| Düş Ülkem: Hindistan |
|
|
|
| Sibel DENİZ | |
|
Gitmek isteyip de, yalnız cesaret edemediğim, çok sevdiğim arkadaşlarıma gelin birlikte gidelim diye teklifler yaptığım, 'kafayı mı yedin kızım sen' diye tepkiler aldığım ve sonunda tüm engelleri aşıp gittiğim rüyalarımın ülkesi Hindistan...
27.01.2005.Frankfurt..1.gün Günlerdir,aylardir bekledigim gün geldi.Dün gece,dogru dürüst uyku girmedi gözüme,,heyecanim tamamen artti.Öglen bir gibi hülya geldi,ucagim aksam altida,,son hazirliklari yaptik,sonunda sirt cantami kapattim.serdarida aldiktan sonra 14,30 gibi yola ciktik.Bir saatlik bir yolculktan sonra havaalanindayiz..Frankfurt havaalani cok büyük,sanki kendi capinda bir sehir gibi,,gezmekle bitiremiyorsun,,biraz gezip biseyler yedikten sonra,,serdar ve hülyadan ayrildim..Ucagim thy frankfurt,istanbul ,delhi,kismet olursa saat onbucuk gibi istanbulda olucagim,,gece 2,30 da da delhi yolculugum basliyacak..Üc saatlik bir ucak yolculugundan sonra nihayet istanbuldayim,,ve cok heyecanliyim..Beynimde bir dolu soru!!Allahim kalbim duracak,,necmi karsimda,,oda sorunlu bir bekleyisten sonra beni karsilamaya gelmis,,Öncelikle cantalarimizi verdik,,daha sonra,ucagimizin kalkma saatini bekledik,,nihayet saatimiz geldi,ucagimiz kalkmak üzere,,heyecanliyim.... 28.01.2005.Delhi: 2.gün Gece 2,30 da ucagimiz kalkti, uzun,güzel bazen de aman daha gelemedik mi deyip sabirsizlandigimiz alti bucuk saatlik ucak yolculugumuz sona erdi, Delhi havaalanindayiz,,giriste doldurulmasi mecburen gereken formlari doldurduktan sonra disariya ciktik.. daha önceden,internetden okudugum binlerce gözle karsilasiyorsun,yüzlerce insan havaalaninda etrafini ceviriyor ve bunun gibi daha bir sürü sey,bunlarin hic birini yasamadim.. Havaalanindan bir otobüse atlayip main bazaar, istasyon bölgesine geldik,, biraz yürüdükten sonra, vivek oteli biraz aradiktan sonra bulduk.. Vivek otel,loney planetin tavsiye ettigi,, gezginlerin ve sirt cantalalarin ragbet ettigi bir otel ve bölge main bazaar bölgesi.. Cok yorgunum hemen hemen iki gündür uykusuzum, bu sirt cantamda benim canimi cikaracak gibi, doldurmusumda doldurmusum, odamiza cantalarimizi biraktiktan sonra kendimizi tekrar,kalabaligin icine attik,,kalabalik ama gercekten kalabalik,insanlar,riskacilar,tuk tukcular,inekler deyim yerindeyse igne atsan düsmeyecek gibi bir kalabalik,,dogru istasyona,agra varanasi biletimizi ayarlamaya gittik..Hindistanin tren yolu sisteminde dünyanin ikinci büyük ülkesi oldugunu okumustum,,gercektende dogru,sanki ucak bileti alirmis gibi inceliyorlar,bir sürü formlar dolduruyorsun,,trene binmeden öncede,trenin hangi vagonuna bineceksin,liste asiliyor ve ismini orda görebiliyorsun.Islerimizi hallettikten sonra tekrar kalabaligin icindeyiz..Main bazar bölgesi,cok renkli cok canli bir yer,,karnimiz acikti,önce cok güzel bir bardak nar suyumuzu ictik,nefisti,gercekten hayat veriyor bu meyva sulari,daha sonra biraz gezdikten sonra,biseyler yemek icin bir yer aradik,daha sonra kücük bir restoran diyeyim artik ilk hint yemegimi yedim.Thali,hint soslari.mercimek,bezelye,patatesli ekmek,felaket aciydi,ama yinede güzeldi..sanirim bu ülkenin yemeklerini sevecegim,Insanlarini görür görmez sevdigim gibi....Cok yorgunum,bir an önce yatmak,uyumak istiyorum..Yarin Delhiyi gezecegiz.... 29.01.2005.Delhi.3.gün Sabah erkenden kalktik,dün aksam yemek yedigimiz yerde kahvaltimizi yaptik,daha sonra kendimizi yine kalabaligin icine biraktik,sabahin erken saatleri olmasina ragmen disarsi yine ana baba günü,,bir riskaciyla anlasip bizi indira gandinin,mezarinin bulundugu bölgeye götürmesini istedik,ilk defa bir riskaya binisim,riska üc tekerlekli bisiklet dolmus,biraz heycanlandim,sanki kelle koltukta gidiyor gibiyiz,yayalar,bisikletler,riskalar,yük arabalari,otomobiller,hayvanlar,hepsi yollardalar,durmadan korna caliniyor,kaza falan olmuyor,herkes hayatta ve kimse kimseye sinirlenmiyor,bagirmiyor,,tamam simdi gittik dedigim anda bile gitmiyoruz,herkes yoluna devam ediyor,,hayat devam ediyor... 