Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color

 Vahşi batının Kalbine Doğru

New Mexico

Uçağımız Albuquerque havaalanına indiğinde saat 14:00 olmuştu. Long Beach’ten direk sefer olmadığından Albuquerque’ye Salt Lake City üzerinden geldik.

Dört Mevsim California

California

 Bir California günü daha başlamıştı. Mavi gökyüzü ve enerjisini eksik etmeyen güneş. Bir de garip bir gürültü.

Yasak Şehir

Cin

Son İmparator filmini ilk kez 1987'de izlemiştim. Çin İmparatorluğu'nun son varisi Pu Yi'nin kişiliğinde...

Uzaklar.com:ANA SAYFA
BROKEN HİLL OLAYININ PERDE ARKASI PDF Yazdır E-posta
Hulusi ŞENEL   


Canberra eski B.Elçimiz ve Tarihci BİLAL ŞİMŞİR’İN çalışmaları

Image
Kurşunlardan delik deşik olmuş piknik treninin bir vagonu da kasabanın bir başka yerinde teşhir ediliyor


1997 yılında Canberra’da Büyük Elçilik yapan aynı zamanda Tarihçi olan Bilal Şimşir, Broken Hill olayı üzerinde çok durdu ve araştırdı. Bu iki Afganlı Türkün vuruldukları kayanın yapılacak bir düzenleme ile “Türk Şehitlik Anıtı” haline getirilmesini ve bu anıta Atatürk’ün Anzac askerleri için söylediği anlamlı sözlerinin bir plaket halinde konulmasını arzuladı.
B.Elçi Şimşir, ‘ madem Türk Devleti Avustralya ve Yeni Zelandalıların Çanakkale’ (Gelibolu) de ölen askerleri için anıt mezarlar yapmalarına müsaade etti, neden Türkler için şehit olan bu iki insanın anısına bir anıt yapılmasın ki.. ‘ diye düşündü hep..

Şimşir, bu düşüncesini  Türkiye’deki ilgililere  iletip olumlu cevap aldı. Ayrıca Avustralya Dışişleri bakanlığına bir mektup yazarak  müsaade istedi. Dışişleri bakanlığı B.Elçimizin müracaatını Broken Hill kasabası yerel yöneticilerine iletti.Broken Hill kasabası belediyesi ve yöneticiler bu projeye olumlu cevap verdiler ve adının da ‘ Türk-Avustralya Dostluk Anıtı’ olmasını önerdiler.

Bu konudaki yazışmalar devam ederken ne yazık ki, tarihine ve şehitlerine saygısız Avustralya’daki bir kısım fanatik Türk, kraldan çok kralcı geçinip bilgisizce Şimşir’in bu Anıt fikrine karşı çıktı. Hatta bazı Türkler öyle fanatikleşir ki, anavatanlarına haksız yere savaşmaya giden zihniyete karşı canlarını veren bu iki insana Türk değil, “eşkiya” diyecek kadar ileri gittiler !.
Bu durum-tepki, bize onların  tarih bilgisinden ne kadar yoksun olduklarını, kimliklerinden nasıl uzaklaştıklarını da göstermiş oldu. Aslında bu anıt karşıtları Türk tarihini okumuş olsalardı, şehitlere karşı saygı hisleri taşısalardı böyle bir olaya bu kadar hissiz ve duyarsız davranmazlar karşı da da çıkmazlardı. Bu durum dış ülkelerdeki  çocuklarımıza-gençlerimize anadilleri kadar tarihimizi de öğretmenin ne kadar önemli olduğunu bir yerde göstermiş oldu.

BİR ÇOK ÜLKEDE ŞEHİTLERİMİZ YATIYOR

Dünyada Türk Şehitlikleri’nin bulunduğu 35 ülke var demiştik. Yaptığımız araştırmalara göre  şehitlerimizin bulunduğu ülkeler şöyle; Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Avustralya, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Filistin, Güney Kore, Hindistan, Irak, İngiltere, İran, İsrail, İtalya, Japonya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Letonya, Libya, Lübnan, Macaristan, Malta, Mısır, Myanmar, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Suriye, Suudi Arabistan, Ukrayna, Ürdün ve Yunanistan.  Sadece eski adı Burma olan Myanmar' a İngiliz sömürgesi olduğu 1915 yılında ülke halkına yardım amacıyla 12 bin Türk askeri gönderilmiş ve burada 1500 askerimiz de şehit  olmuştu.

ÇANAKKALE’DE SAVAŞAN  AVUSTRALYALI JOSEF MİLLER NASIL MÜSLÜMAN OLDU VE ANZAK ÖMER ADINI ALDI ?

İki ülke arasında savaşa neden olabilecek hiç bir şey-anlaşmazlık yok iken, Avustralyanın Osmanlıya karşı savaşmak üzere asker göndermesinin nedenini  en güzel bir şekilde aşağıda hikayesini okuyacağınız Avustralyalı Anzak Ömer’in hikayesi çok güzel anlatıyor. Bu hikayeyi de Amerika’da doktorluk yapan Ömer Muşluoğlu bize aktarıyor..

Bu hikayeyi okuyan öyle tahmin ediyorum ki, Türklüğüyle gurur duyacak, Atatürk’ün ‘ Ne mutlu Türküm diyene’ sözünün ne kadar doğru ve anlamlı bir söz olduğunu da anlayacak.

Dünyada bir çok  ülke tarafından bilhassa batılılar tarafından barbar ve istilacı millet diye anılan Türk milletinin aslında ne kadar asaletli olduğunu bu  Anzak Ömer hikayesi gözler önüne sermekte. Unutmamız gereken bir şey varsa o da Türk düşmanlığının kolaykolat bitmeyeceğidir.

Çünkü bu düşmanlığın kökünde, yüzyıllar boyu Türklerle savaşanların aldıkları mağlubiyetlerin acısının ve kininin bitmemiş olması ve Türk milleti yok etme çabalarının gerçekleşmemesi yatmaktadır. Bu kin ve mağlubiyet acısı 1071 den bu yana da devam etmektedir.

 


 

YOLDAN NOTLAR

malezya

dubai

filipinler

nepal

singapur

Medyalens.com

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.