| This is Kanada |
|
|
|
| Ertan Gün | |
|
Bu sözcüğü çok duyarsınız Kanada' da. Size acayip gelen bir konu olduğunda ve "Neden böyle?" diye sorduğunuzda, alacağınız yanıt bellidir: "-This is Kanada!"
Önceleri garip gelir size. Sonraları, aklınıza Türkiye'den taze anılar gelir : "- Kaçak su kullanıyorum ama, haram su içmedim daha. Vallaha, sadece yıkanmak ve kullanmak için." "- Elbette ki hastalarımı özel muayenehaneme çağıracağım; ben de çocuklarımı özel okulda okutuyorum." "- Aslında: Ne üniversitesi yaa...Okuyanları çalıştıracaksın. Kafayı kullanacaksın!" Gündüz gözüyle ülkenin göbeğine gecekonduları çakacaksın. Arlanmadan arabanın arkasına da yazacaksın: " Kıroyum ama, para bende! " Öyle ya: Burası Türkiye! Para sende. Güç sende: Ez,vur, kaç... Devir böyle. Gemini kurtar.Yeter ki vurgun yeme. Omurganın olması hiç önemli değil. Onurunun da öyle. Makam sahibi, statü sahibi olacaksın. Altta kalanın canını çıkartacaksın. Mazot kaçak.Vergi kaçak. Elektrik kaçak. IMF ' ye en çok borcu olan ülke, Türkiye. Sana ne! N'olacak kaptan?! Sorma! Sorgulama! Malı götür sadece. Üç tarafın denizlerle kaplı. Senden sonrası tufan. *** Gurbet o kadar acı ki, ne varsa içimde... *** Uçak bulutların üzerinden süzülürken, her biri ayrı düşüncedeydiler... Aynı noktadan, aynı yere gidiyor olsalar da, aynı gökyüzüne baksalar da, aynı ülkede doğsalar da; her yaşam, özel bir yolculuktu bu dünyada. Bakış açıları, beklentileri, arayışları çok farklıydı. Aynı yerdeydiler ama, serüvenleri apayrıydı tüm yolcuların. Kimse, diğerinin hislerine tercüman olamıyordu. Kimisi "Para", kimisi "Kimlik", kimisi "Kariyer", kimisi yatacak yer arıyordu. Kimisi, sadece "Kendisi Olmak" istiyordu. Yaşamak istiyordu; "Ait" olmaksızın, "Sahip" olmaksızın, "Teslim" olmaksızın: Yaşamak! Başkalarına değil, kendisine. Gösterişsiz ve sade. Kendince yaşamak!... Ne bencilce, ne sencilce: "Birey" olarak ve hep birlikte. Soysuzlaşmadan. Şişinmeden. Kasılmadan. İçini gazla, dışını ipeklilerle doldurmadan. "Kahraman" ya da "Düşman" olunmadan: Yaşamak... *** İnsanoğlu yumurta gibi. Yumurtadan döllendi. Peki biz kimin elindeyiz? Kim yaptı bizi böyle?! Neye göre "İleri", neye göre "Geri" yiz?! Kanada refah düzeyinde neden hep önde?! Farklı kültür ve görüşten toplama insanlarla, nasıl barış içinde?! Hepi topu: 138 yaşında bir ülke. Kerameti ne? Havası mı, suyu mu, doğası mı? Bayrağındaki yaprak mı yoksa?! Bilmem?! This is Kanada...
|
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.