Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YAZARLAR arrow Çiğdem ÜLKER arrow Memleket !
Memleket ! PDF Yazdır E-posta
Çiğdem ÜLKER   
Kış soğuğunun bütün Türkiye'yi kavurdugu bir günde Ankara'dan selamlar sevgili okurlar. Baskent'ten yürekler dolusu sevgi size.

Biliyorsunuz, Anadolu'nun tam ortasındadır başkent. Ve en yakın denizden saatlerce uzaklıktadır..

Ankara'ya en yakın deniz Karadenizdir, ama, Karadeniz'in ılık rüzgârı Ankara'ya ulaşamaz elbet.

Ama sevgili dostlar, Ocak ayının acımasız soğuğuna rağmen dayanılmaz değildir Ankara'nın Ocak sonları. Yarı yıl tatilidir. Kent boşalır, tenhalaşır, sessizleşir, trafik sakinlesir. Ankara aksamları bir başka güzel olur ve güneş kocaman batar dağların arkasında. Camları kızıla duvarları pembeye boyayarak batar. Ve kış tatillerinde Ankara bir başka havayı solur. Kent sanki başkalasir, farklı bir kimliğe bürünür.

Ögrenciler memleketlerine giderler. Üniversiteler boşalır. Sadece memleketi Ankara olanlar kalır burada. Benim gibi. "Memleket neresi" diye soranları, "Ankara" diye yanıtlayanlar kalır burada. Ankara'yı memleket belleyenler kalır burda. Gurbet ellerde "memleket" denince, Ankara'yışünenler kalir burada.

Benim gibi.

Ve sözün burasında bu "memleket" sözcüğü takılır kafama.

Memleket, bütün dünya dillerinde en çok kullanılan sözcüklerden biri.

Memleket, içimizdeki bin bir duyguya aracılık yapan sözcüklerden belki en önemlilerinden biri.

Memleket, yabancı bir dil öğrenirken ilk öğrendiğimiz sözcüklerden biri.

Hasretiyle içimizin yandığı memleket. Bu ağustos sıcağına aldırmadan, ta Avustralya'dan, Hollanda'dan, Fransa'dan koşup geldiğimiz aziz toprak. Memleket.

Yabancı ellerde, fabrika bantlarında, gece nöbetlerinde, gelecek için uğraşılan günlerde adı bile içimizi titreten sözcük. Memleket.

"Memlekete gidiyorum" diyenlerle selam yolladığımız, türküleriyle ağladığımız, adı geçince gurbet ellerde kulak kesildiğimiz.

Memleket.

Ekonomik krizlerle sarsılsa da, dolar mark başını alıp gitse de, kentlerinin bakımsızlığı çok üzse de, memlekettir o...

Memleket sözcüğünün içine sığdırdığımız duygular, sevgiler, vazgeçilmezlerdir o.

Yabancı ellerde, daha adını anarken, yüzünüzü ağartan mavi Antalya'dır, Ege'nin incisi beyaz İzmirdir.

Şair Nedim'in bir sengine yekpare Acem mülkünü feda ettiği İstanbul'dur, Doğu'da karlı sınır boylarındaki küçük köylere dek, memleketin soluk aldığı Anadoludur.

Şairin deyimiyle, "Dört nala gelip uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanandır o". Yerde yeşil bir halıya benzeyen topraktır o.

Boz bulanık akan bir Sakarya nehridir memleket. O Büyük Zaferin öyküsünde yer alan Sakarya Meydan Savaşıdır.

Porsuk nehri kıyısında hoşgörülü bir Yunus şiiridir ve belki, Yunus'un şiirlerini yakan, kalanını nehre veren bir Molla Kasımlar diyaridir. Ama, Memlekettir.

Bizimdir. Hepimizindir. Ortak kan damarlarımızdır sanki, Fırat ve Menderes. Meriç ve Aras. Berrak sularla Çağlayarak aksalar da bizimdir, bulanık ve cılız olsa da suları bizimdir. Fırat'ın, Menderes'in suları.

Ege'nin kıvrak,kıpırdak, Dogu'nun asi, isyankar nehirleri. Bizimdir.

Konya ovasında, manzaranın yaknesaklığı kadar, yeknesak, uzun ve acılı bir aittir memleket. Ama aynı memleket bir Karadeniz ezgisinde fıkır fıkır, şıkır şıkır neşeler solur.

Çayeli'den ötelerde, Ordu ile Fatsa arasında, kemençeler, sipsiler, neşeli türkülerdir memleket.

Ne kadar uzakta olursak olalım, ne kadar kazanırsak kazanalım, bir parçası olduğumuzu hiç unutmadığımız yerdir memleket.

İster kendi gönlümüzle ayrılmış olalım ondan, ister ekmek parası için, ister görevle, ya da bilinmez ne nedenle.

Belki çok kazanıyorsunuz dışarda, belki ülkemizi temsil ediyorsunuz bir serefli görevle.

Kimbilir belki artik hiç geri dönmeyeceksiniz. Aileniz dostlarniz var orada. Eviniz evleriniz, bahçeleriniz.

Ama memleket... Ahh memleket.

Beyaz tülbentli, nur yüzlü, ışık bakışlı kadınların, annelerin, yengelerin,baldızların samimi, ılık sözleridir, yerel aksanlı Türkçeleridir memleket. Bozulmuş, kalınlaşmış elleriyle sundukları, gözlemedir, bazlamadır, bir bardak çaydır memleket.

Bir tozlu yolun sonunda ulaşılan, işte ne bileyim mesela, Kocadağ'ı aşınca görünüveren taş evlerdir memleket. Köy kahvesinde her daim, türküler çalan. Televizyonda Kemal Sunal filmleri oynayan. Yaz kış kasketlerini arkaya itip kahvede oturan hemşerilerindir memleket.

İki bin iki yüz km karelik Anadolu'da ve Rumeli'de, Akdenizden Karadenize, Iğdır'dan Edirne'ye bizim olandır.

Bir vatana sahip olmanın ne demek olduğunu çok iyi öğrendiğimiz gurbet ellerde, kıymetini çok çok iyi anladığımızdır memleket.

Bir radyonun sesinde dindirmeye çalıştığımız hasretidir. Sevgisidir. Tutkusudur.

Memleketten size selamlar sevgili dostlar.

Memlekette olsun, bizde olsun, Türkiye'nin Sesi'nde olsun kulağınız. Esen kalın.

14 01 2002

Email

 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.