Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YAZARLAR arrow Ertan GÜN arrow Cem Karaca'nın ardından
Cem Karaca'nın ardından PDF Yazdır E-posta
Ertan GÜN   

ÖLEN ÖLÜR KALAN SAĞLAR BİZİMDİR

"Cem Karaca öldü" dediler.

Ağabeyim öldü ha! Kahramanım, mitim öldü ha?!

Benim hiç ağabeyim olmadı ama.

Cem Karaca ölmüş !

Sustum.

Öylece kalakaldım. Yazım sustu. Bilgisayarım sustu. Yapacak hiç bir işim kalmadı.

Gittim yattım.

Umarsız bir Hamilton akşamında yatağım sarmaladı beni. Öylece uyuyakaldım.

Sabahleyin, gözümde yaşlarla uyandım.

Yolumuz gurbete düşmüştü ve hazin hazin ağlıyordu gönlüm.

Araya hasretlik girmişti ve dertli dertli ağlıyordu gönlüm.

Cem Karaca ölmüştü ha!

Oysa geçengün armağan etmiştim oğluma, onun  "Oğluma" şarkısını.

Ölmezden bir hafta önce "Kanadainfo.com" da "Tamirci çırağı" şarkısını anarak  yazmıştım bir yazımı.

Kanada' da  hasretten  gebermekteyken, "yolumuz gurbete düştü " şarkısıyla açmıştım rakımı.

Cem Karaca ölmüştü ha!

"Ha !" da  bana ondan kalmıştır ha!

"Cem Karaca ve  Kardaşlar " olarak tanıdım onu ilkin. Hepsi uzun saçlı , bıyıklı , garip   giyimli  birkaç  adam . Televizyon yok .Dergilerden görüyorum ."Ses" ,"Hayat" ve "Hey"  dergileri  var.
Bir de radyo .Transistorlu . Markası Grundig.

Radyoyu dinleyebilmek için 1-2 dakika ısınması gerek. "Dadaloğlu" çalıyorsa, hemen radyo'ya kulağımı dayardım. Babamın bağırtısına aldırmadan, sesini de  sonuna kadar açardım.

Yıl  1972 olsa gerek , Erzincan'da oturuyoruz. Yaşım henüz  9 -10. Yalvarıyorum babama, "Cem Karaca gelecek, n'olur gidelim !"

Oysa ki; hiç sinemaya, tiyatroya, maça bile gitmemişim. Erzincan Spor Sergi  Sarayı hıncahınç  doluydu... Bateride Aleks , bas gitarda  Seyhan Karabay ,Cem Karaca ve Kardaşlar.

"Aydoooosst Caanım Heeey!"

Heyecandan ve coşkudan, boynumdaki kaşkolumu fırlatmıştım tiribünlerden aşağı.

****
Soğuk bir kış günü İstanbul'a taşındık. Babam Sümerbank'tan palto ve ayakkabı almak için  kardeşlerimle beni mağazaya götürdüğünde, "ben palto  değil, parka isterim" diye yırtınıyordum. Sümerbank'ta  parka yok , koskoca Pendik'te parka yok.

Babamın dişlerini sıka sıka, benimse keyifle dolaştığım Mahmutpaşa'da  bulabilmiştik ilk parkamı.

"Her akşam o köşeye asılırdı o parka" ve ben "Resimdeki Gözyaşları"nı çalardım ıslıkla.

Erzincan'da bir çocukken coşkuyla fırlattığım kaşkolumu, İstanbul Beyoğlu' da  yetişkin bir adam olarak, geri istiyordum Cem Karaca'dan.

Yıl 1999' du ve İstiklal Caddesinin dar sokaklarından birinde, bodrum kattaki  "Meis Bar" da söylüyordu şarkılarını.

En öne oturduk. 3 kişiydik, Haldun, ben ve karım. Masalarda Cahit Berkay, Serpil Barlas ve toplasan  25- 30 kişi.

Ağzını yayarak bir kahkaha attı. "Kaşkol  ha!"  dedi  ve devam etti " Sen bana vermedin ki, zaten atmışsın"

Emaneten verseydim, geri alabilecektim sanki.

Annemin ördüğü kaşkolu ona attığımdan  beri, 30  yıl geçmişti .

"Döneklik " tantanalarına rağmen güvenliydi .

Bu konuyu ona sorduğumda:

"Memleketi sevmek döneklikse, döneğim " dedi. "Neyleyim, dönüşüm Özal'a denk geldi ."

Çocukluğumun kahramanıydı.

Kanada'dan Türkiye'ye  gidebildiğimde  röportaj  yapmayı  düşündüğüm ilk  adamdı.

Bir de, Beşiktaş'taki "Tarihi Bahçe " de  "Abuzer Karakoç ile Dayanışma Günü" nde karşılaşmıştık onunla. İzleyiciler arasındaydım, yıl 89 ya da 90. "Yuh!" larla ve domates yağmuruyla  çıkmıştı sahneye , şarkı söyleyemeden dönmüştü gerisin geriye...

77 miydi, yoksa 78 mi ne ? Onun yüzünden sağcılardan  dayak yedim  ben.

Pikapımda neden "1 Mayıs  Marşı " nı çaldım diye .

"Cem  Karaca ha?!"

"1 Mayıs ha ?!"

"Al sana!"

Dün beni işkenceden geçirenler , bugün onu  tekbir sesleriye , bir yolculuğa uğurladılar.

Onu çok sevmiştim.

Ağabeyim gibiydi.

Uzağı yakın eden adamımdı.

Daha da uzaklara gitti.

Bırakın, rahat uyusun .

 

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
12 Şubat 2004
Hamilton

 

Ertan Gün'ün diğer yazıları için Kanadainfo.com ve www.bizimanadolu.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

E-mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.