Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YAZARLAR arrow Remzi GÖKDAĞ arrow Ölüm Vadisi'nde iki gün
Ölüm Vadisi'nde iki gün PDF Yazdır E-posta
Remzi GÖKDAĞ   

Ölüm Vadisini keşfetmek

İkinci gün ilk işimiz çöldeki kum tepeciklerine ulaşmak oldu. Dünyanın bu en sıcak, en kuru ve aynı zamanda en derin noktasında uzanan kum tepeciklerine günün ilk ışıklarıyla ulaştık. Yaklaşık iki saatlik bir yürüyüşten sonra bölgedeki en yüksek kum tepesine tırmanmayı başarmıştık. Nefes kesen büyülü bir görüntüydü gördüklerimiz. Lacivert dağlar, tuz kraterlerinden oluşan dümdüz bir vadi tabanı ve üzerinde bulunduğumuz kum tepecikleri...

Stovepipe'daki kum tepeciklerinden sonra Tuz Deresi adı verilen noktaya gittik. Yılın birkaç ayı akan su, kalan zamanda sıcak nedeniyle dere yatağına ulaşmadan buharlaşıyor. Su içilemeyecek kadar tuzlu. Tuz oranının fazlalığı nedeniyle derede yaşam son derece güç. Sadece burada yaşayan bir balık türü bu tuzlu ortama dayanabiliyor. Çölde akan bu ince dere üzerinde kurulan tahta yolda bir saat kadar yürüdükten sonra tekrar yolculuğumuza devam ettik.

Günün üçüncü durağı Furnace Creek oldu. Turistik bu kasaba aynı zamanda Death Valley'in merkezi olarak da biliniyor. Başka bir deyişle çöldeki vaha. Palmiye ağaçları, golf sahaları, müzesi, retorant ve cafeleriyle modern bir vaha. Buradaki danışma merkezinden Death Valley ile ilgili her türlü bilgiye ulaşmak mümkün.

Şeytanın golf sahası

Sonraki durağımızın adı oldukça ilginç. Şeytanın Golf Sahası! Uzaktan düz bir vadi tabanı olarak görülen bu bölgenin içine girdiğimizde neden böyle bir isimle anıldığını da anladık. Büyük tuz kayaları, derin yarıklar ve deliklerden oluşan kilometrelerce uzunluktaki bu geniş alanda yürümek son derece güç. Ancak şeytanın rahatlıkla hareket edebileceğine inanılıyor.

Yolumuzun güneydeki en uç noktası Badwater oldu. Burası aynı zamanda Amerika kıtasının karadaki en derin noktası olarak biliniyor. Deniz seviyesinin 85 metre altında, tuz kraterleri üzerinde yürümek oldukça ilginç, bir o kadar da zevkli. Bu nokta yaz aylarında dünyanın en sıcak yeri olarak da biliniyor, aynı zamanda en kurak noktası. En derin, en kurak, en sıcak kjavramlarının kesiştiği noktada yürümek, buraya neden Ölüm Vadisi adının verildiğini de anlamamıza neden oldu. Kış aylarında ortalama 35 derece olan sıcaklık yazın 57 dereceye kadar ulaşabiliyor. Zemin ısısı ise 90 dereceyi buluyor. Yazın bu noktada yapılacak kısa bir yürüyüş ayakkabıların erimesine neden olabiliyor.

‘Hoşçakal Death Valley'...

Artist Yolu ve Köprülü Kanyon'daki (Antalya'dakiyle sadece isim benzerliği var) gezimizden sonra Ölüm Vadisi'nde görmek istediğimiz son noktaya doğru yola koyulduk. Dünyanın en derin noktalarından birinin yanında yükselen 1670 metrelik Dante Zirvesiydi bu nokta. Death Valley'de güneş batımını seyretmek ve günün son ışıklarının vadiden veda etmek için bölgenin en ideal noktası burasıydı. Kızılın tüm tonları Ölüm Vadisine yansıyordu. Güneş karşıdaki Teleskop Zirvesinin ardında kaybolurken vadinin tabanına karanlık çökmüştü. İnsanın bakmaya doyamadığı yerlerden biriydi Dante Zirvesi.

