| Kanada'da içki ve sigara yasakları |
|
|
|
| Ertan Gün | |
|
Eyaletine göre farklıdır. Quebec(Kebek)'te bar ve lokantalarda sigara içebilirsiniz, çocukların bulunduğu pastane ve kafelerde dumanınızı tüttürebilirsiniz, büfe ve marketlerden geç satlere dek içki satın alabilirsiniz. Ontario'da asla! Ontario'da ‘LCBO' adlı içki satış mağazaları saat 22:00'de kapanır. Bira satan ‘Beer Store' mağazaları da öyle. Devlete ait bu kurumlar önemli tatillerde de kepenkleri indirir. ‘LCBO' adıyla bilinen ‘Liquor Control Board of Ontario' içki satış mağazalarında Evinizde gece misafirlerinizle içerken, aşka gelip de "bir, iki şişe daha aldıralım" diyebilme şansınız yok. Ottava hariç. Ottavalı'ların az ilerisi Kebek bölgesi, harman kalırlarsa Hull kentine geçerler. Kebek, Avrupa'ya benziyor. Ontario Amerikanvari, kuralcı ve asık suratlı. Kebek daha serbest ve güler yüzlü. Kebek, Ontario'nun kurallarına da, lisanına da fransız kalıyor. Ontario'da içkilerinizi pazar günleri erken tedarik etmelisiniz, içki mağazaları pazarları saat 5:00'de kapanır. Siz, yine de çocuklarınızı içki ve sigara almaya göndermeyin, zira 19 yaşının altındakilere satış yapılmaz. Kendiniz gidin. Ama arabasız yola çıkmayın, LCBO'lar birbirine uzaktır. Pek sevdiğiniz Yeni Rakınız ilk gittiğiniz mağazada olmayabilir. Eğer ‘Yeni Rakı' bulamazsanız İsrail veya Lübnan malı ‘Arak' tavsiye ediliyor. Kimisinde ‘Arak', kimisinde ‘Arack' yazıyor. Arapça yazıların altında ‘Al Shallal' in mealini sorduk: "Helal" diyen de çıktı, "Şelale" diyen de... Şelale ve göl kıyılarında, parkta ve piknikte içki içilmez! Polis görürse mahkemelik olursunuz. Ortalıkta pek polis görünmez ama, gammazlıyorlar mı ne?! Ayık olmak da kurtarmaz sizi, ortalık yerde içki içmek suç. Sarhoşluk başka! Nerede içersen iç, sarhoşluk edersen adamın burnunu sürterler. Deyim tam yerinde, burnunuzu asvalta bastırıp sürtmeden polis sizi teslim almaz. Eğer bardan sarhoş çıkıp da dışarıda taşkınlık yaparsanız, bar sahibi de sorumludur. Çünkü, sarhoşa içki satmak suçtur. Yarasa insanları bilir misiniz? Gece saat 12:00'den sonra başlarlar eğlenmeye; Ontorio'da 2:00'yi geçince ilaç niyetine içki bulamazlar. Gece kulüpleri ve barlar, kapanış saatlerine yakın ‘Son Çağrı' yaparlar. Arzu ettiğiniz miktarda içki sipariş edebilirsiniz. Saat 2:00'de servis, 3:00'de mekan kapanır. * * * Yol sakin. Hız yok. Emniyet kemeri bağlı. Aslanlar gibi araba kullanıyor. Çok geçmeden, arkasında polis sireni. Zorunlu sağa çekeceksiniz. Duracaksınız ve dışarı çıkmayacaksınız. Torpidoda ve cebinizde ehliyet, ruhsat karıştırmayacaksınız. Dik oturacak ve direksiyonu saat dokuzu çeyrek geçiyormuş gibi tutacaksınız. Polis memurlarının biri sağdan, biri soldan. Tek kişiyse bile, eli belindeki silahının üzerinde size doğru yaklaşır: "- Alkol var mı?" Bu soru çok önemli. Çünkü Kanada'da, arabada ve hatta bagajında açık şişeli içki bulundurmak yasak. Hem bünyenizde, hem otomobilinizde kullanılmış alkol olmaması gerekiyor. Tim, arabasıyla gidip geliyor işine. Bir barda demlendikten sonra, evine