Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YAZARLAR arrow Figen LETACONNOUX arrow Tepetaklak Baobab
Tepetaklak Baobab PDF Yazdır E-posta
Figen Letaconnoux   
ImageBir efsaneye göre "Şeytan baobabı topraktan koparırcasına ayırır ve ters olarak, kökleri dışarıda kalacak şekilde, dallarını toprağa daldırarak tekrardan diker".

Belki de bu efsaneyi bildiğim için baobab bende tepetaklak toprağa yeniden dikilmiş bir ağaç izlenimi bırakıyor kök görünümünde kılcal dallarıyla . Diğer bir efsaneye göre ise "Yeryüzündeki ilk ağaçlardan biri olan baobab zarif ve cazibeli palmiye ağacı ile karşılaştığında kıskançlık krizine kapılır ve onun gibi uzun boylu olmak arzusuyla ağlamaya başlar. Ateş ağacının kırmızı çiçeklerini gördüğünde ise o da çiçek açmak arzusuyla yanar tutuşur. Azametli incir ağacını ve olgun meyvelerini gördüğünde de o da meyve verebilmek için dua eder Tanrı'ya. Bu bitmez tükenmez istekler silsilesi karşısında sinirlenen Tanrı baobabı kökünden koparırcasına söker ve tepetaklak bir şekilde tekrardan toprağa diker."

Image
Angola ile Namibya arasında doğal sınır Epupa Şelalesi ve Angola topraklarında tek başına bir baobab
Afrika kıtasında "Kara Afrika" diye bilinen bölgede, özellikle de ekvator civarında doğal olarak yayılış gösteren bir ağaç baobab. 25 metre yüksekliğe kadar ulaşabilen ve binlerce yıl yaşayabilen baobabın latince ismi "adonsonia digitata" olup, "bombacaceae" familyasına mensub. Yılın 9 ayında yapraklarını döken baobab sadece 3 ay yeşilleniyor. Çok büyük olan gövdesi sıcak mevsimlerde dışarıdan suya ihtiyaç göstermeyecek miktarda su depo etme maharetine sahip. Bitkinin gövdesi 50 ile 100 mm arasında değişen kalınlıkda, yeşilimsi kahverengi renkli, normalde düz şekilli kabuk ile kaplı. Ancak yaşlı ağaçların gövdelerinde olduğu gibi baobab yüzeyindeki kabuk yılların etkisiyle oldukça katlı ve kıvrımlı bir görünümde. Baobabın kabuklarından halat ve iplik üretiliyor. Yapraklar el şeklinde ve 20 cm kadar uzunlukta olup, sayıları 5 ile 9 arasında değişen parmak şeklinde yaprakçıklı. Çiçekleri beyaz renkte, ortalama 20 cm boyunda ve salkım şeklinde. Meyvesi yaklaşık 30 cm boyunda, yeşilimsi kahverengi tüylerle kaplı, yumurta şeklinde geniş bir kapsül tipinde. Tohumları ise siyah renkli ve böbrek şeklinde. Bu bitkinin tüm kısımları insanlar tarafından kullanıldığından ekonomik bir öneme sahip. C vitamini açısından oldukça zengin "maymun ekmeği" diye adlandırılan meyvesi ve çekirdeği yiyecek olarak tüketilmekte. Yerli halk tarafından özellikle yaprak ve meyvesi tıbbi amaçla da kullanılmakta. Taze yapraklarıyla hazırlanan çorbası ve genç kökleriyle hazırlanan yerel yemekleri Angola mutfağının vazgeçilmez lezzetleri.

Image
Kissama Park'dan bir baobab
Luanda'nın dışına çıktığınızda baobab populasyonunda gözle görülür bir artış farkediliyor. Kissama Park ve çevresi fotoğraflanmak için poz veren ilginç gövdeli baobalarıyla insanı kendine çekiyor.

Dünyanın en geniş gövdeli Baobab ağacı ise Güney Afrika’nın Tzaneen (Limpopo) kasabasında bulunuyor. Karbon yöntemiyle bu bitkinin yaklaşık 6000 yaşında olduğu tespit edilmiş, çevresi ise 46,8 metre genişliğinde.

Baobabın Arabistan yarımadasında anıldığı adı ise "El Garip Ağacı". Burada ağaca garip denmesinin nedeni yaşının yerli halk tarafından bilinmemesi ve gövdesinin çok büyük olması.
İlk gördüğümde beni şekliyle hayrete düşüren ve kendine hayran eden baobab yağışlı sezonun başlamasıyla yeşillendi ve diğer bildik ağaçlardan pek farkı kalmadı.
 
Kuru sezonda yeni fotoğraf karelerinde buluşmak üzere BAOBAB . . .

 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.