Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YAZARLAR arrow Hulusi ŞENEL arrow BROKEN HİLL OLAYININ PERDE ARKASI
BROKEN HİLL OLAYININ PERDE ARKASI PDF Yazdır E-posta
Hulusi ŞENEL   
ImageAvustralya’da yatan iki şehimizi unutmayalım.Onlarında Gelibolu’daki Anzak Anıtları gibi bir ANIT’a ihtiyaçları var.

Avustralyanın haksız yere Çanakkaleye asker göndermesine karşı çıkan Türk kökenli oldukları söylenen  iki Afganlı, bu kasabada ilk Türk-Avustralya savaşını başlattı, 500 kişiyle çarpışıp şehit oldular.

Belki bilmeyenler vardır, Avustralya ve Yeni Zelanda yetkilileri Gelibolu’daki çarpışmalarda ölen askerlerinin mezarlarının bulunduğu toprakların kendi kontrollarına verilmesi için Türk hükümetine baskı yaptılar.

Avustralya ve Yeni Zelanda’nın bu istekleri, şu an bir problem olarak duruyor. Madem  Avustralya ve Yeni Zelanda’nın böyle bir istekleri oldu, o zaman bizde gözlerimizi Avustralya ile Türkiye arasında ilk savaşın başladığı ve iki şehit verdiğimiz Avustralya’nın Broken Hill kasabasına çevirelim.

Çünkü  burada Avustralyalıların haksız yere asker gondermesine karşı çıkan ve sonuçta  500 kişilik bir silahlı grupla çarpışırken  şehit olan iki şehidi hatırlayalım ve onlar için Broken Hill kasabasında dostluk ve barışı simgeleyen bir anıt yaparak görevimizi yerine getirelim. Bu Anıta’da Atatürk’ün Anzac askerleri için söylediği ve Avustralyalıları da duygulandıran tarihi sözlerini bir plaketle asalım ki, herkes Türk milletinin asaletini,hasletini burada görsün ve anlasın.

1 Ocak 1915 tarihinde meydana gelen  ilk Avustralya-Türk savaşının iki  şehidi şimdi bu kasabada yatıyor.Ama nereye gömüldükleri açıklanmıyor.Bu sebeble de gömüldükleri yer dahi bilinmiyor. Sydney’e kara yoluyla 1200 kilometre mesafede olan Broken Hill’e bir süre önce yaptığım gezide ilk işim, Avustralyalıların şehit ettikleri Türk kökenli Afgan vatandaşı  Gool-Gül Muhammed ile Molla Abdullah isimli iki Şehit’le ilgili bilgi toplamak oldu. Elde ettiğim bilgilere göre Gül Muhammed dondurmacılıkla, Molla Abdullah ise kasaplıkla uğraşan kimselermiş.

Belgelere gore bu iki Afganlının Türk kökenli oldukları, o tarihlerde mezarlarının öfkeli halk tarafından tahribata uğramaması için gizli bir yere gömüldükleri anlaşılıyor. Öyle tahmin ve hissediyorum ki, bu ülkede sayıları 150 bini geçen Türkler tarafından  yapılan ilgisizliğe ve ryhlarına okunmayan bir fatiha nedeniyle Gül Muhammed ve Molla Abdullah’ın kemikleri sızlıyordur.
 
BROKEN HİLL OLAYININ PERDE ARKASI

Image
Hulusi Şenel Molla Abdullah ve Gül Muhammedin şehit edildikleri eski adıyla White Rocks yeni adıyla Türk Kayalarını ziyarette.  İşte Atatürkün Anzaclarla ilgili sözlerini içeren plaketi buraya koyalım diyor.


‘ Onları ölüme-şehitliğe kadar götürecek sebeb, yüreklilik neydi acaba ?’ diye sorarsanız, bu kahramanlarımızın Osmanlıya karşı olan bağlılıkları, sadakatları.. Avustralyalıların binlerce kilometre uzaklıktaki Türk topraklarına-Osmanlıya karşı savaşmak için ( İngilizlerin emri ile ) asker göndermeleri kendilerini öfkelendirir.