30.01.2005.Agra.4.gün Hemen hemen bes saatlik bir tren yolculugundan sonra agradayiz,trenler rahat ve cok renkli,bol bol saticilar,dans eden kücücük kizlar,inenler binenler,rengarenk insanlar,ilk tren yolculugum güzel gecti,tac mahal agrada,,istasyondan bir tuk tuk atlayip,yaklasik 8,10km uzakliktaki tac mahale geldik,,Burasida ana,baba günü,,tac mahalin girisinde bir güvenlik var,cantalarimizi,sigaralarimizi,herseyi emanete biraktiktan sonra iceri girdik. önce bir alandan,sonra ,kücücük bir kapidan girip karsimda o muhtesem eseri görünce tüylerim diken diken oldu,sanki dünya durmus gibi,büyüledi bu Ask aniti beni,tek kelimeyle muhtesem bir yapi,askin eseri,," Ask sen nelere kadirsin" sözünün canli örnegi sanki damarlarimda kan akmiyor,o bana bakiyor ben ona....Tac mahali görenler ve görmeyenler demis birisi,kim demisse bilmiyorum da :)) ben o görenlerden oldugum icin kendimii cok sansli hissediyorum..Sah cihan,cok sevdigi esi Mümtaz mahal icin yaptirmis bu muhtesem yapiyi,22 senede bitmis insaati..Mermer üzerine kakma islemeler,beyaz mermerler,cok güzel gözlerini kamastiriyor insanin,,Askin kendisi kadar güzel,tek kelimeyle..... Iki üc saat durduktan sonra,disari cikiyoruz,yemek yemek icin bir restoranin en üst katina terasina cikiyoruz.Manzara harika,Tac Mahal karsimizda,vaktimiz cok var,aksam sekizde varanasi trenimiz kalkicak..Oturdugumuz yerde,evlerin catilarinda maymunlar cirit atiyor,kadinlar teraslarinda oturmus,birseyler kurutuyorlar,kimi saclarina sanirim hint yagi sürüyor,gökyüzünde bir kus sürüsü bize show yapiyor,cok güzel,hersey cok güzel... Hersey cok güzel dedim ama bir iki saat sonra kendimi iyi hissetmemeye basladim,bir riskaciyla anlasip istasyona gidiyoruz,istasyona kadar olan yol bana ölüm geliyor,basim dönüyor,midem bulaniyor,insanlar sanki üzerime üzerime geliyor,hayirlisi bakalim,insallah kötü bir sey olmaz....Istasyondayiz biraz iyi gibiyim,tam karsi tarafta kücük bir tapinaktan ilahi sesleri geliyor,sarkilar söylüyorlar,istasyondaki halkta eslik ediyor,aksam ibadetlerini yapiyorlar,hep bir agizdan...Beklerken bir anne kizla tanisiyoruz,hintli yoga ögretmenligi yapiyormus üniversitede,sevimli bir kiz,elinde 50bin türk lirasi varmis,bizden kac rupi yaptigini ögrenmeye calisiyor,bizde anlatabildigimiz kadariyla,,bu para cok para etmez diyoruz :))maillerimizi alip vedalasiyoruz..Trenimizin kalkmasina bes dakika kala,bir ates basiyor tüm vücudumu,cok kötü midem bulaniyor,dogru tuvalete kosuyorum,allahim cok kötüyüm,hem altdan hem üsten,yandik sap gibi,upuzunda bir tren yolculugumuz var önümüzde,12 saat ne yapicam bilmiyorum,hemen dayandim ishal ve mide bulanti ilaclarina,,insallah faydalari olur..Trendeyiz,ilk 2,3 saat tuvaletle,vagon arasi mekik dokudum,sonra uyumusum... 31.01.2005 Varanasi.5.gün Cok sükür bu uzun ve beni sarsan tren yolculugumuz sona erdi,Varanasideyiz,, Kendimii biraz iyi hissediyorum,, mide bulantim durdu en azindan,,,Istasyondan bir tuk tuka atlayip,bizi daha önce belirledigimiz otel visnunun oraya götürmesini istiyoruz,Tuk tukcu kardes bizi baska bir yerde birakiyor,basliyoruz yine visnuyu aramaya,sonunda buluyoruz,hotel visnuda loney planetin tavsiye ettigi otellerden bir tanesi,ama full dolu hic bos oda yok,onun sokaginda baska bir otele soruyoruz,bos oda var,,zaten iki odasi var,ahirin tam yaninda,,ama seviyorum odamizi..yerlestikten sonra disari cikiyoruz,,daracicik iki insan gecebilecek kadar sokaklari,saticilari,tabii bizim inekler burdada bir sokagi kapliyorlar,biz inegi bekliyoruz inek bizi bekliyor bazen gecebilelim diye o daracicik sokaklardan,önce ara sokaklarindan pazar yerine ciktik,muz ve mandalina aldik,sonra merdivenlerin oraya ,ganjin kenarina, dilenciler,saticilar burasida cok renkli ve etkileyci bir sehir..5000 senelik ve hic bozulmamis bir sehir varanasi, kutsal nehir ganj burdan geciyor,hindularin kutsal kenti,,bu suyun ganj in onlari tüm günahlarindan arindirdigini düsünüyorlar,,ve burada ölümlerini bekliyorlar,,bugün bayagi bir gezdik ,,hava iyiycene kararmis,,yarin erkenden kalkip ganj a pusa törenini izleyecegiz,,kutsal nehir ganja hülyanin yazdigi bir kagiti ve büsra ile benim bir resmimi birakacagim,,zaten aksam dokuzdan sonra cok korkunc oluyor disarisi ,köpek ulumalari,maymun viklemeleri ,,birde ahirin yaninda oldugumuz icin kutsal ineklerin mölemeleri,,yani disari bir saatden sonra kesinlikle cikilmaz,,bu arada odamizdada misafirlerimiz var,,üc bes tane kertenkele tavandalar,öylece duruyorlar,hic kipirdamadan,onlar bize bakiyor bizde onlara,ben biraz tirstim,onlari düsünmemeye calisiyorum,bakalim korkuyu belki yenebilirim,,onlara bakmamaya calisiyorum ama yok hic kipirdamiyorlar zarasiz gibi görünüyorlar,yok yok korkmuyorum ,nasil olsa necmi var yanimda,yok korkmuyorum...Uyumusum... 