YAZARLAR
Remzi GÖKDAĞ
New York Sokaklarında | New York Sokaklarında |
|
|
|
| Remzi GÖKDAĞ | |
|
Sayfa: 3 / 5 2.gün :: Lower Manhattan: Manhattan'ın alt ucunda eskiyle yeni bütünleşiyor. Koloni dönemi kiliseleri ile ABD'nin ilk anıtları üzerine gökdelenlerin gölgeleri düşüyor. New York burada doğmuş ve ülkenin ilk başkenti burası olmuş. 1626'da Hollandalı tüccar Peter Minuit tarihteki en meşhur emlak alışverişlerinden birini yapıp Man-a-hatt-ta Adasını 24 dolarlık incik boncuk karşılığında Algonquin Kızılderililerinden aldığından beri ticaret gelişmekte... Wall Street: Wall Street ve Broad Street'in kesiştiği yer, hem geçmişte hem de günümüzde şehrin tarihindeki en önemli alanlardan olmuş. 1817'de kurulmuş olan New York Borsası, iniş ve çıkışlarıyla dünyada sarsıntılar yaratan bir finans merkezidir. Etrafındaki binalar da New York'un bu finans bölgesinin kalbini teşkil ediyor.
New York Borsası: Tahvil ve bono satışları 1790'da Wall Street çevresinde tam bir karmaşa içinde yapılıyordu. 1792'de 24 borsacı Wall Street 68 numaradaki bir çınar ağacı altında toplanıp yalnızca birbirleriyle işlem yapacakları anlaşmasını imzaladılar; bu, şimdiki borsanın temelini oluşturdu. Bunalımlar, patlamalar yaşayan New York Borsası, şerit makinalarından mikroçiplere kadar büyük bir teknolojik değişim geçirdi. Bu yapı aynı zamada Amerika ve dünya ekonomisinin kalbinin attığı merkez olarak da biliniyor. Federal Hall: Ülkenin ilk başkanı George Washington'un 1789'da başkanlık yemini ettiği Federal Hall'ın merdiveninde bronz bir heykeli bulunuyor. Bina, 1834-1842 tarihleri arasında gümrük binası olarak kullanılmış klasik dönem eserlerin en güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Ellis Adası: Ellis Adası, New Jersey sularında olmasına rağmen New York eyaletinin bir parçasıdır. Adanın büyüklüğü 10.9 hektar. Amerikan nufusunun yarısının kökleri bu adada bulunabilir, çünkü burası 1892'den 1954'e kadar göçmen kabul merkezi olarak hizmet vermiş, yaklaşık 17 milyon kişi bu adadan ülkeye dağılmış. Bu tarihte görülmüş en büyük göç dalgasıydı. Bugün ada ulusal müze olarak kullanılıyor. New York'un ve ülkenin bir 'kültür mozaiği' olduğunu bu kadar güzel anlatan bir başka müze daha yok. Ellis Adası 1990 yılına kadar harap durumdaydı. 156 milyon dolar tutan restorasyon çalışmalarıyla bakırdan çatı kubbeleri, mozaikler ve iç dekorasyon aslına uygun olarak yenilenmiş. Seaport: Tarihi ve ticari gelişmeler sonucunda uzun süre ihmal edilmiş olan bu 19. yüzyıl NY limanı South Street Seaport adıyla daha sonradan şehrin canlı bir merkezine dönüştürülmüş, dükkanlar ve kafeler çoğalmış, yelkenli tekneler yeniden buraya demir atmaya başlamış. Bölgedeki tarihi binalar ile pekçok eski gemide konumlanmış olan Seaport Müzesi'nde kentin denizcilik geçmişi sergileniyor. US Court House: Bu mahkeme binası, Wollworth Binası'nın mimarı Cass Gilbert'in son eseridir. 1993'te, mimarın ölümünden bir yıl önce yapımına başlanmış ve bizzat kendi oğlu tarafından bitirilmiş. 31 katlı bina, klasik bir tapınak formunun üzerinde yükselen piramit çatılı bir kule şeklinde. |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.