Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YAZARLAR arrow Serkan KÖKTÜRK arrow Agra
Agra PDF Yazdır E-posta
Serkan Köktürk   
Agra'ya Udaipur'dan direkt giden otobusu kacirdigim icin Jaipur otobusune aksam 9'a bilet aldim. Biraz acele oldugu icin de yerim en arkada, en son koltuk. Yaptigim en kotu yolculuklardan biri oldu. Image Sabaha karsi Jaipur'da vardiginda, otobusten inip Agra otobuslerinin kalktigi terminale kadar, yanima yaklasip laf atan bisikletli riksalar ile 15 dakika yurudum. Agra'ya her yarim saatte bir otobus varmis, ama resmi otobuslerden. Ilkine atladim, 6 saat sonra Agra'daydim.
 
Agra'ya yaklastikca Gange de kendini gosteriyor, etraf degismeye basliyor. . Heryer yesillik, tarlalar, agaclar.. Yol kenarindaki batakliklar da cogalmaya basladi. Batakliklarin hemen dibine kurulmus koyler, bataklik kenarinda oynayan cocuklar, batakligin icine girip birseyler toplayan insanlar, bataklikta serinleyen mandalar hep bu manzaranin icinde. Bir de yol kenarinda ufak, bir metrekare tahta kulube-dukkanlar ilk defa burada dikkatimi cekti.  
 
Terminale varinca riksacilarin yanina gidip birine Taj Mahal'e ne kadara goturecegini sordum. Biraz uzakmis, 8 km kadar. 50 rupi istedi. Cok garip, ortalikta fazla riksa yok, rehber kitapta da buradaki riksalardan ve yirticiliklarindan sozediyor. Riksaya atladim, Taj'in hemen yakinlarinda, terasindan gorunen bir hotele yerlestim.
 
Ertesi gun sabahtan Taj Mahal'e guney kapisindan bilet aldim. Bilet cok pahali, 750 rupi. Bu para ile bir hafta bir hotelde kalinir! Ustelik Agra kalesi 750 rupilik bu bilet fiyatinin icinde degil, ayni gun icinde olmak sartiyla 50 rupilik indirimi var. Neyse, parayi odeyip iceri girdik. Cok fazla insan yok, 2-3 bin kisi kadar civari.. Cogunlugu da Hintli turistler.
 
Yapi gercekten guzel, inci gibi. Ask icin insa edilmis en guzel yapilardan biri, belki de en guzeli. Sah Cihan, 2. esi Mumtaz Mahal icin yaptirmis. Dogum sirasinda olen esinin uzuntusunden, Sah'in bir gecede saclarinin beyazladigi soyleniyor. Yapiminda 20 bin kisi calismis. Yapiminda calisanlardan bazilarinin elleri ve parmaklari sonradan kesilmis, ayni beceriyi bir baska yerde gostermemeleri icin.
 
Taj'in icerisine girmek icin ayakkabilari cikarmak ya da kuset gecirmek gerekiyor. Pazartesi gunleri de temizlik icin kapali. Etrafindaki kuleler minare seklinde yapilmis ama Taj bir cami degil. Mumtaz Mahal ve Sah'in asil mezarlarinin oldugu yer Taj'in altinda, ust kisimda gorunenler susleme amaciyla duruyor. Ic kisimda fotograf ve video cekimi de yasak.
 
Bir saatten fazla kalip iyice seyrediyorum Taj'i. Yan taraflarin cami ve medrese bulunuyor. Yamuna nehrinin karsisinda,uzaktan Agra Kalesi goruluyor. Nehir, koyu ve siyah akiyor. Bilimadamlari icinde canli yasama ihtimalinin olmadigini soylemisler. Nehrin uzerindeki kucuk bir adacikta ise bir adam comelmis duruyordu. Ne yaptigi uzaktan secemedim. Taj'in hemen arka tarafinda ise Hindistan'in diger bir yuzu, bataklik kenarinda gecekondular, nehre giren ve oynayan cocuklar.
 
Kaleyi gormek icin yurumeye basladim, zaten aralari da cok uzak degil. Atli faytonlar yol boyu isliyor, bisikletli riksalar da yaklasip kaleye kadar goturmeyi teklif ediyorlar. Biri ile epey bir muhabbet ettim. 'Kaleyi gormek icin o kadar para verme' dedi. Kalenin dortte birlik bir kismi sadece turizme acikmis, geri kalan kisimlar askeriye tarafindan kullaniliyormus. Kalenin etrafini dolasirken Agra tren istasyonunun yakinlarinda pusuda bekleyen riksalara da denk geldim. Gelecek tren seferini bekliyorlardi herhalde.
 
Ayni yoldan Taj Mahal'e dogru geri donerken Taj'in diger bir kapisindaki kuyruga denk geldim,   metrekerce suruyordu. Kartpostal yada kucuk hediyelik esya satanlar sadece yabanci turistleri degil, Hintli turistleri de birseyler almalari icin ikna etmeye calisiyorlardi.
 
Ertesi gun Fatuhpur Sikri'ye gitmek icin yola koyuldum. Idgah terminalinden kalkan otobusler bir bucuk saat sonra Fatehpur'a variyor. Bir pazarin icinden gecip biraz merdiven timandiktan sonra 54 mertelik Bulend Darwaza kapisina geldim. Iceride, avluya girdim, ayakkabilari disarida birakip. Avludaki beyaz turbeye girdigimde insanlarin cok hizli bir sekilde dolastirilip cikarildigini gordum, cikista ise iki kisi neredeyse zorla yardim topluyordu. Uzuldum. Turbenin gozenekli taslarina da insanlar dileklerinin olmasi icin iplik bagliyorlardi.
 
Ingilizce kitaplarda Mughal diye geciyor, ayni zamanda Hintliler ve Pakistanlilar da bu deyimi kullaniyorlar. Yanlis bilmiyorsam bizde Baburluler olarak geciyor Hindistan da hukum surmus bu imparatorluk. Onlardan bozulmamis olarak kalan en onemli yapi bu Fatehpur Sikri, bir hayalet sehir. Sanki herseyi birakip gitmisler gibi. Sehri dolastiktan sonra tekrar geri dondum.
 
Otel gorevlisinden Varanasi biletini almasini istemistim. Almis, ancak Varanasi'ye degil. Onun yakinlarindaki Mughal Sarayi kasabasina. Hindistan'da trene binmek daha kismet olmadi, hemen parayi verip bileti aldim. Hindistan'da cok etkin bir tren ulasim agi var, dunyanin ucincu buyuk demiryolu agi. Ingilizlerin Hindistana koloni doneminden kalma bir hediyeleri.
 
Ertesi sabah erkenden Agra kalesi yakinindaki tren istasyonuna gittim. Treni beklerken biri yaklasip biletime bakti. Numaralarin basinda 'WL' yaziyor. 'Bekleme listesindesin, adini kontrol etmen gerek' dedi. Beraberce gidip kontrol ettik, onaylanmamis. 'Bu ne demek?' dedim. Trene biletim var ama oturmaya biletim yokmus. 10 saatlik yolculuk. Bu da iyi.
 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.