|
Mel
|
Dünya kültür, din, gelenek farkliliklarini tatma sevdalilari ve dagci gezginlerinin, hep gitmek istedikleri bir ulke vardir ki bu ulke cografik olarak dunyanin iklim ve bitki cesitliliginden en magrum olanlarindan biri, kislari kurak ve sert ruzgarlariyla, yazlari fazla dusmeyen yagmurlariyla bu ulke insanlari,Dunyanin en yuksek dag ve platolarinda kendilerine yurt edinmis ozgun mu ozgun, etnik cesitliligle tibetliler ve ulkeleri tibet akla gelir. |
|
|
ÜMİT OTAN
|
|
Ayvalık’tan, Dikili’den, hele hele Assos’tan elinizi uzatsanız tutacakmışsınız gibi görünen Midilli, bizim buraların kokusunu içinde barındırıyor. Ara sokaklarda Cunda, kıyıda Ayvalık oluveriyor. En önemli fark, bizdekinin aksine onlar, “eski”yi korumuşlar zeytin ağaçlarına gözleri gibi bakmışlar.
Dikili’den bir saatten daha az bir sürede ulaşılabiliyor, ama ana trafik Ayvalık’tan. |
|
|
Dilek ERDEN
|
|
Bir kenti neden seversiniz? Bence bir kenti ya kendi kentinize benzediği için ya da kendi ruhunuza benzediği için seversiniz. Lizbon'u ilk gördüğüm an ve orada yaşadığım her gün biraz daha fazla sevdim. Ben Lizbon'u hem ruhuma hem de kendi kentime - İstanbul'a benzediği için sevdim. Bu nedenle de Lizbon'u tek başına değil İstanbul'a benzeyen taraflarından anlatmaya karar verdim. Bir Lizbon'a bir İstanbul'a bakarak anlattıklarım, Avrupa kıtasının iki ucu arasında sürekli gidip gelmenize ve yorucu bir yolculuğa neden olabilir. Uyarırım... |
|
|
Shirvan Nuray Sarıkaya
|
|
Gökyüzünden baktığımızda, beyaz yelkenliler kuzeyin lacivert sularında yaz rüzgârına karşı kanat çırpan birer küçük kelebeği andırıyor. Kente yaklaştıkça sıklaşan adacıklar ise kopan bir kolyenin boncukları misali sağa sola dağılmış. Bazılarında kırmızı çatılı tek tük evler göze çarpıyor. Birazdan Stockholm'e, Arlanda Havaalanı'na iniyoruz... |
|
|
Suat TAŞPINAR
|
|
Takvim mayısın sonunda, ama yazın daha bir tek gününü bile doyasıya yaşayamadık bu sene. Termometre 15'in üstünde tutunmayı başaramadı. 'Kesintisiz güneş' özlemimiz had safhada. Bu kış ülkesinin 'kemik ısıtmaz' başşehrinde, teftişteyim. Moskova'yı geziyorum; gönlüm sükûnda, gözlerim açık. Takvim mayısın sonunda, ama yazın daha bir tek gününü bile doyasıya yaşayamadık bu sene. Termometre 15'in üstünde tutunmayı başaramadı. |
|
|
Onur
|
|
Dunyanin dibi neresi diye sorarlarsa hic dusunmeyin cevap acik; Lagos. Bu sehir tamamen kaybedilmis, insaniyla yapisiyla herseyiyle. Bir kaos sehri. Sanki butun sehir cinnet sinirinda yasiyor. Bunun baska bire ornegi oldugunu zannetmiyorum. Aslinda inanilmaz guzel bir konumu var uc adacik ve anakara uzerine kurulmus, her adayi birbirine baglayan koprulerin sehri Lagos. Palmiyeler ve mango agaclarinin insan populasyonuna kafa tutacak olcude cok olusu dikkatinizi ceken ikinci unsur. |
|
|
|
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Son Sayfa >>
|
| Sonuçlar 10 - 18 / 60 |