YOLDAN NOTLAR
Afrika'nın Güneyine Doğru | Afrika'nın Güneyine Doğru |
|
|
|
| Ömer Altunçanak | |
|
Sayfa: 1 / 4 27.07.2007 Cuma: Merhabalar. Ben Ömer Altunçanak. 19:25’te Yeşilköy Hava Limanından Emirates ile Dubai aktarmalı Johannesburg’a yola çıktım.
28.07.2007 Cumartesi: Uçağım yerel saatle (Türkiye’den bir saat geride) 11:45’te Johannesburg havaalanına indi. E-maille yazışıp anlaştığımız üzere Mustafa Efe ( Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ) beni havaalanında karşıladı. Öncelikle konaklama için Guest houslara bakmaya başladık. Gecelik 420 Rand ücreti vardı ilk baktığımızın. En uygun 280 Rand ücreti olan bir yer bulabildik. Karaborsada (Black Market diyorlar)1.000 Amerikan Dolarına 7.200 Rand veriyorlar. Bugünkü kurla bizim paramızla 1 Rand 0,18 YKR. Ediyor. Elektrik prizleri daha önce gördüklerime hiç benzemiyor. Kalın ve aralıkları epeyce mesafeli üç priz deliği var. Mustafa, Telefon ve e-mailleştiğimizde bana “Türk bir rehber ayarladığını, onun yakından tanımadığı yörelerde de yerel rehberler ayarladığını” söylemişti. Ama şimdi bana rehberlik için ayarladığı Güney Afrika’yı iyi bilen bahsettiği Türk arkadaşının son anda acil bir işi çıkıp apar topar Türkiye’ye gittiğini, elinden geldiğince benle kendisinin ilgilenmeye çalışacağını söyledi. Ama kendisi o kadar meşgul bir insan ki benimle ilgilenebilmesi çok zor. Gezi ve rehberlik hususunda karamsarlığa kapıldım. Canım sıkıldı. Beni otele bırakıp biraz işleri olduğunu, bitirip geleceğini söyleyip gitti. {josquote}Otelden fazla uzaklaşamadım. Çünkü Johannesburg’un (kısaca Joburg diyorlar) suç ve suçlu yatağı olduğunu söyleyerek korkuttu beni.{/josquote}
{josquote}Kiralık araba aradık ama çok çok pahalı idi istedikleri fiyat. Hindu market sahibi istenen ücretleri duyunca “benim arabamı alın yarı fiyatına” dedi.{/josquote} 02.08.2007 Perşembe: Sabah Abdullah gelip beni otelden aldı ve Ali’nin ortağı olduğu Jimnastik salonuna götürdü. Ali “Abdullah’ın çalıştığını, bir arkadaşından araba alıp beni kendisinin gezdireceğini, arabanın gelmesi için burada beklememiz gerektiğini ” söyledi. Birkaç saatlik beklemeden sonra saat 11:30da “bir terslik çıktığını, arkadaşının arabasının gelemeyeceğini” söyledi. Kiralık araba aradık ama çok çok pahalı idi istedikleri fiyat. Hindu market sahibi istenen ücretleri duyunca “benim arabamı alın yarı fiyatına” dedi. O bile çok fazla idi ama başka da çere yoktu. Tamam dedim. Bu kez Ali benim şoförlüğüm yok demez mi? Bana dedi sen kullan diye. Oralarda trafik hep soldan seyrediyor ve yollar çok kötü. Cesaret edemedim. Bir şoför bulalım dedim. Ali tamam sen burada bekle deyip gitti. İki saat oldu haber yok. Hintli marketçiye “şuna bir telefon et nerede kaldı” dedim. Telefon edildi ve yarım saat sonra Ali geldi. Ne yaptın Ali bulabildin mi şoför dediğimde bana aynen şöyle söyledi “ben şoför aramaya gitmedim ki, yemek yemek, duş almak ve biraz istirahat için evime gittim” Sinirlerim boşaldı. Sabah otele bu gece için ödeme yapmıştım. Geri alamayacağımı biliyordum. Yarın sabah başkent Masaru’ya gitmeyi kararlaştırdım. Daha sonra oradaki bir köye gidip gezmek için 150 Rand’a bir taxi tutup yola çıktım. Yolları çok bozuk. Taxi o yollardan nasıl gidip geldi halen inanamıyorum. Köyde ne su, ne elektrik var. Ama yakından doğal bir yerli köyü görmüş oldum. Buralarda ne bir restaurant ne de adam gibi yemek yiyecek bir yer var. Bisküvi, meyve ile idare ediyorum. Akşam güvenlidir dedikleri için hem biraz şehri gezmek, hem de bir telefon kartı alıp Türkiye’ye telefon etmek için geziyordum ki birden önümdeki dükkandan elleri silahlı ve havaya ateş açarak kaçan soyguncularla burun buruna geldim. Güvenlisi böyle ise… diyerek otelime döndüm. |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.