Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YOLDAN NOTLAR arrow Tibet notları
Tibet notları PDF Yazdır E-posta
Mel   
ImageDünya kültür, din, gelenek farkliliklarini tatma sevdalilari ve dagci gezginlerinin, hep gitmek istedikleri bir ulke vardir ki bu ulke cografik olarak dunyanin iklim ve bitki cesitliliginden en magrum olanlarindan biri,  kislari kurak ve sert ruzgarlariyla, yazlari  fazla dusmeyen yagmurlariyla bu ulke insanlari,Dunyanin en yuksek  dag ve  platolarinda kendilerine yurt edinmis ozgun mu ozgun,  etnik cesitliligle  tibetliler ve ulkeleri tibet akla gelir.

Yuzyillar boyunca dis dunyaya kendini kapatmayi becermis bu gizemli, ancak bir o kadarda basit zor hayat sartlari ve  ekolojik yasamlariyla, bu yanik guleryuzlu. cekik gozlu.  orgulu sacli halk yasdiklari ortamda   gipta edilecek   adaptasyonlariyla,   benim icin hep merak konusu olmustur.

Bu ulkeye gitme nedenlerimden biri  yuzlerce yuksek dagin  ve gollerin esigindeki izole sayilabilinecek yasamlari , digeride budist inanislariyla ozgun etnik cesitliliginden bir parcasini  gorebilmek tadabilmek biraz olsun anlayabilmekti.
 
ImageKislari hep parlayan gunesi ve soguk sert ruzgarlariyla, ocak ayinda, bu topraklarda cok kisa olan, bu ilk gezimde, karayolu ile  Katmandu ile Lhasa arasindaki hac yolunda gectigimiz yuksek platolar 7 binlere varan daglar  buz tutmus goller ve 5500m gecitlerden gecerken bircok manastir ve koylerde durakladik degisen kasaba ve kentlesmeyide gorduk,   yol guzergahimiz 3 jeep ile katmandudan baslayip Nyalam lhatse shigatse gyantse ve lhasa ya varisti.Bu bir turistik rotaydi ancak kis doneminde pek az turist buralari ziyarete gitmekte boyle olmasi  benim icin buyuk bir sansti cunku turist yerine kislari yuksek platolardan, koylerden sehirlere inen   alis veris ve  manastirlarda ibadet yapmaya gelmis renkli tibet halkinin cesitliligi ile doluydu tum sokaklar.
 
Gectigimiz koylerdeki evlerin catilarinda calilara , agaclara, yuksek tepelere asilmis renkli dua bayraklari dalgalandikca  dualarin ruzgarla ucusup yasamlarina refah ve sans getirdiklerine inanirlar. Kurak ve corak gozuken bu yuksek daglarin ancak en yukseklerindekilerin 6 ,7 binin uzeri karla kaplidir alcaklardaki kar sert ruzgarla savrulur zaten kis ayinda buralara  pek yagis dusmezmis.
 
1949 yilindan itibaren Cin baskisi ve isgalinden beri ulke insanlari ' Cinlilerin soyledikleri gibi ve bu sozlerin kullanilmasini istedikleri - --kultur devrimi- --yasamislar, bunun  hic kulak arkasi edilemeyecek uzun  aci bir hikayesi var oyleki binlerce insanin cektigi acilar  degisimler , zorlamalar , yuzyillar boyu geleneklerine dinlerine cok  bagli halk, yasamlarinin bu iki oncelikli ogesinden tam anlamiyla vazgecilmeye zorlanmis,  bu degisen sisteme buyuk kayiplar vermis ve acili yillar sonrasi boyun egmek zorunda kalmislar, Gelen sistemin tabiki faydalari su gun gorulebilinir,  yollar, okullar hastaneler ve batinin renkleri hatta mcdonald in  kokusu bile!!! .. ancak goturdukleri cok daha fazla olmus. tek bir ornek lhasa sokaklarinda 1949 martinda 3 gunde 15 bin tibetlinin cesetleri gibi.

Image 1960 larda Cin hukumeti, tibetli  ciftci halkin  yuzyillardir ana besin kaynagi olarak topraklarina ektigi  arpa  yerine bugday ve princ ekilmesi sartini koymus  ancak  tabiat sartlarinda bu hic verim vermemis ve yillarca sefillik ve  acliktan olenler olmustur, binlerce can kaybindan sonra bu politikadan vazgecilmis ve tekrar arpa yetistirilmesine izin verilmistir. Buna ragmen bugun orada gorebildigim kadar,gecmise  ve yasananlara ait ne kin ne de nefret vardi, bu budizmin verdigi bir bilgelik olsa gerek diye dusunuyorum,  Bugun tibet halki uzun yillar sonrasi harabeye donmus manastirlarinin  ve 80 li yillarda kalkan  ibadet yasagindan sonra,  90 li yillarin basinda tadil edilip, acilan manastirlarinda  inanis ve ibadetlerini, yineden sukunet ile devam etmenin mutlulugunda ve huzurundalar
 
Her tibetli gununun  bir zamanini mutlaka ibadete ayirir,bu gunluk yasamin bir parcasidir. ister dagda, ister sehirde olsun buna zaman ve ozen gosterirler.Bircogu aydinlamaya yani  nirvanaya ulasmanin  yolu olduguna inanirlar, inanislarina gore uc ana yolu vardir : Hinayana yani, kisinin aydinlanmaya giden yolun, arzularin otesine gecmeyle olusuna inanmadir. Mahayana: bu daha yuksek bir nirvanadir cunku sadece kisi degildir  tolera  ve comertlik vermesi gereken,  tum yasayan canlilardir,,Tantrayana:  bir ust yoldur bu,  ana inanis, herkese karsi bagislayici olmak ve  enerjinin dogaya yoneltilmesini amac gutmektedir.
 
