YAZARLAR
Hulusi ŞENEL
Yeni Zelanda (2) | Yeni Zelanda (2) |
|
|
|
| Hulusi ŞENEL | |
|
İkinci Bölüm Bu arada zengin turistlere hizmet veren lüks Türk restoranları da var. Bunlardan biri Ayasofya Restorant. Sahibi Engin Çağlar. Izmir'in Selçuk ilçesinden. Selçuk'ta halı ticaretiyle uğraşırken üç yıl önce Yeni Zelanda'lı bir turistle evlenerek Auckland'a gelmiş. Kısa bir süre Yeni Zelanda'nın sessizliğinden yani sakinliğinden sıkılarak Amerika'ya gidip orada kuyumculuk ve emlak işleriyle uğraşmış ama tekrar Yeni Zelanda'ya dönmek zorunda kalmış. Şimdi Türkiye'ye dönmek arzusunda. Diğeri ise Mecca Restorantlar zinciri. Auckland'ta altı restorantın sahibi iki arkadaş. Ankara'lı Metin Yıldız ve Izmir'li Kubilay Hepözen. Restorantlar lüks ve zengin müşterilere hitapediyor. Kulenin tepesine çıktığınızda şehiri 360 derece açıyla her tarafını görebiliyorsunuz. Tabii kulede restorant ve cafeshop'ta var. Isteyen bu 192 metre yükseklikten ücreti karşılığı aşağıya atlamada yapabiliyor. Skycity'nin önündeki caddenin adı Victoria Street. Burası da restorantlar caddesi. Midnight Express adlı Türk restorant ve bar da bu cadde de. Sahibi Istanbul'lu Cengiz Cinkılınç. Türkiye'de turizmcilik yaparken önce Ingiltere'ye daha sonra da Avustralya'ya geçmiş ve bir süre Adelaide şehrinde çalışmış ; "Ağabey ben macera ruhlu bir insanım. Belli bir yerde uzun süre kalamıyorum çünkü sıkılıyorum. Bu sebeble hemen mekan değiştiriyorum" diyor. 19 yıldır Auckland şehrinde yaşadığını ve neden başka bir yere gitmediğini sorduğumda da; ‘ Burası değişik bir ülke. Çok sakin. Insanları da iyi. Her halde bundan..' Başından iki evlilik geçmiş. Son eşi de Yeni Zelanda'lı. Ama ondan da ayrılmış. Her halde evlilik sıkıyor Cengiz Cinkılıç'ı... Bekarlıktan memnun. Midnight Express adının bu iş yerine neden konduğunu merak edip sordum Cengiz Cinkılıç'a. O da bu sorulardan bıkmış olmalı ki, ‘Ağabey Ne sen sor nede ben söyleyeyim' der gibi yüzüme baktı. Bu soruyla çok defa karşılaşmış. Sonunda kısaca anlattı. "Ağabey bende bu isimden şikayetçiyim ama turistik listelerde yer almış. Bu sebeble isim değiştiremiyorum. Ne yapayım. Ben şahsen sapına kadar milliyetçiyim. Ülkemi ve milletimi seviyorum. Bundan kimse beni yanlış anlamasın.' Restorant-Bar'ın içindeki bir duvarada da ilginç bir cami resmi yapılmış. Altı veya yedi minareli büyük bir cami resmi. Bu resimde ayrı bir ilgi topluyor. Bu arada şunu da belirteyim, Auckland'ta Türk rakısı, şarabı veya kahvesi içebileceğiniz tek yer belki de Cengiz'in bar-restorantı. Istanbul Kebab'ta Ilhan Keçeciler ile sohbet ederken Güney Afrika'dan gelen Izmirli Ali Doğan isimli Türkle tanıştık. Ali Doğan 16 yıl önce Güney Afrika'ya gitmiş ve orada Tekstil ticareti ile uğraşmış. Fakat zenciler iktidara gelince yaşam bozulmuş. Şımaran zenciler soygun, dövme, ırza geçme gibi kanun dışı işlere girişmişler. "Belinde tabanca olmazsa bilhassa geceleri yalnız dolaşamazsın" diyen Ali Doğan'ın iş yerleri yağmalanmış, soyulmuş. Sonunda kapağı biz orada iken Yeni Zelanda'ya atmış. Şimdi Yeni Zelanda'da araştırma yapıyor. Beğenirse bu ülkeye yerleşecek. Yeni Zelanda'ya beyazlar gelmeden önce yerli halk Maoriler buraların sahipleriymiş. Avustralya'nın esas halkı Aborojinler gibi. Ama Ingiliz gezginci kaptan Cook Avustralya'dan sonra Yeni Zelanda'nın da yolunu açmış ve Ingiltere'ye sömürge yapmış. Daha sonra başkaları buralara akın etmiş. Neticede Maorilerin ifadesine göre be-yazlar bu ülkenin ‘Efendi'si olmuş yerlilerde köle durumuna düşürülmüş. Ayrıca Yeni Zelanda'nın girdiği savaşlara da itilmişler. Savaş müzesinde Gelibolu'da ölen 58 Maori'nin isimleri yazılı. Yıllar önce Hürriyet gazetesinin Avustralya temsilciliğini yaparken haber için konuştuğum bir Aborijin şefi bana şunları söylemişti; "Biz bu ülkenin sahibi iken beyazlar geldi ve ırgat yaptı. Şimdi de turistleri çağırıp kültür gösterileri adı altnda bizleri sirk palyoçaları gibi oynatıp yine bizim sırtımızdan para kazanıyorlar." NOT: Bu konuyla ilgili bilgi taleplerinizi lütfen forum sayfalarımızda paylaşın. Uzaklar.com |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.