YAZARLAR
Volkan ACAR
Çin'in ilk deniz kaplumbağaları | Çin'in ilk deniz kaplumbağaları |
|
| Volkan ACAR | |
| Perşembe, 02 Aralık 2004 | |
|
Birkaç ay önce Çin televizyon kanallarından birisinde bir belgesel gösterildi. Belgeselde, 19. yüzyıl sonlarında devlet tarafından eğitim için ABD’ye gönderilen bir grup Çinli öğrencinin hikayesi anlatılıyordu.
Herkesin yakın çevresinden bazı benzerlikler kurabileceği ve hemen her ülkede benzer deneyimlerin yaşandığını kanıtlar nitelikte olan bu hikayenin yorumunu sizlere bırakarak belgeseli kısaca özetlemek istiyorum.
1854’de Yale’den mezun olan Yung Wing, anavatanıyla temasını koparmamış ve yurttaşı başka öğrencilerin de ABD’de eğitim alması amacıyla çalışmalara girişmiştir. Yung Wing bu amaçla, bir grup başarılı Çinli öğrencinin devlet gözetiminde ABD’ye gönderilerek eğitim görmesinin, belli bir süre sonra da Çin’e dönerek ülkelerine hizmet etmesinin yararlı bir girişim olacağını düşünür. İki devlet arasında yapılan uzun görüşmeler sonucunda bir program oluşturulur ve Çin’in değişik bölgelerinden seçilen 120 seçkin öğrenci 1872-1875 yılları arasında gruplar halinde Şanghay’dan ABD’ye gönderilir. Yeni Dünya’da öğrencilerin her birinin bir Amerikalı ailenin yanına yerleştirilmesi öngörülmüştür. Genç Çinliler uzun bir yolculuktan sonra geldikleri ABD’de, Connecticut River Valley’de bulunan yaklaşık 40 kasabadaki yeni ailelerinin yanına yerleştirilirler. İletişimin bu kadar yaygın olmadığı bir dönemde ülkelerinden dışarı ilk kez adım atan bu öğrenciler, önceleri kültür farkından kaynaklanan sorunlarla karşı karşıya gelirler. Yeni ülkelerinde geleneksel yaşam tarzlarını devam ettirebileceklerini düşünen ve dış görünümün insan hayatında ne kadar önemli yer tuttuğu gerçeğiyle henüz yüzyüze gelmemiş olan çoğu çocuk denecek yaştaki bu öğrenciler, ilk başlarda uzun Çin cüppeleri ve örgülü uzun saçlarıyla, Amerikalı okul arkadaşlarının alaylarına maruz kalırlar. Farklı olanın dışlandığı böyle bir okul ortamında, saçlarını kuyruk şeklinde uzatan ve etek benzeri uzun cüppeler giyen bu erkek öğrencilere bir de ad takılmıştır: Çin Kızları. Gelecek hakkında büyük umutlar besleyen bu gençler, ilk yıllardaki sıkıntılarının bittiğini, artık dış görünümleriyle de iyice “uyum” sağladıkları bu toplumda geçirecekleri uzun yılların planlarını yapar hale gelmişlerdir. Ailelerine yazdıkları mektuplarda bir yandan özlemlerini, vatan hasretlerini, gurbette olmanın tüm zorluklarını kaleme alan bu gençler, bir yandan da ailelerine “yeni” hallerini sergileyen fotoğraflar göndermekte ve buldukları “yeni doğruları” anlatmaktadırlar. Fakat, bu hızlı değişimin getirdiği kötü bir sürprizle karşılacaklarının farkında değillerdir. Yapılan program uyarınca ABD’de 15 yıl kalmaları planlanan öğrenciler 1881’de kötü bir haber alırlar. Çin Sarayı, öğrencilerin Çin kültürüyle olan bağlarının giderek zayıfladığını ve bu gidişle tümüyle Batılılaşacaklarını düşünerek görevi sona erdirmiştir