Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Uzaklar.com:ANA SAYFA arrow YOLDAN NOTLAR arrow Dubai Turizmi Gelişiyor
Dubai Turizmi Gelişiyor PDF Yazdır E-posta
Ercan TOPRAKYARAN   
Son yılların popüler destinasyonlarından Dubai, inanılmaz, şaşırtıcı, mega projelerle çok iddiali olmaya başladı. Almanya’nın en tanınmış turizm dergisi fvw, 28 Mayıs 2004 tarihli sayısında bu konuyu detaylarıyla incelemiş, bende bu çok uzun yazının bir kısmını sizlere aktarmak ve Dubai’deki gelişmelere dikkatinizi çekmek istiyorum. Yazıda Dubai, Ortadoğu‘nun Las Vegas’ı olarak adlandırılıyor ve hiçbir şehirde bu kadar çok lüks otel insaatı ve turizme yönelik dev proje olmadığından bahsediliyor. Yazının devamı şöyle:

Gerhard Hardick'in mutluluğu, heyecanı yüzünden okunuyor. 'bazılarına göre bu gelişmeler bir çılgınlık, böyle birşeyin uzun dönemde başarılı olamayacağını iddia ediyorlar, yapımı devam eden projeleri duyunca inanamıyorlar' diyor. "Su altında otel mi? Yapımı devam eden The Palm adlı adalar grubu uzaydan çıplak gözle mi görülüyor? Veya toplam yatak sayısı altı yılda üçe mi katlanacak?"

Bay Hardick Hollandalı ve Dubai'ye 25 sene önce gelmiş. Şu anda bir lüks otelin genel müdürlüğünü yapıyor ve anlatıyor; "Burada şeyhler bugünü 25 sene önce planlamaya başladılar, petrol bittikten sonraki hayatı o zamanlar kafalarında canlandırdılar. Yapılan hiçbir şey tesadüf ve yarım yamalak yapılmış projeler değil."

Gerçek şu ki; Dubai veya Katar, dünyanın hiçbir yerinde bu kadar çok ilginç otel inşaa halinde değil. Düşünme, bekleme yok, yatırımlar tüm hızla devam ediyor. Mesela Katar, bu yatırımları tamamlayıp deniz/kum, kültür ve alişveriş turistlerini çekip dünyanın en zengin turistlerini ağırlamayı planlamış. Master planlarına göre şu anda 400.000 olan turist sayısını 2010 yılında 1 milyona (kaliteli turist) çıkarmayı planlamışlar. Dubai ise 2010 yılında 15 milyon turist ağırlamayı planlamış. Şu anda dünyanın neredeyse tüm ünlü otel zincirlerinin Dubai’de çalışan veya inşaa halinde birer oteli mevcut.

Otellerin tamamı 2004 için dolmuş!

Aşırıya mı kaçılıyor? Çok mu hızlıyız? Durup dinlenip, "bakalım yürüyecek mi, doldurabilecek miyiz?" diye düsünmek su anda Seyhlerin aklinin ucundan bile gecmiyor. Gercek su ki otellerin tamami 2004 icin dolmus, hatta daha yapimi süren mega proje The Palm‘daki villalar ve oteller bile tamamen satilmis. Turizm bakanligi yetkilisi Hamad bin Mejren’e göre turizmde yasanan bu patlamayi bir sey durdurabilirmis o da `` otel sayisinin azligi´´.

Fvw dergisi, su anda Dubai'de yapilmakta olan 10 dev projeyi de listelemis;

The Palm: Palmiye seklinde iki dev ada, caplari yaklasik 5 km, ve herbirinin üzerinde 2000 villa ve 40 otel. Bir numarali adadaki tüm tesisler simdiden satilmis.Ikincisinin de 2006 da bitirilmesi planlanmis.

Burj Dubai: 2008 yilinda bitirilmesi palanlanan dünyanin en yüksek binasi. Tam yüksekligi gizli tutulmakla birlikte yaklasik 500 metre yüksekliginde olacagi söyleniyor.

Ski-Resort: Cölde kayak?  2005 yilinda o da tamamlanacakmis, 450 metre uzunlugunda kar pisti.

Hydropolis: Dünyanin ilk sualti lüks oteli kiyidan 300 metre uzaklikta ve denizin 20 metre derinliginde insaa ediliyor. Müsteriler cam bir tünelden gecerek otele girecekler.

Dubai Mall: ``Hersey bir cati altinda´´ Dünyanin en büyük alisveris merkezi reklamini böyle yapiyor.Yaklasik 1000 dükkanin yer alacagi 50 futbol sahasi büyüklügünde olacak bina 2006 da hizmete girecek.

Dubailand: Günde 200.000 ziyaretci bekleniyor. Dev bir cam kubbe altinda yapay bir yagmur ormani olusturuluyor. Icinde 50 tane otel olacak ve 4,5 milyar ( milyon degil!) Euro‘ya  mal olacakmis.

Cöl metrosu: 2008 den itibaren 100 adet otomatik tren yerin altindan emirlikleri birbirine baglayacakmis. Iki hattin toplam uzunlugu 50 km olarak planlanmis.

The World: En inanilmaz projelerden biri de bu. 200 yapay ada, aynen The Palm da oldugu gibi Dubai nin en ilginc projesi olacakmis. Üzerlerinde  tabii yine villalar, lüks tesisler. Maaliyeti 1,8 milyar $.

