Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YAZARLAR arrow Çiğdem ÜLKER arrow Ardıç ağaçları altında Nallıhan'da
Ardıç ağaçları altında Nallıhan'da PDF Yazdır E-posta
Çiğdem Ülker   
Köroğlu'nun   Bolu dağını aşıp geldiği han, bu handır işte.
Ferman padişahındır ama, Köroğlu'nun atı da nalıyla damgasını vurmuştur hana.
O günden beri, bu yeşil kasabanın adı Nallıhan'dır ve sadece  Köroğlu'nun değil  Yunus Emre'nin, Taptuk Emre'nin , Şeyh Cafer'in izleri de  buradadır.

Taptuk Emre'nin dergâhı,   Emremsultan köyünde ziyaretçilerini bekler hâlâ.
Hani Koca Yunus'un kırk yıl odun taşıdığı o kutsal kapıdır burası.
Bir derviş kişidir Yunus, buğday almak için gider Hacı Bektaş'ın dergâhına.
"Her buğday tanesi yerine  bir nefes vereyim" der,  Hacı Bektaş-ı Veli.

Derviş Yunus istemez.  Köyü açlıktan kırılmaktadır, kış zorlu mu zorlu geçmektedir ve bebeler aş beklemektedir.
Buğday ister Derviş Yunus.  Oysa nefes,  bilgeliğin kutsal   ışığıdır,  evrenin sırrıdır,  sözün doruğudur, ancak hakkedene sunulan en yüce armağandır.
Ama yoksulluk, yüzyıllardır bu ülkeyi öyle kasıp kavurmaktadır ki...
Pençesini öyle  geçirmiştir ki kavruk Anadolu insanının  sırtına.
Buğday nefesi yener,   yoksulluk şiiri ezer, felsefeye değil  ekmeğe döner yüzler.
Gelgelelim Yunus, çabuk  pişman olur, döner gelir, yüz sürer Hacı Bektaş'ın kapısına...
Nefesi ister, şiiri diler,  bilgeliğe  uzatır; eli ile yüreğini.
Taptuk Emre'yi işaret eder Hacı Bektaş, Yunus'un  evi,   artık bu Anadolu bilgesinin yanıdır.
Ve tam  yedi yüz yıldır  Anadolu hümanizmasının  şiirini söyler, bizim Yunus.
Yunusça söyler, Türkçe söyler, insanca söyler.
Yunus Emre'nin, Taptuk Emre'nin izlerini hâlâ gururla taşır, Nallıhan.
Bu sakin ve ağırbaşlı kasabanın toprağında sözü, şiire ve romana dönüştüren bir maya vardır belki de.
Türk romanın büyük ismi Adalet Ağaoğlu'nun sözcükleri, takip eder beni Nallıhan sokaklarında.
Saçı örgülü bir küçük kız, - Ağaoğlu'nun unutulmaz roman karakteri Aysel- karşıdaki ilkokulun kapısında  olgun, hüzünlü ve zeki gözleriyle durur.
Bu Eylül gününde, yaşlı  ardıç ağaçlarıyla dolu Hoşebe adlı tepede, Akdere köyünde. 
Ardıç kuşu, ardıç ağacının tohumunu yutar, sonra toprağa bırakır ve  o tohumdan tekrar bir ardıç ağacı doğar.
Doğanın şaşmaz yanılmaz büyük döngüsüdür bu.
Ardıç ağacı,  kuşun ve toprağın mucizesidir ve her şeyin birbirine dönüştüğünün ifadesidir.
Bilmem, bu yüzden mi Yunus felsefesinin mistisizmi, Taptuk Emre'nin dergâhında  boy verir...
"Beni bende demen bende değilem / Bir ben vardır bende benden içerü" diyerek  bir başka büyük döngüyü işaret eder.
Sessizdir; sükûnet içindedir her yan. Sadece rüzgâr ve vaktinde bir ezan.
Tapduk'un Dergâhından geçerken  kornaya basmaz köylüler, düğünlerde davula vurmaz.
Kırk yıl susan, kilidi sonra açılan Yunus'a saygıdır, yüksek sesle konuşulmaz.
Ama konukseverlik de Nallıhan'da köklü gelenektir.
Sakarya nehrinin suladığı verimli toprak, Karacasu bahçelerinde gerçek bir köy sofrasını sunar sonbahar konuklarına.
İçtendir, sahicidir, sıcaktır.  Akasyanın ve elma yüklü dalların altında Ilıca şelalesinin sesi duyulmaktadır.
Gülşen Hanım'ın deyişiyle   "Rüzgâr bile, ipek gibi okşamaktadır."
Belediye başkanının eşi Müzehher Hanım,  dostça gülümsemektedir.
Akşam olmaktadır.
Az ilerde Sakarya'nın kıyılarındaki Kuş Cennetinde,  kuşlar kıpkızıl durmaktadır.
Üç renkli  dağların ardında...
Ardıç ağaçlarının altında...
Nallıhan, içimde bir yer yapmaktadır kendine.

 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.