Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow KENTLER arrow ABD ve Kanada seyahati düşünenlere faydalı bilgiler
ABD ve Kanada seyahati düşünenlere faydalı bilgiler PDF Yazdır E-posta
Serhatd   


Bu arada ABD otelleriyle ilgili kısa not : Buradaki otellerde yıldıza göre oda genişliği ve kalitesi ülkemizden 1 yıldız yüksektir, yani buradaki 3 yıldızlı otel ülkemizdeki 4 yıldız oda konforuna denk düşer. Bunun yanında kahvaltı oda fiyatına dahil değildir (normalde) ancak sabahları kontinental dedikleri (bizim ise : Ne lan bu mu yani kahvaltı ??? diyeceğimiz kıratta) bir kahvaltı verebiliyorlar. Zaten eğer biraz düzgün bir kahvaltısı varsa otelin tanıtımında mutlaka ballandıra ballandıra anlatırlar , yok işte homemade şu, yok taze bu falan filan gibi, ordan anlarsınız.

Otel işini böyle araya koyduktan sonra, Florida için olmazsa olmaz bir tavsiye : Mutlaka üstü açık araba ya da Harley motor kiralayın !! Ama gündüz şapkasız ve güneş koruma kremsiz asla çıkmayın !! Fakaaaaat gece açın arabanın üzerini bırakın kendinizi müzik eşliğinde sıcak tropikal esintinin kollarına . Kısa bilgi ABD'de oto kiralamak çok ucuzdur, zaten benzin de ucuz hiç çekinmeyin zaten İstanbul'da araba kullanan burada Nascar yarışlarında rahat dereceye girer. Araba kiralarken asla havaalanından falan kiralamayın (heryer için geçerli!!) internetten özel indirimleri kovalayıp rezervasyon yapın. Bazen istediğiniz model arabayı rezerve ettiğiniz halde gittiğinizde bulamıyorlar ya da uzun süre bekletebiliyorlar, böyle bir durumda hemen ofisin yöneticisiyle konuşup cazgırlık yapın-bu ne rezalet, tatilimi mahvettiniz, şikayet edecem falan filan deyin- bu şekilde hemen bir veya iki üst model arabayı aynı fiyattan altınıza verirler :))) .

Yemek hem bir sorun hem de yapabilene zevk alınabilecek bir konu aslında benim gibiler için mazoşist bir durum sözkonusu. Çünkü eğer yemek yiyeceğiniz yeri doğru belirleme sürecindeki eziyeti aşabilirseniz bundan sonra çok keyifli yemeklerin keyfini çıkarabilirsiniz ki bunun için Miami Beach onun Güney'i ve Kuzey'indeki tüm "beach"ler boyunca sayısız restoran ve bar vardır. Bunların arasında benim için özel yeri olan mekanlar "Clevelander" adındaki Tom Cruise'un Coctail filminin çekimlerinde kullanılan bar ile Miami Beach'in orta kısımlarına yakın düşen ve hemen arka paralel cadde üzerindeki küçük Türk dönercisidir. Bu dönercinin adını hatırlayamıyorum ama dönerden yaprak sarmasına ve hatta Efes Pilsen biraya kadar herşey var. Miami'de Efes içmek gerçekten güzel bir duygu bu arada.

Miami'de gece hayatı da oldukça canlı, sahildeki barların hepsi cıvıl cıvıl adeta Bodrum'un camiden Batı'ya doğru ve de barlar sokağının sahille bitip Halikarnas diskoya kadar olan bölümünü andırıyor. En bariz fark ise önündeki caddenin geniş ve trafiğe açık olması, ancak bu cadde de özellikle geceleri adeta bir modifiye araba, Harley ve diğer "custom" motorların ağır ağır ve fakat müzik ve motor gürültüsü saçarak geçitlerine  sahne oluyor ki benim gibi meraklılar zaten bunları seyrediyor genelde. Caddenin kenarında dizilen restoran ve barlarda canlı müzik hakim ve caddede durup izlemek bedava .

Bunun ötesinde gecenin ilerleyen saatlerinde Miami'nin şehir bölümünde çok sayıda "club" tıklım tıklım dolar ve bu tarz eğlenceden hoşlananlar için idealdir.

Gün içi faaliyetler için çeşitli kanal turları (Miami'nin hava fotograflarına bakarsanız şehrin upuzun bir lagün berisinde dantel gibi kanallar üzerinde ve onların gerisinde inşa edildiğini görürsünüz) ya da sportif balıkçılık turları alabilirsiniz ve kılıç balığı yakalama keyfi yaşayabilirsiniz. Bir de tabii Miami çıkışlı n sayıda Karaip adaları "cruise"ları yani lüks gemi turları vardır ki bu turlara katılmayı düşünenler de aynen otel seçiminde olduğu gibi bunlara ait yorumları iyice okuyup karar vermeliler zira bu konuda sadece fiyata bağlı tercih yapıp çok ağzı yananlar mevcut; burada otele göre bir diğer sorun da eğer memnun kalmazsanız değiştirememeniz-eğer çok iyi yüzme bilmiyorsanız tabii.