Dalis cenneti: Birkac dakika icinde Great Barrier Reef’ten (Avusturalya aciklarindaki dünyanin en büyük mercan adasi) Kizildeniz’e. The Palm aciklarinda, dünyanin en önemli mercan adalarinin birer kopyesi olusturuluyor. Eger bu da yetmez derseniz, yine ayni yerde batirilmis olan iki ucak gövdesine dalabilirsiniz.

Dubai Healtcare City:  Duabi dünyanin en önemli uzmanlarinin bulundugu saglik merkezi olmak istiyor. 2010 yilinda  ``Saglik Sehri´´ acilacak ve burada hastaneler, fitness salonlari, arastirma enstitüleri ve bir üniversite bulunacakmis.

Not: Daha fala bilgi isteyenler arama motorlarinda mesela google de projenin adini yazsinlar, detayli bilgi ve web sitelerini bulabilirler.Ayrica farenizle resimleri büyütebilir, üzerinde durarak resimle ilgili bilgileri okuyabilirsiniz.

Hesaplari tutarsa (..ki tutmusa benziyor), DUBAI gelecekte en önemli turizm merkezlerinin en basinda gelecek gibi görünüyor. Hani kiskanclikla karisik hep elestiriliriz ya '' ..adamlar petrol sayesinde günlerini gün ediyorlar, petrol bitince görüsürüz..'' gibi..demekki o kadar da bos durmamislar, geleceklerini de düsünmüsler. Bir gercek var ki böyle inanilmaz gibi gözüken projeler gerceklestirildiginde ekstra bir cekim gücü yaratiyorlar. Buna ben de Almanya'da her gün sahit oluyorum. Dubai'ye gitmek isteyen müsteriler, mutlaka 7 yildizli Burj El Arab otelinde de kalmak, en azindan günübirlik gezmek istiyorlar. Bu nedenle haftalik tur paketlerin de de degisiklikler olmaya basladi. Mesela artik 6 gece X oteli + bir gece de Burj El Arab otelinde konaklamali turlar ilgi cekiyor.

Bizim ülkemizde galiba bu tip seyler eksik, dogal güzellik, kültür, tarih tamam da...zengin turistleri cekmek icin mesela Istanbul'a ve Antalya'ya da bunun gibi bir-iki dev proje gerekiyor diye düsünüyorum. Ayrica parasi olup ta nasil bir yatirim yapsam, diyen turizmcilerin DUBAI'ye gidip biraz ufuk genisletmeleri, beyin cimnastigi yapmalari fana olmaz herhalde..

Bizdeki temali lüks oteller aslinda güzel örnekler ama, zengin turist genellikle bencildir, egoisttir, etrafinda fakir fukaranin, köylünün yasadigi ortamlari begenmez, lüks otelinden disari cikinca da güzel yollarda yürümek, güzel restoranlarda yemek yemek, lüks butiklerde alisveris yapmak ister, bu ortamlar henüz bizde mevcut degil, ama insallah yakin gelecekte olur. Her türlü elestiriye kabulüm de '' lüks otel yapiyoruz, kalitesiz turist geliyor'' bahanesini duyunca, cinlerim tepeme cikiyor. ''Peki o zaman, niye aliyorsun o kalitesiz turisti oteline, arttirsana fiyatini arttirabiliyorsan! niye satamiyorsun yüksek fiyata? '' diyorum hep. Bizim turizmcilerimizin unuttugu bir sey var o da; bir tesisin fiyatini sadece o tesinin kendisinin belirlemedigi. Ülkenin sadece turistik degil, genel imaji, genel ekonomik düzeyi, alt yapi, cevredeki kaliteli alisveris imkanlari, gezi imkanlari..vs buna benzer bircok faktör var. Aksi gecerli olsaydi, Akdeniz havzasindaki en iyi otellere sahip oldugumuzdan en yüksek otel fiyatlarinin da bizde olmasi gerekirdi. Hemen yine bir örnek vereyim; Paket tur alacak olan bazi Alman müsterilerim, Türkiye'ye gitmek istediginde diyelim kisi basi 600 € ödemeye razi olurken, eger Türkiye'de istedikleri gibi bir otel bulamayip ta kararlarini mesela Ispanya'ya  cevirdiklerinde ayni kategori icin 600.- € yerine 700.-, 750,. € ödemeye razi oluyorlar. Ilk baslarda bu duruma ben de cok bozuluyordum ama, artik alistim. Cünkü müsteri sadece oteli degil, o ülkenin tüm sosyo-ekonomik, turistik, politik durumunu bir bütün olarak degerlendiriyor, ve Türkiye'ye 600.-€ yu uygun görürken, Ispanya'ya 750,.€ deger biciyor. Mesela biliyor ki, Türkiye'de otelde kendisine hizmet eden personel ortalama 300-500 € aylik alirken, diger Avrupa ülkelerinde bu rakam cok daha yüksek.

Saygılar

Ercan Toprakyaran

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

http://www.turizmcilerkahvesi.com/

ERCAN TOPRAKYARAN'IN DİĞER YAZILARI


{modulebot module=İLGİLİ LİNKLER}

 

New York Sokaklarında

New York

Bir kenti yazmak, o kentte hissedilenleri anlatmak her zaman kolay olmaz. Hele bir de yazacağınız kent, yaşadığınız kent değilse o kenti bütün sokaklarıyla...

Hayallerim ve Gerçekler: Küba

Kuba

Nedendir bilmem içimde bir ses, sürekli olarak yeni seyahat planları yaparken Küba, Küba, Kübaaaa  diye fısıldayıp duruyordu.

S.Miguel Kalesi

S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.