.%20%C3%87evredeki%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BCden%20ka%C3%A7an%20insanlar%20Engels%E2%80%99e%20s%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1r%20gibi%20%C3%A7ev" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Tolstoy%27un+kona%C4%9F%C4%B1++-+http://b2l.me/vj33k&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>



<p>Benzer konu yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/tolstoyun-konagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dansın ve sosyalizmin ülkesi: KÜBA</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 21:23:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uzaklar.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoldan Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=645</guid>
		<description><![CDATA[Ebru Erdoğan &#8211; Che Guevara ve Fidel Castro &#8216;nun büyük ideallerinin ülkesi Küba&#8217;yla ilgili bir belgesel izlediyseniz, müziğin ve dansın Kübalıların yaşamında ne kadar önemli yer tuttuğunu görmüşsünüzdür. Tüm dünyanın gözünü diktiği, sosyalizmin son kalelerinden biri olan bu ülkeye ayak bastığınızda, belgesellerden ayrı olarak, eski arabaların, renkli duvarların büyüsüne kapılacak, bulutların bir yöne doğru değil, [...]


İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/nesenin-ve-huznun-ulkesi-kuba/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Neşenin ve hüznün ülkesi: KÜBA'>Neşenin ve hüznün ülkesi: KÜBA</a></li>
<li><a href='http://www.uzaklar.com/kuba-gezisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Küba gezisi'>Küba gezisi</a></li>
<li><a href='http://www.uzaklar.com/kuba-gezi-notlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Küba Gezi Notları'>Küba Gezi Notları</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ebru Erdoğan &#8211; Che Guevara ve Fidel Castro &#8216;nun büyük ideallerinin ülkesi Küba&#8217;yla ilgili bir belgesel izlediyseniz, müziğin ve dansın Kübalıların yaşamında ne kadar önemli yer tuttuğunu görmüşsünüzdür. Tüm dünyanın gözünü diktiği, sosyalizmin son kalelerinden biri olan bu ülkeye ayak bastığınızda, belgesellerden ayrı olarak, eski arabaların, renkli duvarların büyüsüne kapılacak, bulutların bir yöne doğru değil, gökyüzünde daha da yükseğe çıkarak dağıldığını gördüğünüzde hayretler içinde kalacaksınız. 7&#8242;den 70&#8242;e herkesin bir dansçı kadar iyi dans edebilmesinin bu yeteneğin genetik olduğunu düşündürdüğü bu ülkede halkın, eğitim, sağlık ve kültürdeki üstünlüğüne imrenmemek mümkün değil.</p>
<p>Küba&#8217;da yaşam çok erken saatlerde başlıyor. Bunun nedeni işbaşı saatlerinin ve okulların saat 08.00&#8242;de başlıyor olması. O kadar erken kalkıp da nasıl o kadar güler yüzlü olduklarını düşünmeyi bıraktığınızda yoldan geçen herkese &#8221;günaydın&#8221; derken buluyorsunuz kendinizi. Küba&#8217;daki bir ayımı İspanyolca öğrencisi olarak geçirmem, Kübalıların yaşamlarını yakından tanımama yardımcı oldu.</p>
<p>Turistlere yasak olan 10 pezoluk, &#8221;makine&#8221; dedikleri o büyük Amerikan arabalarına bindim, 2 pezoya tiyatroya gittim, 9 pezoya romla yapılan en güzel kokteyllerden olan Mojito&#8217;dan içtim, daha da önemlisi Malecon&#8217;da Kübalılarla derin politik konuları tartıştım. Gördüğüm kadarıyla pek az olan sistem karşıtları, Türkiye&#8217;yi anlattığımda çok şaşırdılar ve kapitalist bir ülkede ihtiyaçların bu kadar az karşılanabilmesi onları hayal kırıklığına uğrattı.</p>
<p>Castro&#8217;nun haklı övüncü&#8230;</p>
<p>Küba&#8217;da eğitim ve sağlığın parasız olduğunu bilmeyen pek az insan vardır. Okuma yazma oranının yüzde 100, lise eğitiminin yüzde 98.5 olduğunu da Devlet Başkanı Fidel Castro neredeyse her konuşmasında, haklı bir övünmeyle dile getiriyor. Ama bu sadece Kübalılarla sınırlı değil. Küba&#8217;da öğrenciyseniz -ki çok sayıda yabancı öğrenci Küba&#8217;da eğitim görüyor- sağlık hizmetleri parasız.</p>
<p>Turistlere 20-25 dolar olan tiyatro, sinema biletleri 1-4 pezo arasında değişiyor. 3-8 dolar olan müze fiyatları ise yine 2-4 pezo arasında. Kültür faaliyetlerinin bu kadar yoğun ve ucuz olduğu, halkın da buna kayıtsız kalmadığı Küba&#8217;da insanların sonsuz yardım severliğinin bilgi ve kültürden mi kaynaklandığı hep aklımı meşgul etti.</p>
<p>İlk iki gün, yolunu bir türlü bulamadığım yurt için kafasını gözünü yararak konuştuğum İspanyolca&#8217;ya karşın, o sıcak güneşin altında sabırla dakikalarca beni anlamaya ve yol göstermeye çalıştılar. Saatlerce yürümeme karşın bulamadığım yurda iki gün boyunca bir Kübalı eşliğinde gitmek zorunda kaldım.</p>
<p>Salsa keyfi…</p>
<p>Genetik olduğuna kesinlikle inandığım Küba salsasını 7&#8242;den 70&#8242;e tüm Kübalılar layığıyla yapıyor. Türkiye&#8217;de bir erkeğin oturduğu masadan kadını dansa kaldırmak cinayet nedeniyken Küba bu konuda çok esnek. Birbirlerini tanımasalar da dans edip teşekkür ederek masalarına geri dönüyorlar. Tabii unutulmaması gereken bir şey var ki, birbirine yakın masalarda oturan Kübalıların birbirleriyle sohbet etmemesi mümkün değil. Bir ay boyunca benim de çok uğraşlar verdiğim dans konusunda Kübalıların bile sabrını taşıran tek şey, müziği dinlememek. Salsa bilmek zorunda değilsiniz, saatlerce size öğretebilirler. Ama salsa olmasa bile, müziğin ritmine uygun hareket etmek zorundasınız, aksi takdirde &#8221;önce müziği dinle!&#8221; uyarısıyla karşılaşırsınız. Fiesta…Haftanın son günü olan cuma Kübalılar için parti günü. &#8216;</p>
<p>&#8216;Fiesta&#8221; dedikleri bu partiler, evlerde ya da barlarda düzenlenebiliyor. Bunun yanı sıra, bizim de her zaman tercih ettiğimiz Malecon partileri hem daha ucuz hem de herkesle sohbet etme şansı bulabilirsiniz. Malecon, İzmir&#8217;deki Kordon&#8217;a benzeyen, uzun bir duvarın tüm deniz kenarını dolaştığı bölgenin adı. Havana&#8217;daki yolların neredeyse tamamı Malecon&#8217;a çıkıyor. Küba&#8217;da her restoranda, kafede, barda bulunan amatör müzik grupları Malecon&#8217;da da &#8221;sahne alıyor&#8221;. Burada hafta sonları, marketten aldığınız rom ve meyve suyuyla sabaha kadar müziğin, dansın ve sohbetin tadını çıkarabilirsiniz. İlk günlerimizde beni strese sokan Havana&#8217;daki cadde sistemini öğrendikten sonra, tahmin edemeyeceğiniz adres yok gibi. Habana Vieja (Eski Havana) dışında genellikle caddeler, sayıyla anılıyor ve birbirine paralel caddeler iki fazlası ya da iki eksiği olarak devam ediyor. Yani 32&#8242;nci caddeyi biliyorsanız 38&#8242;inci caddenin 32&#8242;ye paralel üçüncü cadde olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. Çift sayı olan caddeleri kesen caddeler ise tek sayı ve onlar için de aynı sistem geçerli. Küba&#8217;da üç televizyon kanalı bulunuyor.</p>
<p>Bunlardan en çok izlenen Cubavision&#8217;da, akşam haberlerine kadar çocuklar ve aileler için eğitici ve öğretici küçük jenerikler ve çizgi filmler bulunuyor. Örneğin benim de hep izlediğimiz bir çizgi filmde Kübalılar, CIA ajanlarıyla çatışıyor. Çizgi filmde göze ilk çarpan ise CIA ajanlarının heyecanla silahlarına sarılması, Kübalıların ise sakin olmaları ve akıllı tuzaklar kurmaları.</p>
<p>Söylemeye gerek bile yok, tabii ki her seferinde Kübalılar kazanıyor. Dünyada vizyonda olan tüm film ve çizgi filmlerde ABD&#8217;lilerin kazanmasına alışmışken bu çizgi filmleri ne yalan söyleyeyim keyifle izledim. Ailelerde çocuğun durumuna ilişkin küçük jeneriklerin yanı sına, sigaraya karşı her program arası yoğun bir kampanya yürütülüyor. Bir tütün ülkesi olan Küba&#8217;da 30 yaş altı gençliğin sigara içme yoğunluğunun düşük olması sanırız bununla yakından ilişkili.</p>
<p>Müzik dinlemeyen yok</p>
<p>Müziğin, Kübalıların hayatında çok önemli olduğunu Küba&#8217;ya gitmeden önce de az çok biliyordum. Fakat 1950&#8242;lerden kalma Amerikan arabalarına yerleştirdikleri o müzik sistemini gördükten sonra dehşete kapıldık. Arabanın penceresi ya da kapı kolu bozuk olabilir ama müzik, en iyi sesi vermek zorunda.</p>
<p>Bu arada Amerikan arabalarından söz etmişken taksi-dolmuş olarak kullanılan bu arabaların kapıları çok ağır olduğu için, sakın normal arabalar gibi kapatmaya kalkmayın. Kapıyı hızlı kapattığınızda, şoförün kötü bakışları karşısında, arabaya hiç binmemiş olmayı yeğlersiniz.</p>
<p>Kübalıların devlet tarafından sağlanan konutlarında en çok dikkati çeken şey de son model müzik setleri. İstediğiniz saatte, müziğin sesini istediğiniz kadar açabilirsiniz. Küba&#8217;da müzikten ya da müziğin sesinden rahatsız olan kimse görmedim. Hele ki hafta sonları, müziğin sesini açmamak ayıp gibi.</p>
<p>Bizde de hafta sonları kimse dinlemiyor olsa bile nedenini bilmediğim bir şekilde müzik seti ortaya çıkarılıyor ve sesi sonuna kadar açılıyordu.</p>
