YAZARLAR
Serra GÜRÇAY
Size Yakışan Hayatı mı Yaşıyorsunuz? | Size Yakışan Hayatı mı Yaşıyorsunuz? |
|
|
|
| Serra GÜRÇAY | |
|
Böyle bir soruyla karşılaşınca şaşırmayan ve birkaç dakika susup hayatını gözden geçirmeyen kimse yoktur herhalde ! Bu soru insanı ne çabuk allak bullak edip bir “iç yolculuğa” sürüklüyor değil mi ?
Zaten aslında amaç da bu, insanın bir an için tüm rutinini bırakıp hayatını değerlendirmesi ve yürüdüğü yolun yönünü sorgulaması... Doğru tahmin ettiniz... Okuduğunuz yazı “uzakları” anlatan bir yazı değil, bir seyahat yazısı hiç değil. Aksine oturduğunuz yerden sizleri bir “iç yolculuğa” çıkmaya davet ediyorum. Sanırım “uzaklarda” yaşayan çoğumuzun en sık karşılaştığı sorulardan biri de “Nasıl yaşadığınız yeri tavsiye eder misiniz ? Şu veya bu ülkede yaşamayı düşünüyorum bana yol gösterir misiniz ? Bu sorulara teknik bir cevap beklemeden önce, aslında yapılması gereken en önemli şey, durup düşünmek ve bir iç hesaplaşma yapmak. Çocukken hepimiz bol bol hayal kurduk ve ilerde nasıl bir insan olmamız gerektiğine karar verdik. Daha sonra, değişik projelerin içinde yer aldık, kimi zaman bilinçli, kimi zamansa tesadüfen hayatımıza yön verdik ve vermeye de devam ediyoruz. Aslında tüm mesele bu koşuşturmalar arasında sizin için en önemli olan proje “hayatınıza” ne kadar hayat/renk kattığınız ? Kendi istekleriniz ve değerleriniz doğrultusunda mı yaşıyorsunuz ? Bir düşünün, kendiniz ile ilgili hayal ettiğiniz hayata ne kadar yakınsınız yoksa onu unuttunuz mu ? Aslında kabul etmek gerekir ki hayatta bilinçli seçimler yapmadıkça hayatınızdan yeterince memnun kalmanıza olanak yok... Kısacası önce yolunu çizip sonra da çizdiğin yoldan ilerledikçe insanın iç huzuru ve genel mutluluğu da artıyor. Genç nesil, Fransız yazarlarından, “Sujets Libres”in yazarı Clemence Boulouque’un da bir röportajında söylediği gibi: 10 sene sonra aynaya baktığınızda hayattan istediklerinizi elde ettiğinizi düşünecek misiniz ? yoksa: “Hayır istediğim bu değildi mi diyeceksiniz ? İşte bu yüzden kendinize sadık kalmak, amaçlarınızı unutmamak gerekiyor. “Keşke yapsaydım...” diye başlayan cümleler kurmak aslında çok kolay, kolay olmayansa bu cümleleri en aza indirgeyebilmek. Hayatınıza renk mi katıyorsunuz, yoksa yeni bir angarya mı ? Hepimiz monotonluktan sıkılıp hayatımıza bir takım değişiklikler yapma peşinde koşuyoruz. Büyük şehir hayatında seçenekler ve imkanlar gün geçtikçe artıyor. Uğraşlarımızdan başımızı kaldırıp ara sıra kendimize: “Hayatta yapmam gereken şeylere bir yenisini mi ekliyorum, yoksa yaşamıma renk mi katıyorum ?” diye sormak gerekiyor. Angaryalar veya “hayır” diyemediğimiz için yaptıklarımız aslında bizi bizden uzaklaştırıyor...Zaten hayatınızı istediğiniz doğrultuda yaşamanızı engelleyen en büyük etkenlerden biri de: “Kendi iç sesinize kulak tıkayıp, başkalarını memnun etme sevdası değil mi ? Kim olmak isterdiniz?: Hayalimdeki ben. Yazar Tonino Benacquista’nın “Quelqu’un d’autre (Bir başkası) isimli kitabından yapacağım alıntı aslında her şeyi ne kadar da güzel anlatıyor. Barda oturan iki kafadar, hayatlarını sorgulayıp, kim olmak istediklerine karar vermeye çalışırlar. Aralarında şu diyalog geçer: -“...Hayatta başarılı olup olmadığımıza karar vermemiz için aslında önümüzde az çok otuz sene var. Ama o zaman da artık bir başkası olmamız için çok geç. Eğer hayalinizde “uzaklarda” yaşamak, yeni bir hayata başlamak, en yalın halinizle varolmak, eşe, dosta, akrabaya dayanmadan sadece kendinize güvenerek yaşamak varsa hiç düşünmeyin ve kendinize hemen fırsatlar yaratın. Ama eğer yaşadığınız yerden gitmek istemenizin ana sebebi “bir şeylerden kaçmaksa” dikkatli olun derim. Gittiğiniz yer dünyanın en güzel yeri de olsa, kafanızın içi huzurlu olmadıkça mutluluğu yakalamak çok zor. Etrafınıza baktığınızda her şeye rağmen hayallerini gerçekleştirmeye çalışan insanlar olduğunu fark edeceksiniz. 50’sinde anne olanlar, kariyerini bırakıp dünya turuna çıkanlar, eş veya iş değiştirenler...Bu insanlar “Gerçek hayatımız bir başka yerde bizi bekliyor” hissinden kurtulmak ve gerçek benliklerini bulmayı amaçlıyorlar. Hayallerinize doğru kanat açmadan önce “uzun bir iç yolculuğa” çıkmanız... hayatınızda önemli değişiklikler yapmadan önce sizin için en uygun ve size en fazla yakışan hayatı bulmanız ve ona inanmanız gerekiyor. Hepinize iyi “iç yolculuklar” dilerim... © Serra GÜRÇAY - Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu yazının orijinali www.hurriyetim/agora.com da yayınlanmıştır. |
Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...
Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa diye fısıldayıp duruyordu.
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.