|
Sayfa: 3 / 5
Canberra eski B.Elçimiz ve Tarihci BİLAL ŞİMŞİR’İN çalışmaları Kurşunlardan delik deşik olmuş piknik treninin bir vagonu da kasabanın bir başka yerinde teşhir ediliyor
1997 yılında Canberra’da Büyük Elçilik yapan aynı zamanda Tarihçi olan Bilal Şimşir, Broken Hill olayı üzerinde çok durdu ve araştırdı. Bu iki Afganlı Türkün vuruldukları kayanın yapılacak bir düzenleme ile “Türk Şehitlik Anıtı” haline getirilmesini ve bu anıta Atatürk’ün Anzac askerleri için söylediği anlamlı sözlerinin bir plaket halinde konulmasını arzuladı. B.Elçi Şimşir, ‘ madem Türk Devleti Avustralya ve Yeni Zelandalıların Çanakkale’ (Gelibolu) de ölen askerleri için anıt mezarlar yapmalarına müsaade etti, neden Türkler için şehit olan bu iki insanın anısına bir anıt yapılmasın ki.. ‘ diye düşündü hep..
Şimşir, bu düşüncesini Türkiye’deki ilgililere iletip olumlu cevap aldı. Ayrıca Avustralya Dışişleri bakanlığına bir mektup yazarak müsaade istedi. Dışişleri bakanlığı B.Elçimizin müracaatını Broken Hill kasabası yerel yöneticilerine iletti.Broken Hill kasabası belediyesi ve yöneticiler bu projeye olumlu cevap verdiler ve adının da ‘ Türk-Avustralya Dostluk Anıtı’ olmasını önerdiler.
Bu konudaki yazışmalar devam ederken ne yazık ki, tarihine ve şehitlerine saygısız Avustralya’daki bir kısım fanatik Türk, kraldan çok kralcı geçinip bilgisizce Şimşir’in bu Anıt fikrine karşı çıktı. Hatta bazı Türkler öyle fanatikleşir ki, anavatanlarına haksız yere savaşmaya giden zihniyete karşı canlarını veren bu iki insana Türk değil, “eşkiya” diyecek kadar ileri gittiler !. Bu durum-tepki, bize onların tarih bilgisinden ne kadar yoksun olduklarını, kimliklerinden nasıl uzaklaştıklarını da göstermiş oldu. Aslında bu anıt karşıtları Türk tarihini okumuş olsalardı, şehitlere karşı saygı hisleri taşısalardı böyle bir olaya bu kadar hissiz ve duyarsız davranmazlar karşı da da çıkmazlardı. Bu durum dış ülkelerdeki çocuklarımıza-gençlerimize anadilleri kadar tarihimizi de öğretmenin ne kadar önemli olduğunu bir yerde göstermiş oldu.
BİR ÇOK ÜLKEDE ŞEHİTLERİMİZ YATIYOR
Dünyada Türk Şehitlikleri’nin bulunduğu 35 ülke var demiştik. Yaptığımız araştırmalara göre şehitlerimizin bulunduğu ülkeler şöyle; Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Avustralya, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Filistin, Güney Kore, Hindistan, Irak, İngiltere, İran, İsrail, İtalya, Japonya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Letonya, Libya, Lübnan, Macaristan, Malta, Mısır, Myanmar, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Suriye, Suudi Arabistan, Ukrayna, Ürdün ve Yunanistan. Sadece eski adı Burma olan Myanmar' a İngiliz sömürgesi olduğu 1915 yılında ülke halkına yardım amacıyla 12 bin Türk askeri gönderilmiş ve burada 1500 askerimiz de şehit olmuştu.
ÇANAKKALE’DE SAVAŞAN AVUSTRALYALI JOSEF MİLLER NASIL MÜSLÜMAN OLDU VE ANZAK ÖMER ADINI ALDI ?
İki ülke arasında savaşa neden olabilecek hiç bir şey-anlaşmazlık yok iken, Avustralyanın Osmanlıya karşı savaşmak üzere asker göndermesinin nedenini en güzel bir şekilde aşağıda hikayesini okuyacağınız Avustralyalı Anzak Ömer’in hikayesi çok güzel anlatıyor. Bu hikayeyi de Amerika’da doktorluk yapan Ömer Muşluoğlu bize aktarıyor..
Bu hikayeyi okuyan öyle tahmin ediyorum ki, Türklüğüyle gurur duyacak, Atatürk’ün ‘ Ne mutlu Türküm diyene’ sözünün ne kadar doğru ve anlamlı bir söz olduğunu da anlayacak.
Dünyada bir çok ülke tarafından bilhassa batılılar tarafından barbar ve istilacı millet diye anılan Türk milletinin aslında ne kadar asaletli olduğunu bu Anzak Ömer hikayesi gözler önüne sermekte. Unutmamız gereken bir şey varsa o da Türk düşmanlığının kolaykolat bitmeyeceğidir.
Çünkü bu düşmanlığın kökünde, yüzyıllar boyu Türklerle savaşanların aldıkları mağlubiyetlerin acısının ve kininin bitmemiş olması ve Türk milleti yok etme çabalarının gerçekleşmemesi yatmaktadır. Bu kin ve mağlubiyet acısı 1071 den bu yana da devam etmektedir.
|