1.02.2005.varanasi.6.gün Sabah gec kalktik,sabah ayinine tabiki katilamadik,,ama yarinda burdayiz,,yarina biraktik..Dogru hotel visnunun terasina kahvaltiya gittik,manzara harika,kutsal ganj ,merdivenler ayaklar altinda,peynirli domatesli tost ve siyah cayimizi ictik,,bunlarin meshur sütlü cayini bir türlü sevmedim.Bayagi bir oturduk,insanlar sabah temizliklerini yapiyorlar,ganj da yikananlar,camasir yikayanlar,dislerini yikayanlar,tras olanlar hepsi ganjin kenarindalar,cok renkli görüntüler var,merdivenlerin oraya gidiyoruz,bir sandalciyla anlasip nehir turuna cikiyoruz,nehirden sehiri izlemek cok etkileyci,nehir boyunca tapinaklar,evler hic bir sey bozulmamis burda,sanki 5000 sene öncesinde yasiyor gibiyim.. Bu görüntüler bizi bayagi bir sarsti,otelimize dogru yürüyoruz,yürürkende hep etrafi gözlemliyoruz,cocuklar yine ön plandalar benim gönlümde,o ten rupi,ten rupi diyen cocuklar,karinlarini gösterip acliklarini ifade etmeye calisan cocuklar,bir gün gelir insallah bizler görür görmeyiz tek dilegim hic bir cocugun bu dünyada ac kalmamasi...... Merdivenlerin ordayiz,tekrar merdivenlerden yukari pazar yerine cikiyoruz,bir kac dükkana falan girip ciktiktan sonra gün batimi,ganja pusa törenini izliyecegiz,günde üc sefer oluyor bu ayinler,yani ganja saygi törenleri,geldik tören baslamis,ilahiler okunuyor,bir yer bulduk oturduk,ateslerle gösteriler yapiliyor,tören sonunda ciciekler ve mumlarla ganjdan dilekler dileniyor,bende cicekli mumumu,yüregimdeki dileklerimle birlikte...,ganjin sularina birakiyorum...,hersey cok renkli ve güzel,satici cocuklar,dilenci cocuklar yine yanimzdalar,bir ara yanimiza bir cocuk yaklasiyor,Necmi bu cocugu taniyor,iki seneki önceki gezisinde bu cocukla sohbetleri olmus,resimler cekilmis,adi Ravi cok akilli bir cocuk dilenmiyor,para veriyoruz almiyor,bizde sattigi tanri figürlerinden aliyoruz,bize cay ismarliyor,necmi adresini alip cektigimiz resimlerden göndermek icin söz verip ayriliyoruz..Ravi insallah seni bir gün iyi yerlerde,ülken icin güzel seyler yaparken görürüz,kimbilir belki seni bir daha görme sansimiz olur... 2.02.2005.7.gün Varanasi Bugün burdan ayrilacagiz,trenimiz aksam 18,00 de,,sabah dokuz gibi kalktik,cantalarimizi yerlestirdikten sonra dogru visnun nun terasina kahvaltiya,kahvalti dedigime bakmayin iste,her zamanki gibi tost,korkuyoruz,hint yemeklerinden simdilik elimizi cektik,mide ve bagirsaklarin tekrar bozulmamasi icin..Bu arada Necmide hem ishal hem cok kötü nezle oldu,kiyamam kuzuma ben..Dayandik yine ilaclara.Kahvaltimii yaptiktan sonra tekrar odaya geldik,cantalarimizi alip kapinin girisine biraktik.aksama kadar vaktimiz cok,son kez bu kutsal kenti yasayacagiz.Ganjin kenarinina indik,bir basindan bir basina yürüdük,yine renkli her yer,saticilardan degisik taslar aliyoruz,tekrar bir sandalla nehir turu yapiyoruzHülyanin yazdigi kagidi ve bizim resmimizi kutsal nehire birakiyorum icim buruk...,Sonra iceceklerimizi alip bir tasin üzerinde geleni geceni izliyoruz,müzik yapanlar,yilan oynatanlar,bir ara yanimiza yilan oynatan amcamiz geliyor,resim cekilmek istermisiniz diyor necminin boynuna yilani sariveriyor bir kac resim cekiyoruz,sen istermisin diyor yok hayir ben yine tirsiyorum,cok soguk bir hayvan su yilan beee....Cocuklar yine,, burdakii cocuklar ucurtma ucuruyorlar,her birinin elinde ucurtmalari,ve gözlerindekii mutluluk,sevinci görebiliyorum o oyuncaklariyla,,gözlerim yine doluyor,benim cevremdeki cocuklari düsünüyorum,en son cikan,teknolojinin son oyunlari,oyuncaklari ve alinmadimi ailelere yapilan kaprisler,ne yapip ne etip isteklerini yaptiran cocuklar..ve burda o tek ucurtmayla gözlerinin ici gülen cocuklar,yirtik pirtik kocaman cengelli ignelerle tutturulmus elbiseleriyle,ayaklarinda ya var, ya yok terlikleriyle o gözlerinin ici gülen cocuklar....Allahim nasil celiskili bir dünyada yasiyoruz... Tekrar yemek yemek icin terasdayiz,birer sandevic yiyip,ganji son kez izliyoruz,susuyoruz,ikimizide bu kentin cok etkiledigini hissediyorum. 