<p>Volveran-Dönecekler</p>
<p>Devrim Meydanı&#8217;na adım attığınızda sizi Jose Marti ve Che Guevara karşılıyor. Devlet Başkanı Fidel Castro &#8216;nun her eyleme önderlik ettiği bu meydanda, İspanyollara karşı ulusal mücadele veren Marti&#8217;nin &#8221;Onurumla yaşadım, yüzüm güneşe dönük öleceğim&#8221; sözleri sanki kulaklarınızda yankılanıyor.</p>
<p>Her ne kadar milyonların katılımıyla gerçekleştirilen eylemlerden televizyon sayesinde haberimiz olsa da, meydanın bu kadar büyük olabileceğini düşünmemiştim. Meydana çıkan geniş caddelerin, eylemlerde trafiğe kapatıldığını da düşünürsek, meydan, 11 milyonluk Küba halkının tamamı düşünülmüş de yapılmış gibi. Meydanın tam karşısında yer alan Jose Marti Müzesi&#8217;nde Marti&#8217;nin fotoğrafları, mektupları ve şiirleri yer alıyor. Marti&#8217;nin devasa bir heykelinin yer aldığı müze girişinde bir de anıt bulunuyor.</p>
<p>Anıtın üstüne çıktığınızda, Havana&#8217;nın tamamını ve meydanın ihtişamını daha iyi görmek mümkün.Havana&#8217;nın her yerinde, yollarda, bilbordlarda, tabelalarda, binaların duvarlarında, ya Castro&#8217;nun bir sözü, ya Che Guevara&#8217;nın resmi ya da devrimin nasıl yapıldığını ve nasıl sürdürüleceğini anlatan özlü sözler yer alıyor. Tüm işyerlerinde ve evlerin tamamına yakınının balkonlarında, pencerelerinde bir Küba bayrağı asılı.</p>
<p>Bu arada ABD&#8217;nin çeşitli hapishanelerinde esir tutulan 5 Kübalı devrimci de unutulmamış. Büyük bilbordlarda bulunan 5 Kübalı devrimcinin fotoğraflarının ve &#8221;Volveran&#8221; (Dönecekler) yazılarının yanı sıra turistlere yönelik bazı restoranlarda imza defterleri bulunuyor. Devrim şehitlerinin yol kenarlarında bile resimlerinin yer aldığı Küba&#8217;da, ABD darbesiyle öldürülen Şili Devlet Başkanı Salvador Allende &#8216;ye ait bir cadde, bir park ve büyük bir heykel de var.</p>
<p>Devlet Başkanı Castro&#8217;nun, konuşmalarında övgüyle bahsettiği Allende, 11 Eylül&#8217;de darbenin yıldönümünde Şili Komünist Parti yöneticilerinin de katılımıyla ve saatlerce süren bir programla anıldı. Küba halkının Allende ve devrime olan büyük bağlılığının da anlatıldığı programda, dakika dakika ABD darbesinin belgeseli de gösterildi. Kübalı kadınlar Küba&#8217;da kadınların tamamına yakını, erkekler gibi üretime katılıyor. Genellikle çok erken yaşlarda evlenen ve çocuk doğuran kadınlar, bir süre uzak kalsalar da tekrar işlerine geri dönüyor. Küba&#8217;da kadınlar için 15. yaş günü çok önemli.</p>
<p>15. yaş gününde gelinlik gibi çeşit çeşit elbiseler giydirilen kızların, şehrin önemli yerlerinde profesyonel fotoğrafçılar tarafından fotoğrafları çekiliyor. Akşam büyük bir partinin düzenlendiği yaş gününde, 15 yaşına giren kız önce babasıyla, daha sonra da 15 kavalyeyle dans ediyor. Yaş günü partisine katılanların hediye olarak para verdiği kız, yaş gününden sonra genç kadınlığa adım atıyor.</p>
<p>Cennette ABD üssü</p>
<p>Guantanamera (Guantanamo&#8217;dan gelen kız) şarkısıyla ünlenen Guantanamo kentini pek çoğumuz, ABD&#8217;nin Afganistan saldırısının ardından, Afgan esirlerinin götürüldüğü yer olarak tanıdı. Küba&#8217;daki en iyi kakaonun yetiştiği, nüfusun az olması nedeniyle yapılaşmanın da az olduğu bölge, yemyeşil ağaçları, nehirleri ve papağanlarıyla cennet gibi.</p>
<p>Santiago&#8217;ya 64, Havana&#8217;ya ise 920 km. uzaklıktaki Guantanamo Körfezi&#8217;nde bulunan Amerikan deniz üssü, 117.7 kilometrekarelik bir alanı ve 17.5 kilometrelik sahil hattını kaplıyor. 1903&#8242;te ABD, tek taraflı anlaşma ile Guantanamo Körfezi&#8217;nde ihtiyacı olan alanı aldığını ilan etti. 50 yıldan fazla süreyle, kumarhane ve fuhuşun merkezi olarak ABD tarafından kullanılan bölge, 1959&#8242;daki Küba Devrimi&#8217;nden sonra saldırı ve provokasyon için kullanılmaya başlandı.</p>
<p>Yalnız 1961 ile 1966 yılları arasında bir Kübalı işçi ile iki Kübalı asker öldürüldü, bir balıkçının kaçırılan çocuğu ise yapılan işkence sonucu yaşamını yitirdi. Bölgede bulunan ABD askerlerinin, nükleer bir denizaltı kullandıkları ve çevredeki ekolojik dengeyi bozucu deneyler yaptıkları da öne sürülüyor.</p>
<p>Küba Devrimi&#8217;nden sonra anayasanın değişmesine, Castro yönetimindeki devletin anlaşmayı tanımadığını ilan etmesine ve her fırsatta, her uluslararası görüşmede bunu kabul etmediklerini dile getirmelerine karşın ABD, Guantanamo&#8217;daki işgalci tutumunu sürdürüyor. Her ne kadar Guantanamo&#8217;da bir ABD işgali söz konusu ise de el değmemiş, kimsenin olmadığı eşsiz güzellikteki Baracoa plajına mutlaka gidin.</p>
<p>Dönüşte de yollarda satılan, &#8221;Cucuruchu de coco&#8221; denilen ve yaprak külahlarda 3 pesoya  satılan hindistancevizi ve ananas karışımı lezzetli şekerlemeden yemeyi unutmayın. Devrimin, dansın, müziğin ve puronun ülkesi Küba&#8217;ya gitmek isteyenlere bir önerim var: Turist olarak gidip otellerde, özellikle de Varadero’da kalmayın.</p>
<p>Öğrenci olmasanız bile aile yanında kalıp onların kültürlerini, yemeklerini, danslarını, müziklerini yakından görme şansına sahipsiniz.</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a>
		</li>
		<li class="shr-digg">
			<a href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/&amp;title=Dans%C4%B1n+ve+sosyalizmin+%C3%BClkesi%3A+K%C3%9CBA" rel="nofollow" class="external" title="Digg this!">Digg this!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/&amp;t=Dans%C4%B1n+ve+sosyalizmin+%C3%BClkesi%3A+K%C3%9CBA" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Dans%C4%B1n+ve+sosyalizmin+%C3%BClkesi%3A+K%C3%9CBA&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Ebru%20Erdo%C4%9Fan%20-%20Che%20Guevara%20ve%20Fidel%20Castro%20%27nun%20b%C3%BCy%C3%BCk%20ideallerinin%20%C3%BClkesi%20K%C3%BCba%27yla%20ilgili%20bir%20belgesel%20izlediyseniz%2C%20m%C3%BCzi%C4%9Fin%20ve%20dans%C4%B1n%20K%C3%BCbal%C4%B1lar%C4%B1n%20ya%C5%9Fam%C4%B1nda%20ne%20kadar%20%C3%B6nemli%20yer%20tuttu%C4%9Funu%20g%C3%B6rm%C3%BC%C5%9Fs%C3%BCn%C3%BCzd%C3%BCr.%20T%C3%BCm%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20g%C3%B6z%C3%BCn%C3%BC%20dikti%C4%9Fi%2C%20sosyalizmin%20son%20kalelerinden%20biri%20olan%20b" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/&amp;title=Dans%C4%B1n+ve+sosyalizmin+%C3%BClkesi%3A+K%C3%9CBA&amp;srcUrl=http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/&amp;srcTitle=Dans%C4%B1n+ve+sosyalizmin+%C3%BClkesi%3A+K%C3%9CBA&amp;snippet=Ebru%20Erdo%C4%9Fan%20-%20Che%20Guevara%20ve%20Fidel%20Castro%20%27nun%20b%C3%BCy%C3%BCk%20ideallerinin%20%C3%BClkesi%20K%C3%BCba%27yla%20ilgili%20bir%20belgesel%20izlediyseniz%2C%20m%C3%BCzi%C4%9Fin%20ve%20dans%C4%B1n%20K%C3%BCbal%C4%B1lar%C4%B1n%20ya%C5%9Fam%C4%B1nda%20ne%20kadar%20%C3%B6nemli%20yer%20tuttu%C4%9Funu%20g%C3%B6rm%C3%BC%C5%9Fs%C3%BCn%C3%BCzd%C3%BCr.%20T%C3%BCm%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20g%C3%B6z%C3%BCn%C3%BC%20dikti%C4%9Fi%2C%20sosyalizmin%20son%20kalelerinden%20biri%20olan%20b" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Reader">Add this to Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/&amp;title=Dans%C4%B1n+ve+sosyalizmin+%C3%BClkesi%3A+K%C3%9CBA&amp;summary=Ebru%20Erdo%C4%9Fan%20-%20Che%20Guevara%20ve%20Fidel%20Castro%20%27nun%20b%C3%BCy%C3%BCk%20ideallerinin%20%C3%BClkesi%20K%C3%BCba%27yla%20ilgili%20bir%20belgesel%20izlediyseniz%2C%20m%C3%BCzi%C4%9Fin%20ve%20dans%C4%B1n%20K%C3%BCbal%C4%B1lar%C4%B1n%20ya%C5%9Fam%C4%B1nda%20ne%20kadar%20%C3%B6nemli%20yer%20tuttu%C4%9Funu%20g%C3%B6rm%C3%BC%C5%9Fs%C3%BCn%C3%BCzd%C3%BCr.%20T%C3%BCm%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20g%C3%B6z%C3%BCn%C3%BC%20dikti%C4%9Fi%2C%20sosyalizmin%20son%20kalelerinden%20biri%20olan%20b&amp;source=uzaklar.com" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="mailto:?subject=%22Dans%C4%B1n%20ve%20sosyalizmin%20%C3%BClkesi%3A%20K%C3%9CBA%22&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Ebru%20Erdo%C4%9Fan%20-%20Che%20Guevara%20ve%20Fidel%20Castro%20%27nun%20b%C3%BCy%C3%BCk%20ideallerinin%20%C3%BClkesi%20K%C3%BCba%27yla%20ilgili%20bir%20belgesel%20izlediyseniz%2C%20m%C3%BCzi%C4%9Fin%20ve%20dans%C4%B1n%20K%C3%BCbal%C4%B1lar%C4%B1n%20ya%C5%9Fam%C4%B1nda%20ne%20kadar%20%C3%B6nemli%20yer%20tuttu%C4%9Funu%20g%C3%B6rm%C3%BC%C5%9Fs%C3%BCn%C3%BCzd%C3%BCr.%20T%C3%BCm%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20g%C3%B6z%C3%BCn%C3%BC%20dikti%C4%9Fi%2C%20sosyalizmin%20son%20kalelerinden%20biri%20olan%20b" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Dans%C4%B1n+ve+sosyalizmin+%C3%BClkesi%3A+K%C3%9CBA+-+http://b2l.me/vxu2&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>