Şimdi Miami'den Kuzey'e doğru gidelim ve sahilden sırasıyla Fort Lauderdale, Palm Beach, West Palm Beach, Kennedy Space Center'ı gördükten sonra vakit varsa Daytona Beach'e kadar çıkalım ve buralarda kafamıza göre ya günübirlik vakit geçirelim ya da birer günlük 2 ya da 3 konaklama noktası belirleyip tadını çıkaralım. Daytona Beach'ten sonraki durak Orlando olmalı, buraya en az 2-3 gün ayırıp Disney World ve diğer eğlendirici mekanları doyasıya gezecek kadar kendimize imkan tanıyalım.

Miami'deki üssümüze geri döndükten sonra planlanan gezinin uzunluğuna göre görülecek yerler Florida yarımadasının Meksika körfezine bakan kıyı şehirleri ve ulusal parklar olabilir. Ancak benim önceliğim herzaman Florida Keys ve de özellikle Key West olur. Hatta bu öncelik Florida'nın Kuzey'i ve Orlando'dan da ötedir. Üstü açık arabaya veya motora atlayıp Key West'e doğru yola koyulurken öncelikle Coconut Grove'a uğrayın ve zenginlerin tercihi bu çok şirin ve renkli kasabaya hiç olmazsa bir öğle yemeği zamanı ayırın. Buradan Güney-Güneybatı'ya doğru giderken meraklıları için çok güzel bir army shop var (askeri malzemeler ve aksesuarlar satan mağaza) burada zırhlı askeri araç bile satılıyor ama yine meraklıları için her türlü askeri aksesuar ve kıyafet, gerçek pilot kaskları, köpekbalığı kaçırıcı malzeme ve ordu için yazılmış hayatta kalma kitapları ve kılavuzları gibi çok ilginç  malzemeler bulmak mümkün.

Key West, Florida Keys denilen ve Florida yarımadasının Güney ucundan tatlı bir kavisle Güneybatı yönünde bir inci dizisi gibi kıvrılan mercan adacıkları silsilesinin en ucundaki ve Ernest Hemingway'in uzun yıllar yaşadığı adanın ismi. Buraya giderken geçilen bir sürü adadan özellikle Islamorada adası dalış tutkunları için enfes bir dip zenginliğine sahip, burada dipte dev bir İsa heykeli var ve çok popüler bir dalış noktası...

Adadan adaya deniz üzerine yapılmış köprülerden oluşan yoldan giderken bunların en uzunu olan "Seven Mile Bridge"den geçerken deniz üzerinde uçuyor hissine kapılıyorsunuz.

Key West ise pek kelimelerle anlatılacak biryer değil, yolun bittiği yerleri hep sevmişimdir ancak burası gerek çok renkli yapısı, Ernest Hemingway esintisi ve onun adını taşıyan müdavimi olduğu bar, eşsiz günbatımı ve adeta çok kalabalık bir akvaryum görünümündeki yat limanı ile sanki ABD ile alakası olmayan bir cennet köşe ve bence hem ABD'de hem de Florida'da görülmesi olmazsa olmaz bir belde.

Florida ve Key West ile Güney turunun sonuna yaklaşırken şu konu önemli :  Key West'e giderken öncelikle benzin deponuzun dolu olmasını sağlayın ve akşamdan önce de mutlaka dolu olduğundan emin olun zira benzin istasyonları kapanıyor ve 3,5 saatlik dönüş yolu boyunca açık benzinci bulamıyorsunuz. ABD genelinde böyle bir durumla karşılaşır da benzininiz biterse ya da biteceğini anlarsanız mutlaka 911'i arayıp durumu anlatın ve en yakın benzinciye yönlendirilmenizi sağlayın, eğer bu imkansızsa mutlaka yerel polis size yardıma gelir ama bu benzin size biraz pahalıya patlar aklınızda olsun !!!

ABD'nin güneyinde gidilmesi gereken bir diğer kent egzotik New Orleans ve Mississippi deltasıdır. kendine özgü kültürü, geçmişi ve mutfağıyla gerçekten çok özel bu bölgeye özellikle de Mardy Gras festivali zamanı gitmenizi öneririm (bu festivali ayrıca anlatmayayım bi zahmet google'dan bakıverin). Yalnız New Orleans ve civarına gitmek için bir şekilde uçakla  gidiş planı yapın ve de geniş Amerika turu planlarınıza dahil edin zira coğrafi olarak o bölgede görülesi birtek orası var, bir de Mississippi nehir gemisi turu var ama o daha da fazla zaman gerektiriyor.



 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.