3.02.2005.8.gün. jaipur jaipurdayiz,istasyondan cikar cikmaz,hemen karsi caddesinde bir otel bulduk,Cantalarimiz biraktiktan sonra,kendimizi sokaga attik,önce bir riskaciyla anlasip bizi hava mahalin oraya götürmesini istedik..Hava mahal,bir adiylada rüzgar sarayi,1799 da sarayin bahcesinde yasayan ve dis dünya ile ilgisi olmayan,kadinlarin,disariyi görebilmeleri icin yapilmis,900 tane kücük penceresi varmis bu sarayin,güzel bir yapi,bir kac resim cektikten sonra,sokak saticilarindan birer cin makarnasi yiyioruz,tadi nefis tabi yine bol acili,,üstüne birde samosa yiyoruz,karnimiz bayagi bir acikmis,samosa bizim patatesli muska böregine benziyor,güzel tadi tabii oda bol acili...Daha sonra sisko bir tuk tukcuyla anlasip bizi fil mahallesine götürmesini istiyoruz,tuk tukcumuz önce bizi bir göl kenarina getiriyor,gölün üzerinde bir sarayi bize tanitmaya calisiyor,iyi rehberlik yapiyor,ama lanet olsun ingilizcemiz o kadar iyi degil,tam olarak her dedigini anlamiyoruz,daha sonra bizi fil mahallesine götürüyor,,dört bes tane kocaman filler,evlerin bahcelerinde,bir bahceye giriyoruz,insanlar filleri temizliyor,biri boyuyor,bir taneside bahcenin ortasinda hamur aciyor,fillerin yemeklerini hazirliyor,bir kac resim cekiyoruz,,ilginc..Sonra bizim tuk tukcu bizi bir kac dükkana götürmek istiyor,bir sey almaniza gerek yok,sadece sizi götürdügüm icin ben komisyon alicam lütfen falan diyor ,,hadi diyoruz tamam..Önce sari satan bir dükkana götürüyor,sari hangi dinden olursa olsun,hint kadinlarinin alti metre uzunlugundakii sarindiklari ipekli rengarenk kumaslar,ne kadar güzel moda dertleri yok,model dertleri yok sadece sariniyorlar,sadece renklerle güzelliklerine güzellik katiyorlar...Biraz gezdikten sonra ,bizim sisko bizi bir gümüscüye götürüyor,sonrada bir hediyelik dükkanina sadece biraz bakip cikiyoruz,amac arkadas kazansin..Sonra bizi carsilarinin orda birakmasini istiyoruz,tekrar kalabaligin icindeyiz,yürüyoruz,o dükkandan o dükkana girip cikiyoruz,cok güzel seyler var,isil isil her yer,bir dükkandan yastik kiliflari,hediyelik masa örtüsü aliyoruz,pazarlik falan yapiyoruz,iyiycene buranin havasina girdik,sonunda kaziklandikmi kaziklanmadikminin hesabini yapiyoruz,,her sey cok pahaliya bu ülkede :))artik otelin yolunu tuttuk,yoldaki saticilardan,bir kac muz ve papaya aliyoruz,cok yoruldum,ayaklarima kara sular indi diye bir söz varya,benim ayaklarimin yorgunlugu karsinda,bu sözün anlami dahada anlamli..Tekrar bir riskayla anlasip bizi istasyon bölgesine götürmesini istiyoruz,anlamiyor ingilizcesi yok,o ona soruyor o ona,elimizdekii haritadan göstermeye calisiyoruz bir anda etrafimizi bir sürü insan sariyor,ve hepsi necminin elindekii haritaya gözlerini kirpmadan ölece bakiyorlar,,cok sekerler yaa,,, ben inaniyorum yüzlerindekii saf lik gibi,yürekleride saf bu insanlarin..Cok sükür sonunda anlasiyoruz,otelimize sag saglim geliyoruz,,ahh ayaklarim ahh gercekten kara sular indi... 4.02.2005.9.gün ajmer-puskar Sabah erken kalktik,güzel bir kahvalti yaptiktan sonra,tren istasyonuna gittik,saat onbirde ajmer trenimiz kalkicak,biraz bekledikten sonra bir saat gecikmeyle ajmer trenimiz geldi,apar topar trene bindik,tren dolu,allahtan hizli ve lüks bir trene denk geldik,cay servisi,belese bir sise su,ay ne kadar güzel,hosumuza gitti...saat iki üc gibi ajmerdeyiz,burdan bir tuk tuka binip bizi ,puskara kalkan otobüslerin oraya götürmesini istiyoruz,otobüs nuh devrinden kalmis gibi,yolcular renkli yerel halk var,yan tarafimda yasli bir dede oturuyor,ne zaman basimi cevirsem,dedemle göz göze geliyoruz,beni inceleyip duruyor,beni begendi ogluna alicak herhalde diyorum,,ah dedem ahh,, benim neremi begendiysen :))Sonunda puskardayiz,hemen oteli ayarlamaya bakiyoruz,buldugumuz otelin adi Lake View,daha önceki gezisindede necmi de burda kalmis,sirin bir yer,odamizii seviyorum..cantalari birakir birakmaz kendimizi disari atiyoruz,burasida cok renkli her taraf hippi kayniyor,her yas grubundan gezgini burda görmek mümkün,,kücük cocuklariyla bile gelen gezginler var,ne kadar güzel,cok hosuma gidiyor,o ruh icinde olduktan sonra hic bir sey engel degil gezmeye..Karnimiz yine acikti,disarida sandalyelileri olan ve nan sandevic yapan bir yere oturuyoruz,nan sandevic nefis birsey,bizim gözlemenin biraz kalini,icine patates,domates,sogan sarimsak sosu koyuyorlar,nefis