| İSTANBUL- BODRUM |
|
| Cengiz Özder | |
| Salı, 02 Mayıs 2006 | |
|
Sayfa: 2 / 5 Olumsuz insanları, düşman gözleri geride karada bırakmışlardı. Zaten bir sürü kötülüğün, içten pazarlığın kaynağı güvensizlik değil miydi? Hikayelerde bahsi geçen kişilerin de, özellikli insanlar olduğu anlaşılıyordu. Bir saat sonrası güneş, adanın arkasından doğarken, henüz aydınlığa alışmamış olan gözlerimizi ağrıtıyordu.! Bugün kendiliğinden çalışmaya başlayan sürat göstergesinde, hızımız 8,2 deniz miliyken, motor göstergesi dakikada 2300 devir gösteriyordu. Gittiğimiz yöne doğru sis yoğunlaşıyordu. Bir kaç mil sonra da deniz kabardı. Oto-pilot, açık deniz yatçılığında çok faydalı bir seyir yardımcısıydı. Dümeninizi belirlediğiniz bir pusula istikametinde sabitledikten sonra, oto-pilotu devreye sokuyordunuz. Böylece dümenin esiri olmaktan kurtuluyordunuz. Gözünüz yine pruvada, işlek deniz trafiğinde, bir şilebin yoluna düşmemeye veya serbestçe yüzen bir balıkçı ağı parçasının uskura sarmamasına dikkat etmek zorundaydınız. Bunların yanı sıra, rüzgar ve akıntılar sizi usul usul rotanızdan çıkarabileceği için; küpeşte ile sırtınızın arasına bir minder sıkıştırıp, gözünüz kah pusulada, kah denizde; gerektikçe uzaktan kumanda ile trim vererek seyir yapıyordunuz. Sonra yavaştan bir rüzgar çıktı, sis tümden kayboldu. Fırsat diyerek, hemen cenova yelkenini açtık. Önce su geçirmezlerden başlayarak, teker teker üzerimizdeki bütün giysileri attık sıcaktan! Anıtı ve Seddülbahir’i sağımızda gördükten sonra, Ege denizine kavuştuk. Akşama doğru, Samba önden biz arkadan, Bozcaada mendireğine girmiştik.
|
Kimi sokaklar var ki içinde bir tarih gizlidir işte bunlardan biride Moskovadaki Arbat sokağıdır.
Uçağımız Albuquerque havaalanına indiğinde saat 14:00 olmuştu. Long Beach’ten direk sefer olmadığından Albuquerque’ye Salt Lake City üzerinden geldik.
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Bir California günü daha başlamıştı. Mavi gökyüzü ve enerjisini eksik etmeyen güneş. Bir de garip bir gürültü.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.

Son İmparator filmini ilk kez 1987'de izlemiştim. Çin İmparatorluğu'nun son varisi Pu Yi'nin kişiliğinde...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.