ve tüm öğrencileri hemen geri çağırmaktadır. Bu kararın alınmasındaki en büyük etken ise öğrencilerin evlerine gönderdikleri mektuplar ve fotoğraflar olmuştur. Çünkü bu fotoğraflarda öğrenciler, ülkelerinden ayrılırken özenle hazırladıkları ve övünerek giydikleri geleneksel kıyafetlerini tümüyle atmış haldedirler. Artık kafalarında yuvarlak kolej şapkaları, üstlerinde ise ceket ve Frenk gömlekleri vardır. Hatta, bu mektuplardan anlaşıldığına göre bazı öğrenciler din değiştirmiş ve Hristiyan olmuştur. Geri dönüş kararı, öğrenciler için tam bir sürpriz olmuştur. Programın sona erdirilme kararının alındığı bu tarihte, 60’dan fazla öğrenci kolejlere, üniversitelere ya da normal teknik okullara devam etmektedir ve Yale’de 20, MIT’de 8, Harvard’da 1, Columbia’da da 3 Çinli okumaktadır. Farklı yaşlardaki diğer öğrencilerin çoğu ise okuluna henüz başlamıştır. Onbeş yıllık bir süre için Yeni Dünya’ya gönderildiklerini düşünen ve kendilerini buna göre hazırlayan gençler, hayal kırıklığı içinde geri dönerler. Bu Çinli öğrenciler, bu kısa süreli yurtdışı deneyiminin bile kendilerine hangi kapıları açacağının farkına ise sonradan varacaklardır. Yurtdışında eğitim almış bu öğrencilerin çoğu Çin’de bir çok alanda öncü rolü üstlenecek ve önemli konumlara geleceklerdir. İşletme, madencilik ve demiryolculuk, bu öğrencilerin deneyimlerini aktardıkları ve el üstünde tutuldukları alanlardan birkaçıdır. Tsinghua Üniversitesi’nin ilk rektörü, Tianjin Üniversitesi’nin ilk rektörü ve 1911-1949 arasındaki Çin Cumhuriyeti’nin ilk Başbakanı da, bu öğrenciler arasından çıkmıştır. Bu genç öğrenciler, Çin eğitim tarihinde öncü bir rol üstlenmiş ve tarihteki yerlerini almışlardır. Belgeselde yurduna dönemeyen bir öğrencinin hikayesine de yer verildi. Öğrenciler arasında yeralan Yew Fun Tan, kendisini sevdirdiği Amerikalı ailesiyle sıkı dostluk bağları kurmuş, aile de çok sevip bağlandıkları bu genç Çinliyi kendi çocukları gibi görür hale gelmiştir. Ancak tüm Çinli öğrencilerin geri dönmek zorunda oldukları kararı iki tarafı da üzmüştür. 1883’te ise Amerikalı ailenin üzüntüsü yasa dönüşecek ve bir akciğer hastalığına yakalanan genç öğrenci, kısa süre sonra hayata veda edecektir. Amerikalı ailenin isteğiyle Connecticut –Colebrook’a gömülen Yew Fun Tan’ın mezartaşının bir yanı İngilizce, diğer yanı Çince yazılıdır. Not: Sonradan başka bir kaynaktan öğrendiğime göre, geri dönüş yolunda 2 öğrenci trenden atlayarak ABD’de kalmayı seçer. Bu Çinli öğrencilerden birisi, 1883’te Yale’den mezun olduktan birkaç ay sonra hayata gözlerini kapayan Yew Fun Tan’dır. *Yurtdışında yüksek öğrenim görüp geri dönen Çinli öğrencilere deniz kaplumbağası deniyor. Çincede “hai gui” denizaşırı gidip geri gelen anlamı taşıyor, ama aynı telaffuzun bir diğer anlamı ise deniz kaplumbağası. Bu nedenle, bu durumdaki Çinli öğrenciler deniz kaplumbağası olarak adlandırılıyorlar. VOLKAN ACAR'IN DİĞER YAZILARI
{modulebot module=İLGİLİ LİNKLER} |