|
Mayıs 2005 Binalar, sokaklar fiziken aynı Ama ruhen Rus kanı taşıyor gibi Prag Dil, hafif soğuk tavırlar ve Ruslara benzeyen sarı ve uzun bacaklı kızlar.
Bu arada söylemeden geçemeyeceğim Bendeniz için, hem cins olmamiz dolayısıyla, yanlızca bir merak konusu ve aslında minik bir defile olsa bile Kızların giydiği o varla yok arasındaki mendil büyüklüğündeki etekler, erkekler için bir festival niteliği taşıyor.
Minicik bir yer Prag... Metronun hangi durağında inersen in, sanki iki üç adımda bir sonraki metro durağına ulaşabiliyorsun. Minicik bir yer olmasına rağmen Hitler'in gazabına uğraması, yüzlere ve binalara hüzün katmış. Geçtiğimiz bir kilisenin önünde kurumuş birkaç çiçek görünce durduk. Üstündeki anlaşılmaz yazılara, belki birkaç kelime yakalar ve bir öykü bulabiliriz diye baktıysakta nafile. Sonra can dostu kitapları açıp, buranın 1940'lı yıllarda geçen bir hikayenin öyküsü olduğunu gördük. Burası Çek direnişçilerinin, o dönemin Nazi Çek valisini öldürdükten sonra sığındıkları binaymış. Sonrasında bu kilise Naziler tarafından kuşatılmış ve Çekli direnişçiler ömürlerinin sonunun yaklaştığını çoktan bilerek kendilerini öldürmeyi yeğlemişler. Onlar tarafından öldürülmektense... Duvardaki delik deşik izler ise kuşatılan binanın silahlarla nasıl tarandığını gösteriyor. Kapattık kitabımızı, düşünerek yürümeye devam ettik. Hemen Prag'ın ortasından geçen (tıpkı Paris gibi) nehir ve köprüleriyle karşılaştık. Bir sürü köprü var nehrin üstünde Hepsi de bir fotoğraf şöleni Sağdan soldan heryerden En turistik yerinden bahsetmeden olmaz herhalde Stare Mesto kendisi, tanıtayım... Kiliseler, eski belediye binası ve müzeleriyle Stare Mesto Koca Hus anıtıyla, namı diğer, Türkçe adıyla Eski Şehir Her saat başı saat kulesinin önünde toplanan kalabalık Amaç oradaki Astronomik Saatin, her saat başı donglarıyla çıkan ve dönen 12 havarisini Bir tarafındaki ölüm simgesi iskeleti görmek Her saat başı var bu şölen Bir sürü fotoğraf makinası ve kameralar arasında her saat başı ilgi odağı Yine de Tyn kilisesinin muhteşem görüntüsünü bence pek de gölgeleyemiyor. Saat kulesine de çıktım elimde kitabımla Tabii ki de asansör ile değil, tek tek adım adım dönen merdivenlerinden Ara sıra küçük camlarından sabırsızlıkla dışarıya bakarak Sonrasında ise muhteşem bir resim Bir sürü kırmızı şapkalı bina ve onların arasından yükselen ihtişamlı saraylar, kaleler ve binalar Tabii onların etrafında yükselen yeşiller Yine de Prag'daki çiçekler konusunda aynısını söyleyemeyeceğim Belki de ben kaçırdım Yeşiller arasında bazen renk arıyor insan, küçük minik kırmızı, pembe, sarı gibi Ama çok cömert değil gibi Prag o anlamda Tamam, yazının başından beri asıl anlatmak istediğim fakat yerini ve zamanını beklediğim şeyi Şimdi artık dayanamayıp anlatmaya başlıyorum Ulusal müzeye gidilecek ve zooloji bölümü gezilecek! Bu bir emirdir, haydeeeee... Nokta büyüklüğündeki bir böcekten, Dinazor omurgasına kadar herşey orada Sarsıcı En azından ben camlar arasında ilerlerken sarsıldım Özellikle dallar üzerine oturtulmuş kuşlar arasından geçerken ürperdim diyebilirim Kanatlanacaklarmış gibiydiler Biraz ilerleyip arkamda ne var diye baktığımda gördüğüm devenin devesi ‘Devekuşu' ise pantalonum ve benim aramda ciddi bir yakınlaşmaya neden olabilirdi Hafif nemli bir yakınlaşma! Ya o Bizon, Fil... Görün diyorum başka birşey demiyorum... PRAG FOTOĞRAFLARI |