yaa tadi hala damaklarimda,hem yiyoruz nan sandevicimizi hemde geleni geceni izliyoruz,daha cok burda isralli ve japon gezginler görüyorum..,,Maddeden maddiyatdan ellerini ayaklarini cekmis,hayatlarinin geri kalan kisimlarini burda yasayarak geciren yabancilarda gördük,yüzlerindeki isik hala gözlerimin önünde..yemegimizi yedikten sonra göl kenarina gittik,calgicilar,dans gösterisi yapanlar,show yapanlar,cok güzel bir yer..Merdivenlerde oturup günesin batisini izledik..Burasini cok sevdim,insana huzur veren,rahatlatan,duygusallastiran bir yani var puskarin...Biraz daha dolastiktan sonra odamiza geldik,yarin bu sirin yeri daha cok yasiyacagim.... 5.02.2005. puskar10.gün Sabah sekiz dokuz gibi kalktik,kahvalti yapmak icin bir restorana gittik,balli,recelli,peynirli güzel bir kahvalti yaptik,hava cok güzel,günlük güneslik her taraf,bugün kizimin dogumgünü,saat farki nedeniyle aksama ariyabilecegim askimi..Kahvaltidan sonra tekrar carsilarini bol bol gezdik,her dükkana girdik ciktik,askima degisik taslar,cantalar,incik boncuklar aldim,,bayilir öyle seylere..Bir satici amcanin dükkanina girdik,masa örtüleri falan satiyor,,nerelisiniz diye sordu,türkiye deyince,mustafa kemal pasa dedi..Büyük adamdi kemal pasa,kemal pasa diyor,,hadi dedik alalim bu amcadan biseyler..masa örtüleri ve duvara asilacak filli örtülerden begendik,,kac para? Size kemalpasanin torunlari oldugunuz icin tanesi 250rupi,sizi cok sevdim ayaklari falan,iyi dedik..alisveris tamam,,allahaismarladik,güle güle...Baska dükkanlarda bizim örtüleri sorariz,200 rupi,her birinden 50ser rupi,amcamiz bize kemalpasa kazigi atmis..Cok güldük,Senin canin sagolsun bee amcam...Tekrar sokaklarindayiz puskarin,,Kizima telefon etmek icin bir yer buluyoruz,Dogum gününde onun yaninda olamamam beni iyicene duygusallastirdi,canim kizimin telefonda,dogum gününü kutluyorum,sesi iyi geliyor" annecigim ben etek giydim,pastamda birazdan gelicek,bugün dogum günüm benim mum üfleyecigim annecigim,demesi sesindeki o mutlugu hissetmem beni daha cok mutlu etti.Canim kizim benim,yasam kaynagim,hayatimin anlami,dogum günün kutlu olsun,iyiki dogdun ,,iyiki varsin.Seni cok seviyorum,büsram... 6.02.2005.jodpur11.gün Bugün burdan ayriliyoruz,erkenden kalktik,8,30da bizi almaya gelicekler,ajmere, jodpura kalkicak otobüs duragina götürecekler,hazirlandiktan sonra otelimizin terasina cikiyoruz,,uzun uzun puskari izliyorum,huzur veriyor burasi insana,burayi gercekten cok sevdim,yüregime isledim..Belki bir gün tekrar sana gelebilirim.. 7.02.2005.12.gün Jaiselmer Sabahin seherinde saat besbucuk gibi jaiselmerdeyiz.trenden iner inmez,otel ayakcilari,tuk tuk cular etrafimizi sardi,birinle anlasip,kale kapisinin önüne geldik.Her yer karanlik,in cin top atiyor,halk yavas yavas dükkanlarini acmaya basliyor,bir yerde oturup birer cay icip,havanin aydinlanmasini bekliyoruz,biraz aydinlandiktan sonra,kalenin icine girdik,habire yokus cikiyoruz,ayaklarim artik cekmez oldu ,hava bu arada acayip soguk,kalenin icindeki otellerden birinde kalmayi düsünüyoruz,neyse bir otel buluyoruz geceligini soruyoruz 300rupi diyor tamam uyar diyoruz,,yanliz odalar dolu,iki üc saat sonra bosalacak diyorlar,okey diyoruz,,bizi otelin terasina cikardilar,,ikide battaniye,sarilip sarmalandik,beklemeye basladik,manzara harika,kalenin en tepesindeyiz,ama donuyoruz,,felaket bir soguk,,allahim ne zaman bosalacak bu oda...sonunda cocuk geliyor,,kesin iki saat sonra,tamam diyor oda bosaldi,bizi aliyor cok dandik bir odaya götürüyor,iyi hadi diyoruz kac paraydi,400 rupi diyor..yaa sabah 300 dü simdi niye 400 oldu diyoruz,öle bisey demedik diyorlar,,necmi sinirleniyor ,,kalmiyoruz burda,,ben bir yandan yaa kalalim dondum,o sirt cantasiylaa yine o yokuslari cik ordan oraya otel ara,,donmusum zaten pes etmisim,yok kalmiyoruz,,,tekrar düsüyoruz yollara, otel senin bu otel benim sorup duruyoruz,,artik yok gitmiyor ayakklar pes etti derken Ganej guest haus adli otelimizi sirinmi sirin odamizi buluyoruz,kücücük pencerleri,dar sokaga bakiyor,sokakda haraketli,cantalari birakiyoruz,kahvalti icin bir restoranin terasina cikiyoruz,masalkent ayaklarimizin altinda..Kahvaltida peynirli omlet ve garlic tost söylüyoruz,garlic deyince cocuk bize bakiyor biz cocuga,bu arada garlicinde ne oldugunu bilmiyoruz,,gele