Uçağımız Albuquerque havaalanına indiğinde saat 14:00 olmuştu. Long Beach’ten direk sefer olmadığından Albuquerque’ye Salt Lake City üzerinden geldik.
Bir California günü daha başlamıştı. Mavi gökyüzü ve enerjisini eksik etmeyen güneş. Bir de garip bir gürültü.

Son İmparator filmini ilk kez 1987'de izlemiştim. Çin İmparatorluğu'nun son varisi Pu Yi'nin kişiliğinde...
| Düşler ve Şiirler Ülkesi İran |
|
|
|
| Sema Öğünlü | |
|
Sayfa: 4 / 4 28 Ekim 2006 Yazd Yazd. Labirent şehir. Açık hava müzesi.Yaşayan tarih. Sanki zaman tünelinden binlerce yıl geriye fırlatılmışız. Mardin’in kardeş şehri. Belki de labirenti andırması ve de çok dinli kültürü açısından. Zerdüştlerin en yoğunluklu olduğu bölge Yeryüzündeki 150 000 Zerdüştün 30 000’I burada yaşıyor. Kent bir yanıyla çöle dayanıyor. Rüzgar kuleleriyle, su kanallarıyla ünlü. İpek yolu üzerinde Marko Polo’nun durağı olmuş ve ondan epey bir övgü almış. Cengiz Han ve Timurlenk’in gazabına uğramış. Ticari bir merkez olabilmiş ama asla politikaya bulaşmamış. Bu labirent şehirde evler yüksek duvarlar içinde yer aldığından dışarıdan bakıldığında ev yaşamına ilişkin hiçbir şey gözükmüyor. Gizemli kapılarından başka. Yazd kapılarında iki farklı tokmak var, erkekler ve kadınlar ayrı tokmak kullanıyor.. İki farklı ses çıkıyor tokmaklardan. Ev sahibi gelen kişinin kadın mı erkek mi olduğunu tokmağın sesinden tanıyor. Eğer gelen kadınsa kadın, erkekse, erkek ev sahibi kapıyı açıyor! Yazd’lılar oldukça pratik insanlar olmalılar. Yazları çok sıcak olan bu kent, rüzgar kuleleriyle ünlü. Rüzgar kuleleri adeta açık havalandırma sistemi gibi çalışıyor. En küçük bir esintiyi havada yakalayıp aşağılara gönderiyor. Dört bölümden oluşan bu kulelerde bacalar sıcak havayı yakalayıp eve girmesini önlüyor, ve rüzgarın dolaşımını sağlıyor Eve giren kuran ise serin su havuzuyla karşılaşıyor ve havayı soğutuyor, daha sonra sıcak hava yükselip başka bir bacadan dışarı atılıyor. Meydandaki caminin minarelerinden bakıldığında ise şehrin gizemini büyük ölçüde bu kulelere borçlu olduğu görülüyor. 28 Ekim Tahran Tahran’a dönüyorum. Şirin’in ailesi yine şen şakrak. Teyze yemek veriyor Azadi Otelde. Tahrandaki ilk günümde onların bile bilmediği, hiç gitmediği Ebret Müzesine gittiğim için bayan Ebret olmuştum, şimdi de Yazd’a gittiğim için Yazdi oluyorum. Şirin’in dayısı Kore’nin İran’la dayanışmasını ve Amerika’yı bunalıma sokmak için nükleer deneme yapmasını anlatıyor. Çok gülüyorlar. İsrail bombalarından sonra Beyrut’ta kırılan camların nasıl bir günde onarıldığından, ve Avrupalıların verecekleri paraya gerek kalmamasından söz edip daha da gülüyorlar. Sema Öğünlü |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.