Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YAZARLAR arrow Remzi GÖKDAĞ arrow New York Sokaklarında
New York Sokaklarında PDF Yazdır E-posta
Remzi GÖKDAĞ   

 3.gün  

Lower East Side, Greenwich Village, SoHo, Tribeca, Chelsea ve Garment Bölgeleri

Brooklyn Köprüsü: 1883'te inşa edilen, Manhattan ve Brooklyn'i birbirine baglayan bu tarihi köprü, metal kullanılarak yapılan süspansiyonlu ilk köprü olarak biliniyor. Köprüde arabaların yanı sıra yayalar için yapılmış olan yürüme yolu, ve bisikletliler için de ayrı bir yol bulunuyor. Kuleler her biri 4 tenis sahası büyüklüğünde olan ve sualtı kazıları için kuru bir alan sağlayan temel kuyuları üzerinden yükselir. Köprünün yapımı 16 yıl sürmüş.

China Town: Çin Mahallesi, zamanında Amerika'ya kaçak olarak gelip sonradan buraya yerleşen Çinli, Tayvanlı, Vietnamlı grupların bu bölgeye yerleşmesiyle olusmuş. Bu bölgenin yüzyıl başındaki sakinleri buraya California'dan gelen Çinli erkek göçmenlerdi. Kadın ve çocuklar göçmen yasaları gereğince ülkelerine geri yollanıyordu. Kazançlarının büyük kısmın kumar oynayarak geçiren erkekler Çin masfayısın kontrol ettiği izole bir hayat yaşıyorlardı. Doyer Street kavşağı Bloody Angle olarak biliniyor, mafya burada pusu kurup acımasız cinayetler işliyormuş. 1933'te çeteler arasında yapılan ateşkesle mahallenin huzuru sağlandı. 1940'larla birlikte pekçok orta sınıf aile burada yaşamaya başlamış.  Burada aklınıza gelebilecek her şeyin satıldığı küçük pazarlar bulunuyor. Çin mutfağından özgün yemekleri burada tatmak mümkün. Bu bölgede ayrıca Çin sanatını yansıtan ilginç eşyalar alabileceğiniz sanat galerileri de var.

Little Italy: 19. yüzyılda New York'a gelen İtalyan ailelerinin yerleştiği bölgedir. Mahalledeki sağlıksız binaların alt katları ve arka cepheleri güneş görmüyordu. 40 binin üzerinde insanın 17 blokluk bu binalarda yaşaması pekçok bulaşıcı hastalığın da başgöstermesine neden oldu. Hayatın zorluklarına rağmen İtalyan göçmenler ülkelerinin canlı atmosferini ayakta tutmayı başardı. Her yıl 19 Eylül'de başlayan ve dokuz gün süren San Gennaro Festivali (Feast of San Gennaro) Little Italy'yi en canlı görebileceğiniz zamanlardan biri.

SoHo: SoHo, "South of Houston Street"in (Houston Caddesi'nin güneyi) kısaltılmışıdır. Dünyadaki dökme demir mimarisinin en yaygın olarak kullanıldığı bu bölgenin merkezi 1869 ve 1895 arasında 50 kadar tarihi binasıyla Greene caddesidir. Binaların cepheleri dökümhanelerde seri olarak üretilmekteydi. Bölgenin ünlü yapıları arasında Singer Building ve İç Savaş sırasında Birlik Ordusu'nun karargahı olarak kullanılan St. Nicholas Oteli ve Greene Street'teki 1872 tarihli Queen yeralmaktadır.

Bu bölge, önceleri New York'un bohem hayatının merkeziydi. Daha sonra dünyaca ünlü modacıların butikleri, şık restoranları, tasarım otelleri ile bugünkü şeklini almış. SoHo, Amerikalıların alıştığı büyük alışveriş merkezleri kavramından farklı; her şeyin farklı mağazalarda satıldığı daha Avrupa havalı bir bölge. Butiklerin hem içi, hem de sergilenenler tasarım harikaları ama her sey çok pahalı. Mercer Street'deki Marc Jacobs ve Yohji Yamamoto; Greene Street'de Helmut Lang; West Broadway'de Aveda; Thomson Street'de Art Glass Gallery ve civardaki tüm ara sokaklardaki mağazalar çok etkileyici.
SoHo'da dolaşırken küçük kafeleri, seyyar sosisçileri ve lüks restoranları aynı anda görmek mümkün.

Tribeca: Tribeca, SoHo kadar turistler açısından dikkate değer bulunmasa da adının açılımı SoHo'dan daha hoş. Tribeca: TRIangle BElow CAnal (kanalın altındaki üçgen). Tribeca eski depoları, apartmanları, hoş manzaralı restoranları, barları ve Robert De Niro'nun sahibi oldugu Tribeca Film Prodüksiyon Şirketi ile kentin nezih yerlerinden. Burada bir lokal barda oturmuş içkinizi yudumlarken ünlü bir yıldızı görmeniz olağan şeylerden sayılıyor. Bu gibi yönleriyle Tribeca görülmeye deger bir yer.

Greenwich Village: New Yorklular buraya kısaca 'village' der. Gerçekten de burası 1822 deki sarı humma salgınından kaçanların kurduğu bir köydü. Şehrin dikey planlamasına uymayan sokakların karmaşık yapısı eski köy yaşantısını yansıtır. Pekçok tanınmış sanatçının yaşamak için tercih ettiği bölge kentin Bohem cenneti olarak da bilinir. Büyüleyici sıra evler, gizli ara sokaklar ve yeşil avlular tahmin edilemeyecek kadar güzellikte bir atmosfer sunar. St.Luke's place, Bedford caddesindeki kentin 2.9 metrelik en dar evi ve Sherdian Meydanı bölgenin gezilmesi gereken yerlerindendir.

Empire States Binası: İnşaasına 1929 bunalımından hemen önce başlanmış, 1931'de açıldığında kimse buraya rabet etmeyince 'Empty' State Building olarak anılmış. Gözlem terasının ilgi çekmesi ve gelen ziyaretçiler binayı iflastan kurtarmış. Bugüne kadar yaklaşık 100 milyon kişi bu terasa çıkmış. Yılda 500 kadar yıldırım düşem bina, New York'un paratoneri olarak da işlev görüyor. 5. Avenue girişindeki lobideki New York Haritası üzerine işlenen rolyef de ünlüdür. Binanın yapımı sırasında prefabrik malzemeler kullanılmış ve yaklaşık 4 katlı bir alan 1 haftada bitirilmiş. Şehrin Midtown bölgesinde yer alan bina 102 katlı olup ziyaretçilerin 86. kata kadar çıkmasına izin verilmektedir. Bu kattan zemine mesafe 320 metredir. Temiz havada görüs mesafesi yaklaşık 128 km'ye kadar çıkmakta ve hatta komşu eyaletler olan New Jersey, Pennsylvania, Connecticut, Massachusetts seçilebilmektedir. Binanın içinde çesitli hediye dükkanları ve restoranlar bulunmaktadır.



 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.