YOLDAN NOTLAR
Orada bir köy var uzakta! | Orada bir köy var uzakta! |
|
|
|
| HASAN KANTARCI | |
|
Trabzon’dan yola çıktığımda şafak sökmüş, güneş her geçen saniye artan ışınlarıyla ısısını şehre göndermeye devam ediyor, bütün sıcaklığıyla denizin serin sularında serinlemeye çalışıyordu. Sabah sporuna çıkan insanlardan başka sokakları rahatsız eden yoktu.
Sahil yolunda minibüsler, yolcularını gidecekleri yerlere biran önce kavuşturmanın acelesiyle eksozlarından katran renginde duman çıkarıyordu. Tonlarca ağırlığını tekerlekleri üzerine bırakmış yük kamyonları, asfaltı gecenin arda kalan sessizliğinden uyandırmak için motorlarından kulak zarını patlatırcasına sesler çıkarıyordu. Şehirde apartman’ların perdeleri henüz kapalı idi. İnsanlar anlaşılan, bir haftanın yorgunluğunu uyuyarak geçirmeye çalışıyordu. Bense erken saatte kalkıp yola koyulmakla kendimi şanslı hissediyordum. İlki düzenlenen uğurlu köyü (mah.) mezere şenlikleri sayesinde doğayla baş başa kalacak, şehrin gürültüsünden uzakta iş düşünmeyecek uzunca zamandır görmediğim dostları görme fırsatı bulacak, aynı zamanda köyümle özlem giderecektim. Bütün bunları yaşamak için; deniz eşliğinde sahil boyunca giderken yıldızlı mevkiinden Derecik yoluna saparsınız. Heyelan sonucu oluşan Sera gölüne 2 km. sonra vardığınızda sizi gölün yemyeşil suları karşılar. Serin sularına dalmak değil de çim sanıp üzerinde yürümek istersiniz. Sizi serinleten tepelerin gölgesi altında şehrin çöp kokularını unutur, aksine; yamaçlarda kurulan köylerin tezek kokularının karıştığı çiçeklerini solumaya başlarsınız. Gölün bitiminde; yapımı yıllar öncesine dayanan Taşköprü’yü seyrederken gözünüz yanı başındaki mezarlığa kayacak ve altından akan suların ilahi sesi eşliğinde sizi tarihle baş başa bırakıp bir fatiha okumadan geçemeyeceksiniz. İleride Derecik belediyesinin hemen yanında uğurlu mah. Tabelasını görünce sağa dönüp şenliklerin yapıldığı tepeye yönelirsiniz. Hadi diyelim taş köprünün altından geçen derenin bıraktığı duygu seline kapılıp tabelayı unutup geçtiniz. İleride vakıf değirmenine 100 m. Mesafedeki derecik ilköğretim okulundan yine sağa saparak köy evlerinin arasından tırmanmaya devam edersiniz. Trabzon’a 16 km. uzaklıktaki derecik uğurlu mahallesinin, şenliklerinin yapıldığı alan olan, Mehmet ağanın çayıra(küçük hıdrellez) uğurlu mahallesinden 6 km. daha yol kat ettikten sonra ulaşabilirsiniz. Bu yol stabilize olmasına rağmen tamamen kızılağaç ormanlarıyla kaplı bir alan içinden geçersiniz. Kızılağaç dallarından düşen gölgeler arabanızın üzerinde oyun oynarken sizde teypte kemençe havasına eşlik edersiniz. Uzaktan mezere yi görebileceğim bir yoldan giderken, şenliklerin yapılacağı yerde koyu bir sis bulutu neşemi kaçırır gibi oldu. Daha sonra anlayacaktım ki bu sis bulutu bizi güneşin köyü kavuran sıcağından koruyacaktı. Artık yol yavaş yavaş bitiyor komar kafulları görünmeye başlamış şenlik alanına gelmiştim. Girişte araçların düzenli şekilde park edilmesini sağlayan bir yardımcının görevlendirilmesi iyi bir organizasyonun yapıldığının habercisiydi. Ayrıca protokol alanıyla oto parkı ayıran kırmızı şeritlerin ihlal edilmemesi misafirlerin organizasyona olan güveni ve saygısından kaynaklanıyordu. Protokol alanının diğer tarafında ise çadırlar açılmış mangallarda kömürler yanmayı bekliyordu. İlki düzenlenen şenliğin yapılmasında tertip ve düzenlemeyi üstlenen Fahri Kuzur arkadaşımız açılış konuşmasını yaptıktan sonra köyün dernek başkanı Hasan İleli’yi Avrupa dernek başkanı Ali Kanlı’nın konuşması takip etti. Daha sonra kalabalık bir topluluk önünde Derecik Belediye başkanı Ali Ulusoy’un konuşmasıyla organizasyonun protokol kısmı olan ilk etap bitmiş oldu. Ardından folklor gösterisini sunan çocuklarla birlikte bir coşku, bir eğlence başlamış; herkeste bir bayram havası mevcuttu. Uğurlu ilköğretim okulu talebelerinin sunduğu folklor gösterisi seyredilmeye değerdi. Geleneksel kültürümüzün yaşamasına ve gelişmesine katkıları olan Okul müdürümüz Turan Atalar ve öğretmenlerimizi özverili çalışmalarından dolayı kutlar başarılarının devamını dilerim. Sis zifin çiçeklerini koklamak ve eğlenceye katılmak için komar kafullarının üzerine kadar inmişti. Bağlama ve kemençe sesi sis dumanının içine yayılıyor oradan da gökyüzüne dağılıyordu Zaman bu tonda geçerken öğle vakti geldi çattı. Acıkan mideler tüyleri dikenleştiren soğuğu bahane ederek mangalları alevlendirmeye başladı. Bunun yanında geliri spor kulübüne bırakılmak üzere seyyar köfte kuzinesi satışa başlarken yine kira karşılığı satışına izin verilen büfe ve seyyar satıcılar mezere de bir pazaryerini anımsatıyordu. Sıcak bir yaz gününden uzakta; birincisi düzenlenen uğurlu köyü(Mah.)mezere şenliğinde eğlence akşama değin sürerken dostluklar pekişti, yaşadığımız çevreyi daha iyi tanıma fırsatı bulundu. Doğa sevgisi gelişti. İkincisinin düzenleneceği tarihi ajandama; şimdiden not ederken, köylüme sevgiler, saygılar, sıladan gurbete selamlar olsun. HASAN KANTARCI |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.