Uçağımız Albuquerque havaalanına indiğinde saat 14:00 olmuştu. Long Beach’ten direk sefer olmadığından Albuquerque’ye Salt Lake City üzerinden geldik.
Bir California günü daha başlamıştı. Mavi gökyüzü ve enerjisini eksik etmeyen güneş. Bir de garip bir gürültü.

Son İmparator filmini ilk kez 1987'de izlemiştim. Çin İmparatorluğu'nun son varisi Pu Yi'nin kişiliğinde...
| Atlantik'te sakin, büyülü bir köşe: La Rochelle |
|
|
|
| Bahar- Bağan Gidersoy | |
Fransa’nın Atlantik kıyılarındaki Charente- Maritime bölgesi baş şehirlerinden La Rochelle daha ilk resmini, Atlantik’e açılan iki kulesi ve arkasındaki şehri gördüğünüzde sizi içine alıp götüren bir büyülü şehir.
Ancak bu özgürlük yılları çok uzun sürmüyor ve XIII. Louis dönemi Kardinal Richelieu’nun edebiyat,dil, yönetim gibi her alanda düzeni sağlama, otorite anlayışından sıradişılığı, farkı seven La Rochelle nasibini alıyor. 1627 yılında tam 14 ay süren kuşatmadan sonra La Rochelle otoriteye tarihinde belki de ilk defa boyun eğmek zorunda kalıyor. Ama çok önemli bir avantajı olan ticaret ile yine önemini muhafaza etmeyi başarıyor. Tüm bu 1000 yılı havasında barındıran La Rochelle özğürlüğü, farkı ile insanı içine çekiyor. Ve bu tarihin sindiği 21.yy’da da hâlâ dimdik ayakta duran tarihi yapıları ise doğal güzellikleri ile birlikte insanı tam anlamıyla büyülüyor. Bu yapılardan ilki eski liman bölgesinde bulunan ve şehre girişi simgeleyen, adeta şehrin kapısı sayılabilecek kulelerdir. Bir tarafta Saint- Nicolas kulesi diger tarafta biraz daha küçük bir kule Chaine kulesi. Bu kuleyi devamla surları takiben ulaşılan, eskiden hapisane ve fener olarak kullanılan Lanterne kulesi. Saint Nicolas ve Chaine arasına çekilen zincirle şehir dışarıya karşı korunuyor. Limandan içeriye doğru ilerlediğinizde ise sizi kemerli eski şehir sokaklarına sokan, şehri limanla ayıran saat kulesi tüm ihtişamı ile karşınıza çıkıyor. Katedrali, belediye binası ise bu yapıları tamamlıyor. Bütün bu yapıları gece ışıklarıyla seyretmek insanı tam manasıyla büyülü bir şeyin içinde hissettiriyor. |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.