İngilizlerin bu haksız savaş, işgal planına ortak olarak katılan Avustralyalıları yanlış kararlarından vaz geçirmek isteyen Gül Muhammed ve Molla Abdullah, konuda kasabanın duvarlarına gizlice protesto yazıları asarlar ve bu savaşa katılmamalarını isterler. Ama kimsenin tınladığı yok. En sonunda bu iki kahraman,  Çanakkale’ye Türklere karşı  savaşmaya gidecek gönüllü askerlere,  katıldıkları yeni yılı kutlama pikniğinden trenle kasabaya dönerlerken silahla saldırırlar.

İşte  bu saldırı, Avustralya ile Türkiye arasındaki ilk savaş olarak tarihe geçer ve iki ülke arasındaki ilk savaş Çanakkale-Gelibolu’dan önce burada başlar.Ellerine Türk bayrağını da alarak piknikten dönecek trenin geçeceği yolun bir kenarında pusuya yatan Muhammed ve Abdullah dondurma arabasını da kendilerine siper yaparlar.

Açık vagonlarla piknikten dönmekte olan gönüllü askerler ve yakınları, kendilerine ateş açıp, kurşun yağdıranların  Gül Muhammedi ve Molla Abdullah olduğunu görünce çok şaşırır ve şoka girerler. Muhammed ve Abdullah’ın attıkları kurşunlarla açık vagonlardan oluşan trendekilerden bazıları yaralanır.

Trenin makinisti treni hemen hızlandırarak kasabaya ulaşır ve durumu halka ve ilgililere bildirir. Bunun üzerine 500 kişilik polis, avcı ve halktan oluşan silahllı kalabalık Muhammed ve Abdullah’ın peşine düşerler.

Kalabalık insan seslerini duyan iki savaşçı, kasabanın biraz dışındaki bir kulübeye doğru koşarak saklanmak isterler ama kulübüdeki bir yaşlı bunları silahlı görünce kabul etmez.İki savaşçı buna sinirlenerek ihtiyara bir el ateş ederek hafif bir şekilde yaralı olarak bırakarak kaçıp saklanacakları bir yer ararlar.

Kasaba dışındaki Deveci Afganlıların kamplarına sığınmak için koşmaya başlasalarda, silahlı kasaba halkı ve polislerin kendilerine iyice yaklaştıklarını sezen Muhammed ve Abdullah bu defa eski adı White Rocks-Beyaz Kayalar ama şimdi Türk Kayaları olarak adlandırılan bu kayaların arkasına saklanırlar

İzlerini takip ederek kayalıkların arkasına saklanan  savaşçıları bulan polis ve silahlı halk, kayalıkların etrafından ve sonradan yıkılan yakındaki bir otelin balkonundan iki kahramanımızın üzerlerine kurşun yağdırırlar. Bu çarpışma sırasında bazıları polislerin silahlarından çıkar kurşunlar dahil  olmak üzere dört Avustralyalı ölür ve  yedi Avustralyalı da yaralanır.

Uzun çarpışmalar sonucu 500 kişilik polis ve gönüllü kasaba halkın tarafından öldürülen Molla Abdullah ve  Gül Muhammed’in naaşları belediyenin bir çöp arabasıyla gizli bir yere götürülerek gömülür. Gömülü oldukları yerde  halktanda saklanır. Bu nedenle mezarların bulunduğu yerle  ilgili doğru dürüst bir belgeye, bilgiye rastlayamakmümkün olmuyor. Kasabada konuştuğum yaşlı biri mezarların yerinin hakkında bilginin ancak  Canberra’ da yapılacak bir araştırma sonucu alınabileceğini söyledi.

Bu çarpışma sırasında halk öyle  öfkelenir ki, daha sonra Türkiye’nin dostu olduğu savı ile bu defa kasabadaki Alman kulübüne saldırır ve oteli yakarlar. Buradaki Almanlar da korkudan  kasabadan uzaklaşırlar.



 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.