gele bol sarimsakli garlic tostlarimiz geliyor,karnimiz ac,,afiyetle sarimsakli tostlarimizi yiyioruz sabah sabah...Daha sonra odamiza gelip dinleniyoruz,,yorgunluktan bayagi bir uyumusuz,,öglen üc gibi kalkiyoruz,hemen kendimizi disari attik.Bayagi bir yürüyerek,yapay bir gölün oraya gittik..Burasi tarih kokan bir yer,gölün ortasinda pavillonlar,kenarlarinda saray surlari,burada yasanilanlari gözümde canlandirmaya calisiyorum,,burasi gercekten bir masalkent...Burdan ayrildiktan sonra tekrar yürüyerek carsilarinin bulundugu yere geliyoruz,bir sarayi ziyaret ediyoruz,,sarayin balkonlarinda falan gezerken kendimii prenses gibi hissediyorum,,necmiye diyorum eskiden prenseslerin boylari kisa oluyormus demek baksana tavanlar ne kadar alcak,,benimde boyum kisa oldugu icin olsa gerek,, kendimii o prenseslerin yerine koymam :))bir kac resim cektikten sonra burdan ayriliyoruz,,tekrar kalenin icindeki daracicik sokaklari geziyoruz,her taraf tarih kokuyor..Jaiselmer bir cöl sehri,burdan cöle deve turlari falan düzenleniyor,necmi israr etmesine ragmen deve turuna cikmak istemedim..Cöl,deve ve ben yok almiyayim dedim...Güzel hersey Masallardakii gibi....Biraz daha gezdikten sonra,aksam yemegi yemek icin bir yer buluyoruz,menu makarna ve pizza,üstünede caylarimizi ictikten sonra,odamiza dönüyoruz..yarin tam bir gün bu masalkenti icimize sindirecegiz.. 8.02.2005.13.gün jaiselmer Sekiz gibi kalktik,kahvalti icin her zamanki terasdayiz,hava yine cok soguk,Necmi benimle ugrasiyor,,sibel caktirma ama arkanda fare var,cantanin yanina gitti diyor,,fareyi duyunca ürperiyorum tabi inaniyorum kendimii baska bir yerde buluyorum,hersey görmek mümkün bu ülkede,,bende ona arkasindaki duvarda iki tane yavas yavas ona yaklasan kara fatma gibi olan böcekleri gösteriyorum,oda huylaniyor,,eee benle ugrasirmisin iste,,sende rahat oturma bakiyim oturdugun yerde...Güle eglene kahvaltilarimizi yaptiktan sonra,,yine sokalarindayiz,kale girisine gidiyoruz,bir tasin üzerinde gelen geceni izliyoruz,rengarenk boyanmis,kücük dansci kizlarin danslarini,kukla satan saticilari,turistlerin kale kapisina gelince gördükleri hayranliklarini,,bayagi bir oturmusuz,civil civil ortalik,hic bir yere kalkip gitmek istemiyoruz,meydandaki cay bahcelerinden bir yerde öglen caylarimizi iciyoruz,,sonra tekrar biraktigimiz yere dönüyoruz,yanimiza ayakkabi boyayan cocuklar geliyor illa necminin terliklerini boyamak istiyorlar,,hadi boyamayinda terlikler biraz acilmis madem onu tamir edin diyoruz,,bir seviniyorlar,,yaptiklari isdeki mutluluk gözlerinden okunuyor bu cocuklarin..Tekrar kalenin dar sokaklarindayiz,gez gez hic bikmiyor sanki insan burdan,kalenin icinde hala halk yasamakta,tüm sevecenlikleriyle...Deve karavanlarinin,zengin saticilarin,konaklama yeriymis bir zamanlar bu kale..Kalenin icindeyken farkli duygular icinde oluyorsun,okudugum masallar geliyor aklima,,kalenin icindeki masallar... Incik boncuk,tahtadan figürler satan saticinin tezgahini inceliyoruz,necmi bir baykus figürü begeniyor,yaninda getirdigi ufak bir radyo ile degistrmek istiyor,,cocugun radyo cok hosuna gidiyor,ama cekim yok dinleymiyor,,kalsin aksama kadar sende diyoruz,belki sonra cikar biseyler dinlersin,cok seviniyor.Odamiza gidiyoruz bugün cok yorulmusuz,,bayagi bir gezdik ve doymadik buraya..Aksam yemegi icin yine ayni yerdeyiz,karnimizi doyurduktan sonra,odamiza cekildik.Gece saat 24.00gibi odamizin kapisinda tikir tikir sesler,gelmeye basladi,disarida köpek havlamalari ulumalari,camdan bir baktik,bütün sokak ineklerle dolu,rüzgar var,kapi habire tikirdiyor,kalktik kapiya cantalarimizi dayadik yok,habire ayni sesler necmi kalkti,kücük bir caki getirmis yaninda ne ise yariyacaksa artik o kücücük sey,basucumuza hazirladik,sanki korku evi gibi,bekliyoruz..gelen giden olucakmi diye,simdilik kimsecikler yok hayirlisi,okuyup,üfleyip tirsa tirsa uyumusuz... 