<p>İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/nesenin-ve-huznun-ulkesi-kuba/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Neşenin ve hüznün ülkesi: KÜBA'>Neşenin ve hüznün ülkesi: KÜBA</a></li>
<li><a href='http://www.uzaklar.com/kuba-gezisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Küba gezisi'>Küba gezisi</a></li>
<li><a href='http://www.uzaklar.com/kuba-gezi-notlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Küba Gezi Notları'>Küba Gezi Notları</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/dansin-ve-sosyalizmin-ulkesi-kuba/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yasak Şehir 1</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 21:30:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uzaklar.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yasak Şehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=1197</guid>
		<description><![CDATA[VOLKAN ACAR &#8211; Son İmparator filmini ilk kez 1987&#8242;de izlemiştim. Çin İmparatorluğu&#8217;nun son varisi Pu Yi&#8217;nin kişiliğinde, yüzyılın başından 1970&#8242;lere kadar Çin tarihinin kısa bir özetini de veren bu filmde en aklımda kalan sahne şu olmuştu: Küçük Pu Yi, Saray&#8217;da yaramazlık yapıp hizmetkarların elinden kaçarken, birden kendisini, altında dönüp durduğu sarı ipeklerle örtülü kapının dışında [...]


İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-2/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yasak Şehir 2'>Yasak Şehir 2</a></li>
<li><a href='http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-3/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yasak Şehir 3'>Yasak Şehir 3</a></li>
<li><a href='http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-4/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yasak Şehir 4'>Yasak Şehir 4</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>VOLKAN ACAR &#8211; Son İmparator filmini ilk kez 1987&#8242;de izlemiştim. Çin İmparatorluğu&#8217;nun son varisi Pu Yi&#8217;nin kişiliğinde, yüzyılın başından 1970&#8242;lere kadar Çin tarihinin kısa bir özetini de veren bu filmde en aklımda kalan sahne şu olmuştu: </p>
<p>Küçük Pu Yi, Saray&#8217;da yaramazlık yapıp hizmetkarların elinden kaçarken, birden kendisini, altında dönüp durduğu sarı ipeklerle örtülü kapının dışında bulur. Dışarı çıktığında gördüğü sahne ise muhteşemdir: Devasa bir avluda, rengarenk giysilere bürünmüş binlerce görevli kendisini selamlamaktadır. Yıllar sonra yolum Çin&#8217;e düşüp Pekin&#8217;de yaşamaya başlayınca, doğal olarak öncelikle adını çok duyup hakkında fazla birşey bilmediğim bu gizemli mekanı görmek istedim. Ancak Yasak Şehir&#8217;i ilk gezdiğimde edindiğim izlenim hiç de umduğum gibi değildi. Ne filmdeki o büyülü havayı yakalamıştım, ne de bu koca saray bende binlerce yıllık Çin İmparatorluğu&#8217;nun ihtişamına dair herhangi bir iz bırakmıştı.</p>
<p>Sonradan, sarayı birlikte gezdiğimiz tüm arkadaşlarımın ve misafirlerimin de aynı düşüncelerini paylaştıklarını gördüm: Bu muydu Yasak Şehir, Yasak Şehir dedikleri?<br />
Ama ne olursa olsun, yine de hiçbirşey Yasak Şehir&#8217;in Çin tarihindeki önemini ve konumunu gözardı ettiremez.</p>
<p>Bu nedenle, Ekim 2005&#8242;de müze olarak açılışının 80. yıldönümünü kutlayan Yasak Şehir&#8217;i isterseniz hep birlikte gezmeye başlayalım.</p>
<p>Yasak Şehir deyimi birçok Batı diline olduğu gibi bize de İngilizceden geçmiş. İmparatorluk döneminde halkın buraya girmesi yasak olduğu için Batılılar bu devasa büyüklükteki mekanı &#8220;Forbidden City&#8221; olarak isimlendirmişler. Bu yapının Çincedeki adı ise eski saray ya da antik saray anlamına gelen &#8220;Gu Gong&#8221;. Çinliler İngilizce kullandıklarında zaman da buraya &#8220;The Palace Museum&#8221; demeyi tercih ediyorlar.<br />
Türkçe kullanım açısından en uygunu ise galiba burayı İmparatorluk Sarayı olarak adlandırmak.</p>
<p>Bazı kaynaklarda buradan &#8220;Purple Forbidden City&#8221; diye bahsedildiğini de görebilirsiniz. Çünkü, 15. yüzyılda Pekin başkent olarak ilan edilip yeni şehrin imarı başlayınca Saray için en uygun yerin seçimi dönemin alimlerine bırakılmış. Bilim adamları da ölçüp biçmişler ve bugünkü yerin bu dünyanın ekseni, merkezi olduğunu saptamışlar! Ve Sarayın yapım alanı olarak burayı önermişler.</p>
<p>Çünkü Çinlilere göre, öbür dünyanın, göklerin ya da evrenin merkezinde Kutup Yıldızı yer alırken, bu dünyanın merkezinde de İmparator yani Tanrı&#8217;nın oğlu oturmalıdır. Kutup Yıldızı&#8217;nın rengi de mordur. Dolayısıyla; göklerin merkezi Kutup Yıldızı, yerkürenin merkezi ise İmparatorluk Sarayı: Ve işte size Mor Yasak Şehir!</p>
<p>Görüldüğü gibi, Yasak Şehir&#8217;e, Pekin&#8217;in, Çin&#8217;in ve hatta dünyanın merkezi demek çok da yanlış değil!</p>
<p>Zaten bu merkezilik deyimi coğrafi olarak da uygun düşüyor. Çünkü 500 yıl önce Saray&#8217;ı merkez kabul ederek onun çevresine büyüyen Pekin, bu anlayışı Çin Halk Cumhuriyeti&#8217;nin kurulduğu 1949&#8242;dan sonra da devam ettirmiş. Kentin imarı için yapılan çalışmalarda, Yasak Şehir çevresindeki su kanalları 1. çevre yolu olarak kabul edilmiş ve diğer yollar bunu saracak şekilde tasarlanmış.</p>
<p>Halen kullanılan ve bu merkezi saran dairevi çevre yollarına yakında 7. cisinin de ekleneceğini söylersem, herhalde kentin ne kadar santralize olduğu konusunda kafanızda bir fikir oluşur.</p>
<p>Bilmeyenler için ekleyelim. Çinliler kendi ülkelerine de Merkezdeki Ülke ya da Merkezi Krallık anlamında Conggo diyorlar.</p>
<p>Bir diğer önemli not: Yasak Şehir&#8217;in hemen batısında yeralan, neredeyse onun kadar bir alanı kaplayan ve Congnanhay diye bilinen kompleks ise bugünkü Çin&#8217;in kalbi, yani Çin&#8217;in devlet ve hükümet merkezi. Başka bir deyişle Çin&#8217;in Kremlin&#8217;i ya da 20. yüzyılın Yasak Şehir&#8217;i.</p>
<p>Yılda 7-8 milyon insanın ziyaret ettiği Yasak Şehir, halen dünyadaki en büyük &#8220;korunmuş antik ahşap yapılara sahip&#8221; kültürel miras olarak biliniyor. Toplam 720.000 m2&#8242;lik bir alanı kaplayan, içinde 800 bina ve 9999 oda barındıran bu Saray-Müze, 1987 yılında da UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine kaydedilmiş.</p>
<p>Tiananmen Meydanı&#8217;nın hemen kuzeyinde yeralan Saray&#8217;ın inşası 1406&#8242;da başlamış ve 1420&#8242;de sona ermiş. Çin İmparatorluğu&#8217;nun son iki hanedanının yani Ming ve Qing (Çing) hanedanlarının yönetim merkezi olan Saray, toplam 24 imparatora da evsahipliği yapmış.</p>
<p>1909&#8242;da henüz 3 yaşındayken tahta geçen son imparator Pu Yi ise, 1911&#8242;de bu şaşaalı emperyal geçmişin tarihe gömülüşüne sadece tanıklık edebilmiş. 1911&#8242;de İmparatorluk yıkılıp da, Sun Yat Sen önderliğinde Çin Cumhuriyeti ilan edilince Pu Yi&#8217;nin hayatı bağışlanarak, Saray&#8217;da yaşamaya devam etmesine izin verilmiş. Yani &#8220;Son İmparator&#8221; da, tahttan &#8220;feragat&#8221; ettiği yıldan, bir hükümet darbesinin gerçekleştiği 1924&#8242;e kadar yine burada yaşamış. Ama seleflerinden farklı olarak, bir cezaevi mahkumu şeklinde&#8230;</p>
<p>Sadece sembolik önemi olan bir tahtta oturan, İngiliz hocasının etkisiyle Batı yaşam tarzına hayranlık besleyen ve yüksek duvarların dışına çıkması yasak olan bir &#8220;İmparator&#8221;&#8230;</p>
<p>Yani İmparatorluk döneminde halkın Saray&#8217;dan içeri girmesi mümkün değilken, İmparatorluk yıkıldıktan sonra İmparatorun kendisi Saray&#8217;dan dışarı çıkamaz hale gelmiş.</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a>
		</li>
		<li class="shr-digg">
			<a href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/&amp;title=Yasak+%C5%9Eehir+1" rel="nofollow" class="external" title="Digg this!">Digg this!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/&amp;t=Yasak+%C5%9Eehir+1" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Yasak+%C5%9Eehir+1&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A VOLKAN%20ACAR%20-%20Son%20%C4%B0mparator%20filmini%20ilk%20kez%201987%27de%20izlemi%C5%9Ftim.%20%C3%87in%20%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu%27nun%20son%20varisi%20Pu%20Yi%27nin%20ki%C5%9Fili%C4%9Finde%2C%20y%C3%BCzy%C4%B1l%C4%B1n%20ba%C5%9F%C4%B1ndan%201970%27lere%20kadar%20%C3%87in%20tarihinin%20k%C4%B1sa%20bir%20%C3%B6zetini%20de%20veren%20bu%20filmde%20en%20akl%C4%B1mda%20kalan%20sahne%20%C5%9Fu%20olmu%C5%9Ftu%3A%20%0D%0A%0D%0AK%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20Pu%20Yi%2C%20Saray%27da%20yaramazl%C4%B1k%20ya" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/&amp;title=Yasak+%C5%9Eehir+1&amp;srcUrl=http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/&amp;srcTitle=Yasak+%C5%9Eehir+1&amp;snippet=VOLKAN%20ACAR%20-%20Son%20%C4%B0mparator%20filmini%20ilk%20kez%201987%27de%20izlemi%C5%9Ftim.%20%C3%87in%20%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu%27nun%20son%20varisi%20Pu%20Yi%27nin%20ki%C5%9Fili%C4%9Finde%2C%20y%C3%BCzy%C4%B1l%C4%B1n%20ba%C5%9F%C4%B1ndan%201970%27lere%20kadar%20%C3%87in%20tarihinin%20k%C4%B1sa%20bir%20%C3%B6zetini%20de%20veren%20bu%20filmde%20en%20akl%C4%B1mda%20kalan%20sahne%20%C5%9Fu%20olmu%C5%9Ftu%3A%20%0D%0A%0D%0AK%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20Pu%20Yi%2C%20Saray%27da%20yaramazl%C4%B1k%20ya" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Reader">Add this to Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/&amp;title=Yasak+%C5%9Eehir+1&amp;summary=VOLKAN%20ACAR%20-%20Son%20%C4%B0mparator%20filmini%20ilk%20kez%201987%27de%20izlemi%C5%9Ftim.%20%C3%87in%20%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu%27nun%20son%20varisi%20Pu%20Yi%27nin%20ki%C5%9Fili%C4%9Finde%2C%20y%C3%BCzy%C4%B1l%C4%B1n%20ba%C5%9F%C4%B1ndan%201970%27lere%20kadar%20%C3%87in%20tarihinin%20k%C4%B1sa%20bir%20%C3%B6zetini%20de%20veren%20bu%20filmde%20en%20akl%C4%B1mda%20kalan%20sahne%20%C5%9Fu%20olmu%C5%9Ftu%3A%20%0D%0A%0D%0AK%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20Pu%20Yi%2C%20Saray%27da%20yaramazl%C4%B1k%20ya&amp;source=uzaklar.com" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="mailto:?subject=%22Yasak%20%C5%9Eehir%201%22&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A VOLKAN%20ACAR%20-%20Son%20%C4%B0mparator%20filmini%20ilk%20kez%201987%27de%20izlemi%C5%9Ftim.%20%C3%87in%20%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu%27nun%20son%20varisi%20Pu%20Yi%27nin%20ki%C5%9Fili%C4%9Finde%2C%20y%C3%BCzy%C4%B1l%C4%B1n%20ba%C5%9F%C4%B1ndan%201970%27lere%20kadar%20%C3%87in%20tarihinin%20k%C4%B1sa%20bir%20%C3%B6zetini%20de%20veren%20bu%20filmde%20en%20akl%C4%B1mda%20kalan%20sahne%20%C5%9Fu%20olmu%C5%9Ftu%3A%20%0D%0A%0D%0AK%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20Pu%20Yi%2C%20Saray%27da%20yaramazl%C4%B1k%20ya" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Yasak+%C5%9Eehir+1+-+http://b2l.me/prw2&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>



<p>İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-2/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yasak Şehir 2'>Yasak Şehir 2</a></li>
<li><a href='http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-3/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yasak Şehir 3'>Yasak Şehir 3</a></li>
<li><a href='http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-4/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yasak Şehir 4'>Yasak Şehir 4</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/yasak-sehir-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dört Mevsim California</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 May 2010 15:19:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uzaklar.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoldan Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[california]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=784</guid>
		<description><![CDATA[Çelik SÜZEN &#8211; Bir California günü daha başlamıştı. Mavi gökyüzü ve enerjisini eksik etmeyen güneş. Bir de garip bir gürültü. Yarı uyanık halde kapıyı açtığımda, İsa ile yüz yüze geldim. Yüzündeki yorgunluk, bu ülkede başına nelerin geldiğini açıklamaya yetiyordu. Sabahın yedisinde İsa’nın kapımı tekmelemesi pek rastlanacak bir olay olmadığından hemen kendime gelmeye çalıştım. İsa ise [...]


İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/amerika-gezim-new-york-california/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Amerika gezim: New York, California'>Amerika gezim: New York, California</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çelik SÜZEN &#8211; Bir California günü daha başlamıştı. Mavi gökyüzü ve enerjisini eksik etmeyen güneş. Bir de garip bir gürültü. Yarı uyanık halde kapıyı açtığımda, İsa ile yüz yüze geldim. Yüzündeki yorgunluk, bu ülkede başına nelerin geldiğini açıklamaya yetiyordu. Sabahın yedisinde İsa’nın kapımı tekmelemesi pek rastlanacak bir olay olmadığından hemen kendime gelmeye çalıştım. İsa ise konuşmadan kanapeye çöktü.</p>
<p>“Dostum okul ile yine bir sorun oldu, erkenden okula gideceğim.”</p>
<p>20 dakika sonra, evime 10 dakikalık mesafedeki Üniversite caddesi üzerinde bulunan Starbucks’a gittik. Her zamanki gibi günün kahvesi ve “apple turnover” denen şeyden aldıktan sonra, bahçede öylesine oturmaya başladık. Bir taraftan da elimize geçirdiğimiz “Los Angeles Times” ile ilgilenmeye çalışıyorduk. İsa ise daha çok sevdiği “Register” adlı gazeteyi kurcalıyordu.</p>
<p>İkinci tur kahveler ile birlikte caddeden gelip geçen şeyler biraz daha anlam kazanmaya başladı. Bir gün önce bir kaç Faslı ve Brezilyalı ile epey bir nargile içmiş, arkasından da ne olduğunu hala hatırlayamadığım bir partiye dahil olmuştuk. Biraz daha kendime geldiğimde, İsa’nin beni partide bırakıp ortadan kaybolduğu aklıma geldi. Bereket, Patrick adlı bir arkadaşım beni o enkaz halimle eve kadar getirmişti. Şimdi İsa’nın sabah sabah neden sokaklara dökülüp bana uğradığını anlamıştım.</p>
<p>Ne kadar süre geçirdiğimizi hatırlamıyorum, ancak saat 8.30 olmalıydı. Kahve kuyruğunda Angie’yi gördüm. Saat gibi adam. Her sabah kahve içmeye aynı saatlerde gelir ve bütün gazeteleri okuduktan sonra işe giderdi. Ama ne iş yaptığını hiç öğrenemedim. Onu daha önceden tanıyanlar, Pakistan’da zengin bir ailesi olduğundan bahsetmişlerdi. Bütün her şeyi bırakıp, önce Almanya sonra da İngiltere’de yaşamıştı. Sonunda buralara kadar gelmiş bir şekilde de Amerikan vatandaşı olmuştu. İsa ise olmak üzereydi. Ben mi? Dünya vatandaşı.</p>
<p>Her zaman yapmış olduğumuz muhabbet saatin ilerlemesi ile birlikte sona ermek zorunda kaldı. İsa’nın “Panzer” olarak adlandırdığımız 1984 model VW Golf’ü ile birlikte I-215 üzerinden San Bernardino’ya doğru yola koyulduk. Üniversite’de işler kısa sürdü.</p>
<p>“İsa, San Bernardino’ya gidelim. Şu ilk Mc Donalds’ı görmek istiyorum”.</p>
<p>Bir zamanlar, aslına bakarsanız Palm Springs keşfedilmeden önce, San Bernardino, Riverside ve Redlands kentleri iklimin uygunluğundan dolayı emekli Amerikalılar cenneti haline gelmiş, ancak sonraları Meksikalıların çoğunluğu ele geçirmesi ile birlikte, yaşlı Amerikalılar, özellikle San Bernardino şehrini terk etmişler. Bir de gün geçtikçe engellenemeyen çete savaşları, San Bernardino’yu çok kişi için yaşanılmaz derecede güvensiz hale getirmiş. Hala da öyleydi. Akşam karanlığı ile birlikte başınıza her türlü belanın gelebileceği bir yer. Yani, ilk Mc Donalds’ın kurulduğu, ve fikrin bütün dünyaya yavaş yavaş yayıldığı bu şehir artık başka ilklerin peşindeydi.</p>
<p>San Bernardino’dan sonra, Guitar Center’a gittik. Randy Rhoads ve Sammy Hagar’da bu şehirden çıkmıştı. Rock tarihinden iki önemli gitarist. Biri artık yaşamıyor.</p>
<p>Sıkıntıdan patlıyorduk. Kendimizi Big Bear kayak merkezine doğru giderken bulduk. Bu eyalette isterseniz, aynı gün içerisinde, okyanusa gidebilir, sonra da kayak yapabilirsiniz. Hemen sonra, çöle gidip yürüyüş yapabilirsiniz. Mesela, “Joshua Tree” milli parkı vahşi doğa içinde yürüyüş yapabileceğiniz bir yer.</p>
<p>Meksikalıların ve diğer yabancı milletlerden olan insanların California rüyası sonucunda, gerçek Amerikalı dediğimiz kesim ( tanım aslında yanlış ama onlar kendilerini bu şekilde adlandırıyorlar ) ya okyanus kenarına, ya dağlara, ya da çöl içinde bulunan lüks yapılardan oluşmuş ve sonradan kurulmuş yerleşim merkezlerine çekilmişler. Bu gibi yerlerde, Meksikalı ya da “Hispanic”, zenci veya diğer yabancılara pek rastlayamazsınız. Pardon bir istisna var, İngilizlere rastlayabilirsiniz. Onlar da pek yabancı sayılmazlar. En azından bana göre.</p>
<p>Big Bear şehir merkezinde biraz dolaştıktan sonra, yerel halkın oldukça kaba olduğunu anlamam uzun sürmedi. Hatta biraz ırkçı desek pek yalan olmaz. Tabi ne de olsa yabancılardan kaçmışlardı, ve biz yabancıların gezi amaçlı olsa bile onların yakınına gelmiş olmamız karşısında tedirgin olmaları normal sayılabilirdi. Tıpkı Arizona’da olduğu gibi, insanlar yabancılar ile minimum iletişim kuruyordu. Her neyse beni ilgilendirmez, kendileri bilir.</p>
<p>Göl kenarındaki gezinin arkasından, daha önce hiç görmediğimiz bir yola saptık. Nedense İsa böyle maceraları severdi. Yolun ismini bile ilk defa görüyordum. “238” nolu yol. Gidiş gelişten ibaret. Öyle filmlerde gördüğünüz gibi 5 geliş 5 gidiş şeritli değildi. Çam ağaçlarının içinden süzülmeye devam ettikten bir süre sonra, yolun sağında ufak bir park alanı gördük ve durduk.</p>
<p>Uçurumun kenarına geldiğimde, önümde uzanan çöle bakmakla yetindim. Uçsuz bucaksız bir düzlük. Yer yer yeşillikler vardı. Kaktüs ormanları. Manzaraya daha dikkatlice bakmaya başladım. Çölün ortasında ufak bir yerleşim merkezi vardı. Oraya gitmem gerektiğini düşündüm, neden bilmiyorum? Hedefe doğru hızlandık.</p>
<p>Yerleşim merkezine yaklaştığımızda bu yeri yakından tanıyamıyacağımızı anlamıştım. “Reservetion Area”. Yani kızılderililerin yaşam bölgelerinden biri. Bizi pek sıcak karşılamadılar. Tam beklediğim gibi. Bu bölgelerde istedikleri gibi serbest yaşayan hatta bırakın eyalet yasalarını, bazı federal yasalardan bile etkilenmeyen bu kara parçasının ilk yerleşenleri, bizim malesef yabancı olduğumuzu anlayamayacak kadar öfke dolu olmalarından kaynaklanan bir ön yargı ile bize “Beyaz” muamelesi yapıyorlardı. Zaten bu acaip yerde görülecek bir şey olmadığına karar vermiş ve kasabadan bir paket sigara alarak uzaklaşmıştık. Yukarı baktığımızda çam ormanının içinde zorla gözüken ihtişamlı dağ evlerini gördükten sonra, bu insanların neden öfkeli olduklarını anlamanız biraz daha kolay hale geliyor. Bir de kovboy filmleri ve uydurulmuş hikayeler var.</p>
<p>Çölde son sürat ilerlerken kaybolduğumuzu anladık. Aynı yoldan geri dönmek istemiyorduk ancak bize yol gösterecek hiç bir ibarede yoktu. Sızlanarak geri dönmeye karar verdik.</p>
<p>Big Bear’e yaklaştığımızda, tam anlamıyla şok geçirdik. Yaklaşık 4 saat önce güneşli bir şekilde geride bıraktığımız şehir, aniden bastıran kara teslim olmuştu. Karın beklenenden önce yağdığı Ranger’ların yolları kontrol altına almasından belliydi. Bizi de durdurdular.</p>
<p>“Merhaba, arabanızda zincir yoksa daha ileri gidemezsiniz. Zinciri ileride sağda güvenlik alanında takabilirsiniz”</p>
<p>Zincirimiz yoktu. İsa zincirimizin olduğunu söyledi. Sonra güvenlik alanına doğru ilerledi. Diğer arabaların yanına geldik. Sonra da çaktırmadan yola koyulduk. Ancak bir sonraki kontrol noktasında yakalanabilirdik. Kar şiddetini arttırmıştı. Yol kenarında mahsur kalanlar, kayıp şarampole yuvarlananlar ve son derece rahat şekilde hareket eden 4&#215;4 sahipleri yol manzarasını tamamlıyorlardı.</p>
<p>Son kontrol noktasından da geçtik. Şimdi aşağı doğru kıvrılan dar ve bir o kadar da kaygan bir yolda, eski lastikler ile ilerliyorduk. İsa sanki askerdeyken karlı havalarda kullandığı Land Rover’ı kullanıyormuş gibiydi. Ama arabamız Land Rover değildi. Bir kaç ufak tehlikeden sonra, benzincinin birinde durduk. Kahve ve sigara molası. Müthiş kar yağıyordu. Dışarı çıktık ve manzaranın keyfine daldık. Üzerimizde sadece yarı kalın sweat shirtler vardı.</p>
<p>15 dakika sonra kar arkamızda kaldı. Hızlandık. I-10’ çıktık. Yaklaşık 1 saat sonra, Orange County bölgesinin dayanılmaz güzellikteki sahil şeridinde kendimizi bulduk. Hava çok sıcak olmamakla beraber, kısa kollu t-shirt ile dolaşılabilecek nitelikteydi. Suyun üzerinde yükselmiş Pier’den, surf yapanları seyrettik. Bir süre sonra, inanılmaz bir rüzgar çıktı. Aslına bakarsanız fırtına gibi bir şeydi. Ayakta durmak zorlaşmıştı. Arkasından da, şiddetli bir yağmur. Geri dönme vakti gelmişti.</p>
<p>30 dakika sonra, yağmuru geride bırakmıştık. İlerlerde bir yerlerde kar yağıyordu. Arkamızda yağmur. Çölde ise hava sıcaktı. Riverside’a yaklaştığımızda hava kararmak üzereydi. Gökyüzü oldukça güzel gözüküyordu. Şimdi gece başlamıştı. İsa ani bir hamle ile arabayı sağa çekip yavaşladı. Ben ise gördüklerim karşısında taş kesilmiştim. Güneş tekrar çıkmıştı sanki. Hatta dünyanın sonu geldi herhalde dedim. Çok kısa süre sonra yapay ışık gücünü  kaybetmeye başladı. Sonra gökyüzünde süzülen rokete benzer şeye bakmaya devam ettik. Bizden başkaları da durmuş ve onu seyrediyorlardı.</p>
<p>İsa hafif bir küfürden sonra yola devam etti. Eve geldik. Televizyonda, “Recycle” malzemelerden yapılmış ilk roketin denemesinin başarılı geçtiğinden bahsediyordu. Bir de, kaçak olarak ülkeye sızmaya çalışan ama sussuzluktan ve sıcaktan dolayı çölde ölen Meksikalılar ile ilgili bir haber vardı. Diğer bir haber ise, California’da kumarhane çalıştırma yetkisinin kızılderelilerden geri alınmasını istiyordu. Ne de olsa yanıbaşımızda Vegas vardı.</p>
<p>Tekrar dışarı çıktık. Limericks adlı bara gittik. Kapıda, kimlik kontrolünden sonra, içerideki etten duvara doğru ilerlemeye başladık. Köşede aynı zamanda sınıf arkadaşım olan Lübnan asıllı garson ile göz göze geldim. İsa hemen bira aldı, bense her zamanki gibi Club 7. Diğer köşede, Gretchen Miller ve arkadaşları vardı. Beyaz Amerikalılar. Barın diğer tarafına geçtik. Genç yaşta doçent olmuş Yanni ile karşılaştık. Yunan ve Türk muhabbeti başladı. Yanni’nin inanılmaz iyi espri anlayışı her zamanki gibiydi. Sadece gülüyorduk. Derken genç Türk grubunu gördük. Arap arkadaşları ile koyu bir sohbet döndürdükleri belliydi. Biraz ileride ise alkolün etkisi ile kendilerinden geçmiş Amerikalılar vardı. Uzakdoğulu olanlar, Meksikalı olanlar ve diğerleri.</p>
<p>Dışarı çıktık. Çok kişinin bilmediği ve sadece Meksikalıların takıldığı akşamdan kalanlar için geç saatlere kadar çalışan ufak bir restorana gittik. İşkembeye benzeyen çorba fena değildi. Çorbanın neden yapıldığını yine soramamıştım. Cesaretimi toparlayıp bir türlü soramadığım bu sıcak sıvı nedense hoşuma gitmişti. Aklıma, toprağı bol olsun, böyle bir mekanın var olduğunu bana söyleyen, uzun seneler Türkiye’de çalışmış, Kanada asıllı Amerikalı AP Roberts geldi. O olmasaydı, burnumun ucundaki böyle bir yeri asla bilemeyecektim. Sonra, şehrin tehlikeli bölgesinin sınırı sayılan bir yere gidip, döner yemeye karar verdik. Az ileride Cafe Azteca denen asla içine girmeyi düşünmediğimiz barda, polisin bir Meksikalıyı yere yatırdığını gördük. Sonra diğer polisler ve Meksikalılar arasında köşe kapmaca başladı. Oradan arazi olduk. Arkamıza bile bakmadan.</p>
<p>Eve geldik. Uyuma zamanı gelmişti. İsa beni sitenin girişinde bıraktı. Sonra hızlı bir şekilde arabanın camını açtı.</p>
<p>“Dostum dün olanlar için kusura bakma. Amerikalı bir hatunla tanıştım ve seni orada bırakmak zorunda kaldım”.</p>
<p>Üst kattaki Tayvanlıların çıkardığı gürültü ile birlikte uyumaya çalıştım. Derken birisi camımı tıklattı. Arjantinli komşum, çakmak arıyordu. Bir tane buldum.</p>
<p>Televizyonu açtım. Conan O’Brien show yeni başlamıştı. İrlanda asıllı talk show üstadı.</p>
<p>“St.Patrick günü artık İrlandalıların günü olmaktan çıktı. Neydi şu son geçit töreni. Türkler, Yunanlılar ve diğerleri, onlar da yeşillere bürünmüş ve geçite katılmışlardı. Nasıl bir St.Patrick günü bu&#8230;&#8230;..”. Arkasından, gülüşmeler.</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a>
		</li>
		<li class="shr-digg">
			<a href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/&amp;title=D%C3%B6rt+Mevsim+California" rel="nofollow" class="external" title="Digg this!">Digg this!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/&amp;t=D%C3%B6rt+Mevsim+California" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=D%C3%B6rt+Mevsim+California&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %C3%87elik%20S%C3%9CZEN%20-%20Bir%20California%20g%C3%BCn%C3%BC%20daha%20ba%C5%9Flam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1.%20Mavi%20g%C3%B6ky%C3%BCz%C3%BC%20ve%20enerjisini%20eksik%20etmeyen%20g%C3%BCne%C5%9F.%20Bir%20de%20garip%20bir%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BC.%20Yar%C4%B1%20uyan%C4%B1k%20halde%20kap%C4%B1y%C4%B1%20a%C3%A7t%C4%B1%C4%9F%C4%B1mda%2C%20%C4%B0sa%20ile%20y%C3%BCz%20y%C3%BCze%20geldim.%20Y%C3%BCz%C3%BCndeki%20yorgunluk%2C%20bu%20%C3%BClkede%20ba%C5%9F%C4%B1na%20nelerin%20geldi%C4%9Fini%20a%C3%A7%C4%B1klamaya%20yetiyordu.%20S" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/&amp;title=D%C3%B6rt+Mevsim+California&amp;srcUrl=http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/&amp;srcTitle=D%C3%B6rt+Mevsim+California&amp;snippet=%C3%87elik%20S%C3%9CZEN%20-%20Bir%20California%20g%C3%BCn%C3%BC%20daha%20ba%C5%9Flam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1.%20Mavi%20g%C3%B6ky%C3%BCz%C3%BC%20ve%20enerjisini%20eksik%20etmeyen%20g%C3%BCne%C5%9F.%20Bir%20de%20garip%20bir%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BC.%20Yar%C4%B1%20uyan%C4%B1k%20halde%20kap%C4%B1y%C4%B1%20a%C3%A7t%C4%B1%C4%9F%C4%B1mda%2C%20%C4%B0sa%20ile%20y%C3%BCz%20y%C3%BCze%20geldim.%20Y%C3%BCz%C3%BCndeki%20yorgunluk%2C%20bu%20%C3%BClkede%20ba%C5%9F%C4%B1na%20nelerin%20geldi%C4%9Fini%20a%C3%A7%C4%B1klamaya%20yetiyordu.%20S" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Reader">Add this to Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/&amp;title=D%C3%B6rt+Mevsim+California&amp;summary=%C3%87elik%20S%C3%9CZEN%20-%20Bir%20California%20g%C3%BCn%C3%BC%20daha%20ba%C5%9Flam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1.%20Mavi%20g%C3%B6ky%C3%BCz%C3%BC%20ve%20enerjisini%20eksik%20etmeyen%20g%C3%BCne%C5%9F.%20Bir%20de%20garip%20bir%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BC.%20Yar%C4%B1%20uyan%C4%B1k%20halde%20kap%C4%B1y%C4%B1%20a%C3%A7t%C4%B1%C4%9F%C4%B1mda%2C%20%C4%B0sa%20ile%20y%C3%BCz%20y%C3%BCze%20geldim.%20Y%C3%BCz%C3%BCndeki%20yorgunluk%2C%20bu%20%C3%BClkede%20ba%C5%9F%C4%B1na%20nelerin%20geldi%C4%9Fini%20a%C3%A7%C4%B1klamaya%20yetiyordu.%20S&amp;source=uzaklar.com" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="mailto:?subject=%22D%C3%B6rt%20Mevsim%20California%22&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %C3%87elik%20S%C3%9CZEN%20-%20Bir%20California%20g%C3%BCn%C3%BC%20daha%20ba%C5%9Flam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1.%20Mavi%20g%C3%B6ky%C3%BCz%C3%BC%20ve%20enerjisini%20eksik%20etmeyen%20g%C3%BCne%C5%9F.%20Bir%20de%20garip%20bir%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BC.%20Yar%C4%B1%20uyan%C4%B1k%20halde%20kap%C4%B1y%C4%B1%20a%C3%A7t%C4%B1%C4%9F%C4%B1mda%2C%20%C4%B0sa%20ile%20y%C3%BCz%20y%C3%BCze%20geldim.%20Y%C3%BCz%C3%BCndeki%20yorgunluk%2C%20bu%20%C3%BClkede%20ba%C5%9F%C4%B1na%20nelerin%20geldi%C4%9Fini%20a%C3%A7%C4%B1klamaya%20yetiyordu.%20S" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=D%C3%B6rt+Mevsim+California+-+http://b2l.me/r7rj&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>



<p>İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/amerika-gezim-new-york-california/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Amerika gezim: New York, California'>Amerika gezim: New York, California</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/dort-mevsim-california/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Volkanın korkunç yüzü</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 May 2010 18:13:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uzaklar.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[izlanda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1791</guid>
		<description><![CDATA[İzlanda&#8217;da bir süre önce patlayan ve yaydığı toz bulutları nedeniyle hava ulaşımını felç eden volkanın yakın plan fotoğrafları ilginç bir olayı günışığına çıkardı. Patlama anında çekilen görüntülerde volkanın ağzında meydana gelen şimşeklerin nedeni bilim dünyasını karıştırdı. Fenomenin nedeni konusunda henüz net bir açıklama yapılamıyor. Foto: Marco Fulle Foto: Oli Haukur Myrdal Foto: Olivier Vandeginste Subscribe [...]


İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/afrikanin-beyaz-yuzu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Afrika&#8217;nın Beyaz Yüzü'>Afrika&#8217;nın Beyaz Yüzü</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzlanda&#8217;da bir süre önce patlayan ve yaydığı toz bulutları nedeniyle hava ulaşımını felç eden volkanın yakın plan fotoğrafları ilginç bir olayı günışığına çıkardı. Patlama anında çekilen görüntülerde volkanın ağzında meydana gelen şimşeklerin nedeni bilim dünyasını karıştırdı. Fenomenin nedeni konusunda henüz net bir açıklama yapılamıyor.</p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/volkan1.jpg" alt="" title="volkan6" width="600" height="400" class="alignnone size-full wp-image-1797" /></p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/volkan2.jpg" alt="" title="volkan6" width="600" height="400" class="alignnone size-full wp-image-1797" /></p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/volkan3.jpg" alt="" title="volkan6" width="600" height="400" class="alignnone size-full wp-image-1797" /></p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/volkan4.jpg" alt="" title="volkan6" width="600" height="400" class="alignnone size-full wp-image-1797" /><br />
Foto: Marco Fulle</p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/volkan5.jpg" alt="" title="volkan6" width="600" height="400" class="alignnone size-full wp-image-1797" /><br />
Foto: Oli Haukur Myrdal</p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/volkan6.jpg" alt="" title="volkan6" width="600" height="400" class="alignnone size-full wp-image-1797" /></p>
<p>Foto: Olivier Vandeginste</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a>
		</li>
		<li class="shr-digg">
			<a href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/&amp;title=Volkan%C4%B1n+korkun%C3%A7+y%C3%BCz%C3%BC" rel="nofollow" class="external" title="Digg this!">Digg this!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/&amp;t=Volkan%C4%B1n+korkun%C3%A7+y%C3%BCz%C3%BC" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Volkan%C4%B1n+korkun%C3%A7+y%C3%BCz%C3%BC&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %C4%B0zlanda%27da%20bir%20s%C3%BCre%20%C3%B6nce%20patlayan%20ve%20yayd%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toz%20bulutlar%C4%B1%20nedeniyle%20hava%20ula%C5%9F%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1%20fel%C3%A7%20eden%20volkan%C4%B1n%20yak%C4%B1n%20plan%20foto%C4%9Fraflar%C4%B1%20ilgin%C3%A7%20bir%20olay%C4%B1%20g%C3%BCn%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20%C3%A7%C4%B1kard%C4%B1.%20Patlama%20an%C4%B1nda%20%C3%A7ekilen%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BClerde%20volkan%C4%B1n%20a%C4%9Fz%C4%B1nda%20meydana%20gelen%20%C5%9Fim%C5%9Feklerin%20nedeni%20bilim%20d%C3%BCnyas" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/&amp;title=Volkan%C4%B1n+korkun%C3%A7+y%C3%BCz%C3%BC&amp;srcUrl=http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/&amp;srcTitle=Volkan%C4%B1n+korkun%C3%A7+y%C3%BCz%C3%BC&amp;snippet=%C4%B0zlanda%27da%20bir%20s%C3%BCre%20%C3%B6nce%20patlayan%20ve%20yayd%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toz%20bulutlar%C4%B1%20nedeniyle%20hava%20ula%C5%9F%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1%20fel%C3%A7%20eden%20volkan%C4%B1n%20yak%C4%B1n%20plan%20foto%C4%9Fraflar%C4%B1%20ilgin%C3%A7%20bir%20olay%C4%B1%20g%C3%BCn%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20%C3%A7%C4%B1kard%C4%B1.%20Patlama%20an%C4%B1nda%20%C3%A7ekilen%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BClerde%20volkan%C4%B1n%20a%C4%9Fz%C4%B1nda%20meydana%20gelen%20%C5%9Fim%C5%9Feklerin%20nedeni%20bilim%20d%C3%BCnyas" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Reader">Add this to Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/&amp;title=Volkan%C4%B1n+korkun%C3%A7+y%C3%BCz%C3%BC&amp;summary=%C4%B0zlanda%27da%20bir%20s%C3%BCre%20%C3%B6nce%20patlayan%20ve%20yayd%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toz%20bulutlar%C4%B1%20nedeniyle%20hava%20ula%C5%9F%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1%20fel%C3%A7%20eden%20volkan%C4%B1n%20yak%C4%B1n%20plan%20foto%C4%9Fraflar%C4%B1%20ilgin%C3%A7%20bir%20olay%C4%B1%20g%C3%BCn%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20%C3%A7%C4%B1kard%C4%B1.%20Patlama%20an%C4%B1nda%20%C3%A7ekilen%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BClerde%20volkan%C4%B1n%20a%C4%9Fz%C4%B1nda%20meydana%20gelen%20%C5%9Fim%C5%9Feklerin%20nedeni%20bilim%20d%C3%BCnyas&amp;source=uzaklar.com" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="mailto:?subject=%22Volkan%C4%B1n%20korkun%C3%A7%20y%C3%BCz%C3%BC%22&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %C4%B0zlanda%27da%20bir%20s%C3%BCre%20%C3%B6nce%20patlayan%20ve%20yayd%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toz%20bulutlar%C4%B1%20nedeniyle%20hava%20ula%C5%9F%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1%20fel%C3%A7%20eden%20volkan%C4%B1n%20yak%C4%B1n%20plan%20foto%C4%9Fraflar%C4%B1%20ilgin%C3%A7%20bir%20olay%C4%B1%20g%C3%BCn%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20%C3%A7%C4%B1kard%C4%B1.%20Patlama%20an%C4%B1nda%20%C3%A7ekilen%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BClerde%20volkan%C4%B1n%20a%C4%9Fz%C4%B1nda%20meydana%20gelen%20%C5%9Fim%C5%9Feklerin%20nedeni%20bilim%20d%C3%BCnyas" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Volkan%C4%B1n+korkun%C3%A7+y%C3%BCz%C3%BC+-+http://b2l.me/tan7k&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>



<p>İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/afrikanin-beyaz-yuzu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Afrika&#8217;nın Beyaz Yüzü'>Afrika&#8217;nın Beyaz Yüzü</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/volkanin-korkunc-yuzu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meksika Körfezi&#8217;ndeki tehlikenin fotoğrafı</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 May 2010 17:49:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uzaklar.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika Körfezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1776</guid>
		<description><![CDATA[Herşey 20 Nisan tarihinde 11 işçinin ölümüne ve 17 kişinin de yaralanmasına yol açan patlamayla başladı. Nedeni hala bilinmeyen patlama sonrasında Meksika Körfezi&#8217;ndeki BP&#8217;ye ait petrol platformu yıkıldı. Platformun 1500 metre altındaki petrol kuyusundan sızan ham petrol o tarihten bu yana Meksika Körfezi&#8217;ne sızıyor. 4 Mayıs&#8217;ta uzaydan gelen bir NASA uydusu, körfezdeki tehlikeyi tüm çıplaklığıyla [...]


Benzer konu yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herşey 20 Nisan tarihinde 11 işçinin ölümüne ve 17 kişinin de yaralanmasına yol açan patlamayla başladı. Nedeni hala bilinmeyen patlama sonrasında Meksika Körfezi&#8217;ndeki BP&#8217;ye ait petrol platformu yıkıldı. Platformun 1500 metre altındaki petrol kuyusundan sızan ham petrol o tarihten bu yana Meksika Körfezi&#8217;ne sızıyor. 4 Mayıs&#8217;ta uzaydan gelen bir NASA uydusu, körfezdeki tehlikeyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.<br />
Fotoğraflar: Jeff Schmaltz, MODIS Rapid Response Team, NASA<br />
<img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/meksika_korfezi_2.jpg" alt="" title="meksika_korfezi_2" width="519" height="450" class="alignnone size-full wp-image-1778" /><br />
<img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/meksika_korfezi_3.jpg" alt="" title="meksika_korfezi_2" width="519" height="450" class="alignnone size-full wp-image-1778" /><br />
<img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/meksika_korfezi_4.jpg" alt="" title="meksika_korfezi_2" width="519" height="450" class="alignnone size-full wp-image-1778" /></p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a>
		</li>
		<li class="shr-digg">
			<a href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/&amp;title=Meksika+K%C3%B6rfezi%27ndeki+tehlikenin+foto%C4%9Fraf%C4%B1" rel="nofollow" class="external" title="Digg this!">Digg this!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/&amp;t=Meksika+K%C3%B6rfezi%27ndeki+tehlikenin+foto%C4%9Fraf%C4%B1" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Meksika+K%C3%B6rfezi%27ndeki+tehlikenin+foto%C4%9Fraf%C4%B1&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Her%C5%9Fey%2020%20Nisan%20tarihinde%2011%20i%C5%9F%C3%A7inin%20%C3%B6l%C3%BCm%C3%BCne%20ve%2017%20ki%C5%9Finin%20de%20yaralanmas%C4%B1na%20yol%20a%C3%A7an%20patlamayla%20ba%C5%9Flad%C4%B1.%20Nedeni%20hala%20bilinmeyen%20patlama%20sonras%C4%B1nda%20Meksika%20K%C3%B6rfezi%27ndeki%20BP%27ye%20ait%20petrol%20platformu%20y%C4%B1k%C4%B1ld%C4%B1.%20Platformun%201500%20metre%20alt%C4%B1ndaki%20petrol%20kuyusundan%20s%C4%B1zan%20ham%20petrol%20o%20tarihten" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/&amp;title=Meksika+K%C3%B6rfezi%27ndeki+tehlikenin+foto%C4%9Fraf%C4%B1&amp;srcUrl=http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/&amp;srcTitle=Meksika+K%C3%B6rfezi%27ndeki+tehlikenin+foto%C4%9Fraf%C4%B1&amp;snippet=Her%C5%9Fey%2020%20Nisan%20tarihinde%2011%20i%C5%9F%C3%A7inin%20%C3%B6l%C3%BCm%C3%BCne%20ve%2017%20ki%C5%9Finin%20de%20yaralanmas%C4%B1na%20yol%20a%C3%A7an%20patlamayla%20ba%C5%9Flad%C4%B1.%20Nedeni%20hala%20bilinmeyen%20patlama%20sonras%C4%B1nda%20Meksika%20K%C3%B6rfezi%27ndeki%20BP%27ye%20ait%20petrol%20platformu%20y%C4%B1k%C4%B1ld%C4%B1.%20Platformun%201500%20metre%20alt%C4%B1ndaki%20petrol%20kuyusundan%20s%C4%B1zan%20ham%20petrol%20o%20tarihten" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Reader">Add this to Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/&amp;title=Meksika+K%C3%B6rfezi%27ndeki+tehlikenin+foto%C4%9Fraf%C4%B1&amp;summary=Her%C5%9Fey%2020%20Nisan%20tarihinde%2011%20i%C5%9F%C3%A7inin%20%C3%B6l%C3%BCm%C3%BCne%20ve%2017%20ki%C5%9Finin%20de%20yaralanmas%C4%B1na%20yol%20a%C3%A7an%20patlamayla%20ba%C5%9Flad%C4%B1.%20Nedeni%20hala%20bilinmeyen%20patlama%20sonras%C4%B1nda%20Meksika%20K%C3%B6rfezi%27ndeki%20BP%27ye%20ait%20petrol%20platformu%20y%C4%B1k%C4%B1ld%C4%B1.%20Platformun%201500%20metre%20alt%C4%B1ndaki%20petrol%20kuyusundan%20s%C4%B1zan%20ham%20petrol%20o%20tarihten&amp;source=uzaklar.com" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="mailto:?subject=%22Meksika%20K%C3%B6rfezi%27ndeki%20tehlikenin%20foto%C4%9Fraf%C4%B1%22&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Her%C5%9Fey%2020%20Nisan%20tarihinde%2011%20i%C5%9F%C3%A7inin%20%C3%B6l%C3%BCm%C3%BCne%20ve%2017%20ki%C5%9Finin%20de%20yaralanmas%C4%B1na%20yol%20a%C3%A7an%20patlamayla%20ba%C5%9Flad%C4%B1.%20Nedeni%20hala%20bilinmeyen%20patlama%20sonras%C4%B1nda%20Meksika%20K%C3%B6rfezi%27ndeki%20BP%27ye%20ait%20petrol%20platformu%20y%C4%B1k%C4%B1ld%C4%B1.%20Platformun%201500%20metre%20alt%C4%B1ndaki%20petrol%20kuyusundan%20s%C4%B1zan%20ham%20petrol%20o%20tarihten" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Meksika+K%C3%B6rfezi%27ndeki+tehlikenin+foto%C4%9Fraf%C4%B1+-+http://b2l.me/s5kme&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>



<p>Benzer konu yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/meksika-korfezindeki-tehlikenin-fotografi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maskenin ardındaki timsah</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 17:50:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uzaklar.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[mumya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaklar.com/?p=1782</guid>
		<description><![CDATA[Kaliforniya&#8217;daki Stanford Tıp Fakültesi&#8217;nde yapılan bir rontgen çalışması ile 2000 yıl önce Nil Nehri&#8217;nde yaşamış bir timsahın mumyası incelendi. Yapılan çalışmalarda renkli keten bezlere sarılmış maskelerin iki timsah mumyasına ait olduğu kayda geçti. Kökenleri bilinmeyen mumya 20. yüzyılın başında Amerikalı zengin Phoebe Hearst tarafından satın alınmıştı. FotoŞ John Stafford, Stanford School of Medicine Subscribe to [...]