Manastirlarin hemen hemen hepsi yamac ve tepelere kurulmus, Uzaktan baktiginizda beyaz ve kiremit kirmizisi binalariyla temiz pak birer koy gibi duruyor,   dar tas sokaklar  turuncu giyimli rahip ve rahibelerin calistigi mekanlar, kaldigi evler, egitimlerini aldiklari mekanlar, buyuk mutfaklar,   ibadet yerleri, tapinaklar, rengarenk tanri figurleri ile donanmis tutsu   ve yak yagi mumlariyla,  tavanlarindan sarkan   islemeli ipekleriyle, dantel gibi boyanmis renkli tavanlariyla, isli puslu serin ic mekanlar ziyaretcilerle dolup tasiyor...,, herkes bir sessizlik halinde saat yonunde ana dualari olan, om mani  pad me hum  sozlerini mirldanarak koca manastirlarda hafif bir ugultuyla, sanki o rengarenk tanri figurleriyle karsilikli konusuyormuscasina girer cikar bu manastirlara..
 
Kirsal bolge insanlari coluk cocuk yetiskin bir araya gelerek cay, bira icerek saatlerce gunluk yasamlarini konusmayi, toplu picnikler yapmayi cok seviyorlar.

Bildigimiz caylardan degildir ictikleri oradaki zor sartlarda en iyi yetisen ve ana besin kaynaklari olan kavrulmus arpa unu sicak su tuz ve yak tereyagindan yapilma cayi gunde ortalama kisi basi 30- 40 bardak tuketmekte, bu hava sartlarinda alinan sicak sivi ve ana gida olmakla beraber bir araya gelme merasimidir de.  Termoslara konmus,  her yerde,,, meydanlarda, sokaklarda,  dukkan onlerinde kis gunesi altinda yere cokmus  obek  obek cay icen  tibetliyi gormek sasirtici degil. Daglardaki gocebe halkin  ana yemegi guttukleri hayvanlar  ve sampadir. Sampa  kavrulmus arpa unu tereyag ve sicak sudan yapilan bulamac gibi bir yiyecektir, icine seker de koyarsaniz oldukca guzel.
 
ImageKirsal kesimlerde yasayan kucuk ciftcilerin ve yoruklerin bir diger yasam kaynagi ve besini bu soguk ve az sayili bitki ortusu olan daglara dayanikli olan Yak hayvani,, bu hayvanin eti sutu yagi derisi yunu degildir sadece kullanilan cok saglam olan kemikleriyle de alet, taki yaparlar kendilerine, Taki takmayi  kadin erkek tum halki sever.hatta geleneksel motifleri ve dini sembol islemeli veya oymali bir cok taki hazirlar ve bunlari kis doneminde sehirlere indirip yerli yabanci turistlere satarlar.Yak hayvaninin  yununden derisinden kiyafet ayakkabi cadir dokuma , diskisindanda yakit ureten  bu gocebe halk tam anlamiyla ekolijik yasamlarindan hic mi hic yakinir gorunmuyorlar. Orman ve agactan yoksun bir memlekettir sadece bir bolge ormanlik, bu yuzden tum kirsal kesim isinmalarini yak tezegiyle saglarlar
Bir Tibet linin  hangi etnik gruptan oldugunu hatta ne is veya nasil bir yasama sahip olduklarini giydikleri  kiyafet, taki ve sac orgu bicimiyle anlarsiniz, Her yorenin geleneksel kiyafet cesitliligi inanilmaz guzel, Ancak batinin ve cinin getirdigi degisimler sehirlerdeki tibetli halki fazlasiyla degistirmis ozgunluklerinden koparmis onlari, lhasa gibi sehirlerde turistlere cile cektiren dilenciler ve her seyi 4 misline satmaya calisan saticilar bunun en acik ornegi.
 
Baskent Lhasa da Tibetliden cok Cinli nufusu gorduk, Devrimden sonra Cin halkina vergi ve is kolaylikari sunularak Cinden buraya goc hizlandirilmis, Su gun devlet ve ust duzey calisanlarin buyuk cogunlugu Cinli halktan Tibetli ise alt duzey islerinde, Cince ogrenmek sart  Tibet dilinide konusmak serbest, Ancak gecmisten veya cin siyasetinden konusmak, yayin yapmak ve Dali Lama hakkinda soz ve resim  hala yasak. Manastir rehberimiz bize girmeden once manastir  cevresinde politik ve gecmis ile ilgili sualler sormamamizi rica etmisti, Ki bu sahis daha iyi bir egitim almak amaciyla  kacak yollardan daglari asarak hindistandaki Tibet multeci okullarinda okumak icin yillarca ailesinden uzak kalmis ve tekrar Tibete donup rehber olmus, ulke halki pek kolay kolay yurt disina cikamiyor pek az sayida kisi bunu yapma sansina sahip. hala su gun bile Dali lama nin memleket edindigi Hindistan Dramsala ya yuksek daglardan az erzak ve yoksun kiyafetlerle soguk hava sartlarinda haftalarca suren  kacis yolunda eziyetlerle asilan bu yolda hala kacis mucadelesi yapanlar var.
 
Tibete gidisimin devami olacak ulkenin ozellikle kirsal ve etnic ozgunlugun degismedigi yoruk hayatini daha derinden gormek icin tekrar gidecegimi aklima koydu.

Mel 

 

 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.