YOLDAN NOTLAR
Sovyet usulü yılbaşı aşkları | Sovyet usulü yılbaşı aşkları |
|
|
|
| Suat TAŞPINAR | |
|
25 yıl önce tam da bugündü. Yaşanırken önemi kavranamayan, ama geçen zamanın efsaneye dönüştürdüğü vakalardan birine tanık olundu. İyi ki de olundu. Çünkü öbür türlü, hayat daha az keyifli olurdu. Film öyle bir yerden koptu ki, kimin nereye gideceğini kimse hatırlayamadı. Sonunda, bir köşede sızmış Jenya'nın 'yolcu' olduğuna karar verildi. Güç bela havaalanına götürülüp, Petersburg'a yollandı. 1975 yılıydı. Sovyet devriydi. Her şey tek tipti. Şehirlerde aynı çirkin apartmanlar, aynı adlı caddeler, evlerde aynı mobilyalar... Jenya havaalanından sarhoş çıkıp yüzüne soğuğu yediğinde biraz ayılır gibi oldu, ama Moskova'da olduğundan kuşku duymadan kendini güç bela bir taksiye attı. Adresini söyledi. Bildik bir apartmanın önünde indi, tanıdık merdivenden çıkıp asansöre bindi. Kapı aynı kapıydı, anahtara hiç direnmeden açıldı. Kendini içeri atan Jenya, öylece yığıldı, kendi yatağı sandığı kanapede sızdı. Ne dersiniz, başarılı toplumların sırrı miras kalan geleneklere sarılmak kadar, miras bırakacak 'gelenekler yaratmak' değil midir? Herkese umutlu nice yıllar... Kaynak: Radikal Gazetesi SUAT TAŞPINAR'IN KİTABI ÇIKTI |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.