Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow KENTLER arrow Bozcaada seyahati
Bozcaada seyahati PDF Yazdır E-posta
Erol Şahin   

 
31 Ağustos 2007 Cuma: Sabah kahvaltımızı ada merkezindeki Bozcaada'nın sıralanmış restoranlarından olan Kandilli'de aldıktan sonra deniz keyfine bu kez Ada'nın ikinci büyük plajı olan Habbele (Mitoz) Plajında devam ediyoruz. Habbe su kabarcığı demek ve adı su kabarcıklı diye geçmektedir. Habbele'nin kumu yapışkan olup inceciktir. Ayazma'ya göre daha sakindir. Güneş sıcaklığını azaltıp ada merkezinde gezecek bir ortam oluşturduğunda denize keyfine ertesi güne kadar ara veriyoruz. Ada merkezindeki gezimize Bozcaada'ya yaklaşıldığında ilk olarak görülen yapıların başında gelen Bozcaada Kalesi ile başlıyoruz. Çevresinde 250 metre uzunluğunda su hendeği ve önceleri asma köprü olan şimdilerde ise sabit bir taş köprüden geçerek ana kapıdan kale'nin içine giriyoruz. Eski zamanlar asma köprü kapatılarak Kale'ye düşmanların girişi engellenmekte ve çoğu kez Ada ele geçsede Kale'yi geçemeyen düşman kuvvetleri yenilgiye uğramışlar. Bu yüzden Bozcaada ile birlikte kale'nin de tarih boyunca jeopolitik olarak önemi hep olmuştur. Kale'nin tam olarak kimler tarafından inşa edildiği bilinmemekle beraber Finikilere kadar uzayan bir tarihi vardır. Ceneviz, Venedik ve Bizanslılar tarafından onarılmış ve eklemeler yapılmış. Venedikliler adayı terkederken kaleyide tarih etmişlerdir. Fatih Sultan Mehmet zamanında İstanbul'u fethinden sonra daha da bir önemi artan kale bugünkü görünüme kadar ulaşmasını sağlayan büyük bir tadilat ve onarım görmüş. Kale, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1965-1970 yılları arasında ve en son 1996 yılında restore edilerek, koruma altına alınmıştır. 

ImageKale'yi gezdikten sonra birçok gezgin'in uğrak yerlerinden ve gezimiz boyunca da buluşma noktası olan Çınaraltı'nda toplanıp Ada merkezindeki gezimize devam ediyoruz. 1874'de yaşanan yangından sonra, birbirini dik kesen sokaklarıyla planlı bir şekilde (ızgara şekli) yeniden yapılan Rum mahallesinin dar sokaklarına doğru giriyoruz. Bizi ilk olarak Bozcaada'nın tarihi yapılarından biri olan Ege Otel karşılıyor. Rumlar tarafından 1800'lü yıllarda inşa edilen ve 1923 yılına kadar Rum ilkokulu olarak kullanılan bu tarihi yapı Lozan Antlaşmasıyla Bozcaada'nın Türkiye'ye verilmesiyle Türk ilkokulu olarak kullanılmış. 1963 yılında kadar öğrenci yetiştirmiştir. 1986 yılında harabe bir şekilde olduğundan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onarılarak günümüze kadar Otel olarak işletilmektedir. Rum mahallesinin dar sokaklarındaki zakkum ve begonviller ile süslenen şirin rum evlerinden geçerek, adanın tarihi yapılarından biri olan Kimisis Teodoku Rum Ortodoks Kilisesi önüne geliyoruz. Kilise 1869 yılında yaptırılmış ve ibadete açık tek kilise olarak günümüze kadar ayakta kalmayı başarmıştır. Kilisenin ön cephesi yakın tarihlerde yenilenmiş olup iki katlıdır. Dikdörtgen pencereli bir girişten sonra bir avlu ile kilisenin ibadet mekanına girilmektedir. Kesme taş ve tuğladan yapılmış olan kilisenin ibadet mekanı dikdörtgen planlı olup, üzeri kırma çatı ile örtülmüştür. Kilisenin avlusuna 1895 yılında inşa edilen dört katlı çan kulesi, zaman ve hava koşullarına direnememiş ve kulenin iki katı yıkılmıştır. Kalan iki kat 1980`den sonra tehlike yaratmaması için metal kafes içine alındı. 2005 yılında orijinal yüksekliği 23.8 metre olan çan kulesi tamamen yıkıldı. 2006 Eylülü'nde başlatılan restorasyon çalışmalarında ilk olarak zemin güçlendirildi. Kayseri`den gelen taş ustaları el işçiliğiyle dört katlı çan kulesini orijinaline uygun olarak yeniden inşa etti. Kulenin en üst katına, dört cephesine de saat takıldı. Ayrıca kule aydınlatıldı. 2007 Temmuz ayında tamamlanan çalışmaların ardından kilise yeniden çan kulesine kavuştu.



 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.