Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YAZARLAR arrow Hulusi ŞENEL arrow Altınkasaba: Kalgoorlie
Altınkasaba: Kalgoorlie PDF Yazdır E-posta
Hulusi ŞENEL   
Avustralya'da kara sinekleri, kavurucu sıcaklarıyla ünlü ama altı zengin altın madenleriyle dolu bir çöl kasabası

Kara sineklerlerin bol olduğu, kızıl çölümsü topraklarla kaplı ve kavurucu sıcaklarıyla insanları kasıp kavuran ama altı ve çevresi zengin altın madenleriyle dolu bir kasaba var  Batı Avustralya'da, Adı Kalgoorlie.

Tanınmış yazar William Coughlin kitaplarından birinde Kalgoorlie'yi şu şekilde tarif ediyor ;Kızgın,yakıcı, kuru ve ıssız toptaklar üzerinde kurulu bir ‘Altın
kasabadır Kalgoorlie.''

Bu kasabadaki zengin altın madeni yatakları 1897 yılından bu yana işlene işlene bitirilememiş. Kara sinekler,kızıl topraklar ve yakıcı sıcaklar, zengin altın madenleri üzerine kurulmuş Kalgoorlie kasabasındaki insanları yıldırmıyor.Çünkü bu zahmete katlanmazsan zengin olamıyorsun.

Kasabada oturanların çoğu altın arayan şirketlerde yüksek üçretlerle çalışan işçiler veya  hükümetten belli bir üçret karşılığı aldığı izinle özel olarak altın arayanlar maceracılar.

İnsanlar çöllük bir arazide kurulmuş, bunaltıcı sıcaklarıyla bilinen Kalgoorlie  kasabasından zengin olmadan pekte  terketmiyorlar.

Kalgoorlie kasabasının kurulduğu çöle benzeyen topraklarda ilk altın tesadüfen
1893 yılında bulunmuş ve bu haberin duyulmasından sonra buralara göç başlamış.
Avustralyanın orta kısımlarındaki bu kuş uçmaz,kervan geçmez topraklara  1897 yılında akın akın giden göçmenleri oralara Afganistan'dan gelen deveciler taşımışlar.

O tarihlerde çadırlarda,barakalarda yaşamlarını sürdüren altın arayıcıları, bitmez tükenmez bu altın cenneti devamlı maceracı altın arayıcılarının istilasına uğrayınca zamanla kalabalıklaşmış.Bu defa kasaba büyümüş,gelişmiş ve Amerikan kovboy filmlerinde gördüğümüz gibi ilk elde  bar ve oteller açılmış.
Sonra evler, altın arayan büyük şirketlerin büro binanaları,lojmanları ve değişik ticaretle uğraşan dükkanlar yapılmış.

Bugün 28 bin civarında değişik milletten insan topluluğu  bu çöl ortasındaki kasabada yaşıyor.Zengin olanlar kasabayı terketselerde bunların yerini yenileri dolduruyor. Yeni gelenlerinde tek düşüncesi bir gün  zengin olarak buradan ayrılmak.

Zamanla büyük şirketlerinde dev makinelerle geldiği Kargoorlie kasabası
Şimdi çok sayıda klimalı büyük binalarla,otellerle dolmuş durumda.Ayrıca bu kasabada dünyanın çeşitli ülkelerindeki.altın ticareti ile uğraşankimseler yılda bir defa  bu kasabaya gelerek toplantı yapıyor ve altın siparişi veriyorlar.

Kasabada aldığımız bilgilere göre eskiden Kalgoorlie'de yılda bir milyon,200 bin ons altın çıkarılırken şimdiler de bu üretim ortalama 800 bin  Ons civarındaymış
 ( bir  ons-ouns 28.3 gram ).

