Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color

 Vahşi batının Kalbine Doğru

New Mexico

Uçağımız Albuquerque havaalanına indiğinde saat 14:00 olmuştu. Long Beach’ten direk sefer olmadığından Albuquerque’ye Salt Lake City üzerinden geldik.

Dört Mevsim California

California

 Bir California günü daha başlamıştı. Mavi gökyüzü ve enerjisini eksik etmeyen güneş. Bir de garip bir gürültü.

Yasak Şehir

Cin

Son İmparator filmini ilk kez 1987'de izlemiştim. Çin İmparatorluğu'nun son varisi Pu Yi'nin kişiliğinde...

Uzaklar.com:ANA SAYFA
Sizinle dans edemem PDF Yazdır E-posta
Suat TAŞPINAR   

Moskova'nın belki de son güneşli hafta sonu. Sapsarı bir yaprak yağmuru, kışı haber veriyor. İzmailova Parkı'nın bir köşesinde onlarca çift, tangonun ritmiyle sallanıyor. İlk kez görenler için şaşırtıcı, hatta ürkütücü bir sahne. Ağaçların arasında, ahşap pistin üstünde, dev bir tentenin altında yorgun bir dansın ritmine ayak uydurmaya çalışanların yaş ortalaması, 60 civarında!

Hafta sonu parklarda yapılan dans partileri sanırım bir Sovyet geleneği. Sovyetler yıkıldıktan bunca yıl sonra zaman tüneline girip küf kokulu geçmişe gitmek isterseniz Moskova'da bir parkta bu hüzünlü dans partilerinin birine denk düşmelisiniz.

Kitlenin çoğunluğu, ömrü bir asra dayanmış 'eski tüfekler'dir. O gün herkes en temiz elbiselerini giyer. Tonton teyzeler özenle ve çoğu kez abartarak makyaj yaparlar. Asker kökenli olanlar göğsü madalyalarla dolu üniformalarıyla gelir. Hanımların genelde bir tane yüksek topuklu, 'bayramlık' ayakkabısı olduğu için bir naylon torbada getirir, pist kenarında giyerler. Hemen herkes birbirini tanır. Danstan önce ihtiyarlar hal hatır sorar, hastalıktan, yoksulluktan konuşur. Geçen hafta pistin kraliçesi olan Tatyana Eduvardovna bu hafta yoktur. Kim bilir belki hastadır, belki de, Allah korusun... Birkaç kişi eksilir dans pistinden, birkaç yaprak dökülür, birkaç gül solar. Ama yaşam devam ettikçe dans devam etmelidir.

Muhtemelen Brejnev devrinden kalma cızırtlı hoparlörlerden ilk melodiler yayıldığında, piste çıkar yaşlı kurtlar. Çoğu çantasını, hatta pazar torbasını, saklayacak yer olmadığı için piste koyar. Sırayla yeryüzünün neredeyse tüm danslarına ayak uydurulur. Rumbadan tangoya, valsten salsaya... Bu yaşlı kurtların bu kadar enerjiyi nereden bulduğu benim için muammadır.

Etrafta pek genç göremezsiniz. Varsa da en fazla, yaşlı ninesine mecburen refaket eden torunlar ya da çocuklardır ki, kenarda oturup sıkıntıyla bira içmeyi tercih ederler. Çünkü bu partide çalınan şarkılar ve dans pistini dolduranlar kanlarını kaynatmaz. Zaten bunda şaşılacak birşey de yoktur. Çünkü burada her şey düne aittir. Her şarkı yıllar öncesinden bir anıyı canlandırır. İlk öpücüğü, ilk aşkı, ilk dokunuşu...

Mesela şu saçı sakalı pamuk topağına benzeyen emekli deniz subayı dede, her dansta bir başka yaşıtı hanıma kavalyelik yaparken gözlerindeki hınzır pırıltı, hızlı gençliğinin kırıntısıdır.

Yalnız yataklarında ölümü beklemek yerine, hayata iki elleriyle sıkı sıkıya sarılan, "Nefes aldığım müddetçe hayat güzel" diyenlerin pistidir burası. Seyredenler için değil, kendileri için dans edenlerin vitrinidir. Hatırlar mısınız bilmem, 'Atları da Vururlar' filminde, 1930'ların başında bir avuç dolar için dans edip pistte ölen zavallı Amerikalıların pistini. Burası, mecbur oldukları için değil, içlerinden geldiği için dans eden, gözbebeklerinde 'Yaşıyoruz çok şükür' yazılı yaşlı Rusların pistidir.

İşte müzik sustu. Bu senenin son dansı da bitti. Yağmur taneleri sarı yapraklarla düşmeye başladı. İnsanlar buğulu gözlerle vedalaşıyor. Bir dahaki mayıs bayramında, ilk dansta buluşmak üzere ayrılıyorlar. Son kış öğütleri veriliyor:
Limonlu çaya biraz da votka ve karabiber katmalı, sıcak kuşburnu hoşafı içmeli. Kim bugün son dansını yaptı, kim mayısta burada olacak, Tanrı bilir. Herkes, "Muhakkak görüşelim" diye ayrılıyor ama belli ki içlerinden birkaçı sadece sonbaharın değil, ömrün son tangosunu yaptı. Bunu onlar da bal gibi biliyor. Ama hayatın dansı devam ediyor.

Kaynak:Radikal Gazetesi

SUAT TAŞPINAR'IN KİTABI ÇIKTI
E L D E  V A R  M O S K O V A

SUAT TAŞPINAR'IN DİĞER YAZILARI


{modulebot module=İLGİLİ LİNKLER}

 

YOLDAN NOTLAR

malezya

dubai

filipinler

nepal

singapur

Medyalens.com

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.