Katedraller, sinagoglar ve camiler aynı küçük mekânda yıllarca bir arada var olmuş. Romalılar, Vizigotlar, Emeviler, Fransızlar, İspanyollar, işgaller, iç savaşlar Toledo'nun büyüsünü bozamamış. UNESCO, bu büyünün bozulmaması ve yüzlerce yıl daha sürmesi için kenti koruma altına almış. Koruma altına alınan dünya kentleri listesinin “gözbebeği” durumunda Toledo…
Görkemli taş köprü, bizi Tajo ırmağının öte yakasına başka bir tarihe taşıyor. İspanya'nın başkenti Madrid'in 71 kilometre güneydoğusunda, tarih yüzlerce yıl öncesinden yeniden başlıyor.
Tuğla ve ahşap ağırlıklı yapılar, daracık sokaklar ve karşıdan gelen son model bir otomobil. Zamanı şaşırtan bir kent Toledo. Bir yanda damarlı kubbecikleri, küçük ama görkemli görünüşüyle İslam döneminin en önemli yapıtı Bab-Ül Merdum Camisi. 980 yılında inşa edilen cami, tüm özellikleri korunarak kiliseye dönüştürülmüş ve Cristo de la Luiz adını almış.
 Biraz ilerideki Santa Maria la Blanca sinagogu 13. yüzyıl “hatırası”. Toledo'nun en zarif yapıları arasında gösteriliyor.
Toledo, günümüzde bile karar mercii olabilen konsil toplantılarına yüzyıllar boyu ev sahipliği yapıyor. Yüksek gelirli başpiskoposlar, her dönemde sanat etkinliklerini destekleyip katedrallerin yapımı onarımı ve diğer tarihsel yapıların korunması için maddi destek veriyorlar.
15-16. yüzyıllar arası yapılan Toledo katedrali ve hemen yanında yer alan 1380-1440 arasında inşa edilen büyük kule, Ortaçağ kentinin en özgün yapıtlarını oluşturuyor. 
Puerta Del Sol gibi askersel yapılarıyla da ün kazanan kentte, Araplardan buyana sürdürülen deri işçiliği, kılıç ve benzeri kesici silahlar yapımı ve altın kakmacılığı önemini hâlâ koruyor. Daracık yollarda kendinizi çok eskilere saldığınızda, büyüyü son model arabalar bozuyor. Kent eski, ama yöre insanı epeyce varsıl.
Onca korunmasına ve özene karşın Toledo'nun da bazı sanat yapıtları bir gün ortalıktan kayboluvermiş. 1577'de Toledo'ya yerleşen El Greco'nun bazı tabloları ABD'ye kaçırılmış. Ama ünlü ressamın en önemli yapıtları arasında yer alan "Orgaz Kontunun Cenaze Töreni", "Aziz Yusuf ile Çocuk İsa" ve "Göğe yükseliş" kentin katedral ve müzelerinde bizi selamlıyor.
Bir zamanlar Vizigot krallarının, Endülüs Emevilerinin ve İspanya monarşisinin hüküm sürdüğü, Ortaçağ mimarisini günümüze taşıyan kentin, bundan sonraki geleceği daha da parlak görünüyor. Bir kere Tajo ırmağına baraj yapılması diye bir korku yok. En önemlisi; UNESCO'nun kanatları altında olması. Tabii en başta da kentlerine yüz yıllardır sahip çıkan yöre insanlarının azmi.
İspanya’da Madrid’in, Barselona’nın büyüsüne kapılmanız çok doğal. Ancak ortaçağı günümüze taşıyan ve korumacılığın ipuçlarını veren Toledo’ya hiç olmazsa yarım gününüzü ayırmalısınız.
Yazı ve Fotoğraflar: ÜMİT OTAN
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|