YAZARLAR
Volkan ACAR
Asya'daki Felaketin Ardından | Asya'daki Felaketin Ardından |
|
|
|
| Volkan ACAR | |
|
Ölüm acıdır. Bir kişi de ölse yüzellibin kişi de ölse ölüm acıdır. Ölüm bazen
bizi çok fazla etkilemez.
Bizden çok uzaktadır. Ancak... Ve... Birkaç ay önce, Pipi’de içinde uyuduğumuz bungalovların, üzerinde yatıp güneşe karşı kitap okuduğumuz şezlongların paramparça olduğunu, bizi mercan kayalıklarına götüren teknelerin sahildeki kulübelerin üzerine konduğunu, yemek yediğimiz içki içtiğimiz yerlerin yokolduğunu, Puket’te balkonunda oturup günbatımını izlediğimiz otelin içini suların kapladığını, havuzunda otomobillerin yüzdüğünü görmek insanı anlatılması zor, karmaşık duygular içinde bırakıyor. Ama bu maddi hasarlar aslında çok da önemli değil. Belki 3 ay belki de 3 yıl sonra bu enkaz kaldırılacak, yerlerine belki de daha gösterişli daha dayanıklı yapılar kondurulmuş olacak. Ya bu mekanları dolduran, bu mekanları canlı tutan, bu mekanlarda hayatlarını geçiren, bu yerleri mesken edinmiş insanlar acaba ne haldeler? Televizyonlarda, gazetelerde, internet ortamında canlı görüntülerini, fotoğraflarını izleyip; kiminin hiç farkında olmadan ölümü kucakladığını, kiminin günlerce açık denizde kalarak hayata döndüğünü, kiminin de sağ kalıp zor koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini gördüğümüz insanlar... Yemek yerken, gazete okurken, sıcak yataklarımızda yatarken gözümüze takılan insanlar... Ya sizler şimdi nerelerdesiniz? Daha birkaç ay önce gittiğimiz Puket ve Pipi’de gördüğümüz, tanıdığımız, bazılarınızla sohbet ettiğimiz bazılarınızın ise adını bile öğrenmediğimiz sizlerin acaba kaçınız hala sağ, kaçınızsa 150.000 kişilik o listeye dahil edildiniz? Sen, bizi havaalanından otelimize götüren ve dönüşte de seni aramamızı isteyerek kartını veren, ancak havaalanına dönüş yolunda ekstra ücret talep eden Müslüman şoför... Acaba şimdi neredesiniz? Kurtulanlar arasında mısınız, yoksa 6 aylık olanınız da 60 yaşında olanınız da aynı kaderi paylaşıp gözlerinizi sonsuzluğa mı kapadınız? Eğer bir daha oralara kadar gidip de sizi canlı olarak karşımızda görebilirsek, uzaklarda yaşayan ve uzun süredir görmeyi arzuladığımız eski dostlarımızı görmüş gibi olacağımızdan emin olabilirsiniz. Ama eğer şu anda daha başka bir yerlerde iseniz, umarım kendi inancınızın cennetinde huzur içinde uyuyorsunuzdur. |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.