Hava yine kararmıştı ve Death Valley'e çöken karanlık, vadinin ürpertici yüzünü de gösteriyordu. Yaklaşık 80 km. Uzaklıktaki Beatty'e doğru yola koyulduğumuzda bir başka sürprizin bizi beklediğinin farkında değildik. Dante'nin Zirvesi'nde aracı çalıştırdığımda direksiyonda bir ağırlık hissettim. Dönmüyordu. El feneriyle yaptığımız küçük bir araştırmadan sonra ön tekerleklerin arasından yere sızan yağı farkettik. Direksiyonu hareket ettiren hidrolik yağ gözümüzün önünde yere damlıyordu. Zemindeki yağ birikintisine baktığımda bunun depodaki yağın tamamının boşaldığını anladık. Yağ deposunu açtığımda içinin tamamen boşaldığını gördüm. Toprak ve kayalardan oluşan yolda günboyu araç kullanmanın sonuçlarına da katlanmak gerektiğinin farkındaydık. Dante'nin Zirvesi'ne çıkarken yol şartlarına dayanamayan jeepimiz bize yeni bir sürpriz yapmıştı. Aracı parkettiğimiz noktada bizden başka kimsenin kalmadığını da farkettik. Hava karardığı için zirveye gelen de yoktu. Death Valley'deki ikinci gecemizde ikinci sürprizle başbaşaydık. Önümüzdeki yolun yaklaşık 20 kilometresi keskin virajlı bir yoldu ve bu yolda hidrolik yağı tükenen bir aracı hareket ettirmek oldukça güç oldu. Virajları ortalama 10 km hızla dönmeye çalıştım. Jeep düz gitmek istiyordu, virajlar buna engel oluyordu. Furnace Creek'e vardığımızda ilk işim benzin istasyoınunun yanındaki tamirciye uğramak oldu fakat kapalıydı. Beatty'e kadar yaklaşık 60 km.lik yolda aracı bu şekilde kullanmaktan başka çare yoktu. Death Valley'deki ikinci akşam da ilkinde olduğu gibi biraz zorlu geçeceğe benziyordu. Dünyanın bu en sıcak noktasının gece ısısının ne kadar düşük olduğunu da söylemek lazım. Gündüz kavrulan vadi akşam olunca donuyor. Kelimenin tam anlamıyla donmak bu. Özellikle kış mevsiminde gündüz 35 dereceye yaklaşan ısı, gece sıfır derecenin altına düşüyor. Beatty'e vardığımızda otelin önündeki su birikintilerinin buz tuttuğunu farkettik. Gündüz kavrulup akşam donan bu garip çöle boşuna Death Valley dememişler.

Vahşi Batının bu ilginç köşesinde geçirdiğimiz iki uzun günden sonra Death Valley'e veda etme zamanı gelmişti. Pazartesi sabahı Beatty'den Las Vegas'a doğru yola çıktık. Önümüzde uzanan yolun vadiyi gören bir noktasında durduk. Yaklaşık 150 yıl önce "49 lular" ın o ünlü vedasını hatırladık.

‘Hoşçakal Death Valley'...

FOTOĞRAF GALERİSİ

Kısa Bilgiler: Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği Death Valley aynı zamanda ABD'nin en geniş milli parklarından biri. California'nın orta kesiminde Nevada sınırına komşu olan park yıl boyu ziyarete açık. Ancak yaz aylarında ortalama 50 derecelik  sıcaklık nedeniyle kimsenin uğramadığı bir çöl. Kasım ile Nisan ayları arasında ziyaretçilerin yoğunluğu artıyor.

Gideceklere öneriler: Death Valley'i ziyaret etmek isteyen herkesin öncelikle detaylı bir plan yapması gerekiyor. Gezilecek yerler, dinlenme noktaları ve sürenizi iyi ayarlamalısınız. Yaz aylarında kesinlikle bu bölgeye uğramayın. Ortalama sıcaklık 50 derece, üzerinde duracağınız zemin ısısı ise 90 dereceye kadar ulaşabiliyor. Vadinin en alçak bölümü olan Badwater noktasında yazın ayakkabıların eridiği bilinen bir gerçek. Yanınıza bol miktarda meyve ve su almanızı tavsiye ediyorum. Az su içen ben Death Valley'deki iki gün içinde yaklaşık iki ayda tüketeceğim kadar su içtim. Vadiye gideceğiniz aracı seçerken iyi düşünün. Yola çıkmadan önce aracınızın tam bakımını yaptırın. Mümkünse otomobille Death Valley'e gitmeyin. Yolların büyük bölümü otomobillerin girebileceği şartlarda değil. 4X4'ler vadi için en uygun araç türü. Eğer bu tür araçları kullanma deneyiminiz yoksa bu deneyim için vadiye gitmeyin. Öncelikle aracınızı iyi tanıyıp yola öyle çıkın. Vadide karşılaştığım araçların yüzde 90'ı 4X4'tü. Otomobilleriyle gelenler ise ana yolların dışındaki bölgelere giremiyorlardı. 

Beklentilerinizi ve göreceklerinizi iyi hesaplayın. Gördüklerinize ‘Çöl işte, taş, toprak' diyecekseniz Death Valley yerine yakındaki Las Vegas'a gidin. Doğanın sessizliğini dinlemek, ıssız ve terkedilmiş vahşi bir bölgeyi keşfetmek istiyorsanız Death Valley size göre bir yer. rn


Linkler:



 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.