9.02.jaiselmer.14.gün Bugün bayagi bir gec kalktik,cok sükür gelen giden olmamis :)) kahvalti icin yine ayni yere gidiyoruz,dedigim gibi burdan manzara harika gözüküyor,bütün jaielmer ayaklar altida,,sabahlari yanliz cok soguk oluyor,öglene dogruda bayagi bir sicak,gerci biz tam o sicaklara denk gelmedik ama,soguda bayagi bir soguk..kendimizi yine kalenin dar sokaklarina birakiyoruz,bayagi bir geziyoruz,cok güzel yapilar var,bir evin duvarinda bir tanri resmi var,ve tanrinin agzinda yiyecek artiklari,duvardakii tanrilarini bile doyuruyorlar bu insanlar..biraz daha gezdikten bolcanada resimler cektikten sonra,bir internet cafeye giriyoruz,mailerimize bakiyoruz,mailler yaziyioruz evdekilere...Internet cafede alman bir cocukla tanisiyorum,üc aydir bisikletiyle yollardaymis,daha bir üc ayi varmis,planladigi geziyi bitirmeye,cok güzel bir duygu yollarda olmak,o ruhu yakalamak,"Giden her vakit gider" bazen bir kitapla,bazen yaya,bazen bir bisikletle bazende bir biletle,,,bol sanslar dileyip,ordan ayriliyoruz..Ne kadar cok sevdik yaa biz burasini gez gez doyamadik,Bir carsilarindayiz, bir ara sokaklarinda,bir kale kapisinda...Yarin burdan ayrilacagiz,,simdiden özliyecegimii biliyorum burasini..... 10.02.2005.15.gün.jaiselmer Bugün bu güzel masalkentden ayrilacagiz,sabah dokuz bucuga dogru kalktik,dokuza kadar odadan ayrilmamz gerekiyordu,yarim gün yani ikiye kadar paramizi ödedik,kalacagiz.vaktimiz cok,kahvalti icin yine ayni yere gittik,güzel bir kahvaltidan sonra,kaleden bu güzel kenti izledik,simdiye kadar her gittigim gördügüm sehir ayri ayri duygular birakti icimde,her bir yeri farkli farkli sevdim,burasinida hic bir zaman unutmayacagim..son bir kez gezdikten sonra odamiza geldik,esyalarimizi topladik,saat bir gibi ayrildik,delhi trenimiz saat dörtbucukta,kalenin ortasindaki cay bahcesinin terasina ciktik,tam altimizda radyoyu verdigimiz cocuk,cocuk radyoyu cok sevmis,necmi asagiya iniyor,kücük bir fil ve baykus karsiliginda bizim radyo cocukta kaliyor,,herkes cok mutlu..Ayrilirken burdan cocugun yanina gidiyoruz,bana ben cok mutluyum deyip radyoyu gösteriyor..Tabii biz daha cok mutlu..Kaleden ayriliyoruz,kale kapisina gelince son kez durup arkamiza bakiyoruz bu masal kente,,buralari özliyecegimi simdiden hissediyorum,gözlerim doluyor..... 11.02.2005.16.gün delhi Aman allahim cok yorucu bir tren yolculugunda geride biraktik cok sükür,her tarafimiz tutulmus bir sekildede olsa bittiya sonunda,delhideyiz,,baslangic noktamiz olan main bazar bölgesine vivek otele geldik bitmis bir sekilde..Önce gittik ,karnimiz güzel bir doyurduk,daha sonra biraz bir gezdikten sonra,vivegin terasinda yorgunluk caylarimizi ictik,,bugün dinlenmeyi düsünüyoruz,yarin bir bütün gün delhi bizim.... 12.02.2005.17.gün delhi Sabah erkenden dinlenmis bir sekilde kalktik,kahvalti yaptiktan sonra,attik kendimizi disari,,önce güzel bir meyva suyumuzu ictik,sonra bir riskayla anlasip bizi chandni chowk götürmesini istedik,burasi eski delhide bulunan renkli pazar bölgesi,,trafik yine felc,bir duruyoruz bir gidiyoruz,aman allahim nasil gittik bende bilmiyorum,sonunda cocuk geldik dedi..indik yine kalabalagin icinde,bizim türkiyedeki günlük pazarlari olan bir yer gibi ,ordan oraya bakinip duruyoruz,cok güzel bir pastahaneden,degisik hint tatlilari yiyioruz biraz ,gezdikten sonra tekrar bir riskaya atlayip,yer altina kurulmus bir alisveris merkezini geziyoruz,daha sonra necmi beni tekrar indira gandinin mezarina götürüyor,hani görememistimyaa,,bu sefer acik ve giriyoruz,cok büyük bir alan icinde,her yer tertemiz,ziyaretimizi yaptiktan biraz bu temizligin ve sessizligin icinde dinlendikten sonra,humayun un mezarini ziyaret icin bir tuk tuk cuyla anlasiyoruz,giris kapisina geldigimizde,girisin 500rupi oldugunu ögreniyoruz,kisi basi,,o kadar para yok üstümüzde,bir sansimizi deniyelim belki euro alirlar diyoruz,biz böyle konusurken yanimiza yine birileri geliyor,aa türkmüsünüz falan,yine bir aileyle tanisiyoruz,bayanin beyi alman hindistanin baska bir bölgesinde görevlilermis,delhiye gezmeye gelmisler,yanlarindada misafirleriyle birlikte,bayagi bir kaynasiyoruz,onlar bizden önce giriyorlar,neyse sira bize geliyor,tabikii bizim parayi kabul etmiyorlar,biz tam dönerken,bayan sesleniyor,isterseniz biz bozalim,gelmissiniz buraya kadar girin diyorlar,sagolsunlar yardimci oluyorlar,türk heryerde türk iste yardimseverligimizle,hosumuza gidiyor tabi...Kismet oluyor burayida ziyaret etmek,güzel ,mermer kubbeli mogol krallarinin mezarlariymis burasi,sekiz köseli mezar taslariyla ilginc bir yapi,hosumuza gidiyor,görülmesi deger bir yer oldugu icin,,Tanistigimiz insanlara tesekkür edip,iyi dileklerimizi sunup onlardan ve bu güzel yerden ayriliyoruz,,son gidecegimiz yer,india gate,,tekrar bir tuk tuk cuyla anlasip,india gatenin oraya geliyoruz,burda bayagi bir geziyoruz,ana baba günü burasida resimler cekiyoruz,dondurma yiyoruz,elime burda kina yaptiriyorum,,ve maymunlarin showunu izliyoruz,bayagi bir egleniyoruz burda,,ama caktirmadanda yorulmusuz,tekrar biniyoruz bir tuk tuka dogru vivek otele,,aksam yemegi icin son kez disari cikiyoruz,karnimizi doyurduktan sonra,son kez yine geziyoruz main bazari,bir kac hediyelik bir seyler daha aliyoruz,bugün bayagi yorulmusuz,odamiza cekiliyoruz,yarin bu düs ülkemden ayriliyoruz.. 