doğru sürüyor. Çok geçmeden, arkasında polis sireni... Sağa çekip bekliyor. Ağzının içini koklayarak soruyorlar: "-Beyefendi, alkol aldınız mı?" Ehliyet ruhsat sormadan, nereden çıktı bu alkol demeyin. Kanada'da hata yapmayan sürücüyü pek durdurmazlar. Bizimki sonradan öğreniyor ki, yavaş sürdüğü için dikkat çekmiş. Arabayı kullanırken karşınızdaki levhaları kaçırmayacaksınız. "80" yazıyorsa, 80 Km. sürat yapacaksınız. Artı, eksi 10 Km. tölarans tanınabiliyor. Verilen hızın çok altında veya çok üstünde seyrederseniz, cezayı yersiniz. Ne kağnı olacaksınız, ne de canavar. Tim'in kağnısından şüphelenmiş polisler. Ağzı da alkol kokuyor. Lakin, profesyonel ehliyetlilerin bir duble içme hakkı var. Profesyonel(G) ehliyet sahibi Tim'de, bir duble içtiğini, söylemiş. Külliyen yalan da olsa, polis memuru yorum yapamaz; sadece alkol ölçer ile kontrol edebilir. Bir kere yakalandınız mı ömür boyu sicilinize işleyecektir. Trafik suçu, yalan beyan, kavga, sarhoşluk, en basit suç kayıtlı... Sosyal Sigorta Numaranızdaki tüm artı ve eksiler gelecekteki kariyerinizi etkiler. Yasaklar inançlarınıza ters geliyorsa, itiraz edebilirsiniz. Bu sizin savunma hakkınızdır. Bu işi ulema değil, yasalar belirler. İnancına özgü yaşayan kişiye kimse müdahale edemez. Ahlaka aykırı olmadığı sürece, üniformalıysan bile üniformanı bozmayacak şekilde giyinebilirsiniz. Kavuklu Hindu polis, mukaddes hançeri ile Sih öğrenci görebilirsiniz. Bizim Tim kurnaz. Bizim Tim çılgın. Bizim Tim Türk. Rahat iş bulabilmek için başvuru belgelerine "Tim" yazıyor. Timuçin Kanada'yı ve kuralları çok iyi biliyor. Alkol ölçeri bir üflese promiller ortaya saçılacak! 6 ay trafikten men ve 5000 dolar da para cezası alacak. Timuçin: " Üfleyemem memur bey!" diyor. "Bu tür aletler üflemek, dinime göre caiz değil! " Polis memuru " Hangi din? Ne dini? " sorgulaması yapamaz. Yeni bir din icat edebilirsiniz. Polis, cevaplarınıza inanmamazlık edemez. Dalga geçip geçmediğinizi yargılayamaz. Beyanınıza ve kutsal inançlarınıza saygı duymak zorundadır. Timuçin'in aklından geçen, polisin işi gücü varsa salsın da gideyim...Memurun bırakmaya pek niyeti yok, alkol cihazını da üfletemiyor! Tek çare, yazılı ifade. Kendisini emniyet bürosuna davet etmişler. Emniyette el bebek gül bebek misafir gibi davranmışlar. Çaylar, kahveler, muhabbetler...Timuçin, iki saate yakın emniyette kalıp "Alkolsüzüm" zaptını imzaladıktan sonra serbest bırakılmış. Bizim çılgın Türk, günlerce yasağı nasıl deldiğini, polislerle nasıl kanka olduğunu, çevresinde hava atarak anlatmış durmuş... Bir gün mahkemeden bir celp: Timuçin, sanık sandalyesinde. Mahkemede hakim, polis, bir de psikiyatrist. O günkü karakolda içilen kahvelerin yanısıra, " Öpiiim memur bey " vaziyetlerinin tümü vidyoda kayıtlı. Psikiyatrist tahlili de alan mahkeme, Timuçin'in sarhoşluğunu belgelemiş. Alkollü araba kullanmaktan aldığı ceza, yalan söylemekten ötürü ikiye katlanmış. Cezası bitip de trafiğe çıktığında, sigorta primleri de yükselecek. Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.