| Kanada ve Çinli göçmenler |
|
|
|
| Ertan Gün | |
|
Sayfa: 4 / 4 Ejderhanın torunları uyanıyor Napolyon’un “Uzakta uyuyan bir dev var. Dokunmayın, uyumaya devam etsin. Eğer uyanırsa dünyayı yerinden oynatır” diye sözünü ettiği Çinliler, ejderhanın torunları olduklarına inanıyorlar. Ejderha, uzun yaşamın ve gücün temsilcisi. Ejderhanın farklı hayvanları içeren tuhaf görünüşü ise, Çin ulusunun gelişerek değişmesini ve etnik gruplar arasındaki kaynaşma sürecini simgeliyor. Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olan Çin, gayri safi milli hasılası ile ABD, Japonya, Almanya, İngiltere ve Fransa’dan sonra altıncı sırada yer aldı. Satın alma paritesine göre dünyanın ikinci büyük ekonomisi konumuna geldi. 2005 yılında artan verimlilik, düşük enflasyon ve canlılık ortamında Çin ekonomisi yüzde 9.9 oranında büyüdü. Çin, büyüme geleneğini 2005 yılında da bozmayıca, son yirmi yıldaki ortalama büyüme hızı yüzde 9.5 oldu. Dış ticaret hacmiyle İngiltere ve Fransa’yı aşarak ABD, Japonya, Almanya’dan sonra dördüncü sıraya yükseldi. Oysa Çin, 1979 yılında dünyanın dokuzuncu ekonomisiydi. Maliyetleri düşürerek kar oranlarını yükseltmek isteyen sermaye, yatırımını emeğin ucuz olduğu yere taşıyıca; Çin’e hem parasal, hem de teknolojik girdi sağlandı. Sadece 2004 yılında Çin’in kasasına giren yabancı sermaye tutarı, Türkiye’ye son 100 yılda giren yabancı sermaye tutarından daha fazla. Çin ekonomisi Sars salgınının olumsuz etkilerine rağmen de yüzde 9.1 büyüdü. Çin ihracatı 2003’de yüzde 35 artarak, son yirmi dört yılın en büyük yükselişini gösterdi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD, 2006 ve 2007 yıllarında Çin’in küresel ticaretteki payını büyüteceğini öngördü. 2001’de Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)’ne üye olan Çin Halk Cumhuriyeti, 2005’de kotaların kalkmasıyla birlikte dünya ticaretindeki ihracat potansiyelini de önemli ölçüde arttırabilecek. Çin ekonomisinden sorumlu Batılı gözlemciler, 2041 yılı için yaptıkları tahminlerde Çin’i ilk sıraya oturtuyorlar. 35 yıl sonrasının süper güçleri sıralamasında Çin, ABD, Japonya, Hindistan, Brezilya ve Rusya’nın ardından, ancak bir Avrupa ülkesi yer alabilecek. 5 Mart 2006’da 10. Çin Ulusal Halk Meclisi 4. Toplantısında, Çin’in beş yıllık ekonomik ve toplumsal gelişmesinin politikaları belirlendi. Başbakan Wen Jiabao, Hükümet Çalışma Raporunda; Çin’in ekonomik büyüme hedefinin 2006’da yüzde 8 civarında, gelecekteki beş yıl için ise ortalama yüzde 7.5 olarak planlandığını kaydetti. Çin Ticaret Bakanlığı tarafından 10 Mart’ta açıklanan istatistiklere göre, yılın ilk iki ayında Çin’in gerçekleştirdiği teknoloji ithalatı 4 milyar 900 milyon Amerikan dolarına ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre 1.5 kat arttı. İstatistikler, ocak ve şubat aylarında Çin’in 1500’den fazla teknoloji ithalatı sözleşmesi imzaladığını ve en çok Japonya, Avrupa Birliği ve Kore Cumhuriyeti’nden teknoloji transferi gerçekleştirdiğini gösteriyor. Kaynak: China Radio International / Çin Uluslararası Radyosu. Çin Halk Cumhuriyeti yetkililerine göre; 2010 yılına dek sosyalist piyasa ekonomisi büyük ölçüde yerleştirilecek ve 2020 yılına kadar nispeten olgun sosyalist piyasa ekonomisi gerçekleştirilecek. 2050’ye dek Çin, modernizasyon temelindeki atılımlarıyla, zengin, kuvvetli, demokratik, barışçı, çağdaş bir sosyalist ülke olacak. Çin’le ilgili en temel insan hakları sorununun ‘ölüm cezası’ uygulaması olduğu,
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
![]() Fotoraf: Kelle Vergisinin belgesi. |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.