Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YAZARLAR arrow Çelik SÜZEN arrow Semerkant'a doğru
Semerkant'a doğru PDF Yazdır E-posta
Çelik SÜZEN   

Kentau-Türkistan

Hoca Ahmed Yesevi projesi oldukça hızlı ilerliyordu. Boş zamanlarımda Türkistan ve Kentau şehirlerini dolaşarak zaman geçiriyordum. Türkistan şehri Sovyetler Birliği zamanında endüstri açısından önemli bir şehirmiş. Bağımsızlıktan sonra fabrikalar bir bir kapanmışlar. Endüstri ile ilgili yerleşkenin olduğu bölge tamamen hayalet kasaba görünümündeydi. Yıkılmış duvarlar. Kırılmış camlar. Çalınmış demiryolu rayları. Çöküntünün izleri açıkça görülüyordu. Tabi bunun sonucu olarak şehir halkı ciddi bir geçim sıkıntısına düşmüştü. Şehirde tam olarak kimin ne yaptığı belli değildi. Bunun yanında Özbekistan'dan gelen elektrik de sık sık kesiliyordu. Özellikle geceleri. Şehir gece inanılmaz tehlikeli oluyordu. Dışarı çıkmak cesaret istiyordu. Kentau ise Türkistan'ın tam tersine oldukça iyi durumdaydı. Herkesin keyfi yerinde gözüküyordu ama bu insanların ne ile hayatlarını kazandıkları belli değildi. Sadece eski bir maden vardı ve işletmesini bir İsviçreli şirket almaya çalışıyordu. Bir süre sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin desteklediği Hoca Ahmed Yesevi Üniversitesi'nin Türk öğrencilerinin her iki şehirin de ekonomisini desteklediğini anladım.

Hayyam: Bütün Dörtlükler

Kitabı hala okuyamamıştım. Sabahın yedisinden akşamın onbirine kadar çalışma temposu canımı okuyordu. Çoğu zaman eve gitmek yerine, Türkistan'da kalan bir arkadaşımın yanında kalıyordum. Günler birbirlerini kovalıyorlardı ve sonunda herşey yavaşladı. İşler rayına oturmuştu. Ofis çalışanları olarak birbirimize daha fazla zaman ayırıyorduk. Proje müdürümüz inanılmaz bilgili bir insandı. Aramızda iyi bir iletişim vardı. Hemen hemen her konuda anlaşabiliyorduk. Bu süre zarfında en çok konuştuğumuz konu eski düşünürler üzerine olmuştu. Böyle bir sohbet sırasında, evdeki kitaptan bahsettim. O da bana baktı ve sadece gülümsedi. Ertesi gün işe geldiğimde bilgisayarımın üzerinde bir kitap vardı. Hayyam, Bütün Dörtlükler.

O an bütün hepsini okumak istedim. Zaman kaybetmek istemiyordum. Aklımdan geçenleri okuyan başka birisinin olduğunu fark edememiştim. Proje Müdürümüz.

"Taşkent'te bir projemiz olacak. Gidip inşaat alanını görmek gerekiyor. Eşyalarını topla ve bugün yola çık, bir bak bakalım nasıl bir yermiş?" dedi. Arkasından, "Fazla acele etme 1 hafta zamanın olacak orada" diyerek odamdan dışarı çıktı.


 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.