Benzer konu yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya&#8217;daki Stanford Tıp Fakültesi&#8217;nde yapılan bir rontgen çalışması ile 2000 yıl önce Nil Nehri&#8217;nde yaşamış bir timsahın mumyası incelendi. Yapılan çalışmalarda renkli keten bezlere sarılmış maskelerin iki timsah mumyasına ait olduğu kayda geçti. Kökenleri bilinmeyen mumya 20. yüzyılın başında Amerikalı zengin Phoebe Hearst tarafından satın alınmıştı.</p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/mumya2.jpg" alt="" title="mumya5" width="600" height="343" class="alignnone size-full wp-image-1787" /></p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/mumya3.jpg" alt="" title="mumya5" width="600" height="343" class="alignnone size-full wp-image-1787" /></p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/mumya4.jpg" alt="" title="mumya5" width="600" height="343" class="alignnone size-full wp-image-1787" /></p>
<p><img src="http://www.uzaklar.com/wp-content/uploads/2010/05/mumya5.jpg" alt="" title="mumya5" width="600" height="343" class="alignnone size-full wp-image-1787" /></p>
<p>FotoŞ John Stafford, Stanford School of Medicine</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a>
		</li>
		<li class="shr-digg">
			<a href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/&amp;title=Maskenin+ard%C4%B1ndaki+timsah" rel="nofollow" class="external" title="Digg this!">Digg this!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/&amp;t=Maskenin+ard%C4%B1ndaki+timsah" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Maskenin+ard%C4%B1ndaki+timsah&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Kaliforniya%27daki%20Stanford%20T%C4%B1p%20Fak%C3%BCltesi%27nde%20yap%C4%B1lan%20bir%20rontgen%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1%20ile%202000%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20Nil%20Nehri%27nde%20ya%C5%9Fam%C4%B1%C5%9F%20bir%20timsah%C4%B1n%20mumyas%C4%B1%20incelendi.%20Yap%C4%B1lan%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmalarda%20renkli%20keten%20bezlere%20sar%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%20maskelerin%20iki%20timsah%20mumyas%C4%B1na%20ait%20oldu%C4%9Fu%20kayda%20ge%C3%A7ti.%20K%C3%B6kenleri%20bilinmeyen%20m" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/&amp;title=Maskenin+ard%C4%B1ndaki+timsah&amp;srcUrl=http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/&amp;srcTitle=Maskenin+ard%C4%B1ndaki+timsah&amp;snippet=Kaliforniya%27daki%20Stanford%20T%C4%B1p%20Fak%C3%BCltesi%27nde%20yap%C4%B1lan%20bir%20rontgen%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1%20ile%202000%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20Nil%20Nehri%27nde%20ya%C5%9Fam%C4%B1%C5%9F%20bir%20timsah%C4%B1n%20mumyas%C4%B1%20incelendi.%20Yap%C4%B1lan%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmalarda%20renkli%20keten%20bezlere%20sar%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%20maskelerin%20iki%20timsah%20mumyas%C4%B1na%20ait%20oldu%C4%9Fu%20kayda%20ge%C3%A7ti.%20K%C3%B6kenleri%20bilinmeyen%20m" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Reader">Add this to Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/&amp;title=Maskenin+ard%C4%B1ndaki+timsah&amp;summary=Kaliforniya%27daki%20Stanford%20T%C4%B1p%20Fak%C3%BCltesi%27nde%20yap%C4%B1lan%20bir%20rontgen%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1%20ile%202000%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20Nil%20Nehri%27nde%20ya%C5%9Fam%C4%B1%C5%9F%20bir%20timsah%C4%B1n%20mumyas%C4%B1%20incelendi.%20Yap%C4%B1lan%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmalarda%20renkli%20keten%20bezlere%20sar%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%20maskelerin%20iki%20timsah%20mumyas%C4%B1na%20ait%20oldu%C4%9Fu%20kayda%20ge%C3%A7ti.%20K%C3%B6kenleri%20bilinmeyen%20m&amp;source=uzaklar.com" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="mailto:?subject=%22Maskenin%20ard%C4%B1ndaki%20timsah%22&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Kaliforniya%27daki%20Stanford%20T%C4%B1p%20Fak%C3%BCltesi%27nde%20yap%C4%B1lan%20bir%20rontgen%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1%20ile%202000%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20Nil%20Nehri%27nde%20ya%C5%9Fam%C4%B1%C5%9F%20bir%20timsah%C4%B1n%20mumyas%C4%B1%20incelendi.%20Yap%C4%B1lan%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmalarda%20renkli%20keten%20bezlere%20sar%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%20maskelerin%20iki%20timsah%20mumyas%C4%B1na%20ait%20oldu%C4%9Fu%20kayda%20ge%C3%A7ti.%20K%C3%B6kenleri%20bilinmeyen%20m" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Maskenin+ard%C4%B1ndaki+timsah+-+http://b2l.me/s5ndF&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>



<p>Benzer konu yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/maskenin-ardindaki-timsah/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Safari&#8217;ye çıkmak size göre mi?</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Apr 2010 22:14:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uzaklar.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzlenimler]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[safari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=1245</guid>
		<description><![CDATA[Serra GÜRÇAY &#8211; Afrika&#8217;yı uzun zamandır merak ediyor fakat tanımadığınız bu kıtaya gitmekten çekiniyorsanız&#8230; Eğer safariye çıkmak istiyor, fakat sizi nelerin beklediğinden habersizseniz&#8230; Merak etmeyin Afrika&#8217;ya ayak bastığınız andan itibaren bu kıta sizi etkisi altına alacak ve çok geçmeden vahşi hayvanlar ve doğal yaşamın cazibesine kapılacaksınız&#8230; Afrika öyle bir yer ki, insanda kolaylıkla bağımlılık yaratıyor, [...]


Benzer konu yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Serra GÜRÇAY &#8211; Afrika&#8217;yı uzun zamandır merak ediyor fakat tanımadığınız bu kıtaya gitmekten çekiniyorsanız&#8230; Eğer safariye çıkmak istiyor, fakat sizi nelerin beklediğinden habersizseniz&#8230;</p>
<p>Merak etmeyin Afrika&#8217;ya ayak bastığınız andan itibaren bu kıta sizi etkisi altına alacak ve çok geçmeden vahşi hayvanlar ve doğal yaşamın cazibesine kapılacaksınız&#8230; Afrika öyle bir yer ki, insanda kolaylıkla bağımlılık yaratıyor, çoğu batılı bu topraklara bir kez adım attıktan sonra tekrar dönme yollarını arıyor.</p>
<p>Afrika deyince insanın aklına farklı şeyler gelse de&#8230; Bu kıtaya gelip de safariye çıkmadan dönmek olmaz&#8230; Swahili dilinden alınan &#8220;safari&#8221; kelimesinin kökeni bizim de pek yabancı olmadığımız &#8220;seferi&#8221; kelimesinden geliyor.</p>
<p>Safari, ilk olarak Avrupalı keşifler tarafından avlanma amacıyla yapılan gezilere takılan bir isimmiş. Günümüzde, safari kavramı, avlanma anlamını kaybetmiş ve yerine &#8220;Vahşi hayvanları doğal ortamında izlemek, iz sürmek, fotoğraf çekmek, vahşi doğanın sesini dinlemek, tabiatın kokusunu ve dokusunu incelemek&#8221; anlamlarını kazanmış. Afrika bozkırlarında güneşin doğuşunu seyretmek, başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz muhteşem gökyüzünde renklerin değişimine tanık olmak, vahşi hayvanlarla burun buruna gelip avlanmalarını izlemek, hayvanlar arasındaki hiyerarşiye ve uyuma tanık olmak&#8230;İşte gerçek safari izlenimleri. Seyrettiğiniz belgesel ve filmlerde benzer sahneleri görmüş olsanız da, bir leoparla göz göze gelmek ve soluğunu hissetmedikçe, o hayranlık&#8230; korku&#8230; heyecan duygularını bir arada yaşamadıkça safariyi anlamak çok zor.</p>
<p>Bu yazıda ben size safaride görülen hayvanlar ve doğal yaşamdan bahsetmeyeceğim. Safariye gitmeyi planlıyorsanız bunları yerinde tecrübe edeceksiniz ve emin olun şimdiye kadar yaptığınız tatiller ve keşfettiğiniz ülkeler, safari tecrübesinin yanında sönük kalacaklar. Bu yazıda safariye gitmeden önce bilmeniz gereken pratik bilgilere yer vereceğim&#8230; Sürprizlerden pek hoşlanmayanlar için işte safari macerası&#8230;</p>
<p>Safari&#8217;de sizi bekleyenler&#8230;</p>
<p>Baştan belirtmek gerekir ki, eğer tatilde ki amaçlarınızdan biri de dinlenmek, uyumak ve mükellef sofralarda lezzet arayışında bulunmaksa &#8220;Safari Tatili&#8221; sizi hayal kırıklığına uğratabilir&#8230;Bir kere safari tatilinde eğer hayvan görmek istiyorsanız, gününüzü hayvanların avlandığı ve güneşin henüz doğmadığı zamanlara göre planlamanız gerekiyor&#8230;Güneşin görünmesiyle birlikte, özellikle etoburlar kendilerini bozkırın içinde, insan gözünden uzak gölgelere saklıyorlar. Sabahın beşinde başlayan normal bir safari gününde, Afrika&#8217;nın ayazını yememek için yanınıza sıkı battaniyeler ve rüzgarlık almayı unutmayın. Genellikle üstü açık jeep&#8217;lerle yapılan safarilerde, bazı noktalara dikkat edildiği taktirde herhangi bir tehlike ile karşılaşmak mümkün değil.</p>
<p>Safari turu sırasında sizin için en büyük tehlike, güneş yanığı, göze kaçan toz ve toprak, eğer jeep&#8217;in kenarında oturuyorsanız çalı ve dikenlerin sizi çizmesi ve bir de tuvalet ihtiyacı&#8230;Eğer aslanların avlandığı bir mekanda çalıların arasında ihtiyaç molası vermek istemiyorsanız (Vermeseniz daha iyi olur tabi !) kendinizi tutma alıştırmalarına önceden başlasanız iyi olur.</p>
<p>Vahşi Hayvanlara yem olmamak için&#8230;</p>
<p>Sanılanın aksine safari&#8217;de vahşi hayvanlara yem olmak pek sık rastlanılan bir durum değil.  Çok meraklı birkaç Japon turist gibi, leoparı görünce jeep&#8217;den fırlayıp fotoğraf çekmeye kalkmazsanız başınıza bir şey gelmez.</p>
<p>Üstü açık jeep&#8217;lerle safariye çıkmadan önce işin püf noktasını bilmekte yarar var. Vahşi hayvanlar sizi Jeep ile birlikte bir bütün olarak görüyorlar. Safari yapılan bir mekanda vahşi hayvanlar için, içi dolu bir jeep aslında sık sık gördüğü ve hızlı kaçtığına inandığı bir hayvan anlamını taşıyor. Bu yüzden ani hareketler, jeep&#8217;den inmek, ses yapmak veya çok renkli giyinmek sizi hayvanın gözünde &#8220;bütün&#8221;den ayıran özellikler ve dolayısıyla bir &#8220;av&#8221; niteliğini kazandırıyor. Safari&#8217;de atıştırmak da pek akıl karı değil, kokular o günkü avından yeterince tatmin olmamış bir aslanı baştan çıkarabilir !!!İştahınızı safari kampında sizi bekleyen kahvaltıya saklamanızda yarar var.</p>
<p>Safarinin en önemli özelliklerinden biri de göreceğiniz hayvan çeşidi ve sayısını önceden belirleyememiş olmanız. En az dört saat süren bir safari turunda aslan, leopar, çita gibi yırtıcı hayvanları görmek biraz da şans meselesi&#8230;Tabi bir de sizi gezdiren &#8220;ranger&#8221;ın tecrübe ve iz sürme yeteneğine bağlı. Eğer fazla hayvan göremiyorsanız, doğayı, manzarayı ve cüsselerinden dolayı saklanamayan fil, zürafa, gergedan gibi iri kıyım hayvanları seyretmekten zevk almayı öğrenmelisiniz. Bazen de hayvanlar sizi şaşırtabilir, tüm gün peşinde koşup göremediğiniz aslan ailesi, akşam odanızın önündeki su birikintisine gelip soluklanırken size de &#8220;tatlı&#8221; bir sesle iyi geceler dileyebilir !!!</p>
<p>Safarinin sosyal tarafı&#8230;</p>
<p>Unutmayın ki safariye çıkmak dünyanın bin bir ucundan gelen çeşitli insanla gününüzü  geçirip bir tür kamp hayatı yaşamak anlamına geliyor. Bozkırın ortasında  yer alan &#8220;Game Lodge&#8217;lar (Safariye çıktığınızda konakladığınız yerlere verilen genel isim) doğal dokuyu bozmamak için küçük ölçekli tutuluyor. En iyi &#8220;Game Lodge&#8221;larda müşteri sayısı otuzu pek geçmiyor, bu da demek oluyor ki, tüm gününüzü ve gecenizi aynı insanlarla geçiriyorsunuz.</p>
<p>Diğer tatil seçeneklerinde olduğu gibi sıkılınca spor yapmak, yürüyüşe veya alışverişe çıkmak safarinin genel kültürüne uymuyor. Bir kere &#8220;Game Lodge&#8221;dan kendiniz çıkamıyorsunuz etraf bozkır ve vahşi hayvan kaynıyor. Hava karardığında odanızdan restorana gitmeniz ve karanlıkta dönmeniz için bile size eşlik eden ranger&#8217;larınız var (rehber). Etraftaki vahşi hayvanlarla aranızda sadece ve sadece bir su birikintisi, tel veya görüntüyü bozmayacak alçak bir duvar olduğunu unutmayın&#8230;Her an bir kükreme duyabilir veya balkonunuza gelen maymunların elinden eşyalarınızı kurtarma çabasına girebilirsiniz.</p>
<p>Odanızdan çıkıp akşam yemeğine geldiğinizde, masanızı Afrika tutkunu bir grup ile paylaşacaksınız. Safari&#8217;de akşam yemeklerinin bir diğer anlamı da diğer araçta safariye çıkmış gruplara gördüğünüz hayvanları ballandıra ballandıra anlatmak! &#8220;En fazla hangi grup hayvan gördü&#8221; karşılaştırması yapmak klasikleşmiş bir safari&#8217;de sosyalleşme örneği. Özellikle Afrika&#8217;ya özgü hayvan türlerini, kuş ve bitki çeşitlerini bildiğinizi kanıtlamak grup içindeki karizmanızı çok artırıyor! Eğer insanları etkilemekten hoşlanıyorsanız, safariye çıkmadan önce gideceğiniz bölgede bulunan hayvan ve bitkileri anlatan bir rehberi okuyup öğrenmekte yarar var !</p>
<p>Balayında safari&#8230;</p>
<p>Tüm bunları okuduktan sonra hala balayında safariye çıkmak isteyenler varsa şunu da belirtmekte yarar var: Safari&#8217;de baş başa kalmak, romantik akşam yemekleri yemek pek mümkün değil. Grup olarak dev bir ateşin etrafında (Boma fire) yenilen yemeklerde şarabınızı yudumlarken, ızgarada yapılmış timsah eti ve impala yahnisini yeterince romantik bulmazsanız, seçiminizi daha alışıla gelmiş etlerden kullanma şansınız da var tabi. Ama eğer cesur davranır da yeni tatlara yelken açarsanız, balayında sizi uyutmayanın midenize oturan bir timsah ızgarası olduğunu  fark edebilirsiniz!!! Bu durumda sabah beşte kalkıp tekrar safariye çıkmak kulağa pek cazip gelmeyebilir. Uyarmadı demeyin !</p>
<p>Bunlar biraz da işin şakası&#8230;Safari&#8217;ye çıkmak çok büyük bir ayrıcalık aslında&#8230; Eğer doğayı seviyor, can güvenliği konusunda aşırı &#8220;takıntılı&#8221; değilseniz ve değişiklikten hoşlanıyor, tatili bir dinlenme aracı olarak değil, öğrenmek ve dünyanın farklı coğrafyalarını yaşamak olarak görüyorsanız, şaşırmaktan, değişik yaşam tarzlarına tanık olmaktan heyecan duyuyorsanız&#8230; Daha ne bekliyorsunuz? Afrika&#8217;daki aslanların canı sıkılıyor, oynaşmak için sizi bekliyorlar&#8230;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a>
		</li>
		<li class="shr-digg">
			<a href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/&amp;title=Safari%27ye+%C3%A7%C4%B1kmak+size+g%C3%B6re+mi%3F" rel="nofollow" class="external" title="Digg this!">Digg this!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/&amp;t=Safari%27ye+%C3%A7%C4%B1kmak+size+g%C3%B6re+mi%3F" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Safari%27ye+%C3%A7%C4%B1kmak+size+g%C3%B6re+mi%3F&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Serra%20G%C3%9CR%C3%87AY%20-%20Afrika%27y%C4%B1%20uzun%20zamand%C4%B1r%20merak%20ediyor%20fakat%20tan%C4%B1mad%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1z%20bu%20k%C4%B1taya%20gitmekten%20%C3%A7ekiniyorsan%C4%B1z...%20E%C4%9Fer%20safariye%20%C3%A7%C4%B1kmak%20istiyor%2C%20fakat%20sizi%20nelerin%20bekledi%C4%9Finden%20habersizseniz...%0D%0A%0D%0AMerak%20etmeyin%20Afrika%27ya%20ayak%20bast%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1z%20andan%20itibaren%20bu%20k%C4%B1ta%20sizi%20etkisi%20alt%C4%B1na%20ala" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/&amp;title=Safari%27ye+%C3%A7%C4%B1kmak+size+g%C3%B6re+mi%3F&amp;srcUrl=http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/&amp;srcTitle=Safari%27ye+%C3%A7%C4%B1kmak+size+g%C3%B6re+mi%3F&amp;snippet=Serra%20G%C3%9CR%C3%87AY%20-%20Afrika%27y%C4%B1%20uzun%20zamand%C4%B1r%20merak%20ediyor%20fakat%20tan%C4%B1mad%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1z%20bu%20k%C4%B1taya%20gitmekten%20%C3%A7ekiniyorsan%C4%B1z...%20E%C4%9Fer%20safariye%20%C3%A7%C4%B1kmak%20istiyor%2C%20fakat%20sizi%20nelerin%20bekledi%C4%9Finden%20habersizseniz...%0D%0A%0D%0AMerak%20etmeyin%20Afrika%27ya%20ayak%20bast%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1z%20andan%20itibaren%20bu%20k%C4%B1ta%20sizi%20etkisi%20alt%C4%B1na%20ala" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Reader">Add this to Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/&amp;title=Safari%27ye+%C3%A7%C4%B1kmak+size+g%C3%B6re+mi%3F&amp;summary=Serra%20G%C3%9CR%C3%87AY%20-%20Afrika%27y%C4%B1%20uzun%20zamand%C4%B1r%20merak%20ediyor%20fakat%20tan%C4%B1mad%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1z%20bu%20k%C4%B1taya%20gitmekten%20%C3%A7ekiniyorsan%C4%B1z...%20E%C4%9Fer%20safariye%20%C3%A7%C4%B1kmak%20istiyor%2C%20fakat%20sizi%20nelerin%20bekledi%C4%9Finden%20habersizseniz...%0D%0A%0D%0AMerak%20etmeyin%20Afrika%27ya%20ayak%20bast%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1z%20andan%20itibaren%20bu%20k%C4%B1ta%20sizi%20etkisi%20alt%C4%B1na%20ala&amp;source=uzaklar.com" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="mailto:?subject=%22Safari%27ye%20%C3%A7%C4%B1kmak%20size%20g%C3%B6re%20mi%3F%22&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Serra%20G%C3%9CR%C3%87AY%20-%20Afrika%27y%C4%B1%20uzun%20zamand%C4%B1r%20merak%20ediyor%20fakat%20tan%C4%B1mad%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1z%20bu%20k%C4%B1taya%20gitmekten%20%C3%A7ekiniyorsan%C4%B1z...%20E%C4%9Fer%20safariye%20%C3%A7%C4%B1kmak%20istiyor%2C%20fakat%20sizi%20nelerin%20bekledi%C4%9Finden%20habersizseniz...%0D%0A%0D%0AMerak%20etmeyin%20Afrika%27ya%20ayak%20bast%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1z%20andan%20itibaren%20bu%20k%C4%B1ta%20sizi%20etkisi%20alt%C4%B1na%20ala" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Safari%27ye+%C3%A7%C4%B1kmak+size+g%C3%B6re+mi%3F+-+http://b2l.me/3cr9&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>



<p>Benzer konu yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/safariye-cikmak-size-gore-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Victoria Falls&#8217;ta 72 saat</title>
		<link>http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/</link>
		<comments>http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 14:56:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uzaklar.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yoldan Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[Victoria Falls]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://my.uzaklar.com/?p=763</guid>
		<description><![CDATA[Başar KURTBAYRAM &#8211; Günlük koşturmacadan bayıldığım bir anda yol kenarındaki bir reklam dikkatimi çekti, kocaman bir şelale fotoğrafı ve birkaç adamın keyifli yüzleri ile naneli bir şekerinin reklamı yapılıyordu. ImageGözüm ürüne değil ama şelaleye takıldı, geniş, büyük ve etkileyici gözüküyordu. Bu resme daha önce birkaç yerde daha rastladığım için neresi olduğunu biliyordum: Zambiya&#8217;daki Victoria şelalesi. [...]


İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/afrikada-bir-selale-victoria/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Afrika&#8217;da Bir Şelale: Victoria'>Afrika&#8217;da Bir Şelale: Victoria</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başar KURTBAYRAM &#8211; Günlük koşturmacadan bayıldığım bir anda yol kenarındaki bir reklam  dikkatimi çekti,  kocaman bir şelale fotoğrafı ve birkaç adamın keyifli yüzleri ile naneli bir şekerinin reklamı yapılıyordu.</p>
<p>ImageGözüm ürüne değil ama şelaleye takıldı, geniş, büyük ve etkileyici gözüküyordu. Bu resme daha önce birkaç yerde daha rastladığım için neresi olduğunu biliyordum: Zambiya&#8217;daki Victoria şelalesi. Daha önce buraya gitmek aklıma hiç gelmemişti yolculuk etmek için her zaman bahane arayan ben, bu sefer naneli şeker reklamının hatırına kendimi Zambiya uçağında buldum.</p>
<p>Havaalanından otelin aracına atlayıp yola çıkıyoruz, otelimiz havaalanına 40 km kadar uzaklıkta. Yolun henüz yarısındayken ileride beyaz garip şekilli yere yakın bir bulut dikkatimi çekiyor. Herhalde biraz uzun dalıp bakmışım ki şoför bilgi vermek ihtiyacı duydu: &#8220;Victoria şelalesi orası,  etrafa sıçrattığı sular 500-600 m yüksekliğe çıkar 20-30 kilometreden görülür. Şelalenin kenarında yılın her günü her dakikası bu yüzden yağmur yağarmış gibi olur&#8221; .</p>
<p>Otelimizin oldukça geniş bir bahçesi var, resepsiyondan odamıza gitmek için elektrikli arabalardan birine biniyoruz. Şoför ilerideki ağaçlarda oynayan 40-50 üyeli bir maymun sürüsünü işaret edip &#8221; üzerinizdeki ufak şeylere sahip çıkın, gözlük ve şapkaları çok çalıyorlar&#8221; diyor, sonra da yakındaki üniformalı bir görevliye kendi dilinde bir şeyler söylüyor. Duruyoruz. Üniformalı görevli bütün ciddiyetiyle arka cebinden sapan çıkartıp yerden bir taş alıyor ve en yakındaki maymuna atıyor. Maymunlar bağrış çağrış, ağacın dalları oynuyor, yapraklar yağıyor ve sürü ağaçtan ağaca geçerek sapandan kaçıyor. Odaya varıp bavulları attığımız gibi nehir kenarına fırlıyoruz: Zambezi nehri  herkeste hemen  hayranlık uyandıracak kadar  geniş ve heybetli.  Yağmur mevsiminin sonunda olduğumuz için nehir iyice bir yağızlaşmış, güç kuvvet gelmiş. Bu kuvvetle önüne çıkan her şeyi önüne katıp Victoria&#8217;ya önümüze kadar getiriyor: nehrin üzeri kim bilir nereden sürüklediği dallarla dolu, suları açık kahve. Nehrin karşı kıyısında suda güçlükle seçilen su aygırları arada kulaklarının oynatarak kuşkulu kuşkulu bize bakıyorlar.</p>
<p>Zambezi nehrinde birkaç saat gezinmek için &#8221; African Queen- Afrika Kraliçesi&#8221; gemisine atlıyoruz, kaptanımız bizlere Humprey Bogart&#8217;ın  bu seferlik geziye katılamayacağını bildiriyor. Ehh şansımıza küselim bu sefer. Gemi iki güverteden oluşuyor, üst güvertede köşede hasır bir koltuk bulup yayılıyorum. Gemi hareket ederken mangalları yakıp bira servisi yapıyorlar: keyif yapmak için iskeleden ayrılmamıza bile gerek yoktu çocuklar niye ayıp ettiniz. Nehrin kenarları göz alabildiğine yeşil, arada tek bir bina yada açık alan göze çarpmıyor. Akıntıya karşı geziye devam ediyoruz, kıyıda arada ağzını açmış timsahlara rastlıyoruz. Şanslı olanlarının dişçileri de orada: nehir kenarında yaşayan bir tür kuş yemek aramak yerine, ağzını açmış timsahların diş aralarındaki kırıntılardan geçiniyor. Timsahların ise buna itirazı yok, niye olsun ki  dişleri bedavadan temizleniyor. Su aygırları topluluklar halinde suda oynaşıyorlar ama bunların oyunları biraz hoyratça.  Oyunları &#8220;Sen benim üzerime çık, ben sana diş geçireyim, sonra ikimiz şu köşedeki aygırını suya bastırıp eğleniriz&#8221; ekseninde geçiyor, dişleri de küçük değil hani, ağızlarının kenarında 30-40 santimlik kolum genişliğinde iki tane parlıyor. Bu dişler, küçük kulaklar, küçük ayaklar, patlak gözler  ve kendini zor kaldıran ağır bir vücut bir araya gelince en olmayacak formülle Afrika&#8217;nın en tehlikeli hayvanı ortaya çıkıyor: Afrika&#8217;da en fazla insan öldüren hayvan su aygırları. Su aygırına söyle bir bakınca hiçte öyle tehlikeli gözükmüyor: 3-4 tonluk bir gövde, çelimsiz bacaklar ve üstelik otobur!  Sevgili abimiz gündüzleri sudan çıkmıyor, maksat elin hayvanına yem olmamak. Ha bu arada kim yer su aygırı abimizi derseniz bilemem, kendileri biraz şizofren olabilirler mi? Geceleyin otlanmak için sudan çıkan aygırların sevdikleri ot cinslerine ulaşmak için 50 kilometreye kadar yolculuk ettiği biliniyor, hem de o ufak bacaklarla, hem de akşam karanlıkta yola çıkıp sabah gün ışırken geri dönmek kaydıyla. Açlık koskoca aygıra neler yaptırıyor. Bu arada karaya çıkan su aygırı kendini sudan çıkmış aygırdan beter, yok bu olmadı, sudan çıkmış balıktan beter görüyor. Kendisini suda güvenli gördüğü için tehlike sezdiğinde (mesela yakında bir insan gördüğünde) hemen suya koşmaya başlıyor. Diyelim adınız Niyazi ve diyelim ki canınız sıkıldı ve  gece Zambezi nehri kıyısında dolaşmaya çıktınız (istatiksel olarak  Zambezi nehri kenarında dolaşan  insan topluluğu pek büyük değil ama olsun), sonra gece otlanmaya çıkan bir su aygırını farkına varmadan rahatsız ettiniz, o 3 tonluk küçücük sevimli şey sizden ürktü ve doğrudan üzerinize gelmeye başladı ( sizden ürküp sizin üzerinize gelmesi garip bir mantık olayı tabii, ama böyle bir anda isterseniz onunla su arasında durmayın), kaçarsınız tabii, ama durun bir dakika,  (yok beni şimdi dinlemeyim arkanıza bakmadan kaçın) su aygırı birden hızlandı ve sizden hızlı koşmaya başladı (evet ayaklar küçük ama insandan daha verimli kullanıyor mereti) üzerinize saatte 30 km hızla gelirken küçük dişlerini gösterdi ve yeryüzünde balinadan sonra ikinci büyüklükte olan ağzını açıp 30-40 santimlik dişleriyle gövdenizi bir defada ikiye böldü. Yukarıdaki senaryonun olasılığı küçük gibi gözükse de yılda 25-30 kişi Niyazi&#8217;nin durumuna düşüyor.</p>
<p>Victoria şelalesi otele çok yakın yürüyerek gidiyoruz, şelaleye yaklaştığımızı uzaktan görünen duman müjdeliyor. Şelalenin olduğu bölgenin etrafı çevrilmiş ve kapıya sevgili bir gişe etrafına da bir sürü yapışkan satıcı konulması unutulmamış. Bunları aşıyoruz ama ileride daha da yapışkan bir grup satıcı daha var. Dışarıdaki satıcılar hediyelik eşya satıyorlardı, içeridekiler farklı bir konuda uzmanlaşmışlar: yağmurluk ve şemsiye. Şelaleden gelenlere bakınca aslında yağmurluk almanın mantıklı olduğunu görüyoruz, ancak tatilde olduğumuz ve mantığımız evde kaldığı için almıyoruz. Şelaleyi tam karşıdan görecek bir patikaya giriyoruz, birkaç dakika sonra yağmur çiselemeye başlıyor. Şelaleye ilerledikçe yağmur -aslında buna yağmur denmez çünkü  bizi ıslatan 100 metre ilerideki şelaleden sıçrayan su -ama dedim ya mantığımız evde- şiddetini arttırıyor. Şelalenin tam karşısına geçince göz gözü görmez oluyor. Harika bir görüntü. Yılda 365 gün sulanmaktan iyice azmanlaşıp şımarıklaşan ve oraya buraya sarkan devasa ağaçların altına giriyoruz. Su biraz azalıyor. Ortamda bol bulunan su zaten çok bol olan güneş ışınlarıyla birleşince bulunduğumuz yerden iki gökkuşağı birden gözüküyor, fotoğraf makinemi koyduğum naylon torbadan çıkarıp resim çekmeye başlıyorum. &#8221; Ehh artık makine bozulmuştur&#8221; diyene kadar da  ıslanıyor. Ama bozulmuyor, sen misin bozulmayan bir şekilde filmi değiştirip yine su testine tabi tutuyorum bana mısın demiyor. Keyfim yerinde, oradaki banklardan birine kuruluyorum. Bank ıslak ama artık ben ve üzerindeki herşey ondan daha ıslak. Karşımdaki görüntünün zevkini çıkarıyorum: şelalenin genişliği 1.5 km, yüksekliği 110 m yi buluyor. Yağmur mevsiminde dakikada 550 bin metreküp su akıtıyor (demin su faturasına baktım geçen ay 11 metreküp su kullanmışız, &#8220;vay be bu şelalenin 1 saniyede akıttığı suyu bizim  eve  musluklara bağlasak 50 bin ay su parası yok&#8221; geyiğini yapmadan duramıyorum. Yaptım işte, rahatladım). Düşen suyun gürültüsünden yanınızdakiyle bile konuşmanız güç, bağrışarak anlaşıyoruz, açık hava diskosu gibi. Biraz daha oturuyoruz,sonra su dolan ayakkabılarımdan komik sesler çıkararak otele yürüyorum. Yatmadan önce yarın sabah için fil sırtında safari için yer ayırtıyorum.</p>
<p>Sabahleyin kahvaltı bile etmeden yola çıkıyoruz, hareket edeceğimiz milli parka varıyoruz. Rehber filleri bize teker teker tanıtıyor, sonra yapmamamız gerekenleri sıralıyor: tiz ses çıkarmak, üzerlerine koşmak ve bu arada bağırmak, hortumlarına kol sokmak (niye ki??). Açıklamalar devam ediyor: filler, doğada 6-12 filden oluşan anaerkil sürüler halinde yaşıyorlar, dişiler arasında akrabalık ilişkileri güçlü. Erkek çocuklar 20-22 yaşına kadar sürüyle beraber hareket ediyorlar bu yaşa geldiklerinde sürüden ayrılıp diğer bekar erkeklerin oluşturduğu sürülere katılıyorlar. Dişiler ise sürü fazla büyümediği sürece sürüden ayrılmıyorlar. Fillerin de sağlak ve solak olanları var: dişlerini bizim elimiz gibi kullanıyorlar. Vücutlarındaki damarlar kulaklarından geçiyor ve aynen radyatör görevi görüyor. Bir filin hortumundaki kas sayısı insan vücudundaki toplam kasların 60 katı kadar.  Fillere atlıyoruz (daha doğrusu merdiven dayayıp tırmanıyoruz) ve düşüyoruz yola. File binme tecrübemi anlatmayayım, siz deneyin: salonun ortasına bir sandalye koyun, sonra her beş saniyede bir yerle neredeyse paralel hale gelecek kadar -sırayla- sağa sonra sola yatın. Sağdan sola yatarken tam ortaya geldiğinizde sıçramayı ihmal etmeyin, tam sıçrama esnasında mesela karşınızda açık olan televizyonun fotoğrafını çekin ama sakın hareketinizi durdurmayın  ve makineyi titretmeyin. Oldu işte. Ormanın içinden geçip ırmağın kenarına geliyoruz, filler hiç beklemeden doğru suya&#8230; da üzerinizde insan var be filcim huoop. Buradan geri dönmemiz yaklaşık bir saatimizi alıyor. Köpüklü ayrandan daha çok sallandıktan ve bir daha file binersem iki olsun dedikten sonra , fotoğraf makinesini görevlilerden birine veriyoruz ve filin üzerinde gayet muzaffer bir fotomuzu çekiyor. Böylece kutsal turist görevlerimizi bitiriyoruz. Ama durun  bir görev daha var: fil binmeden sonra sonra hiç vakit kaybetmeden yakındaki helikopter pistine geçiyoruz. Fiyat listesine daha önceden bakmadığım iyi olmuş: 15 dakikalık bir tur İstanbul-Ankara uçak bileti kadar. Ama fillerin sallamasından biraz da aptallaşmış durumdayken fiyat kötü durmuyor &#8211; du. Helikopterle Victoria şelalesi üzerinde birkaç tur atıyoruz, gerçekten çok ihtişamlı gözüküyor. Şelalenin büyüklüğünü daha iyi görüyoruz, hem yerden görülmeyen bir sürü adacık ta ortaya çıkıyor. Şelalenin kuzeyinde Zimbabwe-Zambiya sınırında bir köprünün üzerindeki kalabalık dikkatimi çekiyor: Bunjee Jumping yapıyorlar. Zambezi üzerinde biraz daha turlayıp iniyoruz. Sabah sabah bu kadar hareketin üzerine otele dönüp tembellik etmek şart artık deyip, otelde bahçedeki koltuğa bir yayılıyorum. Kucağımda kitap, hafif rüzgar, ağacın üstünde maymunlar ve elinde sapanıyla nöbet bekleyen üniformalı görevli&#8230; Aaa akşam olmuş&#8230; Gün batımını seyrederken son naneli şekerimi de ağzıma atıyorum.  İçime bir ferahlık yayılıyor. Yahu, bu şeker cidden ferahlatıyor mu ne?</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a>
		</li>
		<li class="shr-digg">
			<a href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/&amp;title=Victoria+Falls%27ta+72+saat" rel="nofollow" class="external" title="Digg this!">Digg this!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/&amp;t=Victoria+Falls%27ta+72+saat" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Victoria+Falls%27ta+72+saat&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Ba%C5%9Far%20KURTBAYRAM%20-%20G%C3%BCnl%C3%BCk%20ko%C5%9Fturmacadan%20bay%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20bir%20anda%20yol%20kenar%C4%B1ndaki%20bir%20reklam%20%20dikkatimi%20%C3%A7ekti%2C%20%20kocaman%20bir%20%C5%9Felale%20foto%C4%9Fraf%C4%B1%20ve%20birka%C3%A7%20adam%C4%B1n%20keyifli%20y%C3%BCzleri%20ile%20naneli%20bir%20%C5%9Fekerinin%20reklam%C4%B1%20yap%C4%B1l%C4%B1yordu.%0D%0A%0D%0AImageG%C3%B6z%C3%BCm%20%C3%BCr%C3%BCne%20de%C4%9Fil%20ama%20%C5%9Felaleye%20tak%C4%B1ld%C4%B1%2C%20geni%C5%9F%2C%20b%C3" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/&amp;title=Victoria+Falls%27ta+72+saat&amp;srcUrl=http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/&amp;srcTitle=Victoria+Falls%27ta+72+saat&amp;snippet=Ba%C5%9Far%20KURTBAYRAM%20-%20G%C3%BCnl%C3%BCk%20ko%C5%9Fturmacadan%20bay%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20bir%20anda%20yol%20kenar%C4%B1ndaki%20bir%20reklam%20%20dikkatimi%20%C3%A7ekti%2C%20%20kocaman%20bir%20%C5%9Felale%20foto%C4%9Fraf%C4%B1%20ve%20birka%C3%A7%20adam%C4%B1n%20keyifli%20y%C3%BCzleri%20ile%20naneli%20bir%20%C5%9Fekerinin%20reklam%C4%B1%20yap%C4%B1l%C4%B1yordu.%0D%0A%0D%0AImageG%C3%B6z%C3%BCm%20%C3%BCr%C3%BCne%20de%C4%9Fil%20ama%20%C5%9Felaleye%20tak%C4%B1ld%C4%B1%2C%20geni%C5%9F%2C%20b%C3" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Reader">Add this to Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/&amp;title=Victoria+Falls%27ta+72+saat&amp;summary=Ba%C5%9Far%20KURTBAYRAM%20-%20G%C3%BCnl%C3%BCk%20ko%C5%9Fturmacadan%20bay%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20bir%20anda%20yol%20kenar%C4%B1ndaki%20bir%20reklam%20%20dikkatimi%20%C3%A7ekti%2C%20%20kocaman%20bir%20%C5%9Felale%20foto%C4%9Fraf%C4%B1%20ve%20birka%C3%A7%20adam%C4%B1n%20keyifli%20y%C3%BCzleri%20ile%20naneli%20bir%20%C5%9Fekerinin%20reklam%C4%B1%20yap%C4%B1l%C4%B1yordu.%0D%0A%0D%0AImageG%C3%B6z%C3%BCm%20%C3%BCr%C3%BCne%20de%C4%9Fil%20ama%20%C5%9Felaleye%20tak%C4%B1ld%C4%B1%2C%20geni%C5%9F%2C%20b%C3&amp;source=uzaklar.com" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="mailto:?subject=%22Victoria%20Falls%27ta%2072%20saat%22&amp;body=Link: http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/ (sent via shareaholic)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Ba%C5%9Far%20KURTBAYRAM%20-%20G%C3%BCnl%C3%BCk%20ko%C5%9Fturmacadan%20bay%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20bir%20anda%20yol%20kenar%C4%B1ndaki%20bir%20reklam%20%20dikkatimi%20%C3%A7ekti%2C%20%20kocaman%20bir%20%C5%9Felale%20foto%C4%9Fraf%C4%B1%20ve%20birka%C3%A7%20adam%C4%B1n%20keyifli%20y%C3%BCzleri%20ile%20naneli%20bir%20%C5%9Fekerinin%20reklam%C4%B1%20yap%C4%B1l%C4%B1yordu.%0D%0A%0D%0AImageG%C3%B6z%C3%BCm%20%C3%BCr%C3%BCne%20de%C4%9Fil%20ama%20%C5%9Felaleye%20tak%C4%B1ld%C4%B1%2C%20geni%C5%9F%2C%20b%C3" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Victoria+Falls%27ta+72+saat+-+http://b2l.me/prdh&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>



<p>İlgili Konular:<ol><li><a href='http://www.uzaklar.com/afrikada-bir-selale-victoria/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Afrika&#8217;da Bir Şelale: Victoria'>Afrika&#8217;da Bir Şelale: Victoria</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaklar.com/victoria-fallsta-72-saat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