Zengin olma hayalini Kalgoorlie'de
gerçekleştiren Türklerden biri Osman İşcel

Avustralya'ya 1968 lerde başlayan Türk göçü sırasında Kalgoorlie'nin adını,yerini öğrenen bizim Türklerden bir kısmıda bu kasabaya koşmuş.Ama  kara sinekler, aşırı ve kavurucu sıcaklar,toz topraklar içinde çalışmak veya altın aramak zor gelince çoğu  ‘böyle zengin olmanın içine ederim ‘ der gibi bir kısım öfke ve kızgınlık ifadeleriyle Kalgoorlie'yi terketmişler.

Kalgoolie'de en uzun süre kalan ve sonuçta hayallerine kavuşan Türklerden biri olan Osman İşcel ile  Batı Avustralya eyalet başkenti Perth'te  bulduk.Kendisi doğulu,eski bir köy öğretmeni. Avustralya'ya iltica edip yerleşenlerden.

Doğulu olduğu ve ağır şartlar altında çalışmaya alışık olduğu  için Kalgoorlie'deki altın madenlerinde uzun yıllar çalışmış.kendi deyimiiyle köşeyi döndüğünde
 Perth'e yerleşip geniş, bahçeli  çok odalı,villa tipi evini alıp,doğuştan görme özürlü iki kızını okutmuş,üniversite tahsillerini bile tamamlatmış.

Osman İşcel'in kızlarından biri şimdi eyalet Başbakanlığındaki bir görevde çalışıyor. Osman İşcel'e Kalgoorlie'deki altın madenlerini  ve çalışma şartlarını sorduk ;
‘ Kalgoorlie kıpkırmızı kızıl toprakların ortasında bir kasaba.Her taraf altın madenleri ile dolu.Tabii ilk yıllardaki kadar değil.Çünkü buraya gelen büyük İngiliz ve Amerikan firmaları silip süpürmüşlar. Şimdi toprağın derinliklerindeki altınlar çıkarılıyor.
Ben  büyük bir firma hesabına yer altında çalıştım yıllarca.Yer altında çalışmak çok zor ve riskli.Ama hayallerimi gerçekleştirmek için katlandım.Rahat bir hayat yaşamak için yeterli parayı biriktirince  o toz topraklı,sinekli,cehennem sıcaklı kasabadan ayrılıp Perth'e geldim.Çok şükür çocuklarımı da okuttum ve şimdi rahat bir yaşamım var.'

Osman İşcel işsiz, bileği kuvvetli yurtttaşlarına da bir tavsiyede bulunuyor ;bilekleri kuvvetli genç yaştaki Türkler ihtiyarlıklarında rahat bir yaşam istiyorlarsa zorluklara katlanıp Kalgoorlie'deki altın veya diğer bölgelerdeki başka madenlerde çalışmaları gerekir.Yoksa kimse oturduğu yerde zengin olmaz ‘ diye de bir tavsiye iletiyor.

Bir milyon kilometre karelik topraklarıyla  Avustralya kıtasının en büyük eyaleti olan Batı Avustralya topraklarının büyük bir kısmı çorak,çöl olmasına rağmen
bu toprakların altında zengin uranyum,altın,elmas,bakır,gümüş gibi değerli madenlerin yanısıra çok miktarda da kömür yatakları var. Kıyı ve sulak bölgelerinde hayvancılık ve tarım yapılıyor.

Batı Avustralya'nın bu kadar büyük ve zengin bir eyalet olmasına rağmen
Iki milyonluk bir nüfusa sahip.Bu iki milyonluk nüfusun yarısı başkent Perh ve metrosunda diğer yarısı ise Hind okyanusuna bakan sahillerde kurulmuş köy ve küçük kasabalarda, şehirlerde yaşıyor.

İşte kıpkızıl, kızgın çölümsü çorak topraklar üzerinde kurulmasına rağmen altı dünyanın en kıymetli altın madenleriyle dolu bir diğer adıyla ‘Altan kasaba ‘ denilen Kalgoorlie hikayesi..

 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.