13.02.2005.18.gün delhi-istanbul sabah erkenden kalktik,saat dokuzbucukta araba gelicek bizi,havaalanina götürecek..Cantalarimizi topladik,kahvalti icin asagiya indik,,cörek tarzi biseyler yedik,cayimizi ictik,tekrar odaya geldik,,cantalarimizi alip asagida beklemeye basladik,sonunda araba geldi,icimde acayip duygular var,burdan ayrilmanin hüznü,askima gidiyorumun sevinci,tarifsiz duygular icindeyim... Havaalanindayiz,disarida bekliyoruz,, icerde sigara icilmiyormus, bizde son saate kadar disarda beklemeye karar verdik,,Necminin yanina bir cocuk geliyor,22 yaslarinda,,hintli ama türkce konusuyor,sasiriyoruz,kibrista üniversite okuyormus,orda ögrenmis türkceyi,yanimizdan ayrilmiyor artik.amritsarda altin tapinagin ordanmis ve bir sih mis cocuk,,güzel sohbetlerimiz oldu,,oda biz gibi thy lariyla istanbul sonra aktarma kibrisa gidecekmis:.Etrafi gözlemliyorum,,yolcularini gönderenler,gelenler gidenler,yine renkli her yer..Bir ara bir aile gözüme takiliyor,18 yaslarinda bir cocugu yolcu edecekler, bütün bir aile fertleri gelmis,,cok yaslilarindan,orta yaslilarina,genclere,kadinlara kizlara,bir sürü erkek arkadasina varana,hepsi bu cocugu gecirmeye gelmis,,hepsi sarilip sarilip agladilar,her zaman hosuma gitmistir böyle birbirlerine bagli ve büyük aileler...tabi bende duygulandim yine....Sonunda iceriye girdik ucagimiz 13,30da kalkicak,uzun bir kuyruktan ve habire isiklarin kesilmesinden sonra nihayet pasaport kontrolünden gectik,ikimizinde cakmagi öttü,ve ikimizinde cakmagini aldilar :))sonunda ucagin icindeyiz,,dolu degil kismet olursa,türkiye saati aksam bes alti gibi orda olucagiz...7 saatlik bir ucak yolculgundan sonra Istanbuldayiz,Necminin gözlerindeki mutlulugu görebiliyorum,o kavustu yasadigi topraklara,benim daha bir gece gecirmem gerekiyor,sevmedigim ama mecburen yasadigim topraklara.,gidebilmem icin...bende cok mutluyum vatanimdayim,bir günde olsa havasini bile solumak cok güzel istanbulumun.... Bu geceyi gecirebilecegim bir yer bulduktan sonra,güzel bol soganli lahmacunlarimizi yiyoruz,ibrahim tatlisesin sarkilari esliginde.... 14.02.2005.19.gün.Istanbul-frankfurt Bugün 14 Subat sevgililer günü.......... Dogru dürüst uyuyamadim,icimde cok büyük bir hüzün,bir taraftada sevinc,,Saat sabah bes bucuk gibi yola ciktik ,zaten on dakikalik bir mesafedeyiz,,abar topar iceri girdik,vedalastiktan sonra,necmi beni kontrollerden gecene kadar bekledi,canim benim,benim gibi acemi bir gezgine katlandigin icin onca gün, sana binlerce tesekkürler..Seni cok seviyorum.... Havaalanindayim daha bir sürü saat var,cantami hemen bagaja verdim,,sonra dogru bir kahveye gittim,bir kahve,bir sürü sigara ictim,allak bullagim,biri bisey dese agliyacagim,bayagi bir oturdum,sonra pasaport kontrolünden gecip iceri girdim,ordaki magazalari gezdim,sonra d&r girdim,üc tane kitap aldim..Sonra tekrar ucagimin kalkacagi yeri buldum basladim beklemeye,nihayet yarim saat rötarli ucagim kalkti,öglen oniki gibi frankfurtdaydim.Canim arkadasim hülya gelmis beni karsilmaya,sagolsun,saristik,sohbet ede ede o 45dakikalik yol cok cabuk bitti..Evimdeyim,özlemisim bayagi,simdi sira askimin gelmesinde,aksam bes gibi geldi,öpüstük koklastik,sonunda kavustuk..aldigim hediyelere deli oldu artik....Hüzünleri sevincleri an bir an yasadim hep,Düs ülkem hindistanin,yasam felsefelerinin,orada yasadiklarimin,gördüklerimin inanilmaz etkisi altindayim ,orasi bambaska bir dünya..Kendi farkindaligimiza ulasmamizdaki bir arac hindistan,kalbimin yarisini orda biraktim ben,herseyinle seni cok sevdim,bir gün belki tekrar sana gelebilirim Düs Ülkem....... Sevgilerimle